| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 228 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.08.10, 04:13   #1
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart Fıkha danışmak

Milli Gazete - 24 Mart 2008





FIKHA DANIŞMAK



Karşılaştığımız cüz'î olaylarda tatbik ettiğimiz, ancak daha geniş çerçeveli olay ve olgular söz konusu olduğunda genellikle ihmal ettiğimiz bir davranış kodu Fıkh'a danışmak. Oysa hayatı müslümanca yaşamanın, Fıkh'a danışmaktan başka bir yöntemi yoktur.

Bugün sizinle Malikî mezhebinin X./XVI. asır alimlerinden Ebu'l-Abbâs Ahmed b. Yahyâ el-Venşerîsî'nin el-Mi'yâru'l-Mu'rib adlı eserinde gördüğüm bir fetvayı paylaşacağım.

el-Venşerîsî bu eserinde, kendi fetvaları yanında, Endülüs ve Kuzey Afrika (Fas, Tunus, Cezayir) coğrafyasında kendi zamanına kadar yaşamış alimlerin (ki hemen tamamen Malikî mezhebine mensup olduklarını biliyoruz) fetvalarını da derlemiştir. Bu yönüyle eser, sadece fetva konusunda değil, muhtevasına yansıyan sosyo-kültürel, siyasal vd. alanların da fotoğrafını vermesi dolayısıyla ayrı bir önemi haizdir.

Bir noktayı daha dikkatinize sunayım: "Fetva" dendiğinde genellikle –soru ne kadar uzun olursa olsun, cevabın, "el-Cevab: Caizdir/değildir" tarzındaki formülasyon akla gelir. Oysa bu alel ıtlak böyle değildir. Cevabın –yerine göre– sayfalarca sürecek şekilde delillendirildiği, detaylandırıldığı fetvalar hiç de azınlıkta değildir. el-Venşerîsî'nin adı geçen eseri de bu tarzıyla ön plana çıkmaktadır.



Nakledeceğim fetvaya gelince;

Endülüs düşmüştür. Burada yaşayan Müslüman ahali iki seçenekle baş başa bırakılmıştır: Ya dininizi değiştireceksiniz, ya da öleceksiniz! Bu seçeneklere razı olmayıp kendisine üçüncü bir seçenek oluşturanlar da olmuştur elbette. Bunlar, bütün varlıklarını Endülüs'te bırakarak Mağrib'e hicret etmeyi seçenlerdir.

Ancak hicret öyle büyük bir imtihandır ki, onun hakkını verebilmek için Muhacirun bilincine sahip olmak gerekir. Bir de işin Ensar boyutu var tabii. Hicret edenlerle bütün varlıklarını kardeş payı yapanlar! Dolayısıyla hedefine ulaşmış bir hicret, gidenlerin Muhacirun, karşılayanların da Ensar olması ile mümkündür…

Endülüs'ten hicret edenlerin Mağrib'de karşılaştığı sıkıntılar bir süre sonra büyümeye başlayınca, "Acaba gelmese miydik?" diyenlere rastlanmış, "Varsın küfür idaresi olsundu; hiç olmazsa Endülüs'te rahat bir hayat yaşıyorduk. Geri gitmek istiyoruz" sesleri sıkça duyulmaya başlamıştır.

Sosyal bir problem haline dönüşme eğilimi gösteren bu durum el-Venşerîsî'ye sorulur ve meselenin nasıl çözülmesi gerektiği konusunda kendisinden fetva istenir.

el-Venşerîsî, yazdığı uzun fetvada[1] hicretin önemini, anlamını ve mahiyetini ayet ve hadislerle izah ettikten sonra, geri dönüşün caiz olmadığını, çünkü orada artık Hristiyanlık idaresinin mevcut olduğunu, bir müslümanın bilerek isteyerek darul harp kategorisine giren böyle bir idare altında yaşamasının kesinlikle caiz olmadığını anlatır. O arada son derece önemli bir tesbite yer verir: Eğer hicret edecek bir darul İslam yoksa ne yapılacaktır?

"Bu durumda kişi, günahın en az yaşandığı yeri tercih eder. Küfrün hakim olduğu bir yerdense, (Müslüman) zalim idarecinin hüküm sürdüğü yer; yönetimi adil olmakla birlikte haramlar üzerine kurlu bir hayatın yaşandığı yerdense, idarecisinin zalim olduğu ve fakat helaller üzerine kurlu bir hayatın mümkün olduğu yer daha hayırlıdır. Aynı şekilde, hukukullah alanına giren hususlarda günahların işlendiği bir belde, hukukul ibad (kul hakkı) konusunda zulümlerin işlendiği bir beldeden daha hayırlıdır…"


Bu tesbitlerin günümüze tutacağı bir ışık var mıdır, ne dersiniz?


[1] el-Mi'yâru'l-Mu'rib, II, 119 vd.
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
danışmak, fıkha

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:22 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.