|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,904 | Üyeler: 10,668 | Online: 225 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 191
Üyelik tarihi : 23-08-2008
Konuları : 128
Mesajlar : 235
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 19.11.10
Durumu : Status: Offline
|
NEFSİNE ESİR OLUP ŞEYTANA UYARAK BÜTÜN İNSANLIĞI HÜKÜMLERİ ALTINA ALIP ONLARI SÖMÜRMEK VE KÖLE OLARAK KULLANMAK İÇİN ÇALIŞANLAR KİMDİR BUNLAR VE NASIL ÇALIŞIYORLAR? İslamî genel bir kaidede şöyle denilmektedir: "El küfrü milletün vâhidetün" yani "küfür tek bir millettir". Yani yeryüzünde nefsine esir olup Hak ve Adalet için değil, kendi sömürü ve tahakkümleri için :alışanlar dağınık değildirler. Organize bir güçtürler. Birbirleriyle irtibatlı )ir bütündürler. Bir millet gibidirler. Böylece Hak yolunda çalışmak isteyenlerin dikkati çekiliyor. Bu gücü tanımaları, bilmeleri isteniyor. İşte bu yayın, iki cilt halinde bu maksatla yapılıyor. Bunun için bu »irinci ciltte (Bunların kimler oldukları), araştırmalara dayanılarak imi bir şekilde delil ve dökümanlarıyla ortaya konulmaktadır. İkinci ciltte ise bu gizli organize gücün (nasıl çalıştıkları) aynı şekilde araştırmalara dayanılarak ilmi bir şekilde delil ve dökümanlarıyla ortaya onulacaktır. KİMDİR BUNLAR? Cenab-ı Hak Adem (A.S) dan beri Hak Peygamberlerini gönderdi, öylece (Rahman ve Rahim) olduğu için şefkat ve merhametle bütün kullarına dünya ve ahiret saadetinin yolunu gösterdi. Bütün peygamberle-n hepsi hakkı temsil etmişlerdir. Hepsi İslâm peygamberleridirler. Adem A.S), Nuh (A.S), İbrahim (A.S), Musa (A.S), İsa (A.S) ve son Peygamber Hz.Muhammed (S.A.V). Adem (A.S)`a 10 sahife, Şit (A.S)`a 50 sahife, İdris (A.S)`a 30 sahife ve İbrahim (A.S)`a 10 sahife gönderildi. (Suhuf-u İbrahim) Hz.Musa (A.S)`a TEVRAT Hz.Davut (A.S)`a ZEBUR Hz.İsa (A.S)`a İNCİL Son Peygamber Hz.Muhammed (S.A.V)`e de KUR`AN-I KERİM gönderildi. Kur`an-ı Azimüş-Şan, kıyamete kadar bütün insanlığa Dünya ve Ahiret, saadet yolunu göstermek üzere gönderilmiştir. Tarihen bilinen gerçek odur ki; çeşitli şekillerde Kur`an-ı Azimüş-Şan`dan önce gönderilen İlâhi kitaplar muhtelif kimseler tarafından muhtelif zamanlarda tahrif edildiler. Yalnız Kur`an-ı Azimüş-Şan bir noktası dahi değişmeden muhafaza olunmuştur ve Cenab-ı Hak Kur`an-ı Azimüş-Şanı Kıyamete kadar muhafaza edeceğini de bildirmiştir. Bugün Hz.Musa (A.S)`a gönderilen Hak Kitap Tevrat`ın, Hz.Davut (A.S)`a gönderilen Hak Kitap Zebur`un, Hz.İsa (AS)`a gönderilen Hak Kitap İncil`in aslını bulmak mümkün değildir, bunlar değiştirilmişlerdir. TEVRAT NASIL TAHRİF EDİLDİ? Tevrat, bütün dünya Yahudilerinin emirlerine sıkı sıkıya bağlı oldukları din kitabıdır. Tevrat, asırlardır Yahudilerin hayatlarım, dünyaya bakış açılarını, diğer insanlara karşı düşünce ve tavırlarını düzenlemiştir. Yahudiler Tevrat`ın tamamen vahye dayalı ve ilahi bir kitap olduğunu iddia ederler. Önemli olan nokta da burasıdır. Elimizdeki Tevrat, gerçekten Allah tarafından indirilmiş orjinal metinlerle aynı mıdır? Yoksa Tevrat, orjinalliği bozulmuş, dolayısıyla ilahi niteliği kaybolmuş bir kitap mıdır? Bu sorunun cevabı bizzat Tevrat`ın kendisi araştırılarak rahatlıkla bulunabilir. Tevrat, Kitab-ı Mukaddes`in ilk kısmını oluşturur (İkinci kısım İncildir). 39 Kitaptan meydana gelmiştir. Ve bu 39 kitabın yalnızca ilk 5 tanesi Hz.Musa`ya verilen bölümlerdir. Beşinci bölüm olan Tesniye`de Hz.Musa`nın ölümünün anlatılması bundan sonraki bölümlerin başkaları tarafından yazıldığını ortaya koymaktadır. "Rabbin sözüne göre Rabbin kulu Musa orada, Moab uyarında öldü. Ve Moab diyarına Beyt-Peor karşısındaki derede onu gömdü." (Tesniye Bölümü, 34/5-8) Tevrat`ı takip ettiğimizde kalan bölümlerin Musa`nın ölümünden sonra Yahudilerin başına geçen kişilerin hayatlarını ve verdikleri emirleri kapsadığını görürüz. Bundan dolayı, Tevrat, yüzlerce yıl boyunca değişik işiler tarafından yazılmış ve ilahi niteliğini yitirmiş bir kitaptır. Tevrat`ın değiştirildiği, içerdiği çelişkili ifadelerden rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bu çelişkilerin Musa`nın beş kitabında dahi var olması, bu bölümlerin de hahamların tahrifatına uğradığını göstermektedir. 900 sayfalık Tevrat yukarıdan aşağı incelendiği zaman aşağıdaki 4 sebepten dolayı kutsal Tevrat`ın baştan aşağı değiştirilmiş olduğunu görmek mümkündür: 1. ÇELİŞKİLER 2. SİYONİZM VE ÜSTÜN IRK İNANCI 3. ALLAH İNANCI 4. ALLAH`IN PEYGAMBERLERİNE İZAFE EDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN, HAŞA CİNSEL SAPIKLIK VE GAYRİ AHLAKİ DURUMLARIN İZAFE EDİLMESİ. Türkiye`deki Mason Üstad-ı Azamlarından Hayrullah Örs, Tevrat`ın zaman içinde tahrif edildiğini şu şekilde anlatmaktadır : "Eski Ahid, özellikle Tevrat (Musa`nın 5 kitabı, Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye), Yahudiler ve Hristiyanlarca, yakın zamana kadar Tanrı`nın Musa`ya doğrudan doğruya yazdırdığı kitap olarak kabul edilmekte idi. Ama iki yüzyıldan beri yapılan incelemeler, bunların çok yeni diyebileceğimiz zamanlarda yazıldığını ve çeşitli maksatlarla tarih boyunca değişikliklere uğratıldığını ispatlamıştır." (Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, sf.34-35) DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT’TAKİ ÇELİŞKİLER Aşağıdaki çelişkili ayetler, Tevrat`ın orijinal metinlerinden farklı olduğunun en açık delilleridir. "...Ve İbrahim dedi; "Ya Rab Yehova bana ne vereceksin?" (Tekvin Bölümü, 15/2-3) "Ve Tanrı Musa`ya söyleyip dedi: Ben Rabbim ve İbrahim`e, İshak`a ve Yakub`a kadir olan Tanrı olarak göründüm. Fakat onlara Yehova ismimle malum olmadım." (Çıkış Bölümü, 6/2-3) "Ve Saul`un kızı Mikal`ın ölümü gününe kadar çocuğu olmadı." (II.Samuel Bölümü, 6/23) "Saul`un kızı Mikail`in Meholalı Barzillay oğlu Adriel`e doğurmuş olduğu beş oğlunu kral aldı." (Samuel Bölümü, 21/8) "Ve Suriyeliler israil`in önünden kaçtılar. Ve Davud, Suriyelilerden yedi yüz araba cenkçiler ile kırk bin atlı telef etti ve ordu başbuğu Şofak`ı vurdu ve orada öldü." (II.Samuel Bölümü, 10/18) "Ve Suriyeliler İsrail`in önünden kaçtılar ve Davud, Suriyelilerden yedi bin araba cenkçiler ile kırk bin yaya asker öldürdü. Ordu başbuğu Şofak`ı da Öldürdü." (I. Tarihler Bölümü, 19/18) "Ve bir karış kalınlıkta idi ve onun kenarı bir kese kenarı gibi, zambak çiçeği gibi, işlenmişti, iki bin banyo ihtiva ederdi." (I. Krallar Bölümü. 7/5) "Ve kalınlığı bir avuç idi. Ve kenan bir kese kenarı gibi, zambak çiçeği gibi işlenmişti ve içine üç bin banyo alırdı." (II. Tarihler Bölümü, 4/2) "Arah oğulları yedi yüz yetmiş beş." (Ezra Bölümü, 2/5) "Arah Oğullan, altı yüz elli İki." (Nehemya Bölümü, 7/10) "Ahazya kral olduğu zaman kırk iki yaşında idi ve Yeruşalem`de bir yıl krallık etti." (II. Tarihler Bölümü, 22/2) "Ahazya kral olduğu zaman yirmi iki yaşında idi ve Yeruşalem`de bir yıl krallık eti." (II. Krallar Bölümü, 8/26) "Ve Yakub o yerin adını Peniel koydu, çünkü: "Allah`ı yüz yüze gördüm ve canım sağ kaldı, dedi." (Tekvin Bölümü, 32/30) "Ve dedi yüzümü göremezsin, çünkü insan beni görüp de yaşayamaz." (Çıkış Bölümü, 33/20) DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT`TA, SİYONİZM VE ÜSTÜN IRK İNANCI "Siz Allanın, Rabbin oğullarısınız. Çünkü sen, Allanın, Rabbe mukaddes bir kavmisin ve Rab üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak, kendine has bir kavim olmak üzere, seni seçti. "(Tevrat, Tesniye Bölümü, 14/2) "Ve Allanın Rabb`in sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak." (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/16) Hahamlar, kendi görüşleri doğrultusunda tahrif ettikleri Tevrat`a, Yahudilerin sahip oldukları üstün ırk inancını da eklemişlerdir. Yahudiler, Tevrat`tan çok daha önceleri, kendilerinin bütün ırklardan üstün olduklarına ve dünyanın gerçek sahibi olduklarına inanmaktaydılar. Yahudi geleneklerinin ve ideolojisinin temel kitabı olan Kabbala, Tevrat inmeden çok daha önceleri bu sapkın inançlar üzerine kurularak yazılmıştır. Daha sonra, bütün insanları eşit kılan Tevrat`ı da, Yahudi hahamları değiştirmişler ve bu Kutsal Kitap`a üstün ırk inançlarını eklemişlerdir. Bu saplan inançlara göre; Yahudiler Allah`ın seçtiği ve üstün kıldığı bir kavimdir ve yeryüzü onlara aittir. Fakat "goyimler" (Yahudi olmayan, insan görünümündeki hayvan demektir) dünyayı haksız olarak ele geçirmişlerdir. işte Yahudilerin bu inançlara olan bağlılıkları, tarih boyunca diğer milletlere kin ve düşmanlık beslemelerine yol açmıştır. Bu sapkın görüşe göre, Rab Yehova yalnız İsrailoğullannı sevmektedirler. "...Ve onlardan nefret ettim. Fakat size dedim: Siz onların topraklarını miras olarak alacaksınız ve ben size onu mülk olarak vereceğim. Ben, sizi milletlerden ayırt eden Allahınız Rabbim." (Levililer Bölümü, 20/25) Ve bu inançlara göre Rab Yehova, Yahudileri dünya hakimi kılacaktır. "Ben dedim: Siz ilahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız. Kalk ey Allah Yeryüzüne hükmet, zira milletlerin hepsine Sen Varis Olacaksın." (Tevrat, Memurlar Bölümü, 82/6-8) Siyonizm ise, bu inançlar uğruna, Yahudilerin insanlara karşı duyduğu nefret ve üstünlük hırsının adıdır. Tevrat, Yahudilerin bu dünya hakimiyetine nasıl ulaşacaklarını da anlatmıştır: "Eğer kendi yüreğinde, "Bu milletler benden çokturlar, nasıl onların mülkünü alabilirim?" dersen, onlardan korkmayacaksın... Allanın Rab o milletleri önünden azar azar kovacak, onları çabukça bitiremezsin yoksa senin üzerinde kır hayvanları çoğalır." (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/17/.22) Görüldüğü gibi, Tevrat, Yahudilerin diğer milletleri yavaş yavaş yok edeceğini söylemektedir. Siyonizm ise bu taktik doğrultusunda, dünya çapında uyguladığı plânlarda, uzun vadeli hedefler gütmektedir. Diğer milletlerin, kademeli bir şekilde Yahudilere boyun eğmesi planlanmaktadır. Yahudiler, kendi eserlerinde de bu üstün ırk inancını sık sık dile getirirler. Siyonizmin fikir babası Ahad Ha`am Nietzsche Yahudilerin üstün ırk inancını şöyle ifade ediyor: "Yaratılış merdiveninde farklı basamaklar olduğunu herkes doğal olarak kabul eder: Önce inorganik nesneler, bitkiler ve hayvanlar âlemi sonra konuşan yaratıklar ve hepsinin üstünde Yahudiler." (Sources de la Pensee Joive Contenporaine, sf. 49) Yahudilerin üstün ırk inançlarını ve diğer milletlere bakış açılarını Tevrat ayetleri açık bir şekilde anlatmaktadır: "Ve aranızda yürüyeceğim ve sizin Allanınız olacağım ve siz benim kavmim olacaksınız." (Levililer Bölümü, 26/12) "Ve ecnebiler senin duvarlarını yapacaklar ve kralları sana hizmet edecekler. Kapıların daima açık duracak, milletlerin servetini ve sürgün getirilen krallarını sana getirsinler diye, gece gündüz kapanmayacaklar. Çünkü sana kulluk etmeyen millet harap olacak. Ve seni sıkıştıranların oğulları sana eğilerek gelecekler ve seni hor görenlerin hepsi senin ayaklarının tabanlarında yere kapanacaklar ve sana, Rabb`in şehri Kudüs`ün Sion`u diyecekler. Ve milletlerin sütünü emeceksin." (İşaya Bölümü, 60/10-16) "Saf altında tartılan Sion`un değerli oğulları." (Tevrat, Yeremyanın Mersiyeleri Bölümü, 4/2) "İşte, şimdi bildim ki, bütün dünyada Allah yoktur, ancak İsrail`de Vardı." (II. Krallar Bölümü, 5/15) "Sizi, bugün olduğu gibi bütün kavimlerin arasından seçim." (Tesniye Bölümü, 10/15) "Kızlarınızı, onların oğullarına vermeyeceksiniz ve oğullarınıza ve kendinize onların kızlarından almayacaksınız." (Nehemya Bölümü, 13/25) "Bütün göklerin altında olan kavimler üzerine bugün senin dehşetini ve korkunu koymaya başlayacağım, onlar senin haberini işitecekler ve senin yüzünden titreyip kıvranacaklar." (Tesniye Bölümü, 2/25) "O Allah ki, bana öçler verir, kavimleri bana tabi kılar" (II.Samuel Bölümü,22/48) "Hiç bir leş yemeyeceksiniz; onu yabancıya satabilirsin, çünkü sen Allah’ın, Rabbe mukaddes bir kavmisin." (Tesniye Bölümü, 14/21) Yahudi hahamları, asırlar önceki meslektaşlarının uydurdukları bu ayetlere son derece bağlıdırlar. Bütün Yahudi toplumunu bu telkinlerle itiştirirler. Başka bir kaynakta Yahudilerin ağzından kendi üstün ırk fikirleri şöyle anlatılıyor: "Tanrı tüm evreni dört temel ayırım yani, mineral, bitki, ayvan ve insan üzerine kurmuşsa da, aslında beşinci bir türün var olduğu yazılmıştır. Bu da Am İsrael, yeni Yahudilerdir. O`nun dördüncü türden, konuşanlar topluluğu insanlardan ayıran mesafe, insanı hayvan ayıran mesafeden daha az değildir." (Rav Yoel Kalın, "La cinquieme dimension" Rencontres Habad No.25, 1989, sf. 15) Halbuki KUR`AN-I Azimüş-Şan, hahamlar tarafından yapılan bütün bu üstün ırk uydurmalarını reddetmekte ve gerçeği şöylece ortaya koymaktadır : "....Yahudiler: "Biz, Allahın çocukları ve sevgilileriyiz." derler. De ki: "Hayır, siz de onun yarattığı birer insansınız." (Maide Suresi, 18) DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT`TA ALLAH İNANCI "Tanrıya inanmak Yahudiliğin temel başlangıç noktası değildir. Resul Jeremiah bile İsrail`in başkaldırısını, Tanrının ağzından şöyle anlatır: Beni terk ettiler ve kanunlarımı uygulamadılar. `Eski hahamların bu sözü yorumlama şekli ise: İnançlarından vazgeçsinler ama kanunları uygulasınlar". (Şalom Gazetesi, 8 Mart 1989) Yahudi dini, tamamen gelenekler üzerine kurulmuştur. Bir Yahudi için din, Allah`ın hoşnutluğu ve yakınlığından çok, üstün ırk inancını ve koyu gelenekleri ifade eder. Bütün Yahudi ibadetleri, sembolleri, Yahudi ırkının üstünlüğü ve Yahudi geleneklerinin korunması mantığına bağlıdır, ibadetlerde yüceltilen Allah değil, Yahudilerin kendileridir. Dolayısıyla Yahudilik, gerçekte, kitabı hahamlar tarafından yazılmış bir ideolojidir, ideolojisini kibire dayıran bir yapının ise, Allah`la bağlantı içinde olması mümkün değildir. Türkiye Yahudilerinin yayın organı Şalom Gazetesi konu hakkında şöyle diyor: "Tanrıya inanmak Yahudiliğin temel başlangıç noktası değildir. Resul Jeremiah bile İsrail`in başkaldırısını, Tanrının ağzından, şöyle anlatır: "Beni terk ettiler ve kanunlarımı uygulamadılar." Eski hahamların bu sözü yorumlama şekli ise: "İnançlarından vazgeçsinler ama kanunları uygulasınlar" olmuştur." (Şalom Gazetesi, 8 Mart 1989) "İnançlarından vazgeçsinler ama kanunları uygulasınlar", bu ifade Yahudi hahamların Allah`a ne derecede inıklarını göstermektedir. Hahamların gözünde sapık Yahudi adetleri Allah inancından daha önemlidir. Bu yüzden Yahudilerin çoğu, gerçeği görseler dahi asla dinlerinden vazgeçmezler. Yahudilerin bu tutucu tavrı KUR`AN-I Azimüş-Şan`da şöyle anlatılır: "Kimi Yahudiler, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar, dillerini eğip bükerek ve dine bir hınç besleyerek: Dinledik ve karşı geldik, derler..... Onlar az bir bölümü dışında inanmazlar. " (Nisa Suresi 46) "Onlardan bir bölümü Allah`ın sözünü işitiyor, akıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı." (Bakara Suresi 75) Allah`ın sözlerini bile bile değiştiren, dini öğrenip anladıktan sonra inledik ve karşı geldik diyen bir yapının, Allah`a inanıyor olması da lümkün değildir. Yahudilik, Allah inancı üzerine kurulmadığı gibi, tam irsine, Yahudileri ilahlaştırmıştır: "Ben dedim: Siz İlahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız... Kalk ey Allah Yeryüzüne hükmet" (Mezmurlar Bölümü, 82/6-8) Yahudilerin üstün ırk öğretileri, Allah`ı dahi kendileri karşısında boyun eğebilecek bir varlık olarak düşünmelerine neden olmuştur: "Ve dedi; Artık sana Yakub değil, İsrail denilecek; çünkü Allah ile uğraşıp yendin." (Tekvin Bölümü, 32/28) İnsanlara yenilen bir varlık, tabii ki Allah olamaz; Bu Yahudi hahamların kendi ateizmlerini Tevrat`a sokmak için uydurdukları bir kıssadır. Yahudiler kendilerini ilahlaştırırken, Allah`a insani vasıflar ermişlerdir. "Ve günün serinliğinde bahçede gezmekte olan, Rab Allah`ın sesini işittiler." (Tekvin, 3/8) "O zaman Rab, uyanan adam gibi, şaraptan bağıran yiğit gibi uyı." (Mezmurlar Bölümü 78/65) "Ve Rab, yeryüzünde adama yaptığına pişman oldu ve yüreğinde acı duydu." (Tekvin Boluma, 6/6) Bu Tevrat ayetlerinde görünen gerçek, Yahudilerin kendilerini hem mil-îtlerden, hatta Allah`tan bile üstün gördükleridir. Yahudilere insanüstü vasıflar veren hahamlar, Allah`a insani acizlikler atfetmişlerdir. Sonuçta "İsrail" kelimesini, Allah ile uğraşıp yenen manasına getirmişlerdir. Bu da Yahudilerin yaşadıkları dinin, Allah inancına değil, yalnızca Yahudilerin üstünlüğü melankolisine ve koyu geleneklere dayığını göstermektedir. Yahudi dininin ilginç bir özelliği de ahiret inancına yer vermeyişidir. KX) sayfalık Tevrat`ın hiç bir yerinde cennet veya cehennemden bahsedilemez. Tamamen dünya hayatına yönelik olan Tevrat`ın bu hale gelmesi de, kuşkusuz Hahamların eseridir. Kuran`ın üçte birine yakın bölümünde ahiret hayatının anlatılması, gerçek dinde bu konunun ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Şüphesiz, aslında orjinal Tevrat da bu konuyu ayrıntılarıyla anlatmış olmalıdır. Fakat, ahiret ve dolayısıyla öldükten sonra hesap verileceği gerçeği hahamların pek hoşuna gitmemiştir. Bu da, bu bölümleri Tevrat`tan çıkarmalarına neden olmuştur. Yahudilerin Tevrat`tan ahiret inancını çıkarmaları, dünya hayatına olan bağlılıklarından kaynaklanmaktadır. Kur`an da bu konu şöyle anlatılıyor: "olsun, sen onları (Yahudileri) insanlardan (hatta) müşrik olanlardan ziyade hayata düşkün bulacaksın. Onlardan her biri arzu eder ki (Kendisine) bin yıl ömür verilsin. Halbuki onun çok yaşatılması kendisini azaptan uzaklaştırıcı değildir. Allah, onlar ne işlerlerse, hakkıyla görücüdür."(Bakara Suresi, Ayet:96) DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT`TA GAYRİ AHLÂKİ GÖRÜŞLER Hahamlar Tevrat`a, kendi sapkın görüşlerine uygun olarak, ahlâkı bozacak emir ve konuları katmayı da ihmal etmemişlerdir. Bu sapık ayetler, Tevrat`ın orjinal metinlerinden farklı olduğuna da delil oluşturmaktadırlar. Aile içi cinsel ilişkiye varan bütün sapıklıklar Tevrat`ta övgüyle anlatılır. Hahamların Tevrat`a ekledikleri Lut Peygamber ve kızları hakkındaki çirkin iftira, sapık Yahudi adetlerinden olan ensest`i (aile içi cinsel ilişkiyi) meşru göstermek için uydurulmuştur: Bunun yanı sıra, Tevrat metinlerinde pek çok müstehcen ifade vardır. Bir ilahi kitapta bulunması mümkün olmayan ifadeler bozulmuş Tevrat`ta mevcuttur. Tevrat`ta cinsel sapıklığın övülmesi ve teşvik edilmesi, Yahudilerin her türlü sapıklığı rahatça, dini bir ibadet olarak yapmalarını sağlamaktadır. (Bkz. İktibaslar, Tevrat ve Cinsel Sapıklık, S. 262) TEVRAT`TAKİ TAHRİFLER NASIL YAPILMIŞTIR? Hiç şüphesiz bu tahrifler bir kısım kimselerin; NEFSİNE ESİR olmaları ve Şeytana uymaları dolayısıyla, kendi arzularına uygun şekilde ilahi bir kitabı tahrif etmeleri suretiyle meydana gelmiştir. Kendi nefislerine esir oldukları ve ahlaken zafiyet içinde bulundukları için, ahlaksızlıkları rahatça yapabilmek maksadıyla onlara haşa peygamberler de yapmışlardır gibi, göstermek suretiyle aynı ahlaksızlıklarını devam ettirmek istemişlerdir. Diğer yan beni İsrail Tevrat`tan önce kendi ananelerini, örflerini KABBALA adlı bir kitapta toplamışlardı ve bu KABBALA`ya sıkı sıkıya bağlı idiler. Tamamen üstün ırk saplantısına dayanarak hazırlanmış olan KABBALA`daki görüşlerini TEVRAT gönderildikten sonra da muhafaza ettiler, kendileri TEVRAT`a uyacaklarına, TEVRAT`ı eski ananelerine uydurmak yoluna saptılar. Böylece çeşitli lahanaların, çeşitli zamanlarda yaptıkları değişikliklerle TEVRAT`ın çerisinde yukarıda sözü edilen çelişkiler Allah inancıyla bağdaşmayacak bir ;ok yanlış cümleler ve üstün ırk fikirleri TEVRAT’I doldurduğu gibi, diğer ran da ahlaken kabul edilmesi mümkün olmayan bir çok hususlar da TEVRAT içerisinde yer almış bulunmaktadır. Bu değişikliklerin Hahamlar tarafından nasıl yapıldığı hakkında bir fikir elde edebilmek için önce Ben-i İsrail içerisinde Hahamların nasıl bir mevkiye sahip olduklarına bir bakış yapmakta, sonradan da Ben-i İsrail`in TEVRAT`tan önce sımsıkıya bağlı olduğu KABBALA hakkında kısacıkta olsa bir fikir sahibi olmakta yarar vardır. HAHAMLAR Tevrat`ın büyük kısmını yazanlar, Yahudilerin üzerinde tarih boyunca kontrollerini sürdürmüş olan, hahamlardır. Yahudilerin sapkın görüş ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan hahamlar, orjinal Tevrat`ın getirdiği gerçek dini kabullenmemiş, kendi inançları doğrultusunda Tevrat`ı da değiştirmişlerdir. Meşhur Mason Hayrullah Örs, Tevrat`ı kimin yazdığı konusunda şunları söylemektedir: "Kahinler yazısı denen kısımlarda, Yahudi şeriatı artık son e kesin şeklini alır. Bunların bir hahamlar topluluğunun seri olduğu anlaşılmaktadır. Bu topluluğunda bütün Musa kitaplarını (Tevrat`ı) yeniden elden geçirmiş oldukları bellidir. Ama kendi koydukları kuralları, hep Musa`nınmış gibi göstermişlerdir." (Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, sh.36, 37) Hahamlar, Tevrat`ı kendi inançları doğrultusunda bozarken, kendi statülerini de korumayı unutmamışlardır. Tevrat`ta hahamlara kayıtsız şartsız itaat edilmesine dair pek çok ayet vardır. Tevrat`ın çoğu yerinde ahin olarak geçen hahamlar şu şekilde anlatılmaktadır: "Levi oğulları, kahinler yaklaşacaklar, Rabbin onları seçti e her dava da, her doğuş de onların sözlerine göre olacaktır." (Tesniye Bölümü, 22/5) "Ve her kim, Allah`ın Rabbe hizmet etmek üzere orada luran kahini veya hakimi dinlemeyerek küstahlıkla davranırsa, o adam ölecektir." (Tesniye Bölümü, 17/2) Bu şekilde Tevrat`ı kendi inanç ve çıkarları doğrultusunda değiştiren hahamlar, tarih boyunca Yahudi toplumunu idare etmişlerdir. Bugün hâlâ İsrail Devleti`nde her iş hahamların sözüne göre yapılmaktadır. Hahamların Tevrat üzerinde yaptıkları ekleme ve değiştirmeler, tek orjinal ilahi kitap olan Kur`an`da şu şekilde anlatılıyor: "Artık (Ey Müminler) onların (Yahudilerin) size inanacaklarını umar mısınız? Halbuki onlardan (hahamlık eden) bir zümre vardır ki Allah`ın kelâmını (Tevrat`ı) dinlerlerdi de akılları aldıktan sonra onlar bunu bile bile tahrif (ve tağyir) ederlerdi (bozup değiştirirlerdi)." (Bakara Suresi, Ayet: 75) "Artık vay hâllerine, Kitab`ı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için: Bu Allah katındır, diyenlere. Artık yazıklar olsun elleriyle yazdıklarından dolayı onlara, yazıklar olsun kazıklarına." (Bakara Suresi, 79) Dolayısıyla Yahudilik, hahamların tutucu ve ırkçı düşünceleriyle meydana gelmiş bir ideolojidir. Fanatik hahamlar, eski dinlerdeki sapık inançları Tevrat`a ustaca yerleştirip, bu ideolojiye din süsü vermişlerdir. KABBALA "Modern Masonluk kabbalist esasları muhafaza etmiştir. Bundan başka mason sistemleri, tamamıyla kabbalist fikirlere ve ilme dayırılır." (Çırak Kardeşlik Kolu, no.3, sh. 13-14) Kabbala, Tevrat inmeden çok daha önceleri Yahudi ruhban sınıfının geliştirdiği bir öğretidir. Kabbala büyü ve Şeytani güçlerle bağlantı sanatıdır. "Negatif güçlerin öğretisi" olarak tanımlanan Kabbalizm temelde Seylan`ın dininin tüm özelliklerini içerir. Masonluk tamamen kabbalist öğretiye dayalıdır: "Gelenek" veya "Ağızdan kulağa" anlamına gelen Kabbala "sır" esasına dayalıdır. Bu sırların tamamı, Jerusalem Lodge (Kudüs Locası`nın üç Kabbalisti tarafından ezberde tutulur. Kabbalistlerden biri öldüğünde İsrail`in 70`ler Meclisi`nden (Sanhedrin) seçilen bir aday aynı bilgileri devralır. "Kabbala kitaplarının metinleri sembollerle doludur. Her devirde, bunların manasını bilen Üç Yahudi bulunur. Bunlardan ölenin yerine, bir alt kademeden (Sanhedrin, 70`ler Meclisi) en iyisi seçilir, diğer ikisi tarafından sırlara vakıf edilir (Türk Mason Dergisi, s.21, sh.1095) "Sanhedrin üyelerinin tümü büyü bilmek zorundadır. (Keich Satans, Kari R.H. Frick, sh.85) Faal, Kara büyü ve Şeytanlarla ilişki kurma ile ilgili bilgileri kapsayan Kabbala, Masonik öğretinin temelini oluşturur. Bu nedenle Kabbala`nın teorik ve pratik uygulamaları ile ilgili bilgiler 33 kademeye ayrılmıştır. Kabbala`nın vermeye çalıştığı eğitimin özü ise metafizik güçlerle irtibat kurarak Evrenin Ulu Mimarı, yani Seylan`ın sırrının tüm manalarını içeren bilgiye ulaşmaktır. "Kabbala büyücülüğün anlamını kavrar. Kabbala sayesinde kara büyü dünya çapında itibar görmüştür. " (Das Reich Satans, Kari R.H. Frick, sh.101) "Kabbala, bilinçaltının kapılarını açan ve ruhu saran manevi değerlerin dışarı çıkmasını sağlayan anahtardır. Masonluk onu insanın yaşamı anlaması için gerekli görür." (New Age Mason Dergisi, sayı 77, sh.31) "Pratikte Kabbala, kötülüklerle ilgilenmenin yolu ve semboller yoluyla psikolojik dünya üzerinde güç kazanmanın tehli bir sanatı ve büyüye dayalı bir formudur. " (Kabbalah, Tradition of Hiddeti Knowledge, Z`ev Ben Shimon Halevi, sh.12) Kabbalist eğitimle yetiştirilecek adaylar, Mason Üstad-ı Azamlar tarafından dikkatle seçilir ve aday, ancak bir kademenin bilgilerini tam anlamıyla hazmedince diğer bir kademeye geçebilir. Bu taktiğe Masonik dilde "Uykulu gözlere ışığın yavaş yavaş verilmesi" denir. TALMUD Yahudi hahamlar, Tevrat`ı bozup değiştirmekle yetinmemişlerdir. Tevrat`ta bulunan bütün hükümler hahamlarca bir araya getirilmiş, detaylırılmış ve çeşitli eklemelerle açıklanmıştır. Talmud, bu Tevrat yorumunun, ya da başka bir deyişle tefsirinin ismidir. Tevrat üzerinde yapılan bu yorum ve açıklamalar, asırlarca nesilden nesile aktarılmıştır. Milattan sonra 2.yy.`da bu yorum ve açıklamaları Yahudi Haham Nasi Yuda, yazılı hale getirerek Talmud`u oluşturmuştur. Bu Talmud iki kısımdan oluşur. Asıl kısmı oluşturan Mişna ile, yorum kısmını oluşturan Gamera. Talmud, Yahudi dininde büyük önem taşımaktadır. Okullarda Tevrat ile birlikte okutulan Talmud, bir yasa niteliğindedir. Yahudilerin kabul ettiği şu prensipten, Talmud`a ne kadar önem verdikleri belli olmaktadır: "Her Yahudinin öğrenimini üç kısma ayırması ve üçte birini Tevrat`ın eğitimine, diğerini Mişna`nın eğitimine ve diğerini de Gemara`nın eğitimine ayırması gerekir." (İbrani Edebiyatı, s.14) Hahamlar, Tevrat`taki dünya hakimiyeti ile ilgili hükümleri Talmud`da genişletmişlerdir. Bütün özlem ve isteklerini bu kitaba sokan hahamlar, Mesih inancını da Talmud`da detaylı olarak anlatmışlardır. Bunun yanı sıra, Yahudi ırkının üstünlüğü inancı, Talmud`da çok ayrıntılı olarak işlenmiştir. Yahudilerin üstünlüğü ahiret için de geçerlidir. Talmud`a göre cehennem ateşi Ben-i İsrail günahkârları ve hahamların talebeleri üzerinde etkili olmayacaktır. Talmud, Yahudilerin dünyanın sahibi olduğunu ilan eder. Talmud`a göre, Yahudi olmayan birisinin malı, onu ilk bulan Yahudi`nindir. Yahudiler bütün ırklardan üstündür. Diğer milletlerin tohumu hayvan tohumudur. |
|
|
| Bu mesaj için alirıza kullanıcısına teşekkür edenler: |
|
|
#2 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 191
Üyelik tarihi : 23-08-2008
Konuları : 128
Mesajlar : 235
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 19.11.10
Durumu : Status: Offline
|
SİYONİSTLERİN İDEALLERİ 1. KUTSAL (VAADEDİLMİŞ) TOPRAKLAR VE DÜNYA KRALLIĞI "O zaman Rab bütün milletleri önünden kovacak ve sizden büyük kuvvetli millettlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacak. Sınırınız çölden Lübnan`dan ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allah`ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır". (Tevrat, Tesniye Bolümü, 12/25) Hahamlar Tevrat`a sapık üstün ırk inançlarını eklerken, bu ırkın yaşayacağı toprakların sınırlarını çizmeyi de unutmamışlardır. Tevrat`a göre Allah, Yuhudilere Kenan diyarını vadetmiştir. Yahudi dünya hakimiyeti gerçekleşmeden önce, bu topraklarda sadece Yahudilerin yaşadığı bir devlet kuracaktır. Bu devlet büyük dünya krallığının merkezi ve idare yeri olacaktır. "Ve o kralların günlerinde göklerin Allah (Yehova) ebediyen harap olmayacak bir krallık kurmak ve onun hakimiyeti başka bir kavme bırakılmayacak ancak bu krallıkların hepsini o parçalayacak ve bitirecek." (Daniel Bölümü, 2/44) Bu dünyada krallığı, bu krallığın merkezi olacak olan vadedilmiş topraklar bunların nasıl ele geçirileceği Tevrat`ta ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Vadedilmiş toprakların sınırlarını belirten Tevrat ayetleri şu şekildedir: "Ve senin gurbet diyarını bütün kenan diyarını, sana ve senden sonra zürriyetine ebedi mülk olarak vereceğim. Bütün bu memleketleri sana ve zürriyetlerine vereceğim ve senin zürriyetini göklerin yıldızları gibi çoğaltacağım." (Tekvin Bölümü, 17/8) "Üzerinde yatmakta olduğun diyarı sana ve senin zürriyetine vereceğim ve senin yerin tozu gibi olacak ve garba ve şarka ve şimale ve cenuba yayılacaksın ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kılınacaktır." (Tekvin Bölümü, 28/13-14) "O günde Rab Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağında büyük ırmağa Fırat ırmağına kadar bu diyarı. Kenileri ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hititleri ve Perizzileri ve Refaları ve Amorileri ve Kenanlıları ve Girgaşileri ve Yebusileri senin zürriyetine verdim." (Tekvin Bolumu, 16/18) "Ve Kızıl Deniz`den Filistinlilerin denizine kadar ve çölden ırmağa kadar sana hudut koyacağım, çünkü memleketin ahalisini elinize vereceğim," (Çıkış Bölümü, 23/31) "O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve siz büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak, sınırınız çölden ve Lübnan`dan, ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allanınız Rab size söylediği gibi, dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır." (Tesniye Bölümü, 12/25) Yahudiler asırlardır Mesih`in gelip kutsal toprakları tamamen ele geçireceğine ve Yahudi dünya hakimiyetini tamamen kuracağına inanmaktadırlar. 1948`de İsrail Devleti`nin kuruluşunun Yahudilerce "Mesihin ayak sesleri" olarak değerlendirilmesi bu inancın ne denli gizli olduğunu gösteriyor. Bu batıl inanışlara Yahudiler sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yahudi liderleri defalarca kutsal topraklardan bahsetmiş, asıl hedeflerinin bu topraklan ele geçirmek olduğunu belirtmişlerdir. Theeodor Herzl (1887) : "Kuzey sınırlarımız Kapadokya`daki (Orta Anadolu) dağlara kadar dayanır. Güneyde de Süveyş Kanalı`na. Sloganımız, David ve Solomon`un Filistini olacaktır." David Ben Gurion (1948) : "Filistin`in bugünkü haritası İngiliz ma yönetimi tarafından çizilmiştir. Yahudi halkının gençlerimizin ve yetişkinlerimizin yerine getirilmesi gereken bir başka haritası vardır. Nil`den Fırat`a kadar." Devlet Başkanı Ben Gurion`un İsrail`in ilanı sırasındaki beyanından : "Görüldüğü gibi Türkiye`nin de bir bölümünü içine alan kutsal toprakları ele geçirmek, Yahudilerin bugün önem verdikleri kutsal amaçlarından birisidir. İsrail ordusu bu amaç için savaşmaktadır." 1837`de yayınlanan Siyonist yayın organı Die Welt gazetesi. Sion Yıldızı, yıldızının içinde yer alan harita, Yahudilerin ele geçirmeye çalıştıkları ve arada Türkiye`nin de bulunduğu "Vadedilmiş Toprakları" göstermektedir. Die Weltt`in anlamının "Dünya" olması ise Yahudilerin sadece vadedilmiş topraklarla yetinmeyeceğine işarettir. "İşte benden miras olarak Sam milletleri mülkü olarak yeryüzünün uçlarını vereceğim." (Mezmurlar Bölümü, 2/8) "Ben dedim, siz ilahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız. Kalk ey Allah yeryüzüne hükmet. Zira milletlerin hepsine Sen vâris olacaksın." (Mezmurlar Bölümü, 82/6-8) 2. KİN VE NEFRET "...Ve onlardan nefret ettim ve dedim: Siz onların topraklarım miras olarak alacaksınız." (Tevrat, Levinier Bölümü, 20/24) "...Rabbin sözü: Çünkü hükmün milletleri toplamaktır, ta ki, ülkeler üzerine gazabımı, kızgın öfkemin hepsini dökmek için onları bir araya getireyim; çünkü bütün dünya kıskançlığımın ateşi ile yutulacaktır." (Tevrat, Tsefenya Bölümü,3/8) Fanatik hahamlar, Tevrat`ı değiştirirken, kendilerinin üstün ırk olduğu düşüncesinin yanı sıra, diğer bütün milletlere karşı kin, nefret ve intikam hislerini de Yahudi dinine sokmuşlardır. Bu kine dayalı sapık ideoloji, tarih boyunca, Yahudilerin, sayısız katliam ve vahşet eylemi yapmalarına sebep olmuştur. 3. VAHŞET "Ve Allah`ın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin ve onlara acımayacaksın." (Tevrat Tensiye Bölümü, 7/3) "Şimdi git... onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini Öldür." (Tevrat, I.Samuel Bölümü, 15/3) Değiştirilmiş Tevrat`ın içerdiği emirler, bildiğimiz dini kitaplardaki öğretilerden çok farklıdır. Asıl dinin emirleri adalet, sevgi, iyilik ve hoşgörü iken, Tevrat, pek çok sapıklığın övüldüğü ve emredildiği bir vahşet kaynağıdır. Ensest (aile içi cinsel ilişki), tecavüz, insan katliamı, işkence, üstün ırk inancı gibi pek çok sapkın görüş ve emirler Tevrat`ın içeriğini oluşturmaktadır. Bu, kuşkusuz orijinal Tevrat`ın içinde olmayan fakat sonradan eklenmiş bölümlerden kaynaklanmaktadır. Tevrat`ın büyük bölümünü yazanlar, Yahudi toplumunu bugün olduğu gibi Hz.Musa`dan sonraki dönemlerde de yönetmekte olan Kabbalist hahamlardır. Yahudilerin üstün ırk oldukları ve onlara ait olan dünyanın diğer milletler tarafından gasp edildiği inançlarının temelini Kabbala oluşturmaktadır. Hahamların, Kabbala`nın içerdiği bu sapkın inanışlara olan bağlılığı, Tevrat`ı da bu görüşler doğrultusunda bozmalarına yol açmıştır. İşte bu tahrifat, vahşeti Yahudi dininin bir gereği haline getirmiştir. Hahamlar fanatik ve sadist görüşlerinin tümünü Tevrat`a ustaca yerleştirmişlerdir. Bu sayede Yahudi dininin emirleri, asırlardır süren bir kin ve nefreti ve akıl almayacak katliamları içermektedir : "İşte benden ve miras olarak sana milletleri, mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim. Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın." (Tevrat, Mezmurlar Bölümü 2/8-9) "Ve Allah`ın Rabbin sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak. (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/16) 4. YAKMA "Onları ateş yakacak. Alevlerin elinden canlarını kurtaramayacaklar." (Tevrat, İşaya 47/14) Tevrat`ın "acıklı ölümlerle ölecekler" (Yeremya Bölümü, 16/4) ifadesinde anlattığı işkencelerden birisi de insanları yakarak öldürmedir. Tarihte Siyonistler fırsat bulduklarında bu korkunç yöntemi uygulamışlardır. 5. KAN İÇME "Et yeyin ve KAN İÇİN yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin KANINI İÇECEKSİNİZ... SARHOŞ OLUNCAYA KADAR KAN İÇECEKSİNİZ" (Tevrat, Hezekiel Bölümü 39/18-20) Bu sapık adet asırlardır bir kısım fanatik Siyonistler tarafından uygulanmaktadır. Bazı bağnaz Yahudi kollan, Tevrat`ın insan kanı içme ve insan boğazlama konusundaki emirleri doğrultusunda, sayısız insanın kanlarını almak için öldürmüşlerdir: "Onları kasaplık koyunlar gibi ayır ve öldürme günü için Onları hazırla." (Tevrat, Yeremya Bölümü, 12/3) "Et yeyin ve kan için yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz... sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz." (Tevrat, Hezekiel Bölümü, 39/18-19) 6. MİKROP HARBİ "Ve onun içine veba ve sokaklarına kan göndereceğim ve çepeçevre onun üzerine gelen kılıçla içindeki yaralılar düşecekler ve bilecekler ki ben Rabbim." (Tevrat, Hezekiel Bölümü, 28/23) 14. yüzyılda Avrupa`da çok büyük ölümlere sebep olan veba salgınları yaşı (1. Meydan Larousse, Cilt 12, sf: 551) Özellikle Almanya`da 1348-1349 yıllan arasında vebadan ölenlerin sayısı oldukça arttı. Bu durum karşısında Papaz Clemens VI. Von Avignon vebanın nereden kaynaklığını öğrenmek ve hastalığın yayılması karşısında tedbir almak için soruşturma açtı (2. Lexikon Deş Mittels, B 11, sf: 784-785) Soruşturma sonucu gerçek bir vahşeti ortaya koyuyordu: Milyonlarca insanın ölümüne neden olan vebayı Yahudiler kasıtlı olarak yaymıştı. (3.Espana Y Los Judios, Federico Ysart, sf: 32, 4. Der Grosse Bildatlas Zur Weltgeschichte, sf:557) Vebayı yaymak için kuyu sularına veba mikrobu atmışlar ve Yahudi olmayanların evlerinin duvarlarına içinde veba mikrobu bulunan mürekkep sürmüşlerdi (5.Devil Drogs Doctors, sf: 202-203) Nitekim bir Alman Yahudisi yine zengin bir Yahudi olan Hanovre`li Salomon`un oğlu Aaron`dan Hanovre şehrinin kıyılarına atılmak üzere 300 tane içinde veba mikrobu bulunan zehir torbası aldığını ve bunlarla hem şehrin kıyısını hem de diğer bazı şehirlerin kıyılarına zehirlediğini itiraf etmişti. (6.La Mort Noir Chronic Dela Peste, Johannes Jnohl, sf: 218) SİYONİSTLER HRİSTİYANLIĞI DA DEĞİŞTİRDİLER KENDİ GELENEKLERİNİ HIRİSTİYANLIĞA SOKTULAR HAÇ: Hıristiyanlığa sonradan sokulmuş KABBALA kökenli bir semboldür. KATEDRAL VE KİLİSELER: KABBALA kökenli sembollerle doludur. ÜÇLEME (TESLİS) İNANCI: Hıristiyanlığa sokulan KABBALA`ya dayalı bir öğretidir. VAFTİZ, NOEL BAYRAMI, PASKALYA KABBALA kökenlidir.. (Bkz.: Şeytanın Dini Masonluk, Bilim Araştırma Grubu, İstanbul, 1993) SONUÇ Yukarıda açık bir şekilde görülmektedir ki, nefsine esir olup şeytana uyan insanların bütün dünyaya hakim olma hırs, arzu ve idealleri asırlardan beri mevcuttur ve zamanla bir inanç halini almıştır. İnançlarının özü buna dönüşmüştür. Yani "DÜNYAYA HAKİM OLMA" onların dini haline gelmiştir. Ve işte tarihin derinliklerinden gelen bu çalışmalar 3000 yıllık bir gelişme göstererek bugünkü halini almıştır. 3000 YILLIK GELİŞME İşte 3000 yıl önce, nefislerine esir olarak ve şeytana uyarak önce Cenab-ı Hakkın, Musa (A.S)`a gönderdiği Hak Kitap TEVRAT`ı sonradan da yine Cenab-ı Hakkın, İsa (A.S)`a gönderdiği Hak Kitap İNCİL`İ arzularına uygun şekilde değiştirenler o günden beri babadan oğula ve nesilden nesile kendi üstün ırk fikirlerini ve bunun esas gayesi olan "DÜNYA HAKİMİYETİ"ni gerçekleştirebilmek için zamanla 3000 yıllık sürede büyük bir gelişme gösterdiler. Öyle ki bilhassa son 400 yıl esnasında, ABD`nin keşfinden sonra oradan getirdikleri altınlarla, İngiltere, Portekiz, İspanya ve Holla uzak denizlere açılabilecek gemiler inşa ettiler ve böylece Amerika, Asya ve Afrika`nın zenginliklerini sömürmeye başladılar. Avrupa`da SERMAYE BİRİKİMİ arttı ve FAİZ`in yayılması ve KAPİTALİST NİZAMIN geliştirilmesi ve yayılması suretiyle "çok büyük paralar" ellerine geçirdiler. Zamanla bunlar büyük bankalar haline geldiler. Ve bütün Dünya Ekonomisini kontrolleri altına almaya başladılar. Astronomik ölçülerde zenginleşen bu kimseler zamanla sadece Ekonomik hayatı değil, bütün dünya ülkelerinin siyasi yönetimlerini de kontrolleri altına almaya başladılar. Büyük sanayi kuruluşlarını kontrolleri altına aldılar. Medyayı ve en büyük dünya haber ajanslarını kontrolleri altına aldılar. Stratejik araştırma enstitülerini aynı şekilde kontrolleri altına almaya başladılar. Ayrıca en büyük Avukatlık ve Hukuk bürolarını kurdular. Ve nihayet yavaş, yavaş bütün dünyayı yöneten ve kısa adı GDD olan "Gizli Dünya Devleti"ni kurdular. Ve bu GDD vasıtasıyla bugün bütün dünyayı yönetecek bir noktaya geldiler. Gittikçe artan bir kontrol gücüyle bütün dünyayı yönetmektedirler. |
|
|
| Bu mesaj için alirıza kullanıcısına teşekkür edenler: |
|
|
#3 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 191
Üyelik tarihi : 23-08-2008
Konuları : 128
Mesajlar : 235
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 19.11.10
Durumu : Status: Offline
|
GDD (GİZLİ DÜNYA DEVLETİ) İşte yukarıda (Siyonizmin idealleri) başlığı altında belirtilen idealler doğrultusunda 3000 yıllık bir ilerleme ve son 400 yılda kapitalizmin yeryüzünde yayılmasıyla FAİZ yoluyla ve yeşil bir kâğıt olan (doları) dünya parası yapıp istedikleri kadar para basmak suretiyle elde ettikleri astronomik zenginlikleri vasıtasıyla kendi tahakkümleri altına almak için plânlı, programlı çalışan bu kimseler bugün fiilen ve hukuken ilan edilmiş bir Dünya Devletini henüz kuramamış iseler de artık aynen böyle bir devlet varmış gibi GDD (Gizli Dünya Devleti) ni oluşturmuş bulunmaktadırlar. Bu GDD (Gizli Dünya Devleti)`nin ne olduğunu anlamak için bugün (Dünya parası) haline getirilmiş olan (Dolar) in üzerindeki resimlere bakmak ve bunların gerçek manalarını bilmek kâfidir. GDD DÜNYAYI NASIL KONTROL EDİYOR? ABD Dolarının üzerine 1933 yılında Roosevelt tarafından Şekil 1`deki ehram yerleştirilmiştir. Bu ehram GDD`nin dünyayı nasıl kontrol ettiğini gösteren karakteristik bir şemadır. Yukarda da belirtildiği gibi Siyonizm "üstün ırk" esasına dayanmakta ve bütün dünyaya hakim olmayı ana gaye olarak almış bulunmaktadır. Bunun gerçekleşmesi için, Siyonizmin temel kitabı olan KABBALA, dünya hakimiyetinde temel esas alınmıştır. KABBALA`nn ise 3 önemli uyarısı vardır. Bunlar: l-GİZLİLİK 2-İTAAT 3-HAHAMLAR VE KABBALA TARAFINDAN KONULAN KURALLARA KESİN OLARAK BAĞLILIK Gizlilik, diğer köle yapılmak ve sömürülmek istenen insanlar tarafından yaptıkları usulleri ve faaliyetleri fark edilecek olursa büyük reaksiyonlar doğabileceğinden dolayı temel esas alınmıştır. Bunun sonucu olarak da gerek kitapları, gerek konuşmaları ve gerekse muamelelerinde SEMBOLLER yer tutmaktadır. Bu sembollerin manasını ancak derece derece gelişerek, kontrol ederek en üst dereceye ulaşmış kimseler tam olarak bilebilmektedirler. İşte bu sembolik çalışma esasının bir sonucu olarak Dolar`ın Ehram`ının üzerinde Annoit Koektist sözü yazılmıştır. Bunun manası "zafere ulaşıldı" demektir. Gizli Dünya Devleti Dolan dünya parası yapmakla ve kendi ehramını bu paranın üzerine yerleştirmekle kendisini büyük zafere ulaşmış saymaktadır. Pramit`in altındaki Novrus Kordosecolorun sözünün manası ise "yeni dünya düzeni" demektir. Yani Siyonizmin kontrolünde Siyonizmin hakim olduğu dünya düzeninin kurulmuş olduğu ilan edilmektedir. Yeni Dünya Düzeni sloganı sayfa 191`de açıklığı gibi, GDD`nin mürşitlerinden olan ADAM WEÎSSHAVST tarafından l Mayıs 1776`da MÜRŞİTLER LOCASI kurulduğu zaman bu locanın amblemi olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla GDD tarafından çok önem verilen bir slogır ve o münasebetle Doların üzerine yerleştirilmiştir. Piramit`in alt kısmına gelince; bu alt kısmın üzerinde Latin harfleriyle yazılmış olan 1776 tarihi, bilmeyenlerin zannettikleri gibi, ABD`nin bağımsızlığını kazığı 1776 yılı münasebetiyle değil, ADAM V/EİSSHAVST tarafından ilk mürşidler locasının 1 Mayıs 1776`da kurulmuş olması dolayısıyla buraya yazılmıştır. DOLAR ÜZERİNDEKİ PRAMİTİN HER BİR BASAMAĞI NE İFADE EDİYOR? Bu pramitin en altındaki birinci basamağı "HUMANÎSMUS" yani bütün insanlığı ifade etmektedir. Böylece bu pramit Siyonizmin bütün insanlığı, yani yeryüzündeki 6 milyar insanı nasıl kontrol ettiğini belirtmektedir. Bu pramitte de görüldüğü gibi dünya hakimiyetini tesis, bir diğer ifadeyle 6 milyar insanı yani bütün insanlığı kontrol için kurulan sistem gizlilik ve itaat esasına dayanmakta en tepedeki yöneticilerin arzularının yerine getirilmesi plân ve programlarının uygulanabilmesi için bütün dünyaya yayılmış böyle bir pramit sistemi esas alınmıştır. Bu pramitte en alttaki insanlığın üstündeki kademeleri 3 grupta toplamak mümkündür: 1. Halkın içine giren ve yukarının emirlerini uygulayan saçaklar: Bunlar 3 kademe halindedir. a.ROTARY, LİON, DINER, PROPELLER, YMCA b.MAVİ LOCALAR c.ÖNLÜKSÜZ MASONLAR (İYİ İNSANLAR) 2. Ucu gözüken, büyük kısmı gizli olan kademeler: Bunlar 5 kademe: a.B`NAİ B`RITH, BILDERBERG TEŞKİLATLARI : Bu kademe Ara Koordinasyon kademesi olup görünen en yüksek yönetim kademesidir. b.BÜYÜK ŞARK LOCASI : (Fransız mason locası teşkilatları) c. KOMÜNİZM: (Rusya mason locası) d. İSKOÇ LOCASI TEŞKİLATI : l - 33° (İngiliz mason locası) e. YORK LOCASI TEŞKİLATI : (Alman mason locası) 3. Hiç görünmeyen gizli kademeler. Bunlar da 4 kademedir: a. RT : (En üst gizli kademe: 3 Kabbalistten müteşekkil en üst komuta kademesi.) b. 13`LER MECLİSİ C. 33`LER MECLİSİ d. 300`LER KULÜBÜ SANHEDRİN: (En üst yönetim meclisi). En alttaki insanlık ile beraber bu kademeler 13 kademeyi oluşturmaktadır. 13 rakamı Siyonizm`de, Hıristiyanlann aksine, uğurlu sayılan bir rakamdır. Bu dünya teşkilatı inanç itibariyle Siyonizme dayanmaktadır. Siyonizmin temel esasları ise yukarıda da belirtildiği gibi; KABBALA, MUHARREF TEVRAT ve TALMUD`a dayanmaktadır. Bu sistemin en büyük özelliği; bir kere daha belirtirsek GİZLİLİK ve İTAAT`tir. Bundan dolayı her biri yalnızca kendisine verilen emirleri yerine getirir (hatta kendi yaşadığı ülkenin aleyhine olsa dahi: (Bu hususta mesela "iktibaslar : ABD Cumhurbaşkanları Sayfa 309 bölüme bakılabilir.) Kurulan "hücre sistemi" sayesinde her birinin yalnızca en üst derecesindekiler bir üst örgütle bağlantı içine girebilirler. Sistemin tümünü bütün sırlarıyla bilenler ise yalnızca en üstteki KABBALİST hahamlardır. ÜÇGEN İÇİNDEKİ GÖZ En üstteki üçgen içindeki göz : Bu sembol nihai gayeyi temsil etmektedir. Nedir bu nihai gaye? LÜZİFER : Mason ilahının gözü Bu göz "Cenab-ı Hak herşeyi görür" gerçeğinin karşısında bizim ilahımız da her şeyi görür, hatta herşeyi daha iyi görür iddiasını temsil etmektedir. Bu göz LÜZÎFER yani ŞEYTAN`ın gözüdür. Eğik bakmaktadır ve şaşıdır. Masonlar birbirleriyle tanışmak için bu parolayı kullanmaktadırlar. Karşılaştıklarında toka yaparken bir yan sağ ellerinin baş parmağı diğerinin eline özel şekilde bastırmakta ve gözlerini de bu resimde olduğu gibi eğik olarak tutarak aşağıya doğru bakmaktadırlar. Siyonizm`in inancına göre Şeytan Cennet`ten kovulduktan sonra şimdi yeryüzünde "Ben-î İsrail"e (İsrailoğullarına) mensup insanlar vasıtasıyla haşa Cenab-ı Hak`tan intikam alacakmış. Siyonizm`in temelinde işte böylece "Şeytana kulluk yapmak" yatmaktadır. RT En üst kademe : RT : En yüksek, Kabbalist sırlarının tamamını bilen bir Baş Hahamın, diğer kademelerde temayüz ederek en üst makama ulaşmış iki yardımcı Kabbalist, yani KABBALA`yı tam olarak bilen hahamlardan teşekkül etmektedir. (Bkz.: İktibaslar "Siyonizmin emir komuta zinciri" Sayfa : 257) Bu en üst RT kademesinin altında bir görünmeyen en üst yönetim meclisi SANHEDRİN kademeleri bulunmaktadır. Üç Kabbalist: RT ve SANHEDRİN bütün Siyonist organizasyonların, İsrail devleti dahil bağlı oldukları haham topluluğudur. SANHEDRİN SANHEDRÎN üyeleri, KABBALA Eğitimi almış olan hahamların arasından seçilirler. Bu gizli yönetim meclisi kadrosunun içinde genel yönetimi gözeten "70 KABBALİST HAHAM" "Genel Gözetim Meclisi" olarak İsrail`de toplanırlar. Bu ruhani mecliste, şayet herhangi bir eksilme olursa yerine yeni üyeleri seçmek yetkisiyle görevli 4 Haham bulunmaktadır. (Bkz.: İktibaslar: KABBALİZM Sayfa: 258) SANHEDRİN`deki Kabbalist Hahamlara bağlı olarak çalışan ayrıca bir (YEMİNLİ 70`LER GRUBU) vardır ki bunlar Siyonizm adına bütün dünyanın yönetimini yapmaktadırlar. Ve GDD`yi yönetmektedirler. Siyonizm ve GDD`nin bütün kademeleri bunlara itaat etmeye mecburdurlar. ABD`de ROCKFELLER, İngilterede ROTHSHİLD`ler bu (Yeminli 70`ler Grubu)`na dahildirler. Ve grubun ayrıca Avrupa`da ve Japonya`da ayakları vardır. Ve bu yeminliler gurubu bütün dünya ülkelerinde teşkilatlanmışlardır. Böylece SANHEDRİN`e mensup 70 KABBALİST HAHAM)1 a bağlı olarak bu (70 Yeminliler Grubu) bütün dünyayı bir GDD: Gizli Dünya Devleti olarak yönetmektedirler. Pramit`in SANHEDRİN`in üst kademesinin altındaki bütün kademelerin hepsi bunlara bağlıdır. Bu (Gizli Dünya Devleti)ni teşkil etmek üzere yukarıdaki (Yeminli 70`ler Grubu)na bağlı olarak dünyayı yöneten kuruluşlar içerisinde aşağıdaki kuruluşlar yer almaktadır: B`NAİ B`RİTH Amacı: Siyonizm`in dünya çapındaki menfaatlerini gözetmek ve Siyonizmin hedefi olan "Dünya Hakimiyeti"ni sağlamak. Onun için bu teşkilat bugünkü Birleşmiş Milletler`in beynini teşkil etmektedir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı`nın bütün kilit noktalarındaki üyeleri vasıtasıyla uluslararası kararları istediği şekilde yönlendirmektedirler. Esasen Birleşmiş Milletler Teşkilatı GDD tarafından bunun için kurulmuştur. B`NAÎ B`RÎTH, Masonluk ve Bilderberg gibi geniş Siyonist teşkilatlardan birisidir. B`NAİ B`RİTH, 1938`de 4 önemli Siyonist organizasyonunun taktiklerini ve planlarını hazırlayan "GENEL YAHUDİ KURULTAYI" nı oluşturmuştur. B`NAÎ B`RlTH kendisine bağlı "ALEPH ZADİK ALEPH" adlı teşkilat vasıtasıyla bütün dünyadaki 13-21 yaş gruplarına mensup gençlere SİYONİZM DÜŞÜNCESİ`ni aşılamak üzere geniş faaliyette bulunmaktadır. Türkiye`de B`NAİ B`RİTH` in ayağı : “FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ” dir. BİLDERBERG GRUP Bilderberg Grup, 1954 Mayıs`ında Holla`nın Osterbeek kentindeki Bilderberg Oteli`nde toplanan bir grup Yahudi tarafından kuruldu. Grubu tasarlayıp oluşturan asıl kurucu İsveç Franmasonluğu`nda üstad-ı azam Yahudi din adamı Joseph Retinger (1887-1960)`dır. Bu gizli grubun finansmanının önemli bir kısmını Amerika`daki Yahudi Rockefeller Vakfı tarafından karşılanır. Diğer finansör ünlü Yahudi banker Roths-child ailesidir. Bilderberg çok uluslu hükümet gibidir. Gizli yönetim merkezi, diğer Yahudi örgütlerinde olduğu gibi İsrail`dedir. İsrail`de toplanan ve 70 baş hahamdan oluşan Sanhedrin, örgüt hiyerarşisinin en yukarı noktasında bulunur. Merkezden Bilderbergi yönlendirenler, hahamlar ve 33. dereceden masonlar arasından seçilir.Grubun Yahudilerden oluşan 25 yönetici kadrosu, Yahudi dünya hakimiyetini gerçekleştirmeye yönelik emirleri hahamlardan alır. Bu emirler, dünyanın pek çok yerinde önemli kariyerlere sahip üyeler sayesinde kolaylıkla uygulamaya geçirilir. Bilderberg toplantılarına kadınlar giremez. Göstermelik olarak yalnız Margeret Thatcher toplantılara çağrılmıştır. Bilderberg birçok kaynakta "Dünya`nın Efendileri" şeklinde tanımlanır. Bilderberg Grubun geçmişine ilişkin tek bir kaynak bulma imkanı yoktur. Başvuru kaynaklarında kurulduğu yer, tarih ve toplantılara katılan bazı önemli şahısların isminin dışında bir bilgi bulmak mümkün değildir. Kurulduğundan bu yana Bilderberg toplantılarının tamamı basına ve kamuoyuna gizli yapılmış, burada konuşulanlar hakkında hiç kimse bilgi sahibi olamamıştır. Bu toplantılara katılanlar burada konuşulanları ne pahasına olursa olsun bildirmeyeceklerine yemin ederler. Ünlü bir Türk siyaset adamının dediği "görevimden istifa etmemi isteseler bile burada konuşulanları kimseye söylemem" sözü bu gizliliği ortaya koymaktadır. Örgüt, kara para, siyaset, gizli örgütler ve iş dünyasının ünlülerini biraraya getirir. Her yıl üç gün toplanır. Toplantılar sırasında konuların gizli kalacağına söz verilir. Görüşmelerden sonra yalnızca katılanlara özel bir rapor dağıtılır. Bu örgütle ilgili en detaylı bilgi İspanyol İstihbarat Örgütü`nün üst düzey yöneticisi Luis Gonzales Mata`nın kitabıdır. "Dünyanın Gerçek Efendileri" isimli kitap 1975 yılında Paris`te Bernard Grassed Yayınevi tarafından yayınlanmış fakat piyasadan toptan satın alınmış ve okuyucuya ulaşması engellenmiştir. Gizli bir masonik teşkilat olan Bilderberg`in en belirgin özelliği, devletlerin kilit noktalarında görev yapan üst düzey Masonları bünyesinde toplamış olmasıdır. Bilderberg, Gizli Dünya Devleti`ni kurabilmek amacıyla ihtilaller düzenlemek, devletler kurmak veya yıkmak gibi çok önemli roller üstlenmiştir, İrla`nın Dublin şehrinde çıkan "Newa Nation" isimli dergi, Ocak 1964 tarihli sayısında Bilderberg Grup hakkında şu bilgileri vermektedir: "Bir Dünya Devlet`i kurmak için Bilderberg teşkilatı, B`nai B`rith tarikatı ve diğer gizli Siyonist teşkilatları ile gayet sıkı işbirliği yapmaktadır." Toplantıya katılan üst düzey devlet adamları, alınan kararları kendi ülkeleri aleyhine olsa da uygularlar. Amerikan eski Başkanlarından Yahudi Eissenhovver`da başkanlığı döneminde, Bilderberg toplantılarında alınan kararları ülkesinin çıkarlarına ters düşse de, bütünüyle uygulamıştır. Eisenhower, Bilderberg`in üzerindeki etkisini şu şekilde açıklamaktadır: "Bilderberg toplantıları beni oldukça aydınlattı, resmi kanalların dışında da bakış açıları edindim." (Peeople`s almanac, sf.81) Bilderberg`in dünya çapında her büyük olayda etkisi vardır. Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini Siyonizm`in çıkarları doğrultusunda planlamaktır.- Pek çok zengin ülke, Mason liderler önderliğinde başlatılan sözde bağımsızlık hareketleri ile sömürgelikten kurtarılmış gibi gösterilmiştir. Daha sonra başa geçirilen Mason devlet başkanları aracılığıyla, bu ülkelerin servetlerinin sömürülmesi daha da artmıştır. "Siyonizmin en büyük amacı olan Yahudi egemenliğinde birleşmiş bir dünyanın ilk basamağı Ortak Pazarı ortaya çıkaran Roma Antlaşması da Bilderberg toplantılarında kararlaştırıldı." (A.g.e, sf. 81) Bilderberg`in en önemli faaliyeti “Trilateral Komisyon”u kurmasıdır. Hatta bu "Bilderberg`in Çocuğu" olarak da bilinir. Amerikan finansör ünlü Yahudi Rockefeller, Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya`yı kapsayan özel kişilerden oluşan etkili bir ekonomik grubun kurulması konusunu ilk olarak Bilderberg toplantısında ortaya attı. Grup, en ünlü ve güçlü isimleri üye olarak seçmektedir. Fransa eski Başkanı Mason Valery Giscard d`Estaing, Amerikan`nın eski başkanı Yahudi Gerald Ford toplantıların daimi üyesiydi. Yahudi çıkarlarına ters düştüğü için bir suikastla öldürülen Başkan Kennedy`nin yönetim kadrosu da Bilderberglilerle doluydu: Dışişleri Bakanı Dean Rusk, Devlet Bakanı George Ball ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Mc George Bundy Bilderberg üyesi idi. "Yahudi David Rockefeller her sene Amerikan Yahudi Finansman kuruluşlarından First National Bank ve Morgan Guaranty Trust Co. ve Ford Motor Co., Du pont ve sahibi bulunduğu Start Oil gibi şirketlerin endüstriyel liderlerini, Fransız finansör Yahudi Baron Edmond de Rothschild ve Fiat Başkanı Giovanni Ağnelli`yi davet etmeyi garanti etmişti. Dünya Bankası genel direktörü Robert Mc Namara toplantılara düzenli olarak katılmıştır." (26 Nisan 1975, Hürriyet.) Bilderberg`in her seneki düzenli toplantılarında burada alınan kararlan iletmek ve uygulamak amacıyla mutlaka üst düzeyde bir NATO yetkilisi bulunur. ÖNEMLİ ALT KURULUŞLAR Roosevelt tarafından Dolar üzerine yerleştirilen ve GDD (Gizli Dünya Devleti)`nin genel şemasını gösteren 13 kademeli piramidin en üstünde gizli RT, SANHEDRÎN kademelerini, bu kademeler içindeki "70 yeminli Haham Meclisi" ile " 70 yeminli Yönetim Grubu"nun bulunduğunu yukarıda açıklamıştık. Bu kademelerin altında ise, "ucu dışarıdan gözüken büyük kısmı gizli olan" kademelerin yer aldığını ve bu kademelerin en üstünde ise B`NAİ B`RİTH Ahdin Çocukları ve Bilderberg Dünyanın efendileri "ARA KOORDİNASYON VE YÖNETİM KADEMESİ" nin bulunduğunu belirtmiştik. Bu kademenin altında bir yan yukarıya bağlı ve onların emirlerini yerine getirmeye memur Mason Locaları Teşkilatları ve bunlara adam hazırlayan ROTARY, LİONŞ, DÎNER, PROPELLER, YMCA Teşkilatları Siyonizmin dünya hakimiyeti için çalışmakta, diğer yan ise bu ara yönetim kademesine bağlı bir çok "ÖNEMLİ ALT KURULUŞLAR" faaliyet göstermektedirler. GDD, bu "ÖNEMLİ ALT KURULUŞLAR" vasıtasıyla dünyayı kontrol etmekte, dünya olaylarına yön vermekte ve GDD`nin emir ve arzularını bütün dünya yüzünde yerine getirmektedirler. Bu önemli alt kuruluşlardan BM = BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, DÜNYA BANKASI ve IMF (International Monatary Found)`un B`NAİ B`RİTH emrinde çalıştıkları yukarıda belirtilmiştir. Şimdi kısaca RT ve SANHEDRİN kademelerinin ve bunlara mensup "70 YEMİNLİLER GRUBU"nun ve BİLDERBERG`in Yönetim Kadrosu`nun emir ve kontrolündeki önemli alt kuruluşlara da kısaca bakış yapmakta yarar olacaktır. Bu önemli alt kuruluşlar şunlardır: NATO, CFR, CIA, BUSINESS ROUND TABLE, AIPAC, AB=AVRUPA BİRLİĞİ, TRİLATERAL (GİZLİ DÜNYA DEVLETİ ORGANİZASYONU) AB: AVRUPA BİRLİĞİ Bunun BİLDERBERG Toplantılarında kararlaştırılan "ROMA ANLAŞMASI" ile kurulduğunu yukarıda "BİLDERBERG" bölümünde açıklamıştık. AB: AVRUPA BİRLİĞİ` nin GDD (Gizli Dünya Devleti) vasıtasıyla Siyonizmin kontrolü altında tutabilmek için AB Temel Organizasyonu GDD tarafından 2 kademe olarak değil, 3 kademe olarak tanzim olunmuştur. ŞEKİL 2 : AVRUPA BİRLİĞİ TEMEL ŞEMASI İCRA BAKANLAR KOMİTESİ KURULU KOMİSYONLAR AVRUPA PARLAMENTOSU Normal olarak bir yönetimde PARLAMENTO ve İCRA KOMİTESİ yani BAKANLAR KURULU` nun kafi olması icap ederken, araya GDD`nin her şeyi kontrol ve yönetebilmesi için KOMİSYONLAR KADEMESİ konmuştur. Öyle ki, AVRUPA PARLAMENTOSU, Komisyonlar tarafından tanzim edilen gündemle çalışır ve yalnız komisyonlardan gelen raporları müzâkere edebilir. Parlamento Kurulu (Avrupa Parlamentosu), İcra Komitesi yani Bakanlar Kuruluna direk olarak gidemez. Önce Parlamentonun kararları komisyona gelir, komisyon konuyu istediği gibi İcra Komitesine götürür. İcra Komitesi ancak, komisyonun raporlarını müzâkere edebilir. Ve yine İcra Komitesinin aldığı kararlar da Parlamentoya doğrudan doğruya gidemez ve tatbikata doğrudan doğruya konulamaz. Komisyonun bu kararlara vereceği şekiller ile tatbik edilebilir. NATO (NORTH ATLANTIC TREATY ORGANIZATION) "NATO`nUn kurulmasına Amerika`da en güçlü Yahudi lobilerinden CFR toplantılarında karar verilmiştir."( Memories, Jean Monnet, S.419) "Kurucuları arasında Bilderberg üyesi Joseph Luns, Yahudi ve Bilderberg üyesi George Marshall, hem CFR hem de Bilderberg`e üye Dean Acheson bulunur." (Jean Monnet, Memoires, sf.49) NATO`nun ilk başkomutanlığını da Amerika`nın Yahudi devlet başkanlarından Dwight Eisenhovver yapmıştır. NATO Genel Sekreterlerinden Spaak, Lord Carrington, Joseph Luns, General Lemnitzer, şu anki NATO müttefik Kuvvetleri Komutanı John Galvin ve Genel Sekreteri Manfred Wörner Bilderberg üyesi NATO yetkililerinden sadece birkaçıdır. "1991 yılında New York`ta yapılan Bilderberg toplantısına NATO Genel Sekreteri Manfred Wörner, NATO Müttefik Kuvvetleri Komutanı John Galvin, Belçika Başbakanı Mason Wilfred Martens, Fransa Savunma Bakanı Jean Pierre Chevement, Portekiz Dışişleri Bakanı Joa de Deus Pinherio, Yunanistan Dışişleri Bakanı Antonis Salaras, A.B.D. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Lawrance Eagleburger katılan ünlü yetkililerdendir." (2000`e Doğru Dergisi) CFR COUNCIL OF FOREIGN RELATIONS (DIŞ İLİŞKİLER KONSEYİ) "COUNCİL OF FOREİGN RELATIONS" (CFR) dünya politikasını kendi kontrolleri altında tutmak amacıyla "W Lippmann önderliğinde kurulmuştur" (Lectures Françaises, sayı 214, sf.31-34). Şu anki başkanlığını David Rockefeller yapmaktadır. Konsey birçok ünlü politik lideri, fikir adamını ve sanayiciyi bir araya getirmektedir. "Gurup düzenli seminerlerden ve haftalık toplantılardan ayrı, yemekler verip Yahudi dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirir. Bu gizli yemeklere konuk olarak katılanların başında, Küba`dan Fidel ro, İngiltere`den Edward Heath, İsrail`den eski Savunma Bakanı Moshe Dayan ve Almanya`dan Sosyal Demokrat Lider Yahudi Willy Brt gelir." (Lectures Françaises, sf.86) Bu kuruluşun bütün maddi giderleri J.P.Morgan & Co, Carnegie Vakfı, Rockefeller ailesi ve öteki Wall Street bankerleri tarafından karşılanır. Bu çevrelerin yoğun destekleriyle kuruluşundan çok kısa bir süre sonra dış politikada etkin rol oynamaya başlamıştır. "37 daimi üyesinin 10 tanesi Yahudi, diğerleri ise yüksek dereceli Mason`dur. İlk başkanlığını Amerikalı senatör Yahudi Rudy BoSCllWİtZ yapmıştır." (They Dare to Speak Out, sf.180). Washington`daki Dışişleri Bakanlığı göstermelik bir kurumdur. Amerika`nın gerçek "Dışişleri Bakanlığı" CFR`dir. ABD`nin 6 başkanının dışişleri danışmanlığını ve CFR başkanlığını yapan John Mcloy bu konuyu şöyle ifade etmiştir : "Yeni bir isme ihtiyacımız olduğunda CFR üyelerine bir göz atmamız ve New York`u aramamız yeterliydi." (People`s almanac, sf.87) CFR son 50 yılın Dışişleri Bakanlığı için eğitim ve çıkış yeri olmuştur. John Foster Dulles`le başlayan tüm Dışişleri Bakanları sadece biri hariç CFR üyesiydi. Bu bakanlar, Dean Rusk, Cyrus Vance, Edmund Muskie, Henry Kissenger, George Schultz ve Alexer Haig`tir. CFR II. DÜNYA SAVAŞI`NIN DA PERDE ARKASINDAYDI İkinci Dünya Savaşı`nda yüz binlerce insanın ölümüne yol açan atom bombası da Amerikan Siyonist Lobisi tarafından planlanmıştı. "Konsey II. Dünya Savaşı sırasında 118.000 kişinin ölümüne neden olan Atom Bombası`nın kullanımı konusunda kilit rolü oynadı. 1945 yılında bomba hakkında kararları alan komite CFR üyelerinden oluşmaktaydı. Ayrıca konsey II. Dünya Savaşı sonrası da yönetici bir güce sahipti." (People`s Almanac, Sf.86) "II. Dünya Savaşı döneminde, Manhattan Projesi kod adıyla Siyonist bilim adamları tarafından yapılan Atom Bombası, ABD Başkanı Yahudi Harry Solomon Truman`ın emriyle Japonya`ya atılmıştır." (Masonluk ve Kapitalizm, sf. 495 - 496) Richard Nixon, Yahudi Dwight Eisenhower, Adlai Stevenson, Yahudi Hubert Humphry, George Mc Govern ve Yahudi John erson dahil olmak üzere birçok başkan ve başkan adayı gibi başkan yardımcıları Yahudi W Mondale ve Yahudi Nelson Rockefeller de bu konseye üyedir. Ronald Reagan hükümetindeki Mason Casey ve Alexer Haig, Donald Regan, Ticaret Bakanı Malcolm Boldrige ve Özel Ticaret Temsilcisi William Brock CFR üyesiydi. Görüldüğü gibi Amerika Birleşik Devletleri, başkanından hükümet üyelerine, Senatosundan haber alma örgütlerine kadar, Siyonist kontrolü altındadır. Siyasi alaki bu egemenlik, ülke ekonomisinde de kendini hissettirmektedir. ITT, IBM ve Stard Oil gibi Siyonist firmaların üst düzey avukatları, şirket liderleri ve bankerlerde üye listesindedir. Ayrıca ülkedeki büyük basın kuruluşları da konseyle bağlantılıdır. Ünlü Siyonist basın yayın organlarından New York Times`ın yayıncısı Arthur Heiys Shulzberger, Time`dan James Reston ve Bili Moyers, Time Dergisi`nin eski editörü Hadley Donovan, Washington Post yayıncısı Katherine Graham, CBS Başkanı William S.Paley ve NBV haber yapımcsı John Chancellar da CFR`lidir. (People`s Almanac, sf.87) Siyonistlerin en etkili propaga aracı olan basın ve medyadan James Restin ve Thomas Wicker`de Bilderberglidirler. Herald Tribüne Gazetesi sahibi Yahudi Arthur Shulzberger, Time ve Life dergilerinin sahibi Henry Luge toplantılara katılmıştır. SİYONİZMİN KONTROLÜNDEKİ GİZLİ SERVİS : CIA "CIA`yı kuran ve kırk yıl süreyle CFR direktörü olan Ailen Dulles, Richard Helms, William Colb, George Bush ve Masan VVilliam Casey de dahil olmak üzere bütün CIA başkanları CFR Üyesidir." (People`s almanac, sf 87) Siyonistler tarafından kurulan ve dünyanın siyasi ve ekonomik politikalarını yönlendiren CIA`nın kilit noktalarında Siyonistler veya Masonlar bulunmaktadır, İsrail ve MOSSAD ile sıkı ilişkiler içerisinde bulunan CIA, dünyada kargaşa, kaos ve ihtilaller çıkararak, Siyonist çıkarlara hizmet vermektedir. CIA`nın hemen hemen bütün başkanları da CFR teşkilatına üyedirler. "CIA başkanlarından John Coleman ve W. Donovan CFR teşkilatının üyesi olup, kurulmasında oldukça etkin bir rol almışlardır." (People`s Almanac, sh.87) BUSINESS ROUND TABLE Birbirinden bağımsız görünen dünyanın en büyük şirket ve kuruluşları bu organizasyona bağımlı olarak faaliyet gösterir. Bilderberg`in emirleri doğrultusunda hareket eden bu komisyon dünya ekonomisini az bir sayıda uluslararası şirketle kontrol eder. 1970`lerde Siyonist ve Mason sermayeli şirketlerin işadamları Amerika`nın dünya ekonomisindeki egemenliğini sağlamak için bir araya getiren bu kuruluş hemen Amerika`nın en önde gelen, politik güce sahip şirketler topluluğu halini almıştır. Kısa süre içinde ülkenin 200 kadar en büyük şirketini bünyesinde toplamıştır. Amerika`nın tüm iş sahasının sesini oluşturan bu Masonik kuruluş, ülkenin ekonomik ve siyasi politikalarında önemli bir yere sahiptir. Politika Komitesi hükümetin kanun çıkarmasında aktif bir rol alarak kendi istedikleri kararlan aldırtırlar. Dünyanın en güçlü ekonomisi olan Amerikan ekonomisini vergi, enflasyon, enerji kullanımı ve işsizlik gibi kilit noktalarda kontrolü altında tutan Business Round Table, dolayısıyla diğer bütün ülkelerin ekonomisini de kontrol altında tutmaktadır. Bir çok Siyonist şirketin desteklediği bu kuruluş, çok güçlü bir lobi konumundadır. Bu sayede Amerikan siyasi hayatı, özellikle de Kongre üzerinde çok etkilidir. Bu şekilde istedikleri kanunu onaylatır, istemediklerini reddettirirler. Özellikle İsrail`in ve Siyonizm`in çıkarlarını ilgilendiren konularda çok hassas davranan kurum, aleyhte hiçbir kararı Kongre`den çıkartmamıştır. "Bu etkinin en çarpıcı örneklerden birisi, sanayi ve ticari alanlarda tekelleşmeyi engelleyen Anti-trörst yasanın sustu-rulmasıdır. Üye şirketlerin çıkarlarını koruyup garanti altına almak için de, İşçi Kanunu Reform Kararnamesi`ni feshettirdiler. Böylece işçi haklarını ve ücretlerini kısıtlayıp, birliğin gücünü daha da arttırdılar. 1978 yılında ise, Tüketiciyi Koruma Kararnamesi`ne saldırıp, bu kanunu da kaldırdılar." (People`s Almanac, sh.84) Özellikle Yahudi şirketlerini etkileyecek olan bu yasanın engellenmesi ile, bütün ekonomiyi kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmelerini, fiyat artışlarını ve enflasyonu kontrolleri altında tutmalarını engelleyecek hiçbir engel kalmamıştır. Lobinin etkileri sadece Amerikan ekonomik ve siyasi hayatıyla sınırlı değildir. Dünya siyasetinde de etkili olan bu kuruluşun lobi faaliyetleri sayesinde, israil`in lehine olmayan hiçbir kanun, askeri veya ekonomik yardım paketi yürürlülüğe giremez. Bu gerçek ABD Dışişleri Bakanlık İlişkileri`nden sorumlu John G.Rancy`nin 1983 yılında Liberya Devlet Başkanı Samuel Doe`ya yazdığı mektupta açıkça görülmektedir: "Bilindiği gibi, Siyonistler Amerikan ticaret yaşamında büyük bir rol oynarlar. Onların bu maddi gücü, Siyonist lobisinin siyasi açıdan güçlenmesine de neden olmuştur. Eğer İsrail ile yakın işbirliğine giderseniz, size plânlanan desteği sağlamak büyük ölçüde kolaylaşacaktır." 1970`lerden itibaren başkanlık seçimlerinde CFR ile birlikte istediği adayı seçtiren Business Round Table, siyasi ala gövde gösterisi yapmaktadır. Amerikan seçimlerinde hiçbir aday Siyonist lobisinin oylarım kendi saflarına almadan seçimi kazanamaz. Bunun farkında olan adaylar, seçim kampanyaları boyunca israil`in çıkarları doğrultusunda vaadlerde bulunurlar. Beyaz Saray`a seçilen Başkan`a düşen ise, kendisini seçtiren bu topluluğa karşı verdiği sözleri yerine getirmektir. Böylece dünyanın en güçlü devletinin Başkam`nı etkileri altına alan Business Round Table, askeri, ekonomik ve politik alanlarda yaptığı lobi faaliyetleri sayesinde Siyonist hedefler doğrultusunda kanunlar çıkartır. Bu Masonik komisyon gücünü daha arttırıp, önünde hiçbir engel bırakmamak için, üzerinde büyük bir kısıtlama yapan vergi kanununu kaldırtmıştır. "Komisyon üyesi Başkan Carter`da bu kanunun kaldırılması için ağırlığını kullanmış ve kaldırtmıştır." (People’s Almanac, sh.84) Birliğin kısa sürede zenginleşmesinin önemli sebeplerinden biri ülkenin en çok kazanan fakat en az vergi ödeyen şirketlerinden oluşmasıdır. Siyonistler tarafından kurulan ve Masonik hedeflere hizmet eden Federal Reserve`in (Amerikan Merkez Bankası) hesaplarının kontrol edilmesi de yine Business Roune Table tarafından engellenmiştir. Federal düzenlemelerin şirketlerde, her yıl ne kadar mal olduğunu inceleyip bunu kendi çıkarları için düzenlemişlerdir. Bu kuruluş tüm endüstri ve iş sahasındaki Masonları bir araya getirir. "Bendix Anonim`den William M.Agee, Bechel`den George P.Shultz, Bank Amerika`dan A.V.Clausen. Bu üyeler kuruluşun politika komitesinde yer alırlar. Ronald Reagan dönemi Hazine Bakanı Donald Regan`da bu kuruluşa üyedir. CFR ve Biİderberg`te aktif bir rol alan W Lipmann bu kuruluşta da önemli bir konuma sahiptir." (Lectures Françaises, sayı 214, sh.31-34) Dünyadaki hemen hemen tüm Siyonist petrol şirketleri: Start Oil, Exxon, Texaco, Atlantik Richfield Oil, Golf Oil, Shell`d e kuruluşun üyeleri arasında yer almıştır. Ağır endüstri alanında U.S.Çelik, Bethlehem Çelik, Boeing Co. ve Caterpillar Co. da bu birliğe katılmıştır. Üretim şirketlerinden Johnson & Johnson, Procter & Gamble da kuruluşu üretim yönünden üyeliği ile desteklemiştir. Citicorp ve J.P.Morgon & Co finansman endüstrisi olarak bu birliğe katılmıştır. Ayrıca General Foods, General Mills, Coca-Cola, Pasific, Gas & Electric, AT & T, Campbell Soup Co, Kraft Inc, Nabisco Co. gibi şirketlerde üyedirler. En ünlü mağaza zincirlerinden Macy`s Penney Sears Reobuck Co. Sigorta şirketlerinin en güçlüsü olan Metropolitan Life & Prudental bu kuruluşun gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. "Dünyaca Ünlü Yahudi Şirketlerinden General Motors, Transworld Airlines, Dow Chemical, Allied Chemical Corp., Du pont ve Eli Lilly & Co. bu kuruluşun faaliyetlerinde büyük rol oynamıştır." (People`s Almanac, Sh.84) AIPAC AMERICAN - ISRAEL PUBLIC AFFAIRS COMMİTEE (Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi) Amerikan Senatosu`ndaki en güçlü Siyonist lobisi AIPAC, dünyaca ünlü Siyonist organizasyonu B`nai B`rith ile sıkı bir ilişki içerisinde çalışır. İsrail ekonomisinin büyük bir kısmı Amerikan Kongresi`nden gönderilen yardımlara dayanır. AIPACın Kongre`deki görevi ise İsrail`e yapılan yardımı düzenlemek ve Kongre`den geçmesini sağlamaktır. Aynı zama AIPAC, Amerika’nın Ortadoğu politikalarını düzenleyen organizasyonudur. AIPAC başkanı Thomas Dine "Kongre`deki arkadaşlarımız, bizim destekçilerimizdir"demektedir. AIPAC, Beyaz Saray`da olup biten herşeyden haberdar olduğunu göstermek için önceden haber aldığı gelişmeleri Kongre`deki adamları aracılığıyla belirtir. Yahudi Lobisi AIPAC`ın Amerika içindeki faaliyet alanlarından biri de Amerikan kolej ve üniversite kampüsleridir. Kuruluş bu tür yerleri çok iyi bir bilgi edinme kaynağı olarak görür. Ayrıca AIPAC İsrail taraftan öğrenciler yetiştirmek için B`nai B`rith ile başlattığı bir programı halen devam ettirmektedir. TRILATERAL Amerika, Japonya ve Batı Avrupa`nın fikir adamları, politikacıları, 300 kadar önde gelen işadamı ile beraber Trilateral grubunu oluşturmuştur. Bu Masonik komisyon dünyadaki bu üç bölge arasında politik ve ekonomik tekeli geliştirmek için kurulmuş özel bir komitedir. "Bu komisyon Siyonist banka fînansörü olan David Rockefeller`in fikridir. 1972 yılındaki bir Bilderberg toplantısından sonra Rockefeller, komisyona üye olarak uluslararası Mason finansörleri, üst düzey politikacıları ve ünlü Siyonistler Bir araya getirmeye başladı. Komisyonun kurulmasında kendisine en büyük desteği yine bir Siyonist olan Zbigniew Brezinski vermiştir." (L`ONU et le Gouvemement Mondial, Lectures Françaises, sayı 235, sh.7) Trilateral ilk olarak Kasım 1973`te Tokya`da toplı ve bu toplantıyı Brezinski yönetti. Rcckefeller ve Brezinski liderliğinde Trilateral, ülkeler arasında aktif ortaklık için çalışmaları son hızıyla devam ettirdi. Bilderberg`in yan kolu olan Trilateral`in en büyük amacı kontrolündeki Siyonist tröstler yoluyla ekonomik ve siyasi güç elde ederek dünya ekonomik ve siyasi politikalarına hakim olmaktır. Komisyon üyesi Fred Bergsten dünya hakimiyetinin hangi yolla elde edileceğini şu sözleri ile belirtmiştir: "Liberal enternasyonalizm bizim inancımızdır." Komisyonun üç merkezi New York, Paris ve Tokyo`da bulunur. Her bölge, bu komitenin Masonik amaçlan doğrultusunda kendi aktivitelerini hazırlama sorumluluğunu almıştır. Rockefeller`in ismi en başta olmak üzere Exxon, General Motors, Bechtel ve Time Inc. gibi Siyonist şirketlerin desteğiyle kurulan Kuzey Amerika Bölümü`nün başına David Rockefeller geçti (1977). Masonik olan tüm kuruluşlar gibi bu komisyonda gizli olarak, halka kapalı toplanmaktadır. Bu toplantılar senede bir kere sırayla üç bölgede yapılır. 30 üyeden oluşan bir yönetim kadrosu her ülkenin ekonomik işlerini yönetir. Komisyonun aktivitelerini anlatan "Trialogue" adı altında bir dergi ve "Üçgen Kağıtlar" adında kendi kontrollerini sağlamlaştıracak politik tavsiye raporları yayınlarlar. TRİLATERAL AMERİKAN BAŞKANLARINI MASONİK İDEALLER DOĞRULTUSUNDA SEÇMİŞTİR 1980 başkanlık seçimlerinde Trilateral Komisyonu olay yarattı. Bağımsız aday John erson ve Cumhuriyetçi aday George Bush Trilateral`in üyeleri oldukları için eleştirildiler. Aynı süre içinde Carter da Trilateral`deki üç yıllık üyeliğinin onu kukla haline getirdiği iddiasının çıkması, Carter`ın bu komisyonun çıkarlarını ne derece gözettiğini gösterir. Bu komisyon ilk bakışta ekonomik olarak faaliyette bulunuyor gibi görünmesine rağmen tüm ekonomik gücünü Siyonistlerin dünya hakimiyetini en kısa zama gerçekleştirmek için kullanır. Komisyonun etkisinin en açık olduğu dönem Carter dönemidir. Çünkü Başkan Carter 1973`te grubun asli üyesi olmuştur. Georgia Eyalet Başkanı, Rockefeller`in dikkatini çekmiş ve Carter bu sayede seçileceğini anlamıştır. Carter`ın Beyaz Saray`a girişi Komisyon`da edindiği güçlü Siyonist ve Mason finansman liderlerinin desteği ile mümkün oldu. Siyonist liderlerin dünyayı istedikleri gibi yönelebilmeleri için Carter gibi sadık bir Mason, başkanlık için oldukça ideal biri idi. Carter`ın kendi kampanya şefi şöyle demiştir: "Siyonist David Rockefeller ve Siyonist Zbigniew, Siyonist başkan adayı Carter`ın üzerinde çalışabilecekleri ideal politikacı olduğu konusunda anlaşmışlardı." (Peopie`s Almanac, sh.90) AMERİKAN DIŞ POLİTİKASINI DA TRİLATERAL YÖNLENDİRİR Carter Amerika Birleşik Devletleri`nin politikalarının belirlenmesinde Trilateral`ı yol gösterici olarak kabul etmiştir. Birçok ifadesinde Trilateral düşüncesini yansıtmıştır. Özellikle şu ifadesi Carter`ın düşüncelerini açıkça yansıtmaktadır: "Bizim için Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya arasında bir ortaklık arama zamanı gelmiştir." (People`s Almanac, sf. 93) Carter etrafındaki 25`ten fazla üst dereceli resmi makamlarını Trilateral`in Mason üyeleri ile doldurmuştur. Komisyon yine Siyonist ve Mason kontrolünde olan IMF ve Dünya Bankası`na kaynak oluşturup güçlendirmiştir. Petrol krizi taktiğini kullanarak borç almaya zorlanan az gelişmiş ülkelere geri alamayacağını bildiği halde borçlırarak kendine bağımlı kılmıştır. "Özellikle Rockefeller`in bankası Chase Manhattan Bank toplam 52 milyar dolar borç verdi. Grubun en çok tartışmaya açık yayın organı, komisyonun dünyayı belli bir tabakanın yönetmesini amaçladığı iddialarını destekledi." (A.g.e. sh.93) Bu komisyonun en büyük başarılarından biri, Carter dönemindeki Mason politikacılardan kilit noktada olanları bünyesinde barındırmasıdır. Bu şekilde Beyaz Sarayı ve yakın çevresini ve özellikle de Kongre üyelerini yakın takibe ve kıskaca almıştır. Yapılan bu lobi faaliyetlerinin sonucunda Masonik planların gerçekleştirilmesi için gerekli adımlar kolaylıkla atılmış ve İsrail`in Ortadoğu`daki etkinliği ve dokunulmazlığı her geçen gün artmıştır. "Carter`ın yardımcısı W Mondale, Dışişleri Bakanı Cyrus Vance, Devlet Bakanı Yardımcısı Warren Christopher, Hazine Bakanı VV.Michael Blumenthal, Savunma Bakanı Harold Brown, B.M. temsilcisi rew Young, Carter`ın Güvenlik Danışmanı Siyonist Zbigniew Brezinski, ayrıca Ronald Reagan`ın Ekonomik Danışmanı ve Savunma Bakanı Caspar Weinberger Trilateral üyesidir. Eski Dışişleri Bakanı Yardımcısı Lane Kirkl her iki organizasyona (Trilateral ve CFR) üyedir. Bilderberg`ten Siyonist Giovanni Agnelli, Ünlü Siyonist ailesinden Fransız Baron Edmond de Rotschild, Trilateral`in listesinin başında yer alır. Dünyanın en büyük bankaları olan Bank of Tokyo, Fuji Bank, Bank of Madrid, Barclay`s Bank, Royal Dutch Petroleum ve Siyonist anonim şirketler, Exxon, Lehman Brothers, Sears, Boeing, Coca Cola ve Sony, Toyota ve Mitsubishi gibi şirketlerin temsilcileri ve yönetim kadrOSU komisyona Üyedir." (Lectures Françaises, sayı 236, sh.10) Ayrıca basından da La Stampa, Die Zeit, Chicago Sun-Times, Minneapolis Star ve Tribüne de Trilateral`e üye olup kamuoyunu komisyonun istekleri çerçevesinde yönlendirmeyi sürdürmüştür. SONUÇ GDD ( GİZLİ DÜNYA DEVLETİ ); yukarıda ana hatları ile belirtilen disiplinli, itaatli, gizli organizasyon ve "ÖNEMLİ ALT KURULUŞLAR"ı vasıtasıyla başta ABD olmak üzere bütün dünyayı kontrol etmektedir ve bu GDD vasıtasıyla Siyonizm ana amacı olan Dünya Hakimiyeti`ni bugün için fiilen gerçekleştirmiş bulunmaktadır. ABD CUMHURBAŞKANLARINI GDD SEÇMEKTEDİR GDD Tarafından Seçilen ABD`nin Yahudi veya Mason Başkanlarından Bazıları George Washington, Thomas Jefferson, James Madison, William McKmley, Theodore Roosevelt, James Monroe, rew Jackson, James K.Polk, Warron G.Harding, William Howard Taft, James Buchanan, rew Johnson, James A.Garfield, Franklin D.Roosevelt, Hanry Truman, Richard Nixon, Jimmy Carter, Ronald Reagan, George Bush, Bill Clinton |
|
|
![]() |
| Etiket |
| batıl, demektir |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|