|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Pr.Dr. Necmeddin Erbakan'ın Misyonu Günümüzdeki ve özellikle ülkemizdeki, hizmet ve hidayet rehberi olan şahsiyetleri, 6 ayrı sınıfta değerlendirmek mümkün ve münasip görülmektedir: 1- Tarikat Ve İrşat Ehli: Bunlara mürşit denilmektedir. Zikir dersi ve tasavvuf terbiyesi ile, insanları ibadet ve istikamet yoluna döndürmekte pek mühim ve mübarek hizmetlere öncülük etmektedirler. İstanbul’da Mehmet Zahit Kotku ve Mahmut Sami Hz.leri, Elazığ’da Hacı Haydar Baba Hz.leri, Yahyalı’da Hacı Hasan Efendi Hz.leri, Kâhta’da Seyyit Raşit Erol Hz.leri ve Kuran kursu hizmetleriyle meşhur Hoca Mahmut Efendi Hz.leri bu sınıfın örnek şahsiyetleri olarak gösterilebilir. 2- Fikir ve Edebiyat Ehli: Bunlar genellikle mütefekkir kimselerdir. Uyuşuk kitleleri şuurlandırmakta, potansiyel imkânlara canlılık kazandırmakta önemli bir rol oynarlar. Anlamlı şiirleri ve ateşli hitabeleriyle, kalabalıkları coştururlar. Rahmetli Mehmet Akif, Pakistanlı İkbal ve Necip Fazıl bu sınıfın üstün ve üstat temsilcileridir. 3- Hikmet ve Islahat Ehli: Bunlar yeni meşrep ve mektepler oluştururlar. Bu zatlara müceddit de denilebilir. Pasif direnmeye ve gayrı resmi cemaatleşmeğe öncülük yaparlar. İtikadi bozulmaya ve ahlaki yozlaşmaya karşı, ciddi ve cesaretli hareketler başlatırlar. Kur’an ve sünnet çerçevesinde ve ehli sünnet istikametinde hizmet birimleri ve bu hizmetleri yürütecek ve yaygınlaştıracak, gönüllü sevgi erleri yetiştirirler. Mısırda Hasan el Benna, Seyyid Kutup, Pakistan’da Mevdudi, Türkiye’de ise Süleyman Hilmi Tunahan ve Bediüzzaman Saidi Nursi Hz. leri gibi muhterem ve mübarek zevat, bu tür irşat ve ıslah hareketlerinin öncüleridir. 4- İlim ve İçtihat Ehli: Sadece Müslümanların değil, birlikte ve barış içinde yaşama mecburiyeti olan tüm insanların, kurtuluş yolunu araştıran, değişen ve gelişen ekonomik, sosyal ve siyasal şartların ortaya çıkardığı sorun ve sıkıntılara, ilmi ve insani çözüm ve çareler üretmekle uğraşan ve her biri kendi seviyesinde müçtehit sayılan şahsiyetlere mutlaka ihtiyaç vardır. Hem gelenekçi ve taklitçi hocaların hücumuna, hem zulüm ve sömürü düzenlerinin hışmına uğrayan bu gibi zatlar, maalesef her asırda pek az bulunmaktadır. Günümüzde Muhammed Hamidullah, Yusuf el Kardavi ve ülkemizde Akevler ekibi bu yolda hizmet vermektedir. (DEVAM EDİYORUZ) |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
5 - Mücadele ve İnkılâp Ehli: Kendi ülkelerindeki zalim yönetimlere ve işgalci güçlere karşı fiili ve silahlı kurtuluş hareketlerini başlatan ve başarıya ulaştıran çilekeş ve kahraman kimselerdir... Filistin’de Arafat, İran’da Humeyni, Afganistan’da Rabbani, Bosna’da Aliya İzzet Begoviç Çeçenistan'da şehit Dudayev böylesi mücadele erlerindendir. 6 - Teşkilat ve Fütühat Ehli: Yalnız kendi ülkesinde ve bölgesinde değil, bütün İslam aleminde ve yeryüzünde, Adil bir Düzenin yerleşmesi ve barış ve bereketin gerçekleşmesi gibi, çok büyük ideallerin sahipleri olan ve birkaç asırda bir ortaya çıkan müstesna şahsiyetlerdir. Günümüzde bu şerefli makamı ve sorumluluğu Erbakan Hoca üstlenmiştir. Önce Türkiye’de, milli iradeyi iktidara taşımak, devlet ve hükümet imkânlarının, hakkın ve halkın hizmetinde kullanılmasını sağlamak amacıyla, mevcut zulüm ve sömürü şebekesine karşı çeşitli cephelerden halkımız harekete geçirildi... Siyasi hizmet için parti, Gençlik eğitimi için Vakıf, işçi haklarını korumak için sendika, ilmi araştırmalar yapmak için Enstitü, Basındaki boşluğu doldurmak için gazete, Avrupa’daki insanımıza sahip çıkmak için Milli Görüş gibi çok yönlü ve önemli teşkilatlar kuruldu... Bunlara uygun ekip ve elemanlar oluşturuldu. Bir fidanın çekirdek olarak toprağa dikilmesinden, meyveli bir ağaç olmasına kadar geçirdiği devreler gibi, bütün bu teşkilatlar ve onlara uygun ekip ve elemanlar yıllar boyu sabırla ve sistemli olarak hazırlanıp yetiştirildi. Arkasından, İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı, İslam Ortak Pazarı, Ortak Savunma Paktı, İslam Kültür ve eğitim İşbirliği programı ve İslam Ortak dinarı gibi, evrensel kuruluşların alt yapısını oluşturacak girişim ve gelişmeler başladı... İşte 1994 senesinde İstanbul’da bir araya gelen Müslüman topluluk temsilcileri tanışma ve dayanışma toplantısının kapanış konuşmasında Erbakan Hoca’nın sunduğu, 12 maddelik teklif ve tasarı metni de, yepyeni bir dünyanın ve Adil bir nizamın önemli basamaklarından ve son hazırlıklarından biridir: 1- İslam ülkelerindeki resmi ideolojiler ve güdümlü idareciler bazı görevleri yapamadıklarından, şu anda hizmet vermekte olan bütün Müslüman toplulukları organize ve koordine edecek bir "İslami Topluluklar Sekreteryası" kurulmalı ve yıllık bir program hazırlanmalıdır. |
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
2- Yeryüzünde 200’e yakın İslami teşkilat ve cemaatlar, 4 ana bölümde toplanmalıdır, a) Asya’daki 50’ye yakın Müslüman kuruluş ve topluluğun merkezi, Pakistan, b) Ortadoğu ve Afrika’daki toplulukların merkezi, Kahire, c) Türki Cumhuriyetler, Balkanlar ve Kafkaslardaki İslami kuruluşların merkezi, Türkiye, d) Avrupa, Amerika ve Avusturya’daki İslami cemaat ve cemiyetlerin ise Almanya / Köln olmalıdır. 3- Bu 50 şer tane topluluk temsilcileri, her şeyden önce, bu yıl kendi aralarında toplanmalı, tanışmalı, işbirliği ve eylem planları hazırlamalı ve tartışmalı ve bütün bunları rapor halinde sekreteryaya sunmalıdır. 4- Yukarıda belirtilen 4 ayrı merkezde, kendi bölgesindeki Müslüman kuruluş ve topluluk temsilcilerini bünyesinde barındıracak, tam tertibatlı ve teferruatlı ve de ihtişamlı hizmet ve irtibat binaları yapılmalıdır. Bu cümleden olarak, Ortak Pazar binası gibi, Bonn ile Köln arasında, münasip bir yerde yapılacak şahane bir İslami Topluluklar Birliği Merkez Binası için, belediye başkanlarıyla yapılan girişimlerden olumlu sonuçlar alınmıştır. İçerisinde Avrupa, Amerika ve Avustralya’daki çeşitli isim ve statülerdeki bütün İslami cemaat ve teşkilatların hizmet ve irtibat bürolarının, konferans ve toplantı salonlarının, kütüphane ve araştırma kısımlarının , misafirhane ve lokantaların, tercüme, danışma ve dayanışma odalarının, cami ve mescit binalarının bulunacağı gerekli ve görkemli külliyelere ihtiyaç vardır. 5- Bu İslami topluluklar, kendi ülkelerinde ve hizmet bölgelerinde, modern ve medeni metotlarla, Müslümanları nasıl uyandıracakları ve şuurlandıracakları konusunda, ortak planlar hazırlamalı ve müşterek politikalar uygulamaya koymalıdır. Bu sene yapılacak bir konferansta bu husus ele alınmalı, tartışılmalı ve karara bağlanmalıdır. Yeryüzünün değişik yörelerine dağılmış bulunan 200 kadar Müslüman topluluğun, önce kendi ülkelerindeki zulüm ve haksızlıklardan nasıl kurtulacakları ve dünya politikasında nasıl daha etkin bir rol oynayacakları ve biri birlerine hangi konularda ve hangi yollarla yardımcı olacakları belirlenmiş olmalıdır. |
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
6- Batıcılara ve batıl kafalılara, İslam'ın bir barış ve insanlık dini, adalet ve denge düzeni olduğunu, ilmi belgeler ve örnekleriyle anlatacak kitap, dergi, broşür, video gibi materyalların ve bu konuda yeterli ve yetenekli elemanların hazırlanması konularının konuşulacağı ve kararlaştırılacağı bir konferans, bu yıl öncelikle toplanmalıdır. 7- Her ülkede, değişik sahalarda faaliyette bulunan, hem Müslüman cemaat ve teşkilatların, hem de İslami basın ve yayın organlarının tespiti ve bunların tanıtılması amacıyla adres kitapçıkları hazırlanıp dağıtılmalıdır. 8- Örnek ve organizeli bir basın yayın işbirliğinin sağlanması amacıyla, bu yıl önemli ve öncelikli konular tespit edilerek, yeryüzündeki bütün İslami basın ve yayın organlarında, aynı konuların aynı haftalarda işleneceği ve dünya kamuoyu dikkatlerinin belirli noktalara çekileceği, ortak programlar yapılmalıdır. 9 - Siyasi sahada da, tüm İslami cemaat ve cemiyetlerin, ortak aksiyonlara girişmelerini sağlamak üzere, mesela Amerika’daki önemli araştırma merkezlerinin birinde, İslam’ı, bugünkü insanlara tanıtacak ve insanlığa yapılan sömürü ve zulümleri anlatacak, ilmi belge ve broşürler hazırlanmalı ve topluluk temsilcilerine dağıtılmalıdır. (Erbakan Hoca daha sonra, 2001 yılında ABD’deki bütün müslüman teşkilatlarının tek bir konfederasyon çartısı altında toplanmasınısağlamıştır.) 10 - Ekonomik ve teknolojik sahada, gerekli ve yeterli işbirliğine zemin hazırlanması ve Müslümanların kalkınması ve maddi bağımsızlığına kavuşması bakımından "Sanayi ve ekonomi kongresi" bir an evvel yapılmalı ve Müslüman tüccar, sanayici işadamı ve ekonomistlerin bu kongreye katılımı sağlanmalıdır. 11- Eğitim sahasında da, önemli girişimler mutlaka yapılmalı ve özellikle "Adil Düzeni" Müslümanlara ve diğer insanlara tanıtacak ilmi seminer ve konferanslar her ülkede yaygınlaştırılmalıdır. |
|
|
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
12- Bu teklif ve temenniler ışığında, 31 Ağustos ta İsviçre Davos’ta "Medya konusunun görüşüleceği, Müslüman basın ve yayın organlarının işbirliği ve ortak yayın imkânlarının değerlendirileceği, 30 Kasımda Amman veya Kahire’de "Müslüman toplulukları organize etme ve daha etkin hale getirme" konferansının düzenleneceği , 15 Mart 1995 te Ekonomi ve Teknoloji konferansı için Pakistan’da bir araya gelineceği Bundan üç ay kadar sonra da 29 Mayısta İstanbul’da "Adil Düzen'i Tanıtma" toplantı ve seminerlerinin tertip edileceği, bu toplantılarla ilgili kimlerin görevli ve yetkili olacağı karara bağlanmıştır. Görüldüğü gibi, zaten hazır ve kurulu bulunan ve İslami gayeler ve gayretler sonucu oluşan ve belli bir seviye ve statüye ulaşan, Dünyanın her yerindeki 200’e yakın çeşitli Müslüman kuruluş ve topluluklar böylelikle irtibatlı ve intizamlı bir organize güç haline getirilecek ve özlenen İslam Birliğine zemin hazırlanacaktır. "İktidarını sürekli kılmak istiyorsan, muhalefetini de kendin ayarla" dü-şüncesi Siyonist siyasetinin temel düsturlarından birisi olmuştur. Dünya ça-pındaki zulüm ve sö-mürü düzenini yürütmek için, uzun yıllar Kapitalizme muha-lefet olarak ortaya konulan Kominizm de Siyonist mihrakların güdü-münde idi. İşte Amerika’da Cumhuriyetçilere karşı Demokratlar, İngiltere’de Komünist İşçi Partisine karşı muhafazakârlar ve Türkiye’de nice yıllar Halk Partisi’ne karşı Demokratlar ve solculara karşı sağcılar oyunu hep bu "iktidarını sürekli kılmak istiyor-san, muhalefetini de kendin seç" düşüncesi-nin bir ürünüdür. Amerika’da Avrupa’da ve tabi Türkiye’de sözde hükümet olan parti-le-rin ismi değişir ama iktidar asla değişmezdi... Nöbetleşe olarak solcular gi-der sağcılar gelir, Cumhuriyetçiler gider Demokratlar gelir, Sosyalistler gider muha-fazakârlar gelir ama "masonik merkezler" ve " kiralık bürokratik beyin-ler" hep iktidarda kalırdı. Ne var ki yetmişli yılların başından itibaren, Türk siyasi ha-ya-tında ortaya çıkan ve bu "danışıklı dövüşe" projektör tutan bir kahraman çıktı: ERBAKAN! |
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
O güne kadar karanlıkta karnaval yapan masonların, iç ve dış politika-daki numa-raları ve sahtekârlıkları artık feraset ehlince anlaşılmaya başlandı. Böylece dış güçler ve yerli işbirlikçiler, artık kolay kolay, "bulanık suda balık avlayamıyorlardı" !.. Daha önce "milliyetçi, maneviyatçı, muhafazakâr " kanadı oluşturan ve solculara karşı sağcıları savunan ve tabi danışıklı döğüşün bir parçası ve pi-yonu olduklarının farkına bile varamayan Müslümanlar, Erbakan’ın projektörü ile uyan-maya başladılar. Sanki Erbakan hazır süt halindeki karışıma bir maya at-mıştı... Böylece Peynirle su ayrıştı... Bu bozuk dü-zen içinde huzur arayanlarla, milli ve yerli şu-ura sahip olanların safları ve cepheleri farklılaştı... Erbakan'ın sayesinde sağ- sol kavgası, "Hak-Batıl davasına" dönüşmeye başladı. Değişik marka ve ambalajdaki farklı malları üreten, aynı siyonist fir-ma-sının rek-lâm yarışına ve sözde rekabet anlayışına benzeyen siyaset ve partici-lik dönemi ka-pandı... Masonik mihraklar, Erbakan’dan kurtulabilmek ve Müslümanları kendi safla-rında tutabilmek için, daha büyük tavizler ver-meye hatta İslamcı geçinmeye başladılar... Bu durum bile, Müslümanların daha rahat nefes almasına ve bazı devlet ve hürriyet im-kânlarından daha ge-niş ölçüde yararlan-masına yol açtı... Yani Türkiye’de siyaset, basın, eğitim, diyanet, hatta ticaret sahasında Anadolu insanının, 30 öncesine nazaran çok daha etkin hale gelmele-rinde, Erbakan’ın direk hizmetleri yanında, dolaylı etkileri ve katkıları da bü-yük olmuştur. Hatta meşhur masonlardan birisinin şöyle söylediğini hatırlıyoruz: "Şu Erbakan iki türlü kazanıyor... Birincisi sağlam ve samimi insanları kendi par-tisinden aday ya-pıyor,ondan kazanıyor... İkincisi, bizler de onun adayına karşı mecburen vaiz, müftü, hacı, hoca takımından birisini aday çıkarmak zo-runda kalıyoruz... O da seçilip meclise girince, yine Erbakan kazanmış olu-yor!.." Öyle ya Erbakan'ın partisi ve örnek adayları olmasaydı, biz kendi ma-soncukla-rımızı bırakıp, Müslümanların oyunu Erbakan'a kaptır-mamak için hacı, hoca takımını aday yapmak zorunda kalır mıydık? demek istiyordu. Evet bugün İslamî gazete ve dergicilikte, her çeşit din hizmetlerinde, resmî ve özel eğitim birimlerinde, ithalat, ihracat, ticaret ve şirket gibi etkin-lik-lerde Müslümanların varlığını ve ağırlığını hissettirir noktaya gelmesinde en büyük faktör, Erbakan olayıdır!.. Bu gerçeği kabul ve ikrar etmek en azından bir teşekkür borcudur... Bize bu hürriyet ve hizmet ortamını hazırlayanlara karşı nankörlük içinde bulu-nan nice "sahte kahramanların" ve "ucuz kabadayıların" Hint filozofu Beydaba’nın dediği gibi, "sadece bol ses çıkaran, ama içi boş bulunan davul-dan" farkları ol-madıklarını da biliyoruz... Ve şimdi başka sahalarda olduğu gibi, siyaset sah-ne-sinde de artık masonlar kontrolü kaçırmış durumdalar... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| erbakan, hocamızın, misyonu, prdrnecmeddin |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|