| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 193 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Haftanın Hadis-i Şerifi »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05.10.09, 00:15   #1
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart Haftanın hadis-i şerif konusu: Emanet







Esselamu aleykum,
Haftanın Hadis-i Şerifi konusu;
Emanet
Siz değerli Milligörüşforum.biz arkadaşlardan da paylaşımlar bekliyoruz


selam ve dua ile
__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu Sükut-u Leyl tarafından (05.10.09 Saat 06:19 ) değiştirilmiştir..
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz:
Abdülhamit (05.10.09), Alemdâr-ı İslâm (05.10.09), Cihad Yıldızı (07.10.09),  (05.10.09), leyya (06.10.09), Medine Sevdalisi (05.10.09), Zeynel Açıkgöz (06.10.09)
Alt 05.10.09, 00:19   #2
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

3. (87)- Yine Ebu Hüreyre (r.a) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şu sözünü rivayet etmiştir:
"Sana emanet bırakanın emânetini geri ver. Sana ihânet edene ihânet etme"

(Ebu Dâvud, Büyü: 81 (3534); Tirmizî, Büyü: 38, (1264); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/373)

AÇIKLAMA:
Hadis, emanete ihânet edilemeyeceğini kesin bir üslupla ifade eder. Ancak emanet sahibinin hâin olması halinde, hakkında iki görüş ileri sürülmüştür:
1- Bir kısım âlimler: "Emanet bırakan kimse sana hiyanet etmiş bile olsa -yukarıdaki hadisin zâhirine göre- hıyanete hıyanetle mukabele edemezsin" demiştir. Kadı Iyaz şöyle söyler: "Hâine, onun sana yaptığı gibi davranma, hıyanetine hiyanetle mukabele etme, aksi takdirde onun gibi olursun. Ancak kişinin, borcunu inkâr eden alacaklısından hakkı kadarını alması buna girmez." Tîbî der ki: Evla olanı, hadisi şu âyetin mânasında anlamaktır: "İyilik ve fenalık bir değildir. Ey inanan kişi, sen fenalığı en güzel şekilde sav..." (Fussilet: 41/34), yani arkadaşın sana ihânet ederse, sen onun ihânetine ihânetle mukabele etme, bu câiz olsa. Bilakis iyilikle mukabele et. Bu da tam mukabiliyle davranmakla olur. Sen sonra kötülük yapana iyilik yap."
2- Bazıları ise, emanet, hiyanet ettiği mal cinsinden ise, gasbettiği miktarınca malını alabileceğini söylemiştir. Mesela dirhem cinsinden hakkına, dirhem cinsinden emânetten alabilir, dinarsa alamaz. Şâfiî hazretlerinden (rahimehullah) şöyle söylediği nakledilmiştir: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) çocuklarına yeterince bakmayan Ebu Süfyan'ı hanımı şikâyet edince kadına: "Ma'ruf üzere yetecek kadarını" Ebu Süfyan'ın malından onun gıyabında almasına izin vermiştir. Öyle ise, bir kimsede alacağı olan bir zât borçlunun borcunu ödememesi hâlinde onun malından, ağırlığınca veya miktarınca veya kıymetince denk olacak kadarını alır. Hatta cinsleri ayrı bile olsa alıp satması, elde edeceği semereden hakkı kadarını alması câizdir... Bu hıyanet değildir... Hıyanet, hakkı kadarını aldıktan sonra fazla alacak olursa söz konusudur.
(İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/373.)

__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (05.10.09), Cihad Yıldızı (07.10.09), leyya (06.10.09), Medine Sevdalisi (05.10.09), Zeynel Açıkgöz (06.10.09)
Alt 05.10.09, 00:28   #3
Lâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 1650
Üyelik tarihi : 13-12-2008
Mesleği : Pokemon Usta Öğreticisi
Nereden : Ankara
Konuları : 168
Mesajlar : 3,681
Teşekkürleri: 3,913
2,026 mesajına 4,296 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Lâ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Birisinin koruması için bırakılan maddî ve manevî hak. Emniyet edilip inanılan şey. Peygamberlerde bulunan sıfatlardan biri de emânettir. Kurana, Sünnete ve Resulullahın eşyasına da emânet denir.

* Emânet kaybedildiği aman yani işler ehli olmayanlara verildiği zaman kıyâmeti bekle.

* Allahın insanlâra yüklediği bütün mükellefiyetlere emânet denilmiştir

* Emânete ihânetin münâfıkların alâmetlerinden olduğunu söylemiştir

* Vedâ Haccında Rasûlullah, kadınların da erkeklere birer emânet olduklarını açıklamıştır

* Emânet sahibi olmayan kişinin gerçek imânı yoktur



[Kaynak :
* Hadis Elkitabı
* Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 135
* Usûl fî Şerhil Mirkat I, 591
* Buharı, İmân, 1İmân, 64 İmân, 106
* Ebû Dâvûd, Menâsik, 56
__________________


HAZRET-İ ALİ (K.V.) BUYURDULAR Kİ/

"Yanında;
Allah'ın sünneti, Rasûlullâh'ın sünneti ve evliyanın sünneti olmayan
kimsenin elinde hiçbir şey yok, demektir.
Kendisine, Allah'ın sünneti
nedir? diye suâl edilince, buyurdu ki:

- Sırrı gizlemektir. Rasûlullâh'ın sünneti nedir? diye
suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanları idare etmektir. Evliyanın sünneti nedir?
diye suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanların verdiği sıkıntıya katlanmaktır."







View Lâ'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Lâ kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (05.10.09), Cihad Yıldızı (07.10.09), fatımatüzzehra (05.10.09), leyya (06.10.09), Medine Sevdalisi (05.10.09)
Alt 06.10.09, 07:27   #4
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

2. (86)- Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:
"Emanet kaybedilince kıyameti bekleyin." "Emanet nasıl kaybolur?" diye sordular. "İşler ehil olmayanlara teslim edilince" diye cevapladı."

(Buhârî, Rikak: 35, İlm 2; İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/372)

AÇIKLAMA:
Emanet'in kaybı emin (güvenilir) kimselerin yok olması veya yok denecek kadar azalmasıyla meydana gelir.
Yukarıdaki hadis, Buhârî'nin, Kitabu'l-İman bahsinde "Kıyamet ne zaman?" diye soran bir bedeviye cevap sadedinde zikredilmiştir.
"İşler" diye tercüme ettiğimiz kelimenin aslı "emr"dir. Dine müteallik hilafet, memurluk, kadılık, müftülük vs. bütün hizmetleri ifade eder. Hadis, bu mühim hizmetlere liyakatli kimselerin getirilmesindeki lüzuma dikkat çekiyor. İbnu Battâl şu açıklamayı yapmıştır: "Emaneti ehil olmayana verme'nin mânası şudur: "Allah imamları, kullarının başına emanetçi olarak koydu ve kendilerine kullar için hayırhâh olmayı farz kıldı. Öyle ise, başlarına dindar kimseleri âmir tayin etmeleri gerekir, (çünkü Allah'tan korkacaklar için halka ancak dindarlar adâletle, hayırla hizmet sunarlar). Dindar olmayanları tâyin ettikleri takdirde, imamlar (devlet reisleri), Allah'ın kendilerine tevdi ettiği emanete ihânet etmiş olurlar."

__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (06.10.09), Cihad Yıldızı (07.10.09), leyya (06.10.09), Medine Sevdalisi (06.10.09), Zeynel Açıkgöz (06.10.09)
Alt 06.10.09, 07:46   #5
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

"Biz emaneti göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir. Pek zâlim ve çok câhil olan insan onu yüklenmiştir."

Ahzâb sûresi (33), 72

Allah Teâlâ'nın göklere, yere ve dağlara sunduğu emanet, gerek kendi hukukuna, gerek insanların hukukuna yönelik emir ve yasaklardan, zorlama ve cebirle değil, rıza ve seçme hürriyetiyle yaptırmak istediği fiiller, vazife ve mükellefiyetlerdir. Bu emanet, gök, yer ve dağların dayanamıyacakları kadar zor, mes'uliyeti çok büyük bir yüktür. Bunların neleri kapsadığını bir önceki âyetin açıklamasında belirttik. Bu âyette, Allah Teâlâ bu yükün ağırlığını bizlere temsil yoluyla anlatmış, gök, yer ve dağların yüklenmekten korkup çekindiği ve titrediği bir yükü insanoğlunun yüklendiğini, bu sebeple de mes'uliyetimizi hissetmemiz gerektiğini hatırlatmıştır.
İnsanoğlu çok zâlim, haksızlığa ve başkasına eziyet etmeye çok yatkındır. Allah'ın ve kulların hukukunu yüklendiği halde, bunları gereği gibi yerine getirmediği için de kendine yazık etmektedir. Aynı zamanda çok câhildir. Çünkü âlim olsaydı, akıbetini bilir, düşünür ve zulmetmezdi.

Hadisler

201. Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder."
Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 107-108. Ayrıca bk. Buhârî, Şehâdât 28, Vesâyâ 8, Mezâlim 17, Cizye 17, Edeb 69; Tirmizî, Îmân 14
Bir rivayette: "Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendini mümin zannetse bile" buyurulur (Müslim Îmân 109).


Açıklamalar

Münafık, içinden kâfir olup, dışından müslüman görünen kimsedir. Eğer bu görüntü imanda ise, nifâkı küfürdür. İmanda değilse amel bakımından münafıktır. Münafıklık, Kur'an ve Sünnet'te üzerinde çok durulan bir konudur. Biz burada nifâk ve münafıklık konusuna girmeyeceğiz. İlgili bahislerde alâkası miktarınca bu konuya yer verilecektir. Bu hadis, ileride 690 ve farklı bir rivayetle 1546 numara ile tekrar gelecektir.
Münafıklık alâmetlerinden biri, emanete hıyanettir. Hıyanet, emanet edilen şeyde, dine, şeriata aykırı şekilde tasarrufta bulunmaktır.
Bu hadiste sayılan üç alâmetten birincisi, yani yalan söylemek, sözün bozuk olmasına; ikincisi yani va'dinden dönmek, niyetin bozukluğuna; üçüncüsü olan hıyanet de fiilin, davranışın bozukluğuna delâlet eder.
Bu alâmetler, bazan gerçekten müslüman olan birinde bulunabilir. O takdirde o kimseyi küfürle veya münafıklıkla mı itham edeceğiz? Halbuki bir müslümanın kâfir veya münafık olduğuna hükmetmenin câiz olmadığı, hatta bunun haram olduğu konusunda ümmetin icmâı vardır. İmam Nevevî, kendisinde bu nitelikler bulunan müslümanın münafığa benzediğini ve münafıkların ahlâkıyla ahlâklandığı fakat kâfir ya da münafık olmadığını söyler. Resûl-i Ekrem Efendimiz, müslümanların münafıklık alâmetlerini âdet ve ahlâk haline getirmemelerini ihtar eder ve onları bundan sakındırır.

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Münafıklık gerçekte kâfirliktir.
2. Yalan söylemek, va'dinden caymak ve emanete hıyanet etmek münafıklık alâmetidir.
3. Müslüman olduğu halde, kendisinde münafıklık alâmeti bulunan kimse, münafığa benzeyen ve onun ahlâkıyla ahlâklanan bir kimse olarak nitelendirilir. Böyleleri için kâfir ve münafık hükmü verilmez.
4. Müslümanlar, münafıklık alâmeti ve ahlâkından uzak durmalıdırlar.
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (06.10.09), Cihad Yıldızı (07.10.09), fatımatüzzehra (07.10.09), leyya (06.10.09), Medine Sevdalisi (06.10.09), Zeynel Açıkgöz (06.10.09)
Alt 06.10.09, 08:26   #6
Zeynel Açıkgöz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : Akademi
Üye No : 5437
Üyelik tarihi : 01-09-2009
Mesleği : İnş.Malz.ve Boya satışı,İzalasyon uygulaması
Nereden : Gaziantep /türkiye
Konuları : 34
Mesajlar : 201
Tecrübe Puanı: 3 Zeynel Açıkgöz is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline

Standart

İnsanoğlunun bu mükellefiyete kalkışması sözkonusu emâneti yüklenmesiyle başlar.

Cenâb-ı Allah insanları din, dünya ve âhiretlerinde onların çıkarına uyacak şekilde maslahatları için bazı hususlarda mükellef tutmuştur. Eğer bütün insanlar bu mükellefiyetlerini tam olarak yerine getirecek olurlarsa onların bütün dünya ve âhiret işleri yluna girer, hayatları düzenli olur ve işte o zaman da bütün girdikleri yollar dostdoğru yollar olur.

Hz. Ebu Hureyre(r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

''Şayet yönetim işi ehil olmayan insanlara verilecek olursa, işte o zaman kıyameti bekleyedurunuz''.
View Zeynel Açıkgöz'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Zeynel Açıkgöz kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (06.10.09), Cihad Yıldızı (07.10.09), fatımatüzzehra (07.10.09), leyya (06.10.09), Medine Sevdalisi (06.10.09)
Cevapla

Etiket
emanet, hadisi, haftanın, konusu, şerif, şerifi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Haftanın hadis-i şerif konusu: İlim fatımatüzzehra Haftanın Hadis-i Şerifi 13 18.10.09 09:12
Haftanın Hadis-i şerif konusu: Zikir fatımatüzzehra Haftanın Hadis-i Şerifi 23 02.08.09 13:33
Haftanın Hadis-i Şerif Konusu: Sabah Namazı Sükut-u Leyl Haftanın Hadis-i Şerifi 17 26.07.09 16:47
Haftanın Hadis-i Şerif Konusu: Âhlak Sükut-u Leyl Haftanın Hadis-i Şerifi 14 20.07.09 08:43
Haftanın Hadis-i Şerif Konusu: Haya Sükut-u Leyl Haftanın Hadis-i Şerifi 6 13.07.09 02:59

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:48 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.