|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 187 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#7 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Mesela gemicilik sanayiine ait temel fikirleri Nuh (a.s) getirmiştir. Terziliği İdris (a.s), tıbbı Isa (a.s), sihirlere ait ilimleri Musa (a.s) getirmişlerdir. Peygamberlerin bunlara benzer temel fikirleri getirmesiyle bu ilmî inkişaftan yapılmıştır. İçinde bulunduğumuz âhir zamana ait bütün ilimlerin hepsinin temelini de Kuran-ı Kerim insanlara getirmiştir. Onun için bizim içinde bulunmuş olduğumuz devir, mutlaka Kuran-ı Kerim'in göstermiş olduğu yollar içerisinde kalmaya mahkûm bir devirdir.
Bugün biz feza asrında yaşadığımız söylüyoruz. Halbuki Kuran-ı Kerim'de fezaya ait ne kadar âyetler vardır. Adeta bize önümüzdeki feza devri olacağını söylemektedir. Fakat biz bunun farkında değiliz. Bütün bu ilimlerin temcileri Kuran-ı Kerim'de vardır. Fezaya gidilmekle kuran-ı Kerim arasında ne münasebet vardır, deriz. Burada muhtelif âyetlerin tefsirini yapacak değilim. Yalnız bir noktayı açıklamak istiyorum, o da şu: Daha önce ifade edildiği gibi, muhtelif formüllerin sahibi Müslümanlardır. Bu formülleri sıktığımız zaman yere düşen esans, üç damladan ibarettir. Bu esansın ne olduğunu da onlar bilmezler. Yeni mefhumlar bulmak lâzım. Bu yeni mefhumların bulunması için insanların Kuran-ı Kerim'den ışık aşmaya ihtiyaçları vardır. Efendim nasıl olacak? Bakınız bir arkadaşımızın bir makalesi var. Kendisi on sene Amerika'da profesörlük yapmıştır. Geçenlerde mühim bir noktayı anlatmıştır. Eski eserlerden bir tanesi eline geçmiş. Bu kitap meşhur Yusuf Has Hâcib'in "Kutadgu Bilig" adlı şiir kitabıdır. Yusuf Has Hâcib aslında büyük bir âlim. Biz bu zata sadece bir takım manevi şiirler yazmış bir insan gözüyle bakarsak çok hata ederiz, Kutadgu Bilig'teki bir şiirde çok hata ederiz. Kutadgu Bilig'teki bir şiirde bakın ne yazıyor; bu riyaziye profesörü arkadaşımız bu şiire dikkati çekiyor: "Ey bir olan Tanrı, bir başkası sana şerik koşulamaz; başta, her şeyden evvel ve sonda, her şeyden sonra Sensin. Yaratıcı varlığına yaratılmış olanlar şahittir. Yaratılan iki, Birin hazır şahididir." Şimdi biz bunu okuduğumuz zaman diyoruz ki, Cenabı Hakka ve Onun sıfatlarına ait yazılmış manevi bir şiir. On sene riyaziye profesörlüğü yapmış olan arkadaşımız, bunu okuduğu zaman beyninden vurulmuşa dönüyor. Niçin? Tabiî biz farkında değiliz. Bu arkadaşımız tabiî sayılara ait yazmış. 1,2,3,... dediğimiz sayılar var ya, işte bu sayılara ait kitap yazmış. Bu sayılar öyle sayılardır ki, önce bir birim varlığı kabul edilir, diğerlerinin hepsi onun tekrarıyla meydana gelir. Bunların ezelde ebette sonu yoktur. Matematikte aksiyomlar dediğimiz bir takım konular vardır, İtalyan Peano beş sene uğraşmış, tabiî sayıların aksiyomunu hazırlamak için. Bu profesör arkadaşımızda Peano'nun kitabından bu bilgileri almıştır. Tabiî sayıların aksiyomlarına bugünkü matematikçiler Peano aksiyomu diyorlar. Şimdi bu matematik profesörü arkadaşımızın İslâm Medeniyeti adlı mecmuada yazdığı makalede: "Bu aksiyomları Peano beş senede yazmış. Yusuf Has Hacip dört tane satırın içerisinde Cenabı Hakka ait manevi bir şiir yazmıştır. Fakat bu şiirde Cenabı Hakkın birliğini ifade etmek için bir zekâ eseri gösteriyor , o zekâ eseri, Peano'nun tabiî sayılar aksiyomunu ortaya koymak için gösterdiği zekâ eserinden bin kat daha keskin.Ben kitabımı tashih etmeğe mecburum. Yusuf Has Hâcib'in bu keskin zekâsı karşısında hem Peano'nun söylediklerini kabul etmeğe mecburum, hem de bu aksiyomlara artık Peano aksiyomu diyemem. Ben bu aksiyomlara Peano-yusuf Has Hacib aksiyonu demeğe mecburum. Çünkü bu zekâ eserini Yusuf Has Hacib, Peano dan dört asır önce getirmiştir." Buraya kadar Batıdaki ilmin bugün hangi noktaya gelip tıkandığını belirtmeğe çalıştım. Şimdi bu son kısımda bütün bunları toplayıcı ve bizi neticeye götürücü bir hülâsa yapalım. önce bir defa su suali sormağa mecburuz: Acaba hangi sebepten dolayı bütün insanlıkta ilim yavaş yavaş ilerlerken asr-ı saadetle birden bire bugünkü mânada hakiki ilim olmaya başlıyor? Bu başlayışın kaynağı, insanlığa bu hızı veren tılsım nedir? Bu sualin cevabını Kuran-ı Kerimden başka bir şeye bağlamak mümkün mü? insanların ilim sahasındaki bu büyük inkişafların tılsımı dünya ve âhiret saadeti getiren Kuran-ı Kerim den başka bir şey değildir. Bugün gelip Batıdaki ilimler tıkandığında ona Kuran-ı Kerim'in ışıklarıyla yol bulunabilir. Onun için Kuran-ı Kerim üzerinde tetkikatı olmayan insan, müsbet ilim sahasında hakiki ilim adamı olamaz. Doğu ve Batının mukayesesini yapıyoruz bir bakıma. Çok kıymetli bir mütefekkirimizin güzel bir benzetişi var. Kendisi bir defa uzun bir konuşma yapmış, Batıdaki felsefeler ile Doğudaki İslâm âlimlerinin düşüncelerini hülâsa ettikten sonra şu suali sormuş. Demişti ki: "Batıdaki felsefeleri size anlattım. Görüyorsunuz hep birbirlerini nakzetmişler. Descartes gelmiş, kendinden önceki bilmem falancanın nazariyesini nakzetmiş, yanlış düşünüyor demiş. Arkasından bir başka adam gelmiş, hayır Descartes öyle söylüyor ama aslı şudur demiş. Hasılı Batıdaki fikir ve düşünce silsilesi bugüne kadar hep birbirini tekzip ederek gelmişlerdir. Doğudaki fikir silsilelerine baktığımız zaman bütün İslâm âlimleri birbirini te'yid ederek geliyor. İmam-ı Azam Hazretleri, "Peygamber efendimizin buyurdukları gibi" diye söze başlamış. Ashab-ı Kirâm'dan birinin sözü nakledildiği zaman "falanca zatın rivayet ettiğine göre" gibi eleniyor. Muhyiddin-i Arabî hazretleri, birbirlerini te'yid ede ede konuşuyorlar. Avrupalılar ise birbirlerini tekzip ede ede konuşuyorlar. Şimdi soruyorum, dedi o arkadaş, eğer hakikaten mutlak bir hakikat varsa bu hakikat birbirlerini tekzip eden Batılıların arasında mı, yoksa birbirlerini te'yid eden Müslümanlar arasında mı? Hakikat tekzip olunur mu? Ama Batılıların işleri güçleri hep birbirlerini hep tekzip etmek. Bir hakikat var ise -ki muhakkak vardır- elbette İslâm âlimlerinin getirdiklerinin içindedir." ilim âlemine yukardan bakış yaptığımız zaman Doğu ile Batı'nın mukayesesinde manzara sudun Batı'daki insan gözleri kapalı nereye gideceğini bilemiyor. Elleriyle bir takım hakikatleri arıyor, tutuyor, fakat bu değildir, diyor, öbürünü tutuyor, bu değildir diyor. Batı'daki ilim adamlarının hali budur. Doğu'daki ilim adamının hali bundan tamamen farklıdır. O ilim sarayının içine iman anahtarıyla giriyor. Kuran-ı Kerim'den almış olduğu ilhamlarla onun her tarafını aydınlatarak dolaşıyor, öğreniyor, öğretiyor. Bu itibarla ilim, bu devrin ilmi, Müslümanlar tarafından getirilmiş olan ilimdir. Bizim karşımıza geçip de, Batıda şu vardır, bu vardır diye kimse konuşmasın. Biz ve Batılılar için tek çıkar yol İslâmlaşmaktır. Bunu sadece hamd edeceğimiz imanımızdan dolayı söylemiyorum. Müsbet ilimler sahasında senelerce çalışmış bir kardeşiniz olarak şunu söyleyeyim ki bütün müsbet ilimler gelmiş tıkanmıştır. Bu tıkanıklıktan dışarıya çıkmanın yolunu, bütün her türlü maddî ve manevi düşünce sistemimle mutlak surette inanıyorum ki, ancak Kuran-ı Kerim'den almış olduğumuz ışıkla bulabiliriz. Sözlerimi şu âyeti kerimenin duasıyla bitiriyorum: "Rabbim, benim ilim ve anlayışımı arttır ve beni salihler zümresine ilhak et" {AMİN} |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (27.02.10) |
|
|
#8 |
|
Grubu : Yeni Üye
Üye No : 10493
Üyelik tarihi : 13-07-2011
Mesajlar : 2
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 13.07.11
Durumu : Status: Offline
|
allah razı olsun... |
|
|
| Bu mesaj için mucahede kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (14.07.11) |
![]() |
| Etiket |
| erbakan, İlİm, İlİm or profdrnecmedin, İslâm |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İslam'in İslam'la savasi ne zamana kadar sürecek? | Fâris | TARTIŞ-YORUM | 1 | 24.06.09 22:06 |
| Irak İslam Devleti ve Ensar el İslam zaferleri | Yahya-EbuHafs | CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER | 0 | 28.10.08 13:43 |
| İSLAM ve İLİM | Esedullah | Erbakan'ın Mücadelesi | 8 | 06.09.08 13:34 |
| İLİM | mfatihkotku | Makale | 0 | 04.09.08 16:21 |
| İLİM | Elimder_enes | TASAVVUF | 0 | 26.08.08 15:02 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|