|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 198 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 9102
Üyelik tarihi : 06-02-2011
Mesleği : öğrenci
Konuları : 38
Mesajlar : 39
Teşekkürleri: 1
7 mesajına 10 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 06.05.12
Durumu : Status: Offline
|
28 ŞUBAT VE ERBAKAN Alaetin Köksal 28 Şubat 1997 tarihinden bugüne kadar 14 yıl geçmiştir. O günlerde 4 yaşında olanlar, bugün 18 yaşını doldurmuşlardır. Bu gençler önümüzdeki seçimlerde oy kullanarak Türkiye’nin siyasi kaderinin şekillenmesinde söz sahibi olacaklardır. Zaman çok hızlı geçiyor. Dün yaşananları bugünlere ve yarınlara objektif bir şekilde aktaracak siyasi tarihçiler yetiştiremediğimiz için dün yaşananlar düne kalacaktır. Geleceğimizi planlayacak olan gençlerimize, ibret alacakları bir tarih bırakamadığımızın üzüntüsünü de üzülerek ifade edelim ki en fazla gençlerimiz yaşayacaklardır. Genel manada düşünürsek, milletimizin büyük çoğunluğu, ülkemiz üzerinde 3 asırdır, şer güçlerin planladığı ve uyguladığı, gizli, acık, siyasi, sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel operasyonların ve savaşların arka palanını tam olarak bilmiyordu. Ayrıca iç malzemeli dış destekli terör olaylarının, iç isyanların, silah ve uyuşturucu kaçakçılığının kimler tarafından planlandığını niçin önlenemediğinin iç yüzünü de bilmiyordu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, söz konusu vatan namus ve mukaddesat olunca gerisi teferruattır diyerek düşmana karşı tek vücut olmasını tarih boyunca bilmiştir. Bu çok önemli hususiyeti çok iyi anlayan şer güçler, milletin bu önemli özeliğini sulandırmak için plan üstüne planlar yapmışlardır. Halkımızı sağcı- solcu, ilerici- gerici, Kürt- Türk, alevi- suni, benzeri ayırımları körükleyerek, milletin ahlak değerlerine alabildiğine tahrik etmişlerdir. 1897 tarihinde İsviçre’nin Bazel şehrinde, Teothor Herzel’in başkanlığında Siyonistlerin aldığı kararlardan ilki; ilk 50 sene içinde Osmanlı devletini yıkmak Filistin toprakları üzerinde İsrail devletini kurmaktır. Nitekim Osmanlı yıkıldı, l947 yılında İsrail devleti kuruldu. İkinci 50 sene içinde dünya basınını ve ekonomisini ele geçirerek dünyaya hâkim olmaktır. Bu planlarının gerçekleştiğine inanarak ve son noktayı koymak için, Türkiye devletini ve Siyonizm’i en iyi tanıyan Erbakan engelini aşmak gerekiyordu. Bundan dolayı 28 Şubat surecini devreye koydular. Bu surecin 1000 yıl süreceğini farklı ağızlar vasıtasıyla ilan ederek, 28 Şubat sürecini bir milat olarak milletin önüne koydular. Kökleri mazide, dalları geleceğe uzanan bu aziz milleti yok etmek, ülkesini parçalamak isteyen şer güçlere karşı, halkımız ve devlet büyüklerimiz tarih boyunca, sabırlı bir şekilde, günün şartlarına göre bazen ılımlı bazı kere sert tedbirler almasını bilmişlerdir. Tarihi geçmişimize bakarsak devletimizin kurum ve kuruluşlarında hukuk dışı yapılanmalar ve çirkin sızmalar olmuştur. Bu çirkin sızma ve yapılanmalara karşı her defasında gerekli olan tedbir alınmıştır. Nitekim ülke içinde fitne çıkaran, milletin kafasını karıştıran mason derneklerini l935 yılında. Gazi Mustafa kemal Paşa kapatmıştır. Bu deneklerin ATATÜRK’DEN sonra niye açıldıklarını bu güne kadar ne işlerle meşgul olduklarını hukuk çerçevesi içinde sorgulamakta hukuk devletinin görevidir. Bugün kısmı bir sorgulama varsa, devletin kurumları içindeki hukuk dışı yapılanmalar ortaya çıkıyorsa, bu işin özünde 28 Şubat zihniyetiyle, Erbakan Hocanın zihniyetinin final veya yarı final mücadelesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu manada 28 Şubat süreci, mazlumların ve mağdurların sahne alışının, zalimlerin ve mağrurların bitişinin miladıdır. Bana göre 28 Şubat çok önemli siyasi bir satranç oyunudur. Bu oyunu seyirciler anlayamaz. Seyirciler, taraf oldukları şahsiyetlerin yaptıkları hamleleri, anladıkları veya gördükleri kadarıyla alkışlarıyla takdir, protestolarıyla tenkit ederler. Siyasi satrancın bir başında Erbakan Hoca, diğer başında diğerleri oturmaktadır. Erbakan Hoca, hayatı boyunca diğerleriyle yaptığı mücadeleyi anlamak için, Erbakan Hocanın (gençliğinden üniversite hocalığına, odalar birliği başkanlığından siyasete girişine, Kıbrıs barış harekâtından ağır sanayi hamlesine, İslam birleşmiş milletler teşkilatından D-8 kadar)yaptığı mücadeleyi derinlemesine araştırarak anlamaya çalışmalıyız. Yaptığı ilmi ve siyasi, tüm mücadeleleri her zaman kazandığı halde, seyircilerden beklediği fiili desteği tam olarak alamamasına rağmen milletin gönül desteğini almıştır. Bu gönül desteğini milletimiz farklı zamanlarda farklı partilere vermiştir. Bu durumu çok iyi gören ve bilen, hatta şekillendiren Erbakan Hoca; diğerleriyle oynadığı siyasi satrancın stratejik planlarını karşı tarafa sızdırmadan finale doğru emin adımlarla yaklaştığını hissedebiliriz. 28 Şubat sürecinden dolayı, ülkemizin ve milletimizin maddi ve manevi kaybı olmuştur. Ancak bu süreci planlayan şer güçler istedikleri neticeyi alamamışlardır. Erbakan Hocanın ifadesiyle “Ben mağlup olmadım ABD ve ABD’nin işbirlikçileri mağlup olmuştur” 28 Şubat sürecinin öncesinde ve sonrasında, Erbakan Hoca ve diğerlerinin yaptıkları karşılıklı hamleler neticesinde millet uyanmaya başlamıştır. Milletimiz, Ergenekon yapılanmasından encümen’i danışına, Jitem’ inden faili meçhul cinayetlere birçok şeyi öğrenmeye başlamıştır. Bağımsız mahkemelerin ve Anayasa mahkemesinin aldığı 367 kararı ve diğer birçok kararın nasıl alındığını milletimiz fark etmiştir. 28 Şubat süreci, ülkemizde yapılan hukuk dışı yapılanmaların ve yanlışların halkımız tarafından görülmesinin başlangıcı olmuştur. Bu başlangıç geliştikçe, yapılanlar ortaya çıkınca, milletimiz daha bilinçli hareket etmeye başlamıştır. Milletin bu hali, tedrici olarak milli görüşe doğru yaklaşmanın sesli adımlarıdır. 28 Şubat sürecinden hayırlı sonuç çıkarmak, siyasi satrancın başında oturan Erbakan Hocanın tahmin edilemeyen hamlelerinin bir sonucu olduğu ayrıca düşünülmelidir. AK Partisi; ne içteki 28 Şubatçıların nede 28 Şubat surecine destek veren dış şer güçlerin ürünüdür. Çok partili sisteme geçtikten sonra halkımız, DP-AP-ANAP ve AKP’sine tam, RP-FP’sine kısmı destek vermeleri dış güçlerin desteği sayesinde olmamıştır. Bu destek içte yapılan yanlış ve hatalı uygulamaların yanında, milletin manevi değerlerine yapılan baskı ve hakaretlerin neticesidir. AK Partisi, Erbakan Hocanın yıllarca halka anlatmaya çalıştığı, milli görüş zihniyetinin millet üzerinde bıraktığı ve milletin algılayabildiği tesirin yan ürünüdür. Başka bir ifadeyle, Erbakan Hoca’nın millet üzerinde bıraktığı farklı bir sinerjinin tezahürü ile meydana gelen milletin sağduyulu refleksidir. Erbakan Hoca, bu yan ürünle, içteki ve dıştaki 28 Şubatçıların kafasını karıştırarak, siyaset satrancındaki rakiplerinin yanlış hamle planlarını bozmuştur. Böylece devlet kurumları içinde ve dışında hukuksuz bir şekilde oluşan yapılanmalar deşifre edilmiştir. Bu 14 yıllık zaman zarfında, batının Türkiye ve İslam dünyasındaki bakışı değişmiştir. İslam ülkelerindeki despot rejimleri, tatlı reçetelerle indirmenin yolu da açılmıştır. Erbakan Hoca hayatını, vatanın kalkınması milletin refah İslam âleminin mutluluğu insanlığın huzuru için adeta vakfetmiştir. Üzülerek ifade edelim ki, birçok insanımız bu değerli bilge adamı tanıyamamıştır. Ama o İslam âlemine ve millete tahmin edemeyeceğimiz kadar hizmet etmiştir. Bu hizmetleri zaman içinde anlaşılacaktır “Altının kıymetini sarraf bilir” zamanın birinde bir genç, Tasavvufa ve velilere kıymet vermez ileri geri konuşurdu. Günün birinde bu genci Zünnün-i Misri’ye getirdiklerinde o da parmağındaki kıymetli taş yüzüğü o gence vererek “ Al bunu pazara götür bir altına sat.” Buyurdu. Genç yüzüğü satmak için pazara götürdü, fakat yüzüğe bir gümüşten fazla veren olmadı. Genç geri gelip durumu Zünnun’a anlatınca “ Kuyumcular carsısına götür bakalım ne kadar verirler” diye buyurdu. Kuyumculardan biri yüzüğe bin altın vererek almak istedi. Genç geri dönüp durumu bildirdiğinde, Zünnun-i Misri gence bakarak “Senin tasavvufu ve velileri anlamadaki ilmin ve idrakin, pazardakilerin bu yüzüğe biçtikleri değer gibidir” diye buyurdu. Bu temsilden yola çıkarak Erbakan Hocayı Pazar siyaseti yapanlar anlayamaz ve kıymetini bilemezler. Kalın sağlıcakla.21 Şubat 2011 |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Erbakan Hocam´ın Masonlara Tokatı ve 28 Şubat | Alemdâr-ı İslâm | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 2 | 12.10.10 14:01 |
| Erbakan: 28 Şubat başarılı olamamıştır.28-02-2010 16:13 | arifan yolcusu | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 2 | 03.03.10 13:17 |
| N.Erbakan 28 Şubat'ın Etkilerini anlatacak | ZafeR | Erbakan'ın Mücadelesi | 0 | 20.02.10 13:37 |
| Erbakan 28 Şubat kararlarını imzalamadı! İşte belgesi! | intifada-AGD | Erbakan'ın Mücadelesi | 2 | 08.09.09 22:18 |
| ERBAKAN 28 Şubat Kararlarını İmzalamadı! (BELGE) | BAKLACI | Milli Görüs (Cevaplar) | 0 | 05.02.09 06:40 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|