| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 225 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15.06.10, 21:48   #1
sina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,178
Teşekkürleri: 1,457
1,277 mesajına 2,598 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 sina is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Görüntüye Aldanmak

Görüntüye Aldanmak

Teknolojinin geldiği nokta gerçekten ürküntü verici.
"Teknolojinin geldiği nokta neresidir?" sorusuna gerçek anlamda cevap verebilenler, ancak onu üretenlerdir.
Dolayısıyla yazıya giriş cümlesi, teknolojinin hangi noktalara geldiğini çok iyi bildiğimizi –en azından benim çok iyi bildiğimi– göstermese de hüküm/gerçek değişmiyor.
Çünkü onunla gerçek anlamda neler yapılabileceğini –dediğim gibi– ancak onu üretenlerden başkasının bilmiyor oluşu dahi gelinen noktanın "ürküntü verici" olduğunu söylemek için fazlasıyla yeterli.
Bir video görüntüsüyle gündeme oturan Deniz Baykal olayı vesilesiyle bir okuyucudan gelen mesaj şöyle:

"Gündemdeki bir olay sebebiyle Müslümanlar da buna alet oluyor.
İnternette ve çevremizdeki müslümanların video görüntülerine dayanarak hüküm verdiklerine üzülerek şahit oluyorum.

"Sual: Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'inde Zina isnadı için 4 şahidi şart koşmuşken ve bunun uygulamaları İslam tarihinde varken, teknolojik gelişmeler ile böyle bir vakaya ait görüntüler elde edilmiş olsa bu (resim, video vs) görüntülere dayanarak had uygulanabilir mi?
Bir müslüman bireysel olarak kanaate varabilir mi?
Böylesi haberlerde iftira günahına düşmemek için nasıl bir tavır sergilemelidir? Müfterinin hükmü nedir?"

Konuyu bu yönüyle tartışmak –kimsenin aklına gelmese de– bizim için gerçekten önemli.
Bir ara Sırat-ı Müstakim (veya Sebîlürreşâd?) dergisinde bir yazı okumuştum. Filme alınan bir olayın şer'an vuku bulmuş sayılıp sayılmayacağı konusunu işleyen yazıda anlam olarak şöyle deniyordu:
Film hadisesi, şahitlik kurumunun yerini alabilir.
Herhangi bir hadise filme kaydedildiği zaman şer'î sübut için artık şahitlere gerek kalmaz.
Gerçekten de ilk bakışta "makul" gibi görünüyor.
Şahitlerin yalan söyleme ihtimali vardır, ama film yalan söylemez gibi geliyor insana. Ancak vakıa öyle midir?
Bugünün dünyasında, teknolojiyi iyi kullananlar sesleri, mekânları, görüntüleri… istedikleri gibi değiştirebiliyor, üzerlerinde istedikleri gibi oynayabiliyor.
Teknolojiyi "iyi kullananlar" böyle yapabiliyorsa, onu "üretenler"in neler yapabileceğini varın siz düşünün!
Bu sebeple mahkemeler bu tarz dokümanları kesin delil olarak kabul etmiyor. Önce montaj olup olmadıklarının tesbiti için ilgili kurum ve kuruluşların bilgi ve kanaatine başvuruluyor.
İdeolojik angajmanlar, çıkar ilişkileri vs. bu kurum ve kuruluşların güvenilirliğinin de zaman zaman tartışma konusu yapılmasına sebep oluyor.
Bu hem bizde hem de dünyada böyle.
Sonuçta öyle bir karmaşayla yüzyüze kalabiliyorsunuz ki, kimin doğru kimin yalan söylediğini tesbit etmek adeta imkânsızlaşıyor!..
Dolayısıyla teknolojinin "imkân" kadar "risk" de içerdiğini unutmamak durumundayız.
Bu gerçek dikkate alındığında okuyucunun sorduğu sorunun ne kadar önemli ve anlamlı olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Hiçbir ikame unsur, kalbinde Allah korkusu taşıyan, adalet sahibi, güvenilir şahitlerin şahitliğinin yerini tutmaz.
Belki teknolojinin sunduğu birtakım imkânlar "yardımcı unsurlar" olarak dikkate alınabilir; ama şahitliğin yerine ikame edilemez.
Burada bu mesele vesilesiyle bir noktayı daha dikkate sunalım: İslam'ın inşa ettiği toplumda güven ve itimat esastır.
Ne kadar dejenere edilmiş olursa olsun, İslam ahlakının bireyin temel harcını oluşturduğu toplumlarda istismar, haram, haksızlık, hak gasbı/hakka tecavüz modern toplumlardaki kadar yaygın ve profesyonelleşmiş değildir.
Bunun imkânları ortadan kaldırılmıştır çünkü.
Hayatını "madde" üzerine kurmuş bireylerin oluşturduğu toplumla, dünyanın geçiciliği ve aldatıcılığı ile burada yaşadığımız hayatın hesabının sorulacağı bir "sonsuz hayat"ın var olduğu hakikatiyle yetişen insanların oluşturduğu toplum elbette kıyaslanamaz…

Ebubekir Sifil
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder.


View sina'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için sina kullanıcısına teşekkür edenler:
ziklat (15.06.10)
Cevapla

Etiket
aldanmak, görüntüye

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:16 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.