| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.01.10, 17:39   #1
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart Hangi Ehli Sünnet

Bugünü ve geçmişi bir takım ideolojilerin gözlüğüyle okuma kolaycılığının pazarlamasını yapmak dışında herhangi bir marifeti olmayan bazı çevrelerin, "Ehl-i Sünnet" vurgusuna her rastladığında niçin kırmızı görmüş gibi davrandığını anlamak zor değil. Olaylara, fikirlere ve vakıalara ideolojilerin refleksiyle tepki vermenin tabii ve kaçınılmaz sonucudur bu.

Bu çevrelerin tesbitine göre Ehl-i Sünnet çizgi, zaman içinde bir tür "eksen kayması"na maruz kalmış, Ehl-i Sünnet'in selefi ile halefi arasında belirgin bir tavır ve tarz farklılığı ortaya çıkmıştır. Bugün Ehl-i Sünnet adına elimizde yaşatılmaya çalışılan, selefin "hakiki" Ehl-i Sünneti değil, sonrakilerin "sahte" Ehl-i Sünnetidir!

Bu "sahte" Ehl-i Sünnet'in en ayırt edici vasfı da, zalim Emevi ve Abbasi yönetimlerinin icraatlarına doğrudan veya dolaylı destek vermeleri, payanda olmaları, hatta söz konusu icraatları "meşrulaştırıcı" bir fonksiyon ifa etmeleridir.

İddia bu. Ya delili?

Delili İmam Ebû Hanîfe'nin Emevi ve Abbasi yönetimleriyle ilişkileri. O, bu yönetimlerin hiçbir teklifini kabul etmediği halde, önde gelen öğrencisi İmam Ebû Yusuf Abbasilerin Başkadısı olmakta bir beis görmemiştir. İddiaya göre "kırılma" burada kendisini göstermektedir. Bu durum, İmam Ebû Hanîfe'nin "gerçek" Ehl-i Sünnet, İmam Ebû Yusuf'un ise "sahte" Ehl-i Sünnet olduğunu gösterirmiş!

İmam Ebû Yusuf'un bu tavrında kendisini gösteren "kırılma", "tevhidî çizgi"den sapmanın da başlangıcını teşkil edermiş!!

Hz. Hüseyin (r.a)'ın oğlu Ali Zeynelabidîn (rh.a)'in iki oğlundan İmam Zeyd, Emevi idaresine karşı Kûfe'de ayaklanmış ve 122/739 yılında şehid edilmiştir. Oğlu İmam Yahya ve torunu Abdullah da onun izinden giderek ayaklanmış ve şehid edilmişlerdir.

Bütün bunlar olurken, İmam Zeyd'in diğer oğlu İmam Muhammed el-Bâkır Emevi idaresine karşı herhangi bir fiili girişimde bulunmamış, isyan etmemiş, ayaklanmamış; bunun yerine ilim ve zühd hayatını tercih ederek hayatını o istikamette sürdürmüştür. Oğlu İmam Ca'fer es-Sâdık da, torunu Musa Kâzım da... aynı tavrı benimsemiştir. Hatta Musa Kâzım'ın oğlu Ali er-Rıdâ, Abbasi halifesi el-Me'mun ile oldukça sıcak ilişkiler kurmuş, el-Me'mun tarafından veliahd ilan edilmiştir! el-Me'mûn'un, "Halku'l-Kur'an" fitnesini Ümmet-i Muhammed'in her bir ferdin evine-ocağına bir ateş gibi düşüren Abbasi hükümdarı olduğunu burada bir not olarak ekleyelim. Dahası, kardeşi Zeyd, el-Me'mun'a karşı ayaklandığında İmam Ali er-Rıdâ, el-Me'mun tarafından kardeşinin hareketini engellemek üzere görevlendirilmiştir.(1)

Sadece Ehl-i Beyt imamlarının değil, diğer ilim ve zühd önderlerinin tavrı da ideolojik tarih okumalarını kökünden yalanlar mahiyettedir. Tabiun imamlarının kahir ekseriyeti, onlardan sonra gelen Hadis, Tefsir, Fıkıh... imamlarının kahir ekseriyetinin tavrı hep bu istikamettedir ve bütün bunlar konuyla ilgili Ehl-i Sünnet tavrını yansıtmaktadır.

İslam'ın tarihini, kaynaklarını, dününü ve bugününü böyle kesin ve keskin yargılarla, ideolojik okumalarla ve genellemelerle heyecan ve hamaset malzemesi olarak kullanmak, tarihe de hakikate de yapılabilecek en büyük saygısızlıktır!

Ehl-i Sünnet'in ne olduğunu ya da ne olmadığını merak edenlere söylenebilecek en kestirme söz şudur: İslam tarihi ve İslam medeniyeti diye bir şey varsa eğer, o, merkezinde Ehl-i Sünnet'in bulunduğu bir tarih ve medeniyettir. Ehli Sünnet'i çekip aldığınızda ortada İslam tarihi diye bir şey kalmayacağı gerçeği, Ehl-i Sünnet'in "fırkalardan bir fırka"ya indirgenemeyeceğini gösteren en çarpıcı hakikattir.

Size ezberletilmeye çalışılan şey ne kadar cazip olursa olsun, hakikatle ilişkisine bakın ve size ne kadar cazip ambalajlarla sunulursa sunulsun, hiçbir sahteliğin hakikat yerine ikame edilmesine rıza göstermeyin.

1- Bkz. ez-Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ, IX, 392.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (30.01.10)
Alt 09.03.11, 14:41   #2
hakkıarayan2023 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 9284
Üyelik tarihi : 02-03-2011
Mesleği : serbest
Nereden : edirne
Konuları : 233
Mesajlar : 223
Teşekkürleri: 62
40 mesajına 46 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2 hakkıarayan2023 is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 29.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

arkadaşlar her fırka ehli sünnetbenim diyor.bizim tarifimize göre de doğru.
peygamber efendimiz ve sahabe cemaatinin yolundan gitmektir.bence bu
tarif eksiktir aslında.tarif eskilerin selef yani evvelki alimlerin tarifi tarif
etmeleri şöyledir."tarif efradını cami ağyarını mani olmalıdır.ben 30 yıldır
okurum en utgun tarifi şunda buldum:Soru: Ehl-i Sünnet vel Cemaat tabiri ne anlama gelir?
Cevap: Kitabı kesin delil, sünneti delil, icmaı kesin hüküm, içtihadı da hüküm kabul edip, ona göre kesin delil ve hükümleri ilmen ve amelen, kesin olmayan delil ve hükümleri de sadece amelen benimseyen topluluğa ehl-i sünnet vel cemaat mezhebi denir.
EHL İ SÜNNET ÖZEL SAYISI
1980/1983
AYLIK DERGİ/YAŞAR KAPLAN
Süleyman Karagülle
izmir-Akevler Sitesi
şimdi tarifi biz dahil bütün fırkalara uygulayınca gerçek ortaya çıkıyor.
devam edelim alıntıya,
"S: Kaynaklarda nasıl tanımlanmaktadır?
C: Kelamcılar icmaa muhalefeti, sahabilerin kavli-fiili icmalarına ilmen muhalefeti delalet kabul etmektedirler. Ehl-i Sünnet vel cemaat mezhebini de sahabilerin icmaı ile sabit hükümlere iman etmek şeklinde anlamaktadırlar.
Fıkıhçılar ise içtihadı delil kabul etmeyip yerine talimiyye gibi başka usuller benimseyen kimseleri dalalette kabul etmektedirler. Yani içtihad için şu görüşler vardır:
a- İçtihad delil değildir.
b- İçtihad ile varılan sonuçlara iman etmek gerekir. Bunlar dalalet fırkalarının görüşleridir.
C- Ehl-i sünnet vel cemaatin görüşü ise içtihad amelen delildir. Herkes kendi içtihadına göre amel etmekle mükelleftir. İlmen delil değildir, kesin doğruluğu iddia edilemez. Ve içtihadla varılan sonuçlar imana konu olamaz.
"
hükümle cevabı bitirelim:
"S: Günümüzde nasıl anlaşılmaktadır?
C: Günümüzde dört mezhep Ehl-i Sünnet vel Cemaat mezhebi kabul ediliyor, bunun dışında olanlar fırak-ı dalleden sayılıyor.
S: Anlamında bir değişiklik meydana gelmiş midir? Yoksa bir değişikliğe uğramadan mı gelmiştir?
C: Bugün Yahudilik ve Hıristiyanlık ne kadar değişmiş ise, Tevrat ve İncil ne kadar tahrif edilmiş ise Müslümanların islam anlayışları da o kadar değişmiştir. Bugün artık Ehl-i Sünnet vel Cemaat anlayışı içinde bir islam topluluğu bulmak mümkün değildir. Bunlar olsa olsa Yahudi ve Hıristiyanlar gibi birer ehl-i kitaptır. Bunların Yahudi ve Hıristiyanlardan tek farkı, lafzı, lugatları tahrif edilmemiş kitapları ve kitaplarını açıklayan kaynakları vardır ve istedikleri zaman tekrar yeniden Ehl-i Sünnet mezhebine dönebilirler, fakat Hıristiyan ve Yahudilerin elinde orijinal Tevrat ve İncil metinleri olmadığı için bu imkândan mahrumdurlar. Yoksa hayat ve anlayışı bakımından Yahudi ve Hıristiyanların içinde islamiyete yakın topluluklar vardır.
şimdilik bu kadar inşaallah cevaplarınızı beklerim.
View hakkıarayan2023'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ehli, hangi, sünnet

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ehli Bid'at, Ehli Sünnet... Adige Abzakh M.Şevket Eygi 0 15.01.10 09:27
Ehli Sünnet’i savunma Muhammed M.Şevket Eygi 25 31.10.09 16:38
Ehli Sünnet'in içini boşaltmak Muhammed Ebubekir Sifil 0 04.10.09 12:32
Doğru yol ehli sünnet Adige Abzakh M.Şevket Eygi 0 21.07.09 11:17
Uyan ey ehli sünnet Tenbihü'l Gafilin VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI 0 16.11.08 01:30

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:58 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.