|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
![]() Esselamu aleykum, Haftanın Hadis-i Şerifi konusu; Dua Değerli Milligörüşforum.biz üyeleri, arkadaşlar sizlerinde paylaşım ve desteklerinizi bekliyoruz
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (16.11.09), hatipli_mücahit (16.11.09), intifada-AGD (16.11.09), Lâ (16.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09), muallim (16.11.09), Muhammed (22.11.09), Sükut-u Leyl (17.11.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
"İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua." Muvatta, Nidâ 7, (1, 70); Ebû Dâvud, Cihâd 41, (2540). "(Allah'ın kabul ettiği) üç müstecab dua vardır, bunların icâbete mazhariyetleri hususunda hiç bir şekk yoktur. Mazlumun duası, müsâfirin duası, babanın evladına duası." Tirmizî, Birr 7, (1906); Cennet 2, (2528), Daavât 139, (3592); Ebû Dâvud, Salât 364, (1536); İbnu Mâce, Dua 11, (3862).
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
|
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (16.11.09), fatımatüzzehra (16.11.09), Lâ (16.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09), muallim (16.11.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
Dua Arapça'da, çağırmak, davet etmek, rağbet göstermek, yardım taleb etmek, ismen çağırmak (tesmiye) mânalarına gelir. İbadete de dua denmiştir. Ebû'l-Kâsım el-Kuşeyrî şu açıklamayı yapar: "Dua Kur'an'da muhtelif mânalarda gelmiştir. 1- İbâdet: "Sana fayda da zarar da vermeyecek Allah'tan başkasına dua (ibadet) etme" (Yunus 106). 2- İstiğâse: (yardım talebi): Allah'tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın" (Bakara 23). 3- Nidâ "Sizi çağırdığı gün, O'na hamdederek davetine uyarsınız" (İsra 52). 4- Senâ: "De ki: "Gerek Allah deyin, gerek Rahmân deyin, hangisini derseniz deyin en güzel isimler O'nundur" (İsra 110). Keza: "Rabbiniz: "Bana dua edin ki size icabet edeyim" dedi" (Gâfir 60) (1750)- Nu'man İbnu Beşîr (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Dua ibadetin kendisidir" buyurdular ve sonra şu âyeti okudular. (Meâlen): "Rabbiniz: "Bana dua edin ki size icâbet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurdu." (Gâfir 60). [Tirmizî, Tefsir, Gâfir, (2973); Ebû Dâvud, Salât 358, (1479). Metin Tirmizî'ye aittir.][3] AÇIKLAMA Cümle normalde "Dua ibâdettir" şeklinde olması gerekir. Ancak araya hem zamir girmesi ve hem de ibâdet kelimesinin başına eliflâm konarak kelimenin ma'rife kılınması, Arapça'da mânaya kuvvet kazandırmaktadır. Böylece hadis, "ibadet münhasıran duadır, "duadan başka bir şey değildir" gibi hasr ifâde eden bir mânâya gelir. Bunun örneği hacc bahsinde geçmiştir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) haccın esâsını Arafat vakfesi teşkil ettiği için, "Hacc Arafat'tır" buyurmuştur. Bunun mânâsı, "haccla ilgili rükünlerin en büyüğü Arafat'taki vakfedir" demektir. Öyle ise, dua da kabul edilsin edilmesin bir ibadet olmaktadır. Çünkü dua ile kişi, ihtiyacını teminde aczini idrak etmiş, bunu ancak her şeye kâdir olan Rabbinin te'min edeceğinin şuuruna ermiş ve bu sebeple O'na iltica etmiş olmaktadır. Esâsen ibâdet de bundan başka bir şey değildir. Nitekim, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın delil olarak okuduğu âyet, önce dua etmeyi emrediyor, sonra da kibir ve büyüklük havasıyla "dua etmemek"i, "ibadet etmemek" olarak ifâde zımnında duâ etme dâvetine icâbet etmeyenlerin cehenneme hakîr ve zelîl olarak gireceklerini beyan ediyor Kutub-i Sitte
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (16.11.09), intifada-AGD (16.11.09), Lâ (16.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09), muallim (16.11.09) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Hadisi Şerifte; “Duadan daha güzel Allah-ü Tealaya ikram edilecek hiçbir şey yoktur.” (Tirmizi, İbn. Mace) Hadisi Şerifte; “Ezanla ikamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.”(Nisai) Hadisi Şerifte; “Muhakkak ki Rabbınız cömert ve ayıplayıcıdır. Kulu, kendisine elini kaldırdığı zaman kulunun elini boş çevirmeyi ayıplar.”Tirmizi, Ebu Davut) Hadisi Şerifte; “Resülüllah dua etmek için ellerini uzattığında ellerini yüzüne sürmeden ellerini toplamazdı.”(Tirmizi, Ebu Davut, İbn. Mace) Hadisi Şerifte; “Allah-ü Tealaya dua edin. Onun fazlından isteyin. Çünkü Allah-ü kendisinden istenilmesini sever.” (Tirmizi) DUANIN ADAPLARI NELERDİR? a) Duanın yolculuk sırasında yapılması. Hadisi Şerifte; “Üç duanın kabul olmaması için hiç bir şüphe yoktur. Bunlar mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın çocuğuna yaptığı duadır.” Yolculuğun süresi ne kadar artarsa, sıkıntıların artmasıyla beraber duaların kabulü da artar. b) Dua ederken eski elbiselere bürünüp Allah’ın karşısında acziyetimizi ifade eder şekilde bir halle bulunmak. c) Elleri semaya gök yüzüne doğru kaldırmak. d) Kıble yönüne dönmek. e) Sesi dua anında mümkün mertebe azaltmak. f) Sadece ve sadece içten gelerek, direk olarak Allah’ı düşünerek, Ondan bekleyerek, Ona sığınarak dua etmek. g) Duayı bolca tekrarlamak. Allah-ü Tealanın gücüne, kudretine, rububiyyetine sığınmak. h) Duaya başlarken Ona hamdederek, övgü ve senalarla başlamak, Resülüne selat ve selam getirmek. i) Duanın bitiminde “Amin” kabul et Allah’ım demek. * Dualar hemen kabul edilir mi? Duaların kabul edilmesi durumu; Allah-ü Tealanın hemen, icabetiyle olabilir. Duanın cevabının gecikmesiyle olabilir. Ahirete bırakılabilir. İstenilen talebin daha hayırlısı verilebilir. Talebin hayırlı olmaması ihtimaliyle dua, kabul olmayabilir. Dua edenin Allah’a karşı sabrı, güvenci, itimadı ölçülmüş olabileceği ihtimaliyle kulun itikadı, imtihandan geçirilmiş olabilir. * İbrahim Ethem’e göre Duanın kabul edilmeme sebepleri: İbrahim Ethem hazretleri bir gün Basra çarşısında dolaşırken kendisine şöyle bir sual yöneltilir. Ey Üstad ! Allah-ü Teala K.Kerim’de “Ban dua edin duanızı kabul edeyim.”Buyurmaktadır. Bizler dua ediyoruz dualarımız kabul olmuyor. Bunun hikmeti nedir? İbrahim Ethem onlara, şöyle cevap verir. “Çünkü sizin kalpleriniz şu on şeyden mahrumdur.” 1) Siz Allah-ü Tealayı tanıdınız, onun sizdeki hakkını vermediniz. (İbadetlerinizi terk ettiniz.) 2) Siz K.Kerim’i okudunuz, onunla amel etmediniz. (Kuran’ı Kerimi sadece süsleyip rafa kaldırdınız.) 3) Siz Peygamber ’i sevdiğinizi iddia ettiniz, Onun sünnetlerini terk ettiniz.4) Siz şeytanın düşmanınız olduğunu söylediniz, sonra onun yolunu takip ettiniz. 5) Siz Cennete aşık olduğunuzu söylediniz, ulaşmak için çapalamadınız. 6) Siz Cehennemden korktuğunuzu söylediniz, fakat ondan kaçma yolları aramadınız. 7) Siz ölümün hak olduğunu söylediniz, fakat ölüme hiç hazırlanmadınız. 8) Siz insanların ayıplarını gördünüz, fakat kendi ayıplarınızı hiç görmediniz. 9) Siz Allah-ü Tealanın size verdiği nimetlerden yediniz, içtiniz, karşılığında şükretmediniz. 10) Siz ölülerinizi mezara kendi ellerinizle defnettiniz, fakat onlardan hiç ibret almadınız. Bu haldeyken Allah-ü Teala sizin dualarınızı nasıl kabul etsin? ALLAH-Ü TEALAYA DUA ETMEK NASIL BİR ANLAM İFADE EDER. Alimler bu konuda, şu manalardan bahsederler. a) Allah-ü Teala zengindir. Fakir olan bir ilahtan yardım istenmez. b) Allah-ü Teala işitir. İşitmeyen bir ilahtan nasıl niyazda bulunulabilir. c) Allah-ü Teala cömerttir. Cimri olan bir ilahtan nasıl dilekte bulunulur. d) Allah-ü Teala acıyandır. Merhameti olmayan bir ilahtan nasıl yardım istenebilir. e) Allah-ü Teala her şeyi kadirdir. Her şeye gücü yetmeyen bir ilaha nasıl güvenilir. f) Allah-ü Teala’nın rızası ve sevmesi vardır. Rızası ve sevmesi olmayan bir ilah nasıl dilediğini verecektir. İşte, Allah-ü Teala, dualardan dilediğini seçerek kabul eder. Dilediğini kabul etmez. Öyle olmamış olsaydı her dileyenin duası kabul olurdu. Dua; hem yalvarış, hem ibadet, hem de Allah-ü Tealayı hakkıyla tanıma fırsatıdır. Birbirimize dua etmeği ihmal etmeyelim. Birbirimize gıyabımızda dualar edelim.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (19.11.09), fatımatüzzehra (16.11.09), intifada-AGD (16.11.09), Lâ (16.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Duâ Âdâbı Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki: "Sakın sizden biriniz duâ ederken "Yâ Rabb, dilersen beni mağfiret eyle, dilersen bana merhamet eyle" demesin. İstediğini sağlamca ve kat'ıyyetle istesin. Çünkü Allah'ı şu veya bu işe zorlayabilecek hiçbir kudret yoktur." (1) Yine Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'dan rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki: "Sizden herhangi biriniz" duâ ettim de kabul olunmadı" diyerek acele etmedikçe duâsı kabul olunur." (2) Duâ eden duâsında ısrar etmeli, devam etmelidir. Her halde er veya geç müstecâb olur. Bir de dünyâda müstecâb olmasa bile kul bunu yine kendi lehine bilip Allah'dan ümidini kesmemelidir. Duâ büyük bir ibâdet olduğu için âhırette de bir ecir ve sevâbı olur. Duânın âdabı pek çokdur. Bu cümleden olarak: 1- Evvelâ abdestli bulunmak, 2- Bir namazdan sonra yapılmak, 3- Tevbe ve istiğfârını ve kemâl-i ihlâsını arzeylemek, 4- Kıbleye yönelmek, 5- Duâdan evvel Allah'a çokça hamd ü senâ etmek, 6- Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri'ne çokça salât ve selâm eylemek, 7- Duânın nihâyetini âmin ile bitirmek, 8- Duâda yalnız kendisini düşünmeyip bütün sâlihleri ve bütün mü'minleri duâya müşterek kılmak, 9- Bir hâcetini isterken ellerini semâya kaldırıp avuçlarını açarak duâ etmek, 10- Kıtlık; umumî sıkıntı ve felâketlerin def'i için ise ellerinin dışını semâya çevirerek duâ etmek ve Allah'a sığınmak, 11- Celb-i menfaat için yapılan duâların nihâyetinde ellerinin avuçlarını yüzüne mesh eylemek, def'-i mazarrat için yapılan duâlarda mesh edilmez. 12- Duânın asıl anahtarı ise helâl lokma yemektir. Ebû Musa el-Eş'arî -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber gazâsı'na giderken maiyyetinde bulunan ashab-ı kiram bir vâdiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeğe başladılar. Resûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri: "-Kendinize rıfk u merhamet ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi hakkıyle işiten ve size sizden yakîn olan Allah'a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir" buyurdu. Yani; öyle kendinize bu derece bağırmakla zahmet vermenize hâcet yoktur. Cenâb-ı Hakk'a nisbetle hafî ve cehrî yapılan zikir müsâvidir. Ebû Mûsâ diyor ki: O esnâda ben, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte beraberdim. Ve lisânımla ![]() diyordum. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitâben: - Ey Abdullah bin Kays' buyurdu. Ben de icâbetle: - Lebbeyk yâ Resûllallah, dedim. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitâben: - Ben sana cennet-i a'lânın hazînelerinden bir hazîneye delâlet edeyim mi? buyurunca ben hemen: - Babam ve anam sana fedâ olsun yâ resûlallah! Evet irşâd ediniz, dedim. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri: ![]() "Ma'sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve kudret ancak Allah Teâlâ Hazretlerinin tevfık-i Rab-bâniyyesi ve irâde-i Sübhâniyyesiyledir." (3) buyurdu. Yâni cümle âlemin müdebbir-i hakîkisi ve mutasarrıfı, hepsinin hâlikı olan Allah sübhanehu ve teâlâ-Hazretleridir, demektir. Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz'e ve ehl-i Beyt'ine salât ve selâm da duânın en mühim âdabındandır. Hadîs-i şerifte: ![]() "Yapılan bir duâda, Muhammed -aleyhi's-salâtü ve's-selâm- ve ehl-i Beytine salât ve selâm edilmedikçe o duâ, makam-ı icâbete vâsıl olamaz."(4) buyurulmuştur. Duâ eden kimse, duânın başında, ortasında ve sonunda Peygamber Efendimize salât ve selâmı tekrar etmeli. Hulûs-i kalb, nezâfet, tahâret, istikbâl-i kıble, izhâr-ı tezellül, tazarru, enbiyâ ve evliyâ ile tevessül, günahkâr ve mücrim olduğunu ikrar ile tevbe ve istiğfar edip haram lokmadan ictinâb etmelidir. Bu sûretle yapılacak hayır duâların kabûlü hakkında şübhe etmemelidir. Şunu da ilâve edelim ki: Nâsın bâzısı her ne kadar Cenâbı-Hakk'ın kazâ ve kaderine rızâ gösterip sükût eylemeyi duâya tercîh etmişlerse de, muhakkik âlimlerin ekserisi, dünyâ ve âhiret işlerinin esbâbından müretteb olduğunu, müstecâb duâlar ise sebeblerden berî bulunduğunu beyân ile, duâyı terketmek, kazâya rızâ göstermek fikriyle bir şey yememek, şiddetli kışda elbise giymemek, hasta olunduğunda ilâç, muharebede silâh kullanmamak gibi bir takım meşru' olmayan hareketleri irtikâb etmek gibidir, demişlerdir. Husûsiyle duâ izhâr-ı ihtiyâç, Cenâb-ı Hakk'a ilticâ olduğundan müstakıllen bir ibâdet makamına kaaim olacağından şu halde lisânen duâ eylemek ve kalben tazarruda bulunmak gerekmektedir. (1) Buhârî, Deavât,, 21.
(2)Tirmizî,Deavât, 12. (3) Buhârî, Megazî, 38. (4) Buhârî, Megazî, 38. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | fatımatüzzehra (16.11.09), intifada-AGD (16.11.09), Lâ (16.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09), muallim (16.11.09) |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Duâda İhlâs (Samîmıyet) ve Helâl Lokmanın Önemi
Nebiyy-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki: "Bir kimse zâhir ve bâtınını tanzîf ve tathîr ile kırk gün hâlisan Cenâb-ı Allah için amel ve ibâdet ederse kalbi menba'-i hikmet olup lisânından zülâl-i ma'rifet cereyan etmeğe başlar." (1) "Kul ihlâs ile "Başka ilâh yok, ancak Allah vardır!" dedikçe hiç bir hicâb onu geri çevirmeksizin bu zikri, Allah'a yükselir. Allah'a vâsıl olunca Allah bu kelimeyi söyleyene nazar eder. Allah'ın nazar ettiği her bir muvahhid kulunu rahmeti içine alması O'nun hakkıdır." (2)"Helâllığında ve haramlığında şübhe bulunan nesneyi terk eyle ve helâl olduğu muhakkak bulunan şeyleri kabul et." (3) Bu hadîs-i şerîf, insan bâtınını haramdan korumak için kemal-i ihtiyât üzere bulunmasının lüzumu hakkında îrâd edilmiş ise de diğer işlerine, sözlerine ve şâir muamelâtına da tatbîk için bir kaide-i külliyye tarzında bulunmuştur. "Niyet eylediğin bir iş için kalbinde havf ve tereddüd olursa o işi yapma." (4) "Haramlardan sakın, insanların en âbidi olursun." (5) "Haram lokmadan neşv ü nemâ bulan bir vücûda lâyık olan cehennem ateşidir." (6) "Cibrîl bana ne zaman geldiyse şu iki duâyı emretti: "Ey Rabbim! Bana temiz rızık ver ve sâlih amel nasîb et." (7) "Allah Teâlâ buyuruyor: Kulum, beni yalnız iken zikrederse ben de onu yalnız zikrederim. Beni bir topluluk içinde zikrederse onu ondan daha hayırlı ve daha büyük bir topluluk içinde zikrederim. (8) "Allah sizden üç şeyi istemiyor: Kur'ân okurken yahud okunurken ileri geri konuşmayı, duâ ederken sesinizi yükseltmeyi, takat getiremiyeceğiniz kadar kendinizi namaza zorlamanızı." (9) "Gizlide yapılan bir duâ, açıkta yapılan yetmiş duâya bedeldir." "Sıkıntılı zamanlarında Allah'ın kendisine icâbet etmesini isteyen kimse rahatlık zamanında duâyı çok yapsın." (10) "İnsanların en âcizi duâdan da âciz olan, insanların en cimrisi selâmı da kıskanan kimsedir." (11) "Ey Rabbiml Şükrünü edâya, Seni zikretmeye ve Sana güzel ibâdet etmeğe bana yardım et!" diyen bir kimse mükellef bir duâ yapmış r. (12) "İyiliğin her çeşidi ibâdetin yarısıdır. Diğer yarısı ise duâdır." (13) "Duâ mü'minin silâhı, dînin direği, göklerin ve yerin nûrudur." (14) "Zaîflerinizin duâları ve ıhlâslarından başka bir şey hürmetine mi nusrete nâil oluyorsunuz?" (15) Çünkü Allah'ın huzûrunda zayıflığını, aczini ve fakrını idrâk ederek ve dünyevî arzulardan kalben alâkasını keserek duâ edenlerin ıhlâsları kuvvetlidir. Bu da rızık ve nusret sebeblerinin en büyüklerindendir. Beş gece vardır ki duâ reddolunmaz: Receb'in ilk i, Şa'ban'ın onbeşinci i, Cum'a gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi. Rikkat hâliniz geldiği zaman duâyı ganimet biliniz. Çünkü bu hal rahmettir. (16) "Mü'min bir kul Allah'a duâ eder. Bu esnâda Allah Teâlâ Cibrîl'e: "Bunun duâsına hemen icâbet etme, çünkü sesini işitmek istiyorum." Bir fâcir de duâ edince Allah Teâlâ Cibrîl'e emreder: "Hemen ver şunun istediğini! Çünkü sesini işitmek istemiyorum." buyurur. "Kâfir bir kul Allaha duâ eder, hâcetini ister, derhal yerine getirilir. Mü'min Allah'a duâ eder, icâbeti geciktirilir. Melekler buna üzülürler. Bu nun üzerine Allah Teâlâ buyurur ki: "Kâfirin duâsına hemen icâbet edişimin sebebi bana bir daha dua etmemesi ve beni hatırlamaması içindir. Çünkü onu sevmediğim gibi sesini de sevmiyorum. Mü'minin duâsına da hemen icâbet etmiyorum, beni unutmayıp devamlı zikir etmesi için. Çünkü onu da seviyorum, tazarru'unu da seviyorum." (1) Keşfü'l-hafâ, 2/224 (Ebû Nuaym'den) (2) Buhârî, Deavât, (3) Buhârî, Büyû', 3; Tirmizî, Kıyame, 60; (4) İbn Hanbel, Müsned, 5/252, 256. (5) Tirmizî, Zühd, 2; İbn Hanbel, Müsned, 2/310. (6) Ramûzü'l-ehâdîs. (7) Müminûn Sûresi, 51 nci âyetin meâlinde bir duâdır. (8) Müslim, Zikr, 3, 18, 19, 21;Buhârî,Tevhîd, 15, 43; Tirmizî, Deavât, 131;İbn Mâce,Edeb, 53, 58;lbn Hanbel,Müsned, 3/351 (9) el-Camiûs-Sağîr (10) Tirmizî, Deavât. 9. (11) Keşfü'l-hafâ, 1/142 (Taberânî ve Beyhakî'den) (12) el-Camiû's-Sağir. (13) a.e. (14) a.e. (15) Keşfü'l-hafâ, 1/403 (Ebû Ya'lâ'dan) (16) Buhârî, Cihâd, 76. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | fatımatüzzehra (16.11.09), intifada-AGD (16.11.09), Lâ (16.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09), muallim (16.11.09) |
![]() |
| Etiket |
| duâ, hadisi, haftanın, konusu, konusudua, şerifi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Haftanın Hadis-i Şerifi - Giyim / Giysi / Kıyafet | Sükut-u Leyl | Haftanın Hadis-i Şerifi | 13 | 15.11.09 09:33 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi - Yöneticilik / Yönetmen | Sükut-u Leyl | Haftanın Hadis-i Şerifi | 7 | 07.11.09 21:46 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi konusu: Sılayı Rahim | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 12 | 31.10.09 13:00 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi Konusu: Kibir ve Ucub | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 7 | 25.10.09 07:42 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi: (Genel Açıklama) | Sükut-u Leyl | Haftanın Hadis-i Şerifi | 0 | 09.07.09 18:05 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|