| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,904 | Üyeler: 10,668 | Online: 233 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21.01.12, 21:46   #1
sina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,178
Teşekkürleri: 1,457
1,277 mesajına 2,598 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 sina is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart İki uç arasında

Gün geçmiyor ki Şiilik ya da Vehhabilik propagandasıyla kafası karıştırılmış gençlerle muhatap olmayalım.
Bu toprakların dinî hassasiyet sahibi gençlerinin kaderi oldu sanki bir uçtan öbürüne savrulmak...

Bu toprakların ilmî geçmişi ve müktesebatı hangi noktalarda bu gençleri tatmin etmekten aciz kalıyor ki, ifrat ile tefrit arasındaki bu savrulma gün geçtikçe ivme kazanıyor? Bu gençler bu ümmetin ana gövdesini oluşturan Ehl-i Sünnet'in hangi delilini ciddi olarak tartışıp çürüttükleri için o ya da bu marjinal çizgiye savruluyor?

Biri "Selef" adına, diğeri "Ümmet'in birliği" söylemini maske edinerek ayağımızın altındaki zemini kaydırıyor. Yanlış yaptıklarını söyleyenleri biri Kur'an ve Sünnet'e muhalefetle, diğeri Ümmet'i bölüp parçalamakla, "mezhepçilik" yapmakla suçluyor.

Nerede hata yapıyoruz?

Kestirmeden söyleyeyim: Yüzyıllar boyunca bu ümmeti her türlü savrulmadan muhafaza ederek istikamet üzere tutan Ehl-i Sünnet çizgi bize "ağır" geliyor. Bu terazi bu sıkleti çekmiyor. Ehl-i Sünnet itikadının bugünün problemleriyle ilgili olarak ne söylediği konusunda bu ülkede kaç ilmî eser sayabilirsiniz?
Ehl-i Sünnet geçmişte bütün bid'at fırkaların söylemlerini tarihe gömmüşken bugün dikkat çeken bu "acziyet" görüntüsü, Ehl-i Sünnet'in mi, yoksa bu çizginin temsilcisi durumundaki kişi, kesim ve cemaatlerin mi?

Aslında yazının başlığını "Üç uç arasında" koyup, bir de "türedi/modern" söylemin rüzgârına eteğini kaptırmış gençlerden söz etmeliydim. Zira modern söylemin tahribatı olmadan bu iki uç akımın bu kadar gelişip kök salmasını açıklamak mümkün değil. Vehhabi söylem de Şii söylem de modern söylemin bir ucu siyasete diğeri akideye çıkan tahripkâr etkisini gençlerin gözüne sokarak propaganda yapıyor.

Bütün bu oluşumlar, yükümüzün ne kadar ağır olduğunu, ne büyük bir vebal altında bulunduğumuzu ortaya koyuyor. Fildişi kulelerimizden başımızı çıkarıp dış dünyada neler olup bittiğine bakabilirsek eğer, Ehl-i Sünnet dışındaki her kesimin, devasa bütçelerle propaganda faaliyeti yaptığını ve "dip dalgalar" halinde ilerlediğini göreceğiz. Bir süre sonra bu topraklarda "bize ait" olmayan bir mücadelenin aleniyet kazanarak meydanı ele geçirdiğini görürseniz şaşmayın.

"Toplumlar nasıl dönüşür?" sorusunun cevabını okullarda, ev sohbetlerinde, İslamî kitabevlerinde gençlerin gündemini nelerin oluşturduğuna bakarak vermek mümkün.
Onların her biri kendi bulunduğu konumda Ehl-i Sünnet'i, yani bu topraklara kimliğini veren en aslî unsuru mahkûm ederek kendisine alan açıyor. Çok görünür değil, çok dikkat çekmiyor; ama hızla yayılıyor bu akımlar.

Ya bizi biz yapan temel değerleri bu topluma hakim kılmanın, yani bu toplumun kimliğini muhafaza etmenin çaresi neyse ona bakacağız, ya da bir süre sonra 70'lerde bir örneğini gördüğümüz türden aile içi çatışmalara kadar varak bir kırılma süreciyle yüzyüze geleceğiz.

Bunun en temel yolu, nesilleri kendi kimlik kodları konusunda bilgi ve bilinç sahibi yapmaktır. Yani "İslamî ilimler" meselesi. Mevcut yapının bu probleme çözüm üretmek yerine, tam tersine problemi besleyen, büyüten ve tahkim eden bir hususiyete sahip olduğu açık. Dolayısıyla İslamî ilimlerin öğretimi konusunda ciddi alternatiflere yönelmek durumundayız.

Bu akımlar bizi biz yapan en temel kimlik kodlarını tahrip eden ve gençlerimizi kendi kimlik kodlarına yabancılaştıran "yapı-bozumcu" bir işlev görüyor. Bu durumun böyle devam edemeyeceği ne kadar açıksa, bu durumu dengelemenin ve işi aslına irca etmenin, sözünü ettiğim "alternatif" eğitim tarzını uygulamaya koymaktan başka bir yolu da mevcut değil.
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder.


View sina'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için sina kullanıcısına teşekkür edenler:
Abdülhamit Han (22.01.12)
Alt 22.01.12, 14:32   #2
Abdülhamit Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 5372
Üyelik tarihi : 28-08-2009
Konuları : 18
Mesajlar : 166
Teşekkürleri: 239
56 mesajına 108 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 Abdülhamit Han is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 09.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
sina´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
[FONT="Comic Sans MS"]
Bir süre sonra bu topraklarda "bize ait" olmayan bir mücadelenin aleniyet kazanarak meydanı ele geçirdiğini görürseniz şaşmayın.
Bu kadar gevşek olunursa, aman ucu şuna dokunmasın buna dokunmasın diye müslüman geçinenler Allah'ın dinini böyle satmaya devam ederlerse olacağı o. Üstelik Allah'ın dinini sattıklarındanda haberleri yok. Birçoğu ehli sünnet nedir, sapık mezhepler nedir farkında değil. En duyarlı bildiğimiz topluluklar içerisinde konuşurken şu tutumu gözlemledim. Sapık mezhepleride hak zannediyorlar, dileyen istediği görüşte amel eder diye düşünüyorlar. Hatta bazıları neden sapık diyorsunuz onlarda müslüman diyorlar. Allah'a düşmanlık edenlere sapık dedirtmiyorlar. Kaderi inkar edecekler, Allah'ın benim gibi eli var diyecekler, Ayetleri hadisleri bozacaklar biz onlara sapık demeyeceğiz öylemi? Ne diyeceğiz?
Türkiye'de çoğunluk olarak Hanefi mezhebi bulunmakta. Bu mezhebe bağlı insanlara, inanç ve ititkatta kime bağlısınız desek Ebu Mansur-u Matüridi'ye bağlıyım diyebilen sayılı adam çıkar. Mezhepçilik yapmayalım diyen dahi bu mezheplerin durumu ne araştırıp öğrenmeli. Ehli sünnet demek din demektir dine sahip çıktığını zannedenler ehli sünnet meselesini ayrı sanıyor
__________________

Metrise SELAM Direnişe Devam
View Abdülhamit Han'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Abdülhamit Han kullanıcısına teşekkür edenler:
Minhac (10.02.12)
Cevapla

Etiket
arasında, İki

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İki dünya arasında! Alemdâr-ı İslâm MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ 0 12.11.10 09:45
Akıl ile Duygusallık Arasında Din Isti'sam AKADEMİ GRUBU 6 31.08.10 23:38
Baba oğul arasında sina KISSADAN HİSSELER 1 03.08.10 22:34
AKP ile SAADET arasında tartışılıyor.. Cihad Yıldızı MGFORUM ARŞİV 8 01.09.09 17:37
Söz İle Sükut Arasında Sükut-u Leyl GENEL EDEBİYAT 0 24.06.09 19:57

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:48 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.