|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,024 mesajına 19,444 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Namazda ayakların durumu
Soru: Selamun aleykum, namazda ayakların arasını 4 parmak aralıkta tutmanın sünnet olduğunu Nurul Izah, Merakıl Felah, Halebi Sağir kitabında okudum. Bu hüküm namazı yalnız başına kılan için mi geçerli? Çünkü Nebi (sas): "Vallahi ya saflarınızı düzeltirsiniz, yahutta Allah kalblerinizi başka başka taraflara çevirir." dedi. Numan (ra) dedi ki: Ben sonra gördüm ki herkes omuzunu arkadaşının omuzuna, dizini arkadaşının dizine, topuğunu da arkadaşının topuğuna yapıştırıyordu." (Ebu Davud, 662) Ayrıca Buhari'de şu rivayet var: Enes (r.a.)'in nakline gore Rasulullah (s.a.v.): "Namaz safflarınızı doğrultunuz. Çünkü ben sizleri sırtımın arkasından da görürüm" buyurdu. Enes (r.a.) şöyle dedi: Bizim her birimiz kendi omuzunu arkadaşının omuzuna, ayağını da arkadaşının ayağına yapıştırırdı. (Buhari, 725) Abdullah Parlıyan, Riyazus Salihin tercümesinde bu rivayetten sonra şöyle der: "Bu hadisin son bölümünde "omuzlarımızı ve ayaklarımızı birbirine yapıştırdık" bölümüyle saflardaki düzenleme yerde ayaklarla yukarıda da omuzlarla yapılıyor. Bugün bu hadisi tatbikata koyan bazı müslümanlar Hacc ve Umre maksadıyla geldikleri Mekke ve Medine'de ayaklarını ayaklarına bitiştiren kimseleri kınayıp ayıplıyorlar. Bu hadisi görmedikleri için böyle düşünüyorlar. Mekke, Medine ve diğer ülkelerde ayaklarını birbirine yapıştıran kimseleri görürsek kınamayalım; bu sünneti yerine getirdikleri için takdir edelim biz de öyle yapmaya çalışalım." (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu's-Salihin Tercümesi: 326.) Bu sozleri doğrulayan şöyle bir rivayet gelmiş: Enes (r.a.)'in nakline gore Rasulullah (s.a.v.): "Namaz safflarınızı doğrultunuz. Çünkü ben sizleri sırtımın arkasından da görürüm" buyurdu. Enes (r.a.); "Her bir kisinin omuzunu yanindakinin omuzuna, ayağını ayağına yapıştırdığını gördüm. Bunu bugün herhangi bir kimseye yapsam, sanki huysuz katır gibi benden kaçar." demiştir. (El Muhlis Fevaid'inde, Ebu Yala, Said b. Mansur, Ibn Ebi Şeybe 1/351 ve Ismaili nakletmiş; bkz. Fethul Bari 2/247) Böyle yapınca da 4 parmaktan fazla oluyor cemaatta. Ves selam. Cevap Namazda ayakların durumuyla ilgili olarak Hanefî mezhebinin kaynaklarında "dört parmak" kaydının zikredildiği doğrudur. el-Aynî bunun müstehap olduğunu belirtmiştir.1 İbnu'l-Hümâm, namaz kılan kimsenin kıyamda ayaklarının arasındaki açıklığın dört parmak miktarı olmasının uygun olacağını söyledikten sonra, İmam et-Tahâvî'nin, bu görüşün sahih olduğunu belirttiğini vurgular.2 Sahîhu'l-Buhârî üzerine yazdığı kıymetli şerhte Muhammed Enverşâh el-Keşmîrî bu mesele üzerinde dururken, namazda ayakların arasındaki açıklığın cemaat halinde kılınan namazla münferit kılınan namazda birbirinden farklı olacağına dair Sahabe ve Tabiun'dan herhangi bir nakil gelmediğini belirtir ve şunları söyler: "Aceleci olma ve düşün: (Safta duranlar için) hem omuzları, hem de ayakları birbirine bitiştirmek, zorlu bir alıştırma devresi geçirmeden mümkün olabilir mi? Hatta ondan sonra da mümkün olmaz! Bu, (ravilerin veya sonrakilerin!) ortaya çıkardığı bir uygulamadır. Ebû Dâvud'da, "Namazda Sağ Eli Sol El Üzerine Koyma" babında "Ayağı hizada tutmak ve sağ eli sol el üzerine koymak sünnettendir" diye nakledilmiştir.3 Burada "ayağı hizada tutmak"tan maksat, ayakları aynı çizgide ve aralarını açık tutmaktır. Onlar, safta duranların topuklarının birbirine bitiştirilmesinin ardına düşmemişler, bu meseleyi sadece ayakların bitiştirilmesi hakkında zikretmişlerdir. en-Nesâî'de, "Ayakların Bitiştirilmesi" babında şöyle rivaye edilmiştir: "Bir kimse (kıyamda) ayaklarını birbirine bitiştirmişti. İbn Mes'ûd ona, "Sünnet'e muhalefet etti. Eğer ayaklarını serbest bıraksaydı Sünnet'e uygun davranmış olurdu" diye tepki gösterdi."4 Devam edecek 1 el-Aynî, Şerhu Süneni Ebî Dâvud, III, 354. 2 İbnu'l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr, I, 258. 3 Ebû Dâvud, "Salât", 117. Abdullah b. ez-Zübeyr (r.a)'ın sözü olarak nakledilmiştir. 4 en-Nesâî, "Salât", 13. |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,024 mesajına 19,444 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Namazda ayakların durumu 2 Namazda ayakların durumuyla ilgili olarak Muhammed Enverşâh el-Keşmîrî sözlerini şöyle sürdürür: "İbn Mes'ûd'un demek istediği, buradaki durumun tam aksidir. Yani o kişi ayaklarını birbirine bitiştirmiş, aralarını açmamıştır. İbn Mes'ûd, "ayakları serbest bırakma (murâveha)" ifadesiyle, ayakların arasını açmayı kasdetmiştir. Bu bahsi işlediği yerin başında el-Keşmîrî, Şerhu'l-Vikâye'den naklen, ayaklar arasındaki açıklığın dört parmak veya bir karış miktarı olacağı görüşünün, konu hakkında Şâfiîler tarafından benimsenmiş görüşlerden birisi olduğunu belirtir. Bunu da bir not olarak eklemiş olalım. Şu halde Ebû Dâvud rivayetinde geçen "saff" kelimesi ile en-Nesâî rivayetinde geçen "saff" kelimesi birbirinin tam aksi anlamdadır."1 "Halebî Kebîr" diye bilinen Gunyetu'l-Mütemellî'de2 şöyle denir: "Kıyamdayken ayakların arasının, birbirine bitişik dört parmak miktarı kadar açık olması uygundur. El-Hulâsa'da böyle denmiştir. Bu da -yukarıda zikredilenler gibi- selim yaratılış (sağlıklı bir bedenin normal durumu) itibariyle tekellüfsüz (zorlamayla yapılmamış) olmalıdır. Yoksa kişi (mesela) ayaklarının arası açık birisi olursa, ayakları arasındaki açıklık dört parmaktan fazla bile olsa, yaratılışının aslî durumunun gerektirdiği şeklin dışına çıkmak için kendisini zorlamamalıdır.3 Zira aslolan, her durumda adem-i tekellüftür (belli şeklî unsurları yerine getireceğim diye kendisini zorlamamaktır). Bütün bunlar namazın edeplerindendir. Terk eden kişi günah işlemiş olmaz."4 Burada okuyucu sorusunda yer alan bir hususa daha değinelim: Ebû Dâvûd rivayetinde, saftaki cemaatin hem omuzlarını, hem dizlerini, hem de topuklarını birbirlerine bitiştirdikleri zikredilmektedir. Böyle bir durumun bütün namaz boyunca nasıl mümkün olabildiğini düşünmek gerekir. el-Keşmîrî, omuzlarla birlikte ayakların da birbirine bitiştirilmesinin zorlu bir alıştırma aşamasından sonra bile mümkün olamayacağını vurgulamıştı. Buna bir de "dizlerin" birbirine bitiştirilmesini eklediğimizde gerçekten hayli zor bir durumla karşılaşacağımız kesin. Öyleyse Ebû Dâvûd rivayetinde anlatılan durumu, cemaatin, namaza başlamadan evvel safta düz bir çizgide ve tam bir intizam halinde bulunmak için dikkat ettiği bir husus olarak anlamak -Allahu a'lem- en doğrusudur. Netice olarak kıyamda ayakların arasındaki açıklığın miktarı, namazın sıhhatine herhangi bir şekilde tesiri olmayan bir uygulama olarak görülmeli ve aynı safta ilahî huzura durmuş olan mü'minler bu mesele sebebiyle birbirlerini kınamak gibi bir yanlışa düşmemelidirler. Hatta namazın sıhhatine şu veya bu şekilde tesir etmeyen bu gibi durumlarda farklı uygulamaları/mezhepleri benimsemiş olan mü'minler, zaman zaman diğer mezheplerin tercihleriyle de amel etmelidirler. Zira böylece hem Efendimiz (s.a.v)'den veya Sahabe'den sadır olmuş farklı uygulamalarla amel etmenin sevabını almış, hem de farklı mezheplere mensup mü'minler arasındaki ülfet ve muhabbeti artıran, farklı mezheplere vücut veren rahmet-i ilahiyyenin tecellisine mazhar oluruz. 1 Feydu'l-Bârî, II, 236-7. el-Keşmîrî'nin kasdettiği şudur: Ebû Dâvud rivayetinde geçen "saff" kelimesi, cemaatten her binin saf halinde dururken ayaklarının arasını açarak yanındakinin ayaklarıyla aynı hizaya getirmesini, en-Nesâî rivayetindeki "saff" kelimesi ise kişinin, kendi ayaklarını birbirine bitiştirmesini/yapıştırmasını anlatmaktadır. 2 Münyetu'l-Musallî şerhi. 3 "Halk arasında "parantez bacak" tabir edilen kişilerin ayaklarının arası normal olarak diğer insanlara göre biraz daha açık olur. Böyle kişilerin, ayaklarının arasındaki açıklık dört parmak olsun diye kendilerini zorlamaları doğru değildir. Kastedilen bu durumdur. 4 İbrâhîm el-Halebî, Gunyetu'l-Mütemellî, 339. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| ayakların, durumu, namazda |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Namazda Salavat | el-Kevserî | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 1 | 07.10.09 15:54 |
| kadın namazda baş örtmeyebilir | varol 50 | TARTIŞ-YORUM | 10 | 23.06.09 05:51 |
| Beni de Namazda Vursunlar! | sina | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 07.05.09 20:21 |
| Namazda 10 güzellik | AĞLAYAN_GÜL | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 6 | 17.04.09 23:04 |
| Namazda Söylediklerimiz ve Anlamları | AeX | FLashLar | 0 | 15.04.09 08:02 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|