|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 205 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Erbakan ve Ecevit'in vicdan farkı 28 Kasım 2010 Pazar 12:46 Genç insanların yaşamı üzerine çok pis oyunlar oynandı bu ülkede. Erbakan, Ecevit ve ölüm oruçlarının arka planı VATAN'DAN ZÜLFÜ LİVANELİ'NİN YAZISI Genç insanların yaşamı üzerine çok pis oyunlar oynandı bu ülkede. TBMM komisyon raporuna göre 17.000 faili meçhul cinayet işlenmiş olan bir ülkede, adaletten, haktan hukuktan, demokrasiden ne kadar söz edebiliriz ki? Herşey göstermelik. Ama beni hayatım boyunca en çok bazı yetkililerin vicdansızlığı ve acımasızlığı şaşırtmıştır. Bu yazıda anlatacaklarım birinci derece bir tanıklıktır. *** 1996’daki ölüm oruçlarına, bazı arkadaşlarımla birlikte “arabulucu” olarak katıldım. İstanbul Başsavcısı Ferzan Çitici, böyle bir misyon üstlenmemizi rica etti. O dönemde Necmettin Erbakan, başbakandı. Cezaevine girdik. 12 kişi ölmüştü. Yemliha Kaya’nın ölü bedeninin başında nöbet tutuluyordu. Konuşmaya çalıştığımız 20-21 yaşındaki gençler ölmek üzereydi. Bilinçleri kaybolmuştu. Bazılarının görme yetisi bir daha geri gelmemek üzere yitip gitmişti. Geçen her saat, yeni genç ölüler demekti. Bir kenara çekilip ağladığımı hatırlıyorum. Tek istekleri, hapisnadeki yaşam koşullarının iyileştirilmesiydi. Tecrit hücrelerinde tek başına kalmamaktı. Bu isteği çok iyi anlıyabiliyordum, çünkü o korkunç hapishanelerde bir dostla dertleşmenin ne kadar önemli olduğunu ben de yirmili yaşlarımda acı bir şekilde öğrenmiştim. Hem de hiçbir suç işlememiş bir genç adam olarak. Hükümetle temas kurduk. Adalet Bakanı ters davrandı. Başbakan Erbakan’a ulaşmaya çalıştık. İstanbul’dan Ankara’ya giden uçakta olduğunu söylediler. Ankara havaalanında kendisine ulaştık. Tutukluların masum isteklerini anlattık, “Birçok genç bu geceyi çıkaramayacak” dedik. “Peki” dedi, “Bu gece Kadir Gecesi. İsteklerini kabul ediyoruz.” Hapishaneye müjdeyi verdik. Ambulanslar, ölmek üzere olanları hastanelere taşıdılar. Beklemekte olan gözü yaşlı aileler, ellerimize sarılıp, çocuklarından haber sordular. Ama Ferzan Çitici kulağıma şunu fısıldadı: “Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü aradı. ‘Biz ne güzel operasyon hazırlamıştık. Herşeyi berbat ettiniz’ diye çıkıştı bana.” Basın bu süreçte olumlu davrandı. Hatta bizleri haketmediğimiz övgülere boğdu. Hürriyet, kahramanlar bile dedi. *** Aradan dört yıl geçti. Bu kez yine ölüm oruçlarında, arabulucu olarak hapishaneye gittik. Çünkü hükümetin verdiği sözler tutulmamıştı. Yine genç insanlar ölüm döşeğindeydi. Aynı süreç yaşanıyordu ama bu sefer Başbakan Erbakan değil Bülent Ecevit’ti. Basın sürekli provokasyon yapıyordu. Dört yıl önce bize kahraman diyen Hürriyet şimdi, “Ölüm oruçlarını cesaretlendiren hainler” olarak söz ediyordu bizden. Belli ki öldürme hazırlıkları tamamdı. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ü bizzat aradım. “Ne olur” dedim, “Ölümlerin önüne geçin. Size resmen yalvarıyorum.” Etkilendi. “Biraz bekleyin, başbakanla konuşayım” dedi. Nefesimizi tutup bekledik. Biraz sonra müdürün odasındaki telefon çaldı. Hikmet Bey, “Malesef Başbakan Ecevit istekleri kabul etmiyor” dedi. Çaresizce ölüm mahkûmlarına veda edip gözyaşları içinde oradan ayrıldık. Sonra lav silahlarıyla koğuşlara saldırıp, insanları yaktılar. O akşam televizyonlar, yanan mahkûmlara başka cezaevlerinden cep telefonlarıyla ulaşıldığını ve “Kendinizi yakın” talimatı verildiğini söylüyordu bangır bangır. Ali Kırca’ya konuk oldum ve dedim ki: “Yalan söylüyorlar. Hapishanede cep telefonu çalışmıyor. Arabulucular arasında yer alan Yaşar Kemal, ölüm döşeğindeki karısı Thilda’ya ulaşmaya çalıştı ve ulaşamadı.” Bu tanıklık bütün yalanı çürütüyordu ama hükümet ve basın genç insan kanı dökmenin şehvetine kapılmıştı bir kere. Kimse sağduyulu bir tanıklığı dinleyecek halde değildi. Sonuçta “dinci Erbakan” genç ölümlere yol açmamış ama “solcu-şair Ecevit” katliam emri vermiş oldu. Bunları anlatmak tarih önünde benim namusum ve sorumululuğumdur. Not: Leyla’nın Evi oyununda başrollerden birisini oynayan yetenekli, gencecik aktör Onur Bayraktar’ı kaybettik. Acımız sonsuz. haber5
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
| Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
benim namus sorumluluğum diyerek gerçekleri ortaya koyan hocamı şerefle yad edenleri kutluyor, sizdeniz diyerek başta hocam ve teşkilatımızın kuyusunu kazmaya çalışan iki yüzlü dönekleri Mevlaya havale ediyoruz...
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
| Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 4675
Üyelik tarihi : 30-06-2009
Mesleği : Merkez Efendi Nöbetçisi..
Nereden : Mars'ta..
Konuları : 232
Mesajlar : 4,232
Teşekkürleri: 7,589
2,110 mesajına 4,129 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
İnşaAllah Rabbimiz büyük ve Zafer inananlarındır Zafer yakındır Hocam..
![]() Döneklerin hepside bin pişman olup da döneceklerdir .. Allah herşeyi bilendir vesselam..
__________________
Bütün sorumluluklarıma Cumaya gittim gelicem demek istiyorum.. Hezarfen Misali benimkisi.. Aslında amerika Gibi ama güneyde.. Birgün Nerede Yaşayacağım Biliyor Musun, Cennet Şelalelerinde.. Hamuş'unun Parende'si.(: CtLk İkili EliF
![]() |
|
|
|
| Bu mesaj için Durr-û Meknûn kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (01.12.10) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Livaneli 'Namus borcumdu' dedi ve anlattı Zülfü Livaneli, 1996’daki açlık grevinde Başbakan Erbakan’ın operasyona izin vermediğini, 2000’de ise Başbakan Ecevit’in katliam emri verdiğini yazdı. 29 Kasım 2010 Pazartesi - 15:10 Hayata Dönüş Operasyonu için emri veren siyasiler ve subaylar dışında 39 asker yargılanırken gazeteci-yazar Zülfü Livaneli “Bunları anlatmak tarih önünde benim namusumdur” diyerek tarihi bir gerçeği açıkladı. Cezaevlerinde ölüm oruçları yapıldığı sırada arabuluculuk yapan Livaneli “Dinci Erbakan genç ölümlere yol açmamış ama solcu-şair Ecevit katliam emri vermiş oldu” dedi. NE GÜZEL OPERASYON HAZIRLAMIŞTIK Livaneli Vatan gazetesinde dün yayınlanan “Erbakan, Ecevit ve ölüm oruçlarının arka planı” başlıklı yazısında şunları kaydetti: “1996’daki ölüm oruçlarına, bazı arkadaşlarımla birlikte ‘arabulucu’ olarak katıldım. İstanbul Başsavcısı Ferzan Çitici, böyle bir misyon üstlenmemizi rica etti. O dönemde Necmettin Erbakan, başbakandı. Cezaevine girdik. 12 kişi ölmüştü. Tek istekleri, hapishanedeki yaşam koşullarının iyileştirilmesiydi. Hükümetle temas kurduk. Başbakan Erbakan’a Ankara havaalanında ulaştık. Tutukluların masum isteklerini anlattık, ‘Birçok genç bu geceyi çıkaramayacak’ dedik. ‘Peki’ dedi, ‘Bu gece Kadir Gecesi. İsteklerini kabul ediyoruz.’ Hapishaneye müjdeyi verdik. Ambulanslar, ölmek üzere olanları hastanelere taşıdılar. Ama Ferzan Çitici kulağıma şunu fısıldadı: ‘Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü aradı. ‘Biz ne güzel operasyon hazırlamıştık. Herşeyi berbat ettiniz’ diye çıkıştı bana.’” 4 yıl sonra 2000’de yine ölüm oruçlarında, arabulucu olarak hapishaneye gittiklerini anlatan Livaneli “Yine genç insanlar ölüm döşeğindeydi. Aynı süreç yaşanıyordu ama bu sefer Başbakan Erbakan değil Bülent Ecevit’ti. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ü bizzat aradım. ‘Ne olur’ dedim, ‘Ölümlerin önüne geçin. Size resmen yalvarıyorum.’ Etkilendi. ‘Biraz bekleyin, başbakanla konuşayım’ dedi. BUNLARI ANLATMAK NAMUSUMDUR Nefesimizi tutup bekledik. Hikmet Bey, ‘Malesef Başbakan Ecevit istekleri kabul etmiyor’ dedi.” Sonuçta ‘dinci Erbakan’ genç ölümlere yol açmamış ama ‘solcu-şair Ecevit’ katliam emri vermiş oldu. Bunları anlatmak tarih önünde benim namusum ve sorumluluğumdur.” Belli ki o gün ölüme hazırlıklar tamamdı Basın sürekli provokasyon yapıyordu. Dört yıl önce bize kahraman diyen Hürriyet şimdi, ‘Ölüm oruçlarını cesaretlendiren hainler’ olarak söz ediyordu bizden. Belli ki öldürme hazırlıkları tamamdı. Başbakan Ecevit’in olumsuz cevabı üzerine gözyaşları içinde ayrıldıklarını anlatan Livaneli şunları kaydetti: “Sonra lav silahlarıyla koğuşlara saldırıp, insanları yaktılar. O akşam televizyonlar, yanan mahkûmlara başka cezaevlerinden cep telefonlarıyla ulaşıldığını ve ‘Kendinizi yakın’ talimatı verildiğini söylüyordu bangır bangır. Ali Kırca’ya konuk oldum ve dedim ki: ‘Yalan söylüyorlar. Hapishanede cep telefonu çalışmıyor. Arabulucular arasında yer alan Yaşar Kemal, ölüm döşeğindeki karısı Thilda’ya ulaşmaya çalıştı ve ulaşamadı.’ Bu tanıklık bütün yalanı çürütüyordu ama hükümet ve basın genç insan kanı dökmenin şehvetine kapılmıştı bir kere. Bu uydurma ve yalan! Hikmet Sami Türk: Bu tamamen uydurma, yalan. Cezaevlerini ziyaret eden yazarlar topluluğu arasına yer aldığı doğrudur. Benimle ikili bir görüşmesi olmadı. Mahkumlarla görüştüler ama bir sonuç alınamadı. Onlardan böyle bir ziyaret yapmaları tarafımızdan istenmiştir. Benzeri bir açlık grevinde yararlı olmuşlardı. Bu kez yararlı olamadılar. Bülent Bey ile aramızda bu şekilde bir konuşma geçmedi. Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Can Dündar ve Orhan Pamuk gibi yazarlar ziyaret ettiler. Zülfü Livaneli ile özel olarak bir konuşma geçmedi. Doğrusu Livaneli beni hayal kırıklığına uğrattı. Son derece taktir ettiğim bir insandı. Ondan tamamıyla uydurma nitelikte bir öyküyü duymak beni üzdü. Büyük ihtimalle görüştü Mehmet Bekaroğlu: Zülfü Bey, olaya ilk temaslarda bir kere geldi. Orada savcının odasından müdürün odasından görüşme yaptı mı bilmiyorum. Yapmış olabilir, biz içerdeydik. Bakan’la konuştu mu bilmiyorum. Zülfü Bey de müdahaleden 15 gün önce heyette oldu. O gün görüşmüş olabilir. Görüşmüştür, büyük ihtimalle. Bakan’la ben görüştüm, Yücel Sayman görüştü. Cep telefonu cezaevinin belli yerinde çekiyor belli yerinde çekmiyordu. Ben cep telefonuyla görüştüm. Onlar müdürün odasında oturdular. Ecevit’in talepleri baştan reddetmesi olmadı. O gün bakan da, o yüksek talepleri kabul etmemişti. Cezaevindeki hükümlü heyeti de bu heyetle görüşmenin sürmesini kabul etmedi. Başbakan Ecevit ile Türk çok operasyon taraflısıydı Gazeteci Oral Çalışlar: İki tarafta da işin çözümünü istemeyenler bekliyordu. Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile bu konuyu konuştum. Ecevit ile Adalet Bakanı çok operasyon taraflısı değildi... Ecevit ve Sami Türk de tabii ki sorumluydu. Konuşmayı ben hatırlamıyorum. Star Gazete bu ülke milli görüşle huzur bulur, huzur bulmak için hergün artan taklitlerinden kaçınalım lütfen...
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
| Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (01.12.10), Durr-û Meknûn (01.12.10) |
![]() |
| Etiket |
| ecevitin, erbakan, farkı, vicdan |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bir Vicdan Muhâsebesi | Seida | Makale | 0 | 17.06.10 09:29 |
| Erbakan`dan Ak Parti ve Saadet farkı | Cihad Yıldızı | MGFORUM ARŞİV | 2 | 25.03.10 16:48 |
| Kıbrıs Barış Harekatının Mimarı Ecevit değil Erbakan'dır | ZafeR | BELGELERLE GERÇEKLER | 3 | 21.02.10 14:06 |
| Erbakan farkı | Cihad Yıldızı | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 0 | 13.06.09 16:08 |
| İşte Filistinli ile İsrailli'nin insanlık farkı,İşte Müslüman ile Kafirin Farkı Budur | ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 2 | 17.02.09 23:38 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|