| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 198 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum HİCRETİN KUTLU OLSUN ERBAKAN » PRF.DR. NECMETTİN ERBAKAN » Erbakan Hakkında Yazılanlar »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29.03.11, 14:11   #1
Durr-û Meknûn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 4675
Üyelik tarihi : 30-06-2009
Mesleği : Merkez Efendi Nöbetçisi..
Nereden : Mars'ta..
Konuları : 232
Mesajlar : 4,232
Teşekkürleri: 7,589
2,110 mesajına 4,129 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Durr-û Meknûn is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Asıl sadâkat şimdi başlıyor....




Yazı yazmak çok zordur, helede suya yazıyorsanız. Suyu tarif ediyorsanız.

Su hayattır, zaruret duyarsınız. Hem büyük bir haz alır, hemde yaşarsınız.Kelimelerinizle kavga eder, tüm pervasızca anlam ve kelime gücünüze yüklenir… Fakat nafile tam olarak anlatamazsınız.



Suya ve O’nu bize verene dair ne söylersek yarımdır, eksiktir…



Ben Şimdi suyu yazmaya bile değil..



Suya yazı yazmaya kalkıştığımın, bir denizin üzerinde yürümeye çalştıgımın farkındayım… Çok şeyin farkındayım ve bu arada burada kullanılan tüm (m) eklerini cümlemizin hesabı namına kullanmaktayım…



İbrahim’i yakan “Ateşi” biliyorum. Aynı zaman da “İbrahim” olana Ateşin nasıl kurtuluş olduğununda…



Teslimiyetle, bir “bıçağın” altına yatıldığında, onun nasıl bir mucizeye dönüştüğünüde…



İnancın “denizi” ortadan nasıl ikiye böldüğünüde…



Bir “asa”nın sırrınıda,



Bir “Yüce Kitap’ın” Nasıl Hayatın tüm sırlarını içerisinde barındırdıgı, Onun nasıl bu zamana kadar aynı güzel kokuları barındırarak geldiğini…



İnsanlığın baki Hasretinin Muhammedi Muhabbet olduğunu…



Her Kudüsün Bir Selahaddin’i olduğunu…



Malazgirtin Alparslan demek olduğunu, Alparslan’ın “Bir Fethin Müjdedadarı” olduğunu…



Tarık olmanın, “Gemileri yakmak” olduğunu…



Eğer “Beyinde Bir Zafer” kazanılırsa, Gemilerin nasıl karadan yürüyebileceğini…



Malcom X denen Bir Siyah adamın, Bir Milletin uyanışında vesile olabilecegini…



Bir Çiçekle bahar olmayacağını ama her Baharın Bir Çiçekle Başlayacağını…

Biliyor fakat resmini çizemiyorum.



Zaten O durumlar içindir ki… Manası Gizeminde, gizemi derinliğinde Aşikardır…”



Bu gizli olan aşikar ruhu bilen, bu manaları yüreğinin derinliklerinde hisseden, kanarda köşede değil… Aranızda iyiyi, doğruyu, güzeli yani Hakkı Anlatacak, hayırlı bir topluluk bulunsun emrinden dolayı seferber olan… Velhasıl Asıl mücadelesine şimdi başlayan bir kutlu yolun, Milyonlarca yolcusundan bir tanesi olan ben “Beni herhangi bir İnsan olmaktan kurtaran” Muhterem Liderim, Cennet Mekan Erbakan Hocam’a kelimeler bulamadığım kadar çok minnet duyuyorum.

Ya herhangi kimse olanlardan olsaydık, ya hiç kavuşamasaydık…



21. Yüzyıl şanslı ki, Bir Erbakan Geçti Üzerinden…

İsterseniz, film şeridini kısa süre için geri sardıralım.

Bindokuzyüz küsürlerdeyiz ki, Bir Büyük Cihan devletinin mirasının ardından,

Toplu İğne dahi üretemeyen,krizler, bunalımlar, buhranlar, alınan haklar, alınması düşündürülmesine teşebbüs bile edilmeyen haklar,Tüp kurukları, ekmek, şeker v.s kuyrukları,İnanan İnsanlara yapılan zulümler, Cennet Vatan’ın her köşesinden ayrı kara tablolar…



Sonra tamda en karanlık anda, gün geceyi iyice çağırdığında…

Bir kervan çıkar yola… Bir Bilge İnsan… Bir Ulu Çınar…

Azimle, Ümitle, Dua ile… Aşk ile, Aşk ile, Aşk ile…


Bir Parola koymuştur o kendine, her şeyin önünde… “Önce Ahlak ve Maneviyat!”



Düşmüştür yollara… Anadolu’ya, Avrupa’ya, Bosna’ya, Afgan’a… İstanbul, İzmir, Bursa, Konya’da olmuş, kah Mardinin bir ilçesinde… Yahut Avrupa’da gün ve gün filizlenen ve her birinde o güzel gülüşünden Namzet olan Camilerin Açılışlarında…

Kah Bilge Kral Aliya’nın ümidi, kah Arafat’ın Tetikleyici gücü olmuştur.



“O” İnsanlık için Büyük Bir Yaşanmış Efsane Ortaya koymuştur… “Milli Görüş



Hep zora talip olmuştur, Ezber bozan… Millet’in Makus denen talihini değiştiren olmuştur. Bize Tarih yapan Ecdad’ı hatırlatmıştır. Gemileri Tekrar Karadan yürütmüştür. Burası Edebiyatı oldu işin diyenler için geliyor… Toplu iğne dahi üretemezler diyenler vardıya, hani öyle bir gerçek vardı… O Geldi ve…Türkiye’nin dört bir yanına Yüzlerce Fabrika açtı… Yapamazlar dediler, bu temel atmalar sahte dediler, hatta onun temellerini yerinden söktükleri fotografını çekip millete gösterdiler. O hiç aldırmadı, ne kadar temel attıysa, şu zaman teknolojisiyle bile rekor denilecek bir zamanda hepsini Açtı… Milletinin ve bu Milletin evlatlarının hizmetine sundu.



Bukadar mı? Hayır!

İmam Hatip Okullarını, İmam Hatip Lisesi Haline getirerek, çok büyük bir kapıyı açmış oldu.Bir çok alanda tarihinde görülmemiş büyümelere imza attı.



Ve Son Yüzyılın tek Fethi O’na nasip oldu. Bir Millet’in makus tarihini değiştirdi. Kıbrıs zulmünü sona erdirmiş, Kıbrıs’ın tamamı hedefine ulaştırılamamış olsa dahi, bir büyük Kahramanlık rozetini yakasına takmıştır.



Memur işci, çiftci her kesimden insan onunla gülmüş, her zaman özlemle, büyük bir hasretle onun iktidar olacağı günleri beklemiş, O’nunla Bolluk, Bereket, Refah görmüştür.



Yüzlerce, binlerce hayırla yad edilecek ve kıyamet günene kadar hayır duası alacak sayısı yazılamayacak kadar çok hizmet…

O’nu “Şefkatin Başbakanı” olarak, hafızalara kazımıştı.



Vel Hasıl; O’nun içinde geçtiği, yahut O’nun yazılacağı yazının başı, sonu, ortası olmuyor…



İyiki Çağımıza Geldin, İyi ki bizlerin Adam olmamızın Vesilesi oldun…



Şimdi; senin gösterdiğin büyük hedeflerin, Takatinin Sonuna Kadar yapmış olduğun Mücalenin Milyonlarca “Milli Görüşcü”sünden bir tanesi de ben olmasaydım diye düşünüyorumda…



Bu zamana kadar bize ne söylediysen önce kendin yaşadın, kendin yaptın Hocam.Dava’da, Cihad’da, Mücadelede, Sabır’da Azim’de… Hep zirve, hep Öncü oldun bizlere…

Son Olarak…

“Takatinin Sonuna kadar çalışmak…” Hiç bu kadar anlam kazanmamıştı…

Artık Takatinin Sonuna kadar çalışmakta da, bizlere “kaçar yol” bırakmadın Hocam!



İnsan bu konulara girizgah yapmak istemiyor. Onun için direk özüne gelmek istedigim bir meseleye geliyorum.Hocamızın hastaneye gitmelerinden önce son programı, Trabzon… Muhteşem bir buluşma ve programdı ama şimdi anlatacagım mesele, O’nun yaktığı gemilere, Hedefte ki kararlılığına dair…



İşte; Hocamızla birlikte katılma fırsatını bulduğum, O’nu son kez takdim etme şerefine nail olduğumTrabzon Programının Detayları!..



Sabah 8’de kalkacak uçak için Hoca’mız 7:30 Gibi Havaalanına teşrif ettiler.8’e Kadar Kurmayları ile Programın detayları ve ülke meseleleri ile ilgili değerlendirmelerini yapıp, talimatlarını verdiler.Uçak saat 8:20 gibi kalktı, 9:30 sularında Trabzon Havaalanına indi. (Hocamız uçakta çalışmalarına devam etti, talimat vermesini gerekli görüdüğü kişilere talimatlarını verdi) Sonra Havaalanında Parti Heyetince karşılandı, istiraat edecegi otele gitti… Amma ne mümkün istirahat… ( Bu Saatten sonra ben Kongre’ye teşriflerine kadar salondayım, detayları çok kıymetli abilerimizden edindim) Kurmay ekibi, Trabzon Milli Görüş Camiasının Yöneticileri ve birçok değerli insanla istişareler, sonra Zirveye ulaşmak için En önemli olan Direk yani Namaz!..

Sonra Hocamızın Salona Teşrifleri(Solonun içi dışı, bahçesi gerçek manada insan seli… görüntüleride mevcuttur) yaklaşık iki saat Trabzon halkını bagrına bastı. İnsanlığın Saadet’i için Gür bir ses ile Hakkı haykırdı.



Kongreden sonra, Trabzon Parti heyeti ile görüşme…

Sonra Akşam yemeği amma Elbette ki ERBAKAN’ca bir Akşam yemeği, şehrin en ileri gelen yöneticileri ile beraber. Yani bir toplantı daha…



Hemen akabinde, geri dönüş için havaalanı orda tekrar bir değerlendirme… Sonrasında Tekrar Ankara’ya dönüş… İşte böyle bir şeydir, Erbakan Olmak. Adanmış olmak. Seçilmiş Olmak…

Bir Efsane Yazmak ve yaşamak…



O yolda hiçbir engele aldırış etmedi…



Çünkü;

Yola Dikenler Döşeyenler, hayallerine ve bitmek tükenmek bilmeyen inancınada pırangalar vuracak degillerdi ya… Sen Bir Dünya İnsanın Refahı ve Saadet’i için Gemileri yakmıştın ya…Yola döşenen tüm dikenleri, gergef gergef çile ile yogrulan ve sabırla perçilenen bir azimle göğüsleyip, takatinin sonuna kadar Savunmuştun ya Hani!.. Elbetteki Yolun Sahibi Senin yardımcın olacaktı ve Tüm İnsanlıgın Ümidi, bu büyük sınavdan sonra Yeniden Tazelenecekti… Tazelendi, Ellerinle diktigin, Büyük bir direnişle suladığın tomurcuklar başak verdi…



Bir olayı daha anlatarak bağlamak istiyorum meseleyi…Bir abimiz anlatıyor, bizde çok yerde anlatmışızdır.



Erbakan Hocamız bir gün Konya’nın bir ilçesinde mitinge gitmek için yollara düşer…Hava yagışlıdır, her yer çamur… hava şartları çok çetin… Mitingin yapılacagı alana çok da yakın sayılamayacak bir yerde, araba çamura saplanır… Hoca’mız hiç tereddüt etmeden arabadan iner.

Yürümeye başlar…

Sonra, Hoca’mızın Ayakları bir yerde çamura girer ve ayakkabısı çamurda kalır… Hoca’mız yine Tereddüt etmez, yürür… Miting Alanına geldiginde, ayaklarında ayakkabı yoktur. Çıkar her zaman ki gibi O en güzel,



en gür sesi ile hakkı haykırır!..

Yolda Engeller Olsa ne çıkar…

“İman varsa, Herşey vardır!”




Suya yazı yazılmayacağını gördük… Şimdi Suya yazı yazma değil! Bu Büyük Mirası, Büyük Emaneti nesillere, çağlara aktarma… Yola Revan olma, Davanın delisi olma, Destanlar yazma zamanıdır.



Çünkü…

Herkez Duysun ve Bilsin ki…

“ASIL SADAKAT, ŞİMDİ BAŞLIYOR!”
__________________
Bütün sorumluluklarıma
Cumaya gittim gelicem demek istiyorum..



Hezarfen Misali benimkisi..



Aslında amerika Gibi
ama güneyde..
Birgün Nerede Yaşayacağım Biliyor Musun,

Cennet Şelalelerinde..





Hamuş'unun Parende'si.(:



CtLk İkili

EliF
View Durr-û Meknûn'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Durr-û Meknûn kullanıcısına teşekkür eden 10 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (30.03.11), arifan yolcusu (23.04.11), evlad-ı fatihan (29.03.11), hakyol (29.03.11), leyya (02.04.11), mavi (23.04.11), Minhac (23.04.11), yayla77 (10.02.12), ümmüseleme (10.02.12), Zirve58 (29.03.11)
Alt 29.03.11, 16:02   #2
evlad-ı fatihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 3980
Üyelik tarihi : 03-05-2009
Mesleği : depoculuk
Nereden : ennnnnnnnnnnnnnnnnnn-kara
Konuları : 61
Mesajlar : 1,580
Teşekkürleri: 5,285
704 mesajına 1,183 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 evlad-ı fatihan is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 21.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

ayakları kökünden kestim bu yoldan geri dönemesinler diye...
(biiznillah)
__________________
Tarihin eline verdiği mührü,
Davası uğruna kullanan Adam,
Kim ne derse desin, fütur etmeyiz...
Seni seviyoruz, Savunan Adam !...

Öksüzün yanında, çâresize dost..
Her zaman hayr ile anılan Adam,
Yalnız değilsin, işte milyonlar..
Seni seviyoruz, Savunan Adam !...


View evlad-ı fatihan'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için evlad-ı fatihan kullanıcısına teşekkür edenler:
Durr-û Meknûn (30.03.11)
Alt 02.04.11, 17:47   #3
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Durr-û Meknûn´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Seçilmiş Olmak…

Cennet mekan erbakan hocamız Allahın içimizden seçtiği dostu idi ...
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için SaFKaN kullanıcısına teşekkür edenler:
Durr-û Meknûn (02.04.11)
Alt 23.04.11, 08:20   #4
Minhac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 8821
Üyelik tarihi : 18-12-2010
Mesleği : Emir kulu...
Nereden : O'ndan... yine O'na...
Konuları : 73
Mesajlar : 2,206
Teşekkürleri: 4,501
1,806 mesajına 4,733 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Minhac is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 10.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
evlad-ı fatihan´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
ayakları kökünden kestim bu yoldan geri dönemesinler diye...
(biiznillah)
............
__________________

Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
Saff:2

View Minhac'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Minhac kullanıcısına teşekkür edenler:
Durr-û Meknûn (23.04.11)
Alt 23.04.11, 23:12   #5
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

davasında sadık kalabilenlere selam olsun...
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür edenler:
Durr-û Meknûn (26.04.11)
Alt 10.02.12, 13:33   #6
leyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 328
Üyelik tarihi : 11-08-2008
Mesleği : Kendini öldüren bir akrep, yangın ortasında !
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 497
Mesajlar : 5,021
Teşekkürleri: 9,605
2,906 mesajına 5,993 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 leyya is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Durr-û Meknûn´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster



Yazı yazmak çok zordur, helede suya yazıyorsanız. Suyu tarif ediyorsanız.

Su hayattır, zaruret duyarsınız. Hem büyük bir haz alır, hemde yaşarsınız.Kelimelerinizle kavga eder, tüm pervasızca anlam ve kelime gücünüze yüklenir… Fakat nafile tam olarak anlatamazsınız.



Suya ve O’nu bize verene dair ne söylersek yarımdır, eksiktir…



Ben Şimdi suyu yazmaya bile değil..



Suya yazı yazmaya kalkıştığımın, bir denizin üzerinde yürümeye çalştıgımın farkındayım… Çok şeyin farkındayım ve bu arada burada kullanılan tüm (m) eklerini cümlemizin hesabı namına kullanmaktayım…



İbrahim’i yakan “Ateşi” biliyorum. Aynı zaman da “İbrahim” olana Ateşin nasıl kurtuluş olduğununda…



Teslimiyetle, bir “bıçağın” altına yatıldığında, onun nasıl bir mucizeye dönüştüğünüde…



İnancın “denizi” ortadan nasıl ikiye böldüğünüde…



Bir “asa”nın sırrınıda,



Bir “Yüce Kitap’ın” Nasıl Hayatın tüm sırlarını içerisinde barındırdıgı, Onun nasıl bu zamana kadar aynı güzel kokuları barındırarak geldiğini…



İnsanlığın baki Hasretinin Muhammedi Muhabbet olduğunu…



Her Kudüsün Bir Selahaddin’i olduğunu…



Malazgirtin Alparslan demek olduğunu, Alparslan’ın “Bir Fethin Müjdedadarı” olduğunu…



Tarık olmanın, “Gemileri yakmak” olduğunu…



Eğer “Beyinde Bir Zafer” kazanılırsa, Gemilerin nasıl karadan yürüyebileceğini…



Malcom X denen Bir Siyah adamın, Bir Milletin uyanışında vesile olabilecegini…



Bir Çiçekle bahar olmayacağını ama her Baharın Bir Çiçekle Başlayacağını…

Biliyor fakat resmini çizemiyorum.



Zaten O durumlar içindir ki… Manası Gizeminde, gizemi derinliğinde Aşikardır…”



Bu gizli olan aşikar ruhu bilen, bu manaları yüreğinin derinliklerinde hisseden, kanarda köşede değil… Aranızda iyiyi, doğruyu, güzeli yani Hakkı Anlatacak, hayırlı bir topluluk bulunsun emrinden dolayı seferber olan… Velhasıl Asıl mücadelesine şimdi başlayan bir kutlu yolun, Milyonlarca yolcusundan bir tanesi olan ben “Beni herhangi bir İnsan olmaktan kurtaran” Muhterem Liderim, Cennet Mekan Erbakan Hocam’a kelimeler bulamadığım kadar çok minnet duyuyorum.

Ya herhangi kimse olanlardan olsaydık, ya hiç kavuşamasaydık…



21. Yüzyıl şanslı ki, Bir Erbakan Geçti Üzerinden…

İsterseniz, film şeridini kısa süre için geri sardıralım.

Bindokuzyüz küsürlerdeyiz ki, Bir Büyük Cihan devletinin mirasının ardından,

Toplu İğne dahi üretemeyen,krizler, bunalımlar, buhranlar, alınan haklar, alınması düşündürülmesine teşebbüs bile edilmeyen haklar,Tüp kurukları, ekmek, şeker v.s kuyrukları,İnanan İnsanlara yapılan zulümler, Cennet Vatan’ın her köşesinden ayrı kara tablolar…



Sonra tamda en karanlık anda, gün geceyi iyice çağırdığında…

Bir kervan çıkar yola… Bir Bilge İnsan… Bir Ulu Çınar…

Azimle, Ümitle, Dua ile… Aşk ile, Aşk ile, Aşk ile…


Bir Parola koymuştur o kendine, her şeyin önünde… “Önce Ahlak ve Maneviyat!”



Düşmüştür yollara… Anadolu’ya, Avrupa’ya, Bosna’ya, Afgan’a… İstanbul, İzmir, Bursa, Konya’da olmuş, kah Mardinin bir ilçesinde… Yahut Avrupa’da gün ve gün filizlenen ve her birinde o güzel gülüşünden Namzet olan Camilerin Açılışlarında…

Kah Bilge Kral Aliya’nın ümidi, kah Arafat’ın Tetikleyici gücü olmuştur.



“O” İnsanlık için Büyük Bir Yaşanmış Efsane Ortaya koymuştur… “Milli Görüş



Hep zora talip olmuştur, Ezber bozan… Millet’in Makus denen talihini değiştiren olmuştur. Bize Tarih yapan Ecdad’ı hatırlatmıştır. Gemileri Tekrar Karadan yürütmüştür. Burası Edebiyatı oldu işin diyenler için geliyor… Toplu iğne dahi üretemezler diyenler vardıya, hani öyle bir gerçek vardı… O Geldi ve…Türkiye’nin dört bir yanına Yüzlerce Fabrika açtı… Yapamazlar dediler, bu temel atmalar sahte dediler, hatta onun temellerini yerinden söktükleri fotografını çekip millete gösterdiler. O hiç aldırmadı, ne kadar temel attıysa, şu zaman teknolojisiyle bile rekor denilecek bir zamanda hepsini Açtı… Milletinin ve bu Milletin evlatlarının hizmetine sundu.



Bukadar mı? Hayır!

İmam Hatip Okullarını, İmam Hatip Lisesi Haline getirerek, çok büyük bir kapıyı açmış oldu.Bir çok alanda tarihinde görülmemiş büyümelere imza attı.



Ve Son Yüzyılın tek Fethi O’na nasip oldu. Bir Millet’in makus tarihini değiştirdi. Kıbrıs zulmünü sona erdirmiş, Kıbrıs’ın tamamı hedefine ulaştırılamamış olsa dahi, bir büyük Kahramanlık rozetini yakasına takmıştır.



Memur işci, çiftci her kesimden insan onunla gülmüş, her zaman özlemle, büyük bir hasretle onun iktidar olacağı günleri beklemiş, O’nunla Bolluk, Bereket, Refah görmüştür.



Yüzlerce, binlerce hayırla yad edilecek ve kıyamet günene kadar hayır duası alacak sayısı yazılamayacak kadar çok hizmet…

O’nu “Şefkatin Başbakanı” olarak, hafızalara kazımıştı.



Vel Hasıl; O’nun içinde geçtiği, yahut O’nun yazılacağı yazının başı, sonu, ortası olmuyor…



İyiki Çağımıza Geldin, İyi ki bizlerin Adam olmamızın Vesilesi oldun…



Şimdi; senin gösterdiğin büyük hedeflerin, Takatinin Sonuna Kadar yapmış olduğun Mücalenin Milyonlarca “Milli Görüşcü”sünden bir tanesi de ben olmasaydım diye düşünüyorumda…



Bu zamana kadar bize ne söylediysen önce kendin yaşadın, kendin yaptın Hocam.Dava’da, Cihad’da, Mücadelede, Sabır’da Azim’de… Hep zirve, hep Öncü oldun bizlere…

Son Olarak…

“Takatinin Sonuna kadar çalışmak…” Hiç bu kadar anlam kazanmamıştı…

Artık Takatinin Sonuna kadar çalışmakta da, bizlere “kaçar yol” bırakmadın Hocam!



İnsan bu konulara girizgah yapmak istemiyor. Onun için direk özüne gelmek istedigim bir meseleye geliyorum.Hocamızın hastaneye gitmelerinden önce son programı, Trabzon… Muhteşem bir buluşma ve programdı ama şimdi anlatacagım mesele, O’nun yaktığı gemilere, Hedefte ki kararlılığına dair…



İşte; Hocamızla birlikte katılma fırsatını bulduğum, O’nu son kez takdim etme şerefine nail olduğumTrabzon Programının Detayları!..



Sabah 8’de kalkacak uçak için Hoca’mız 7:30 Gibi Havaalanına teşrif ettiler.8’e Kadar Kurmayları ile Programın detayları ve ülke meseleleri ile ilgili değerlendirmelerini yapıp, talimatlarını verdiler.Uçak saat 8:20 gibi kalktı, 9:30 sularında Trabzon Havaalanına indi. (Hocamız uçakta çalışmalarına devam etti, talimat vermesini gerekli görüdüğü kişilere talimatlarını verdi) Sonra Havaalanında Parti Heyetince karşılandı, istiraat edecegi otele gitti… Amma ne mümkün istirahat… ( Bu Saatten sonra ben Kongre’ye teşriflerine kadar salondayım, detayları çok kıymetli abilerimizden edindim) Kurmay ekibi, Trabzon Milli Görüş Camiasının Yöneticileri ve birçok değerli insanla istişareler, sonra Zirveye ulaşmak için En önemli olan Direk yani Namaz!..

Sonra Hocamızın Salona Teşrifleri(Solonun içi dışı, bahçesi gerçek manada insan seli… görüntüleride mevcuttur) yaklaşık iki saat Trabzon halkını bagrına bastı. İnsanlığın Saadet’i için Gür bir ses ile Hakkı haykırdı.



Kongreden sonra, Trabzon Parti heyeti ile görüşme…

Sonra Akşam yemeği amma Elbette ki ERBAKAN’ca bir Akşam yemeği, şehrin en ileri gelen yöneticileri ile beraber. Yani bir toplantı daha…



Hemen akabinde, geri dönüş için havaalanı orda tekrar bir değerlendirme… Sonrasında Tekrar Ankara’ya dönüş… İşte böyle bir şeydir, Erbakan Olmak. Adanmış olmak. Seçilmiş Olmak…

Bir Efsane Yazmak ve yaşamak…



O yolda hiçbir engele aldırış etmedi…



Çünkü;

Yola Dikenler Döşeyenler, hayallerine ve bitmek tükenmek bilmeyen inancınada pırangalar vuracak degillerdi ya… Sen Bir Dünya İnsanın Refahı ve Saadet’i için Gemileri yakmıştın ya…Yola döşenen tüm dikenleri, gergef gergef çile ile yogrulan ve sabırla perçilenen bir azimle göğüsleyip, takatinin sonuna kadar Savunmuştun ya Hani!.. Elbetteki Yolun Sahibi Senin yardımcın olacaktı ve Tüm İnsanlıgın Ümidi, bu büyük sınavdan sonra Yeniden Tazelenecekti… Tazelendi, Ellerinle diktigin, Büyük bir direnişle suladığın tomurcuklar başak verdi…



Bir olayı daha anlatarak bağlamak istiyorum meseleyi…Bir abimiz anlatıyor, bizde çok yerde anlatmışızdır.



Erbakan Hocamız bir gün Konya’nın bir ilçesinde mitinge gitmek için yollara düşer…Hava yagışlıdır, her yer çamur… hava şartları çok çetin… Mitingin yapılacagı alana çok da yakın sayılamayacak bir yerde, araba çamura saplanır… Hoca’mız hiç tereddüt etmeden arabadan iner.

Yürümeye başlar…

Sonra, Hoca’mızın Ayakları bir yerde çamura girer ve ayakkabısı çamurda kalır… Hoca’mız yine Tereddüt etmez, yürür… Miting Alanına geldiginde, ayaklarında ayakkabı yoktur. Çıkar her zaman ki gibi O en güzel,



en gür sesi ile hakkı haykırır!..

Yolda Engeller Olsa ne çıkar…

“İman varsa, Herşey vardır!”




Suya yazı yazılmayacağını gördük… Şimdi Suya yazı yazma değil! Bu Büyük Mirası, Büyük Emaneti nesillere, çağlara aktarma… Yola Revan olma, Davanın delisi olma, Destanlar yazma zamanıdır.



Çünkü…

Herkez Duysun ve Bilsin ki…

“ASIL SADAKAT, ŞİMDİ BAŞLIYOR!”
__________________
RABBİM;
BANA ŞEHADETİ NASİP EDECEK AMELLER NASİP EYLE!
(amin)




Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.
Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun.
Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn,
Bir cami eşiğine yatıversem diyorum
-Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum!
Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun;
Bu akşam, artık seni anmayan İstanbul`un
Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum.

Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum.
Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık,
Sana az daha yakın yaşamak için artık,
Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum.





Parende'sinin Hamuş'u ...(:



Cemaziyel'Ahir Ayı Hatm-i Şerif-i

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]






CtLk İkili

EliF
View leyya'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için leyya kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (10.02.12), Durr-û Meknûn (10.02.12), suvari4060 (10.02.12)
Cevapla

Etiket
asıl, başlıyor, sadakat, şimdi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
BOP asıl şimdi başlıyor. Adige Abzakh MİLLİ GAZETE 1 22.10.09 23:26
Sadakat ve İtaat milliçözümcü SERBEST KÜRSÜ 0 30.07.09 17:00
Sadakat ve ihanet CaN KıRıĞı KISSADAN HİSSELER 4 09.03.09 16:09
Bismillaaaaaaahhhhh şimdi evet şimdi ayağa kalkma zamani Zirve58 SERBEST KÜRSÜ 2 19.08.08 17:48

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:02 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.