| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 199 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum HİCRETİN KUTLU OLSUN ERBAKAN » PRF.DR. NECMETTİN ERBAKAN » Erbakan'ın Mücadelesi »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.11.08, 22:42   #1
Ahmed Naina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 591
Üyelik tarihi : 23-09-2008
Konuları : 127
Mesajlar : 206
Teşekkürleri: 262
116 mesajına 225 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Ahmed Naina is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 09.03.09
Durumu : Status: Offline

Standart Sadece Erbakan Anladi...

28 Şubat sürecinde BatıÇalışma Grubu’nu (BÇG) deşifre edince ekibiyle birlikte tasfiye edilenEmniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu, bugün TürkSilahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi hava ve kara harekâtına neden olanKuzey Irak’taki terörist yapılanmanın Çekiç Güç’e dayandığını söyledi.

Derinyapıların dünya çapında çok derin konjonktürel hesapları olduğunusöyleyen Orakoğlu, Saddam Hüseyin’e Kuveyt'in işgal ettirilmesini,sonra onbinlerce insanın Türkiye sınırına yığılmasını, Türkiye'ninmecburen BM'den yardım istemesini ve nihayetinde bugünkü sözdeKürdistan'ın fiili yapısının oluşmasını sağlayacak güvenli bir bölgeoluşturulması için Çekiç Güç'ün bölgeye gelişinin birlikte okunmasıgerektiğini söyledi. İran’la savaşta, kimyasal silah kullanan Irak'ın,o dönemde ABD tarafından desteklendiğini söyleyen Orakoğlu, dönemin ABDSavunma Bakanı Donald Rumsfeld'in Saddam'ı resmi bir şekilde iki kezziyaret ederek iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi gereğinivurguladığını hatırlatıyor.

Irak-İran Savaşı'nda taraflararasında kazananın olmadığını, İran ve Irak’ın ekonomik açıdan büyükkayıplara uğradığını belirten Orakoğlu, kazananların ise Pentagongüdümlü ABD ve Israil'li silah tüccarları olduğuna dikkat çekerek,Stratejik açıdan emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi’nin de fiilenhayata geçirilmiş olduğunu belirtiyor. Irak’ın 2 Ağustos 1990 tarihindede ABD tarafından Kuveyt'i işgal için yönlendirildiğini kaydedenOrakoğlu, daha sonra başlayan Körfez Savaşı’nın da BOP çerçevesindeterörün ABD’nin kontrolüne geçmesini hızlandırdığını ifade ediyor.

KörfezSavaşı’nın ardından yüz binlerce Kürdün Türkiye sınırına kaçmasıüzerine Kuzey Irak'taki belirsizliğin ABD'nin bölgedeki manevra alanınıgenişlettiğini kaydeden Orakoğlu, bölgeyi mümkün olduğunca küçükbirimlere bölmeyi amaçlayan ABD’nin bölgedeki çekişme ve ittifaklarıkullanarak, Kürt gruplara bu konjonktürün kendilerine bir devlet kurmaşansı tanıyabileceğini söylediğini belirtiyor.

Bugünkü durum Çekiç Güç’le başladı

Orakoğlu,Çekiç Güç’ün Kuzey Irak’a yerleşme sürecini şöyle anlatıyor: “Türkiye,Birinci Körfez Harekâtıyla Saddam'dan ve PKK'dan arındırılmış bir bölgebeklerken, Çekiç Güç'ün Türkiye ve Ortadoğu'da konuşlanmasıyla birliktebüyük bir şaşkınlık yaşamıştır. Çünkü bu operasyon, sözde KürdistanDevleti'nin kuruluşu için fiilen harekete geçmek demektir. O dönemdeTürkiye, Çekiç Güç'ün İncirlik'te ve Türkiye toprakları üzerindekonuşlanmasına, Saddam'ın Irak yönetiminden uzaklaştırılacağı vePKK'nın bu bölgeden tasfiye edileceği düşüncesiyle ılımlı bakmıştı.Ancak Saddam karşıtı Irak'lı Kürt ve Şii grupları Saddam yönetiminekarşı isyan başlatmaları için kışkırtan ABD, Saddam'ın bu isyanlarıkanlı bir şekilde bastırmasına seyirci kaldığı gibi, Irak'ı Kuveyt'tençıkardıktan sonra kendi birliklerinin Saddam'ın üzerine yürümesini dedurdurmuştu. Halepçe Katliamından sonra, yüz binlerce Peşmerge veTürkmen, Türk sınırına yığıldı. Bu sayı beş yüz bin ile bir milyonarasında değişiyordu. Üstelik bu sığınmacılar arasına PKK'lılar dakarışmıştı. BM Güvenlik Konseyi'nin ortak görüşü, ABD'nin Türkiye ileirtibata geçip Uluslar arası Çekiç Güç'ü oluşturmasıydı. Çekiç Güç 5Nisan 1991 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından alman karardoğrultusunda Türk topraklarında geçici olarak konuşlandırıldı. BöyleceKuzey Irak bir Kürt bölgesi olarak güvenli bölge ilan edildi. Saddam'a36. paralelin kuzeyine geçme yasağı kondu. Alınan bu karar Kuzey Irakve Türkiye için bir dönüm noktası olmuş, 11 ülkenin katılımı ileoluşturulan Çekiç Güç, bölgede otorite boşluğu oluşturmuş ve bu boşlukIrak'lı Peşmergeler ve PKK'lılar tarafından doldurulmuş ve böylecebugünkü noktaya gelinmiştir.”

ABD’nin, Çekiç Güç oluşumunu dahaönce Vietnam, Lübnan ve Panama gibi dünyanın sıcak bölgelerindekullandığını vurgulayan Orakoğlu, bu gücün özelliğini ise şöylesıralıyor: “İşgal edilen topraklarda, kendilerine yakın gördükleri 'insanlarla ilişki kurup, mahalli idare ve hükümete karşı koyma, çeşitlisabotaj ve kontgerilla taktiklerini öğretme görevini üstlenmek!”

Karşı çıkanlar öldürüldü

ÇekiçGüç'ün bölgedeki faaliyetlerinden aşırı derece rahatsız olduğunu, bugücün PKK'nın hareket alanını genişlettiğini birkaç kez MGKtoplantılarında dile getiren Jandarma Genel Komutanı Orgeneral EşrefBitlis’in helikopterinin Çekiç Güç'e ait uçaklar tarafından tacizeuğradığını ve bu taciz olayından iki ay sonra Bitlis’in şaibeli biruçak kazasında hayatını kaybettiğine dikkat çeken Orakoğlu, aynısüreçte PKK'nın yabancı istihbarat servisleriyle ilişkisini ortayaçıkaran Uğur Mumcu’nun da suikaste kurban gittiğini vurguluyor. “Terörkonusunda uzman olan bazı askerlerin yaptıkları açıklamalara göre;Eşref Bitlis yaşasaydı Amerika'nın Ortadoğu Projesi böyle gelişemezdi”diyen Orakoğlu, ABD’nin bölgedeki politikalarını sezen ve Çekiç Güç’ekarşı olan önemli isimlerin bir bir suikaste kurban gitmesini ise şöyleanlatıyor:

“Bitlis Paşa, Talabani'yi ve Barzani'yi devamlıkontrol altında tutarak PKK ile ilişki kurmamaları yönünde çalışmalaryapıyordu. Bütün bunları devlet adına yapıyordu. Ancak ABD ve İngilterebu durumdan rahatsız olduklarını açıklıyorlardı. Türkiye bu süreçte,ABD'nin Güneydoğu politikalarına ve Çekiç Güç'e karşı çıkan bazı önemliisimlerini birbiri ardına faili meçhul cinayetlere kurban verdi.Güneydoğu'da Asayiş Bölge Komutanlığı yapmış İsmail Selen Paşa, 23Mayıs 1991 günü Ankara'da suikasta uğradı ve hayatını kaybetti. Aynıgün Adana Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Temel Cingöz de Adana'davuruldu. O da birkaç gün sonra hayatını kaybetti. Eşref Bitlis'ingüvendiği istihbaratçılardan Jandarma Binbaşı, Jitem Grup KomutanıAhmet Cem Ersever ile Mustafa Deniz; 1993 yılının Ekim ayının sonhaftasında OH AL bölgesinde birdenbire kayboldular. Cem Ersever'incesedi Ankara Elmadağ'da, elleri arkadan bağlanmış ve kafasına kurşunsıkılmış olarak bulundu. Yakın çalışma arkadaşı Mustafa Deniz'in cesedi7 Kasım 1993'te Bolu yakınlarında karayolunun kenarında bulundu. Olayınfailleri bugüne kadar tespit edilemedi. Ancak Cem Ersever ile EşrefBitlis Paşa arasındaki görev ilişkisinin çok güçlü olduğu, BitlisPaşa'nın PKK ve destekçileri hakkında birçok gizli araştırmaları CemErsever'e yaktırdığı biliniyor. Eşref Bitlis'in şaibeli bir uçakkazasın"da ölmesinin ardından uçağa sabotajın Cem Ersever tarafındanyapıldığı iddiaları ortalıkta bir psikolojik harekât unsuru olaraksırıtıyor. Eşref Bitlis'in uçağına yapılan sabotaj ile uçağın düşmesineneden olan arkadaki güç Cem Ersever'i de öldüren güçtür. Bitlis veErsever, Kürt sorununa Türkiye Cumhuriyeti ve milletinin menfaatleriaçısından bir çözüm getirmek istedikleri, birlik ve beraberliğinbozulmaması adına yaptıkları faaliyetler nedeni ile katledilmişlerdir.”
Gizli mesaj bitti

GazeteciUğur Mumcu'nun öldürülmesinin ardında da PKK, Barzani, MOSSAD, Öcalanve bunların devlet içindeki ilişkilerinin Uğur Mumcu tarafındanöğrenilmesinin yattığını ifade eden Bülent Orakoğlu, şunları söylüyor:“Mumcu ölümünden kısa bir süre önce kendisine gizli eller tarafındanulaştırılan bilgilerin vahameti karşısında, PKK'nın kuruluşu vearkasındaki destekle ilgili olarak önce Cumhurbaşkanı Özal'ı aramış,Özal'ı bulamayınca Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis Paşa ileyaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yapmıştır. Bu telefongörüşmesi derin güçlerce tespit edilmiş ve Mumcu, görüşmeden birkaç günsonra, 24 Ocak 1993 günü otomobiline konan bombanın patlaması sonucuöldürülmüştür. Tuğgeneral Bahtiyar Aydın da Lice'de 22 Ekim 1993 günüKanas marka profesyonel suikast tüfeği ile açılan ateş sonucundahayatını kaybetti. Tüm bu isimlerin ortak yönü, Çekiç Güç'ün bölgedekivarlığına karşı çıkmalarıdır.”

Emniyet İstihbarat eski DaireBaşkanı Bülent Orakoğlu’nun, olayların perde arkasına ışık tutan dahapek çok düşünce ve analizi, Timaş Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı‘İhanet Çemberi’ kitabında geniş şekilde ele alınıyor.

Çekiç Güç’e karşı çıkanlar öldürüldü

28Şubat sürecinde Batı Çalışma Grubu’nu (BÇG) deşifre edince ekibiylebirlikte tasfiye edilen Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı BülentOrakoğlu, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi hava ve karaharekâtına neden olan Kuzey Irak’taki terörist yapılanmanın Çekiç Güç’edayandığını söyledi. Orakoğlu, ABD’nin Çekiç Güç eliyle bölgedegerçekleştirmek istediği tehlikeyi fark eden Orgeneral Eşref Bitlis’inşaibeli uçak kazasında, Gazeteci Uğur Mumcu, Ahmet Cem Ersever veTuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın da suikast sonucu öldürüldüğüne dikkatçekti.

Sadece Erbakan karşı çıktı

Türkiye’nin, ÇekiçGüç'ün Türkiye'ye ve Ortadoğu'ya yerleşmesinin arka perdesiniokuyamadığını, ABD ve İsrail'in örtülü operasyonlarla Ortadoğu'da sözdeKürt Devleti'nin oluşumu yönündeki faaliyetlerini bir bakımadesteklediğini söyleyen Orakoğlu, gerçeği okuyan tek liderin Erbakanolduğunu şöyle ifade ediyor:“Çekiç Güç'ün Türkiye'de konuşlanmasınakarşı çıkan ender parti liderlerinden biri Necmettin Erbakan'dı.Erbakan, Çekiç Güç'ün Türkiye topraklarında, Türkiye aleyhinefaaliyetler içinde bulunduğunu her platformda dile getiriyordu.Erbakan, RefahYol Koalisyon Hükümeti kurulup Başbakan olduğunda,yapılan anlaşmalar gereği Çekiç Güç'ün tüm faaliyetlerinden haberdarolmak maksadıyla "radarlı gözaltı uygulaması" dâhil bazı tedbirleralınması gerektiğinin üzerinde ısrarla durdu. Erbakan, Çekiç Güç'ün PKKterörüne şemsiye görevi yaptığını açıklayarak, kendi hükümeti dönemindeÇekiç Güç'ün süresinin uzatılmasının bazı şartların yerinegetirilmesine bağladı” diyor

BİR TEK ERBAKAN TEHLİKEYİ GÖRDÜ!

Derinyapıların dünya çapında çok derin konjonktürel hesapları olduğunusöyleyen Orakoğlu, Saddam Hüseyin’e Kuveyt'in işgal ettirilmesi, yüzbinlerce Peşmerge’nin Türkiye sınırına yığdırılması ve BM kararıylaÇekiç Güç’ün Türkiye topraklarına konuşlandırılmasının Büyük OrtadoğuPlanı’nın parçası olduğunu kaydetti. Refahyol’a kadar hiçbir hükümetinÇekiç Güç tehlikesini doğru okuyamadığını söyleyen Orakoğlu, ABD veİsrail'in örtülü operasyonlarla Ortadoğu'da sözde Kürt Devleti'ninoluşumu yönündeki faaliyetlerini fark eden tek liderin Prof. Dr.Necmeddin Erbakan olduğunu ifade etti.

ERBAKAN, AMERİKA’DAN NE İSTEDİ?

DöneminBaşbakanı Necmettin Erbakan'ın Çekiç Güç'ün Türkiye'deki görevsüresinin beş ay daha uzatılması karşılığında Amerika'ya sürdüğü önşartlar şunlardı:

*Kuzey Irak'ta Zaho ve Atrus kamplarıboşaltılacak. (Bu kamplar sözde BM denetiminde gösterilmesine rağmenfiilen PKK'nın emrinde birer anarşi merkezleriydi.)

*Çekiç Güçhiçbir suret ve şekilde PKK'ya destek sağlamayacak. (Daha önce TürkSilahlı Kuvvetleri'nin PKK kamplarına yapacağı harekâtları Çekiç Güçönceden PKK'lılara bildiriyor ve kaçmalarını sağlıyordu.

*Günde50-60 sefer alçak ve uzun mesafeli uçuşlar yapan Çekiç Güç'e bağlıjetler, bundan böyle sabah ve akşam birer sefer yapacaklar, bunundışındaki bütün uçuşlar kaldırılacak.

*Çekiç Güç'e ve sivilyardım örgütlerine ait araçlara getirilen çantalar ve sandıklar Türkiyetarafından açılacak ve kontrole tabi tutulacak. (Bugüne kadar aramayapılmadığı için ilaç ve gıda yardımı adı altında PKK'ya silah vemühimmat taşındığı istihbaratı ve tespitleri vardı.)

*KuzeyIrak'ta, Çekiç Güç dışında "Sivil ve gönüllü yardım kuruluşları" adıaltında, Türkiye aleyhinde faaliyet yapan bütün kişi ve kuruluşlarınyıkıcı ve bölücü davranışlarından Çekiç Güç sorumlu tutulacak ve bukuruluşlardan, Türkiye'nin istemedikleri bölgeden çıkarılacak,

*Irak'a uygulanan ambargo kaldırılacak.

*Kerkük Yumurtalık petrol boru hattı derhal açılacak ve Türkiye'ye en az 200 bin varil petrol verilecek.

*Türkiye savaş ve ambargodan dolayı uğradığı zararlara karşılık tazminat alacak.

*Zaho'dakiBM kampına ABD, İngiltere, Fransa yetkililerinin sayısı kadar Türksubay ve uzmanları gönderilecek ve Çekiç Güç'ün faaliyetleri kontrolaltına alınarak Türkiye'ye rapor sunulacak.

*Türkiye'ye dahaönce satılan ama kasıtlı olarak teslimi yapılmayan firkateyn, füze vediğer teknolojik malzemeler derhal gönderilmeye başlanacak.

*Buşartlara riayet edilmediği takdirde Türkiye, Bakanlar Kurulu Kararı ileÇekiç Güç'ün faaliyetlerini istediği anda durduracak.
View Ahmed Naina'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
anladi, erbakan, sadece

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:23 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.