| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 216 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28.03.10, 12:47   #1
Adige Abzakh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Adige Abzakh is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline

Thumbs up Muhtelif meseleler4

Muhtelif meseleler-4


Okuyucunun, "İslam-laiklik-demokrasi ilişkisi" temalı 3. sorusunun cevabına devam ediyoruz.
Önemli olan, Müslümanların, ezelî ve ebedî hakikatleri mümkün olduğunca fazla sayıda insana ulaştırma, mümkün olduğunca fazla sayıda insanı, hayatı bir bütün olarak kucaklayan İslam'ın diriltici soluğuyla buluşturma azminde ve cehdinde olmasıdır. Din'in sabitelerinin, Allah ve Resulü'nin çizdiği sınırların herhangi bir biçimde zedelenmemesine, örselenmemesine azami dikkati göstererek, Din'in bütünlüğünün muhafazasını gözeterek bu temel görevi yerine getirmek, meselenin olmazsa olmazını oluşturuyor. Geri kalan kısım ise nihaî noktada şartlar ve imkânlar göz önünde bulundurularak tesbit edilecek "metot"la ilgilidir.
Müslümanların, yukarıda ifade ettiğim hassas noktaya dikkat etmek, onu muhafaza etmek kaydıyla, değindiğim amaca ulaşmak için şu veya bu metodu benimsemesi çok fazla büyütülecek bir mesele değildir. Yeter ki metotta da Din'in kırmızı çizgileriyle çatışma teşkil eden hususlar bulunmasın...
Yeri gelmişken bir hususun daha altını çizelim: Bu mesele konuşulurken İslam'ın ideolojileştirilmesi handikapına düşmemeye dikkat etmek zorundayız. Sekülaritenin bizi dört bir yanımızdan kuşattığı bir dünyada, en önemli mesele "kimliğin muhafazası"dır. Özellikle son çeyrek asır içinde Müslümanlar, 61 kuşağı solcularının büyük kısmının yaşadığı durumla tanıştı. Onlar da özellikle gençlik dönemlerinde kendi ideolojilerini en ateşli biçimde savunurken, bunun mücadelesini verip bedelini öderken, "dünyevileşme" çarkının dişlileriyle tanışınca solculukları bir anda "muhafazakârlık karşıtlığı"na dönüştü. "Hayatın gerçekleri"yle (!) tanıştılar çünkü. Parayı, mevkii, etiketi ve konforu tattılar; "kapitalizmin nimetleri"nin yol açtığı dönüşüm neticesinde Che ile ilgileri, tişörtlerle ve filmlerle sınırlı kaldı.
Şimdi Müslümanlar aynı encamı yaşıyor. Onlar da "hayatın gerçekleri"ni (!) gördüler. Bükemediği bileği öpmenin adı bu şimdi!
Niye böyle oldu dersiniz?
Bu sorunun tek cevabı var: Marksizm nasıl bir ideoloji idiyse ve soğuk savaşın bitmesiyle ideolojiler anlamlarını nasıl yitirdiyse, İslam'ı ideolojilere mahsus zihin durumları ve kalıplar esasında algılama yanlışına düşen Müslümanların da aynı akıbete düçar olması kaçınılmazdı. Şimdi "İslamî" çevrelerde sıklıkla tekrarlanan "mücahit-müşahit-müteahhit" tekerlemesi, dünyevileşen Müslümanların hikâyesini hayli çarpıcı biçimde özetliyor.
Herhangi bir ideoloji mensubunun bu çarka kolay biçimde kapılması şaşırtıcı değildir. Çünkü hiçbir ideolojinin "ahiret inancı" yoktur! Dünyanın, dört bir yanınızı kuşatarak bütün cazibesiyle kendisini dayattığı bir süreçte, sizi kıvamda tutacak ahiret inancınız yoksa, ne kadar direnirseniz direnin, bir süre sonra kendinizi akıntıya bırakmanız adeta "kaçınılmaz son"dur.
Müslümanların dünyevileşme denen akıntıya bu kadar kolay kapılması neyin göstergesidir diye soracak olursanız, bana göre bunun tek cevabı var: İslam'ı ideolojileştirmenin sonucu olarak sekülerleşmek. Zira haddini aşan, dozu kaçırılan her şeyin, sonunda zıddına inkılap etmesi (dönüşmesi) kaçınılmazdır.
Burası, "ideoloji" ile "itikad"ın da ayrıştığı noktadır. Şartlar sizi zorluyorsa, ideolojinizi siyah-beyaz gençlik fotoğraflarına terk ediverirsiniz ve bunun kimseye bir zararı olmaz. Başkaları için hayatınızı feda edecek değilsiniz ya!
Ama "itikad" etmişseniz, yani ne pahasına olursa olsun benliğinizi imanın çözülmez bağıyla ilahî hakikate rapdetmişseniz, yüzünüzdeki, "ideolojinin maskesi" değil, "imanın itmi'nan ve sekineti"dir... Ve bunun "sahtesi" olmaz!
Devam edecek.
__________________

HAKKA HİZMET YOLUNDA İNANÇLI KADROLAR OMUZ OMUZA !

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu attıkça sineler, onu top sindiremez...
View Adige Abzakh'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
meseleler4, muhtelif

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Muhtelif meseleler- 1 Adige Abzakh Ebubekir Sifil 0 28.02.10 10:49
Muhtelif meseleler 6 el Büğdüzi Ebubekir Sifil 0 14.06.09 10:35
Muhtelif meseleler el Büğdüzi Ebubekir Sifil 0 10.05.09 10:24

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:03 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.