|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 184 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
![]() Esselamu aleykum,Milligörüşforum.biz üyeleri, Haftanın Hadis-i Şerifi konusu: "Dayanışma ve Yardımlaşmak " Arkadaşlar sizlerinde paylaşımlarını bekliyoruz.
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (15.06.10), muallim (15.06.10) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
(3350)- İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter." Ebû Dâvud, Edeb: 46, (4893); Tirmizî, Hudud: 3, (1426); Buhârî, Mezâlim: 3, İkrâh: 7; Müslim, Birr: 58, (2580). Rezîn bir rivayette şunu ilave etti: "Kim, hakkı sübût buluncaya kadar mazlumla birlikte olursa, ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sırat'ta sâbit kılar." AÇIKLAMA 1- Hadiste İslâm kardeşliğinin nasıl gerçekleşeceği belirtilmektedir. Görüldüğü üzere müslüman, iman kardeşine karşı bazı vazifelerle mükellef durumda: Zulmetmeyecek, tehlikeye atmayacak, sıkıntısını giderecek, yardımına koşacak ve örtecek. Resulullah "Örtme" işini mutlak bırakmıştır. Bu sebeple şârihler: "Bedenini örtmek, ayıbını örtmek, ihtiyacını örtmek, gıybetini yapmamak suretiyle kusurlarını örtmek vs." diye her çeşit örtme'yi anlamışlardır. Şunu da belirtelim ki, müslümanı örtmek, zulüm veya fesadı örtmeye müncer olmamalıdır. Bazı kusurlar, başkasına tecavüz ve zulüm şeklinde veya fesad, fitne şeklinde olabilir. Böylesi ayıplar örtülmez, yetkililere ihbar edilir. Bu müstehabtır, gıybet değildir. Keza ma'siyet işleyen, o davranışından imkân nisbetinde yasaklanır. Ama âciz kalınır, vazgeçirilemezse, bir fesada sebep olmayacaksa hâkime başvurulur. Örtülmesi gereken bir ayıpsa, bu halka karşı örtülür. Adamla kendi arasında kalmak şartıyla kusur sâhibi ikâz edilebilir. İbnu Hacer: "Örtme işi, işlenmiş, bitmiş günahlar için geçerlidir. Müdahale, ikâz işi, bulaşılmış, yapılmakta olan günah içindir. Vazgeçmediği takdirde hâkime gitmek vaciptir. Bu gıybet değil bilakis vacip olan nasihattır" der. 2- Hadis müslümanları kardeş ilan ederken mutlak zikretmiştir. Öyleyse bu kardeşliğe hür, köle, bâliğ, mümeyyiz hepsi girer. Öyleyse müslümanın bunlardan birine zulmü haramdır. 3- Müslümana yapılacak yardımın hükmü şartlara göre farklıdır: Farz, vacib, mendub olabilir. Taberânî'nin bir başka tarikten yaptığı rivayette şu ziyade vardır: "Başına gelen bir musibette yardımsız bırakmaz." Müslim'in bir rivayetinde "...onu tahkir etmez, şer olarak müslümana, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir" denmiştir. Yine Müslim'de: "Kul kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah o kulun yardımındadır" denmiştir. 4- Hadisten Çıkarılan Bazı Fevâid: * Verilecek karşılıklar, tâat cinsinden olacaktır. * Bir kimse, din kardeşliğini kastederek: "Falan, kardeşimdir" diye yemin etse hânis olmaz. Kutub-i Sitte
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (15.06.10), muallim (15.06.10) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
(3351)- Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim bir mü'minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, Allah da onun Kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve âhirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, Allah'ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek üzere Allah'ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka sekîne iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz." Müslim, Zikr: 38, (2699); Ebû Dâvud, Edeb: 68, (4946); Tirmizî, Hudud: 3, (1425); Birr: 19, (1931); Kırâat. 3, (2946); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 10/149. AÇIKLAMA 1- Bu rivayet, birçok hadiste ayrı ayrı ele alınıp övülen güzel ahlâklardan en mühimlerini topluca zikredip tafdil etmekte ve onlara teşvikte bulunmaktadır. Mü'minlerin, iman kardeşlerine maddî manevî yardımları, ilgileri, nasihatlari, kusurlarını örtüp gıybetlerini etmemeleri, ilim taleb etmeleri gibi hem ferdî yönden, hem de içtimâî yönden fevkalâde mühim neticeler hâsıl edecek olan faziletler topluca mevzubahis edilmiştir. Nevevî hazretleri: "Bu hadis bütün ilimleri, kaideleri ve âdâbı bir araya toplayan mühim bir hadistir" der. 2- Hadiste geçen sekîne, (Kadı İyâz'a göre) burada rahmet ma'nâsınadır. Ancak itmi'nân ve vekâr ma'nâsının akdem olduğu söylenmiştir. 3- Hadiste, mescidde Kur'an okumak maksadıyla toplanmanın fazileti ifade edilmektedir. Bazı âlimler, bu fazileti mescide hasretmezler. Medrese, ribât ve benzeri yerlerde bu maksadla yapılacak toplanmalarda aynı faziletin olacağını söylemişlerdir. Nitekim bir başka hadiste Aleyhissalâtu vesselâm yer hususunda herhangi bir kayıd koymaksızın Allah'ı zikretmeye salih bütün mekânları ifade edecek bir üslubla şöyle buyurmuştur: "Bir cemaat Allah'ı zikretmek için (herhangi bir yere) oturursa onları melekler sarar, rahmet bürür." 4- Hadisin en son cümlesinde, "kimi, ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz..." buyrulmuştur. Bunun ma'nâsı: "Kimin ameli eksikse, o amel sahibi kimselerin mertebesine ulaşamaz. Hiç kimse, manevî mertebeleri katetmede nesebinin şerefine, ecdadının faziletine umut bağlamamalıdır. Yakınlarına güvenip amelde ihmâle yer vermemelidir" demektir. Kutub-i Sitte
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (15.06.10), muallim (15.06.10) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 3694
Üyelik tarihi : 12-04-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 25
Mesajlar : 385
Teşekkürleri: 171
205 mesajına 365 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 12.11.11
Durumu : Status: Offline
|
Hadis No : 3338 Ravi: İbnu Ömer Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Müslüman müslümanın kardeşidir Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter" (Rezin bir rivayette şunu ilave etti: "Kim, hakkı sübut buluncaya kadar mazlumla birlikte otursa, ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sıratta sabit kılar") Kaynak: Ebu Davud, Edeb 46, (4893); Tirmizi, Hudud 3, (1426); Buhari, Mezalim 3, İkrah 7; Müslim, Birr 58, ( *** Hadis No : 3339 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Kim bir mü'minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, Allah da onun Kıyamet günü kederlerinden birini giderir Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve ahirette örter Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete olan yolunu kolaylaştırır Bir grup, Allah'ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek üzere Allah'ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka sekme iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar Allah da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz" Kaynak: Müslim, Zikr 38, (2699); Ebu Davud, Edeb 68, (4946); Tirmizi, Hudud 3, (1425), Birr 19, (1931), Kıra *** Hadis No : 3340 Ravi: Ebu Hüreyre Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!" Yanındakiler sordu: "Kimin için ey Allah'ın Resulü?" "Allah için, kitabı için, Resulü için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman müslümanın kardeşidir Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin" Kaynak: Tirmizi, Birr 17,18, (1927,1928,1930); Müslim, İman 95, (55) *** Hadis No : 3341 Ravi: Asım el-Ahvel Tanım: Hz Enes (ra)'e "Sana Resulullah 'ın: "İslam'da dayanışma akdi (hılf) yoktur!" dediği ulaştı mı?" diye sordum Şu cevabı verdi "Kureyş'le Ensar arasında, benim evimde dayanışma antlaşması yaptı" (Ebu Davud'un rivayetinde: "Resulullah, bizim evde Ensarla Muhacir arasında iki veya üç kere dayanıma akdi yaptı" şeklindedir) Kaynak: Buhari, Edeb 67, Kefalet 2, İ'tisam 16; Müslim, Fedailu's-Sahabe 204, (2529); Ebu Davud, Feraiz 17, *** Hadis No : 3342 Ravi: Enes Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et" "Mazlumsa yardım ederim, zalim nasıl yardım ederim?" diye sorulmuştu "Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır" buyurdu Kaynak: Buhari, Mezalim 4, İkrah 7; Tirmizi, Fiten 68, (2256) *** Hadis No : 3343 Ravi: Ebu'd-Derda Tanım: Resulullah : "Kim kardeşinın ırzını mudafaa ederse, kıyamet günü Allah, onun yüzünden ateşi çevirir" Kaynak: Tirmizi, Birr 20, (1932) *** Hadis No : 3344 Ravi: Ebu Musa Tanım: Resulullah , bir ihtiyaç taleb eden kimse gelince arkadaşlarına yönelir ve: "Şefaat edin, ecir kazanın! Allah da Resulünün diliyle dilediğine hükmetsin!" derdi Kaynak: Buhari, Edeb 37, Salat 88, Mezalim 5; Müslim, Birr 145, (2627); Ebu Davud, Edeb 126, (5131); Tirmizi *** Hadis No : 3345 Ravi: Ebu Musa Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Şu hususlar da Allah'ı büyüklelemenin birer şubesidir: Bir müslüman yaşlıya ikramda bulunmak İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur'an hamiline (hafızına) ikramda bulunmak Adil olan iktidar sahibine ikram" Kaynak: Ebu Davud, Edeb 23, (4843) *** Hadis No : 3346 Ravi: Enes Tanım: Resulullah buyurdular: "Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder" Kaynak: Tirmizi, Birr 75, (2023) *** Hadis No : 3347 Ravi: Tanım: Resulullah buyurdular ki: "Küçüklerimize merhamet, büyüklerimize sayı göstermeyen bizden değildir" Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "Ma'rufu emretmeyen, münkerden nehyetmeyen (de bizden değildir)" Kaynak: Tirmizi, Birr 15, (1920) *** Hadis No : 3348 Ravi: Aişe Tanım: Anlattığına göre, kendisine bir dilenci uğramıştır, o da bir parça ekmek vermiştir (Bir müddet sonra) üstü başı düzgün, kıyafeti yerinde bir dilenci daha uğramıştır Hz Aişe onu oturtup yemek yedirmiştir Kendisine bunun sebebi sorulunca şu açıklamayı yapmıştır: "Resulullah : "İnsanlara mevkilerine göre ikramda bulunun" buyurmuştur" Kaynak: Ebu Davud, Edeb 23, (4842)
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] CÜMLE İHVAN HALLENMİŞLER HALİYLE O MAHBUBUN NE BÜYÜK SAADETTİR İHVANI OLMAK EFENDİ MAHMUDUN |
|
|
| Bu mesaj için Sufi kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
(3352)- Yine Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) hazretleri anlatıyor: "Resulullah buyurdular ki: "Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!" Yanındakiler sordu: "Kimin için ey Allah'ın Resulü?" "Allah için, kitabı için, Resulü için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin âyinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin." Tirmizî, Birr: 17, 18, (1927, 1928, 1930); Müslim, İman: 95, (55); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 10/150. AÇIKLAMA Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) burada dini, bir nasihat olarak tarif etmektedir. "Din nasihattır" cümlesi, bazı vecihlerde üç kere tekrar edilmiştir. Bazı âlimler bu ifadeyi, "Dinin direği nasihattır" diye anlamıştır. Hatta âlimlerden birçokları, İslâmî ahkâmı özetleyen dört hadisten biri olarak bu hadisi görmüşlerdir."[121] Nasihat'ın ma'nâsına gelince, lügat olarak hulûs demektir. İbnu'l-Kayyim bunu, "Hayır isteği, nasihat edilen kimsenin hayra ermesini dilemektir" diye açıklar. Dilimizdeki hayırhahlık kelimesiyle karşılamak uygundur. Öyleyse: * Allah için nasihat: Allah'ın varlığı, birliği, kemal sıfatlarıyla tavsifi, noksan sıfatlardan tenzihî hususlarında sıhhatli bir itikad, ibadetinde de ihlaslı olmak, sevgiyi, buğzu, dostluğu onun adına yapmak, her çeşit şirkten uzak bir niyet beslemektir. * Kitabullah hakkında nasihat: Onun kelamullah olduğunu tasdik etmek, hiçbir mahlukun sözüne benzemediğini te'yid etmek, onu hakkıyla tilâvet etmek, yanında huşu ve edeb üzere olmak, tahrifatçılara, taarruz edenlere karşı müdâfaa etmek, ahkâmıyla amel etmek, içindeki ilimleri anlamak, mev'ızelerinden ibret almak, acaibi üzerinde tefekkürde bulunmak, müteşâbih âyetlerine teslim olup kurcalamamak, âmm, hâs, nâsih ve mensuh âyetlerinin hakikatlerini araştırmak, ilmini neşretmek, Kur'ân'a çağırmak vs. * Resulullah hakkında nasihat: O'nun nübüvvet ve risaletini tasdik, bütün getirdiklerine iman etmek, emir ve yasaklarına itaat etmek, sevdiklerini sevmek, düşmanlarına düşman olmak, hakkını ululamak, hürmet etmek, sünnetini ihya etmek, davasını ve şeriatını neşretmek, O'na yapılan töhmetleri reddetmek, sünnetine uyanları, ehl-i beytini sevmek, sünnetinde bid'at çıkaranlardan kaçınmak vs. * İmamlar hakkında nasihat: Hakta onlara yardımcı olmak, hak olan emirlerinde onlara itaat etmek, onlara hakkı duyurmak, gaflet ettikleri şeyleri rıfkla hatırlatmak, onları zulümleri sebebiyle (ve dünyevî hesapların sevkiyle) isyan etmemek, arkalarında namaz kılmak, onlarla cihada katılmak, onlara vergi vermek. Bütün bunlar imamların, mü'minlerin işlerini yapmalarına bağlıdır. * Müslümanların hepsi hakkında nasihat ise: Onları dünyevî ve uhrevî maslahatlarında irşâd etmek, eza vermekten kaçınmak, dinlerinde bilmediklerini öğretmek, sözle, fiille yardımcı olmak, ayıplarını örtmek, açıklarını kapamak, zararlarını def, menfaatlerini celbetmek, rıfkla, ihlasla emr-i bi'lma'ruf nehy-i ani'lmünkerde bulunmak, şefkat etmek, büyüklerine saygı, küçüklerine merhamet; hîle hasedi terk, kendisi için sevdiğini onlar için de sevmek, kendisi için istemediğini onlar için de istememek onların mallarını, canlarını, ırzlarını sözle, fiille müdafaa etmek.. Buraya kadar sayılan nasihat çeşitlerinin hepsine onları teşvik etmek, himmetlerini Allah'a tâate tahrik etmek. Seleften bir kısım kimseler, nasihatı dünyalarına zarar verecek derecede ileri götürmüştür. İbnu Battâl merhum der ki: "Bu hadiste nasihat din ve İslam olarak isimlendirilmiştir. Din ise, hem söz ve hem de amelle ilgilidir." Devamla der ki: "Nasihat farzdır, bunu yerine getiren olursa, geri kalanların üzerinden düşer." Yine der ki: "Nasihat herkesin tâkatı nisbetinde yapılması gerekir. Nasihatci bilirse ki nasihatı kabul edilecek, sözüne itaat edilecek ve kendisine bir kötülük gelmeyecek, o zaman nasihat eder. Kendine eza geleceğinden korkarsa nasihat edip etmeme hususunda serbesttir." Kutub-i Sitte
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline
|
(3353)- Asım el-Ahvel merhum anlatıyor: "Hz. Enes (radıyallâhu anh)'e "Sana Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın: "İslam'da dayanışma akdi (hılf) yoktur!" dediği ulaştı mı?" diye sordum. Şu cevabı verdi. "Kureyşle Ensar arasında, benim evimde dayanışma antlaşması yaptı." Ebû Dâvud'un rivayetinde: "Resulullah, bizim evde Ensarla Muhacir arasında iki veya üç kere dayanışma akdi yaptı" şeklindedir. Buhârî, Edeb: 67, Kefâlet: 2, İ'tisam: 16; Müslim, Fedâilu's-Sahâbe: 204, (2529); Ebû Dâvud, Ferâiz: 17, (2926). AÇIKLAMA Hılf, lügat olarak antlaşmadır. Cahiliye Araplarında iki çeşit antlaşma vardı: 1) Kabîlelerin aralarında, fitne, kıtâl ve yağmalarda bulunmak üzere yaptıkları işbirliği ve dayanışma antlaşması. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bu ma'nâdaki cahiliye antlaşmasını yasaklamış ve: "İslâm'da antlaşma (hılf) yoktur" buyurmuştur. 2) Cahiliye devrinde bir de mazlumlara yardım ve sıla-i rahim maksadıyla te'sis edilen hılfler (antlaşmalar) vardı. Hılfu'l-Mütetayyibîn antlaşması gibi... Resulullah bu çeşitten olan hılflar için de: "Cahiliye devrindeki hayırlı antlaşmalara İslâm daha şiddetle sahip çıkar" buyurmuştur. Nitekim Resulullah, İslam'dan sonra Ensar'la Muhacirlerin arasını akit yoluyla kardeşlemiştir. Sadedinde olduğumuz hadiste "Kureyş"ten maksad Muhacirlerdir. Nitekim hadisin bazı vecihlerinde Kureyş yerine, "Muhâcirler" kelimesi kullanılmıştır. Bu antlaşmaya muâhat (kardeşleme akdi) de denir. Başlangıçta bu kardeşler her hususta ortak idiler ve hatta birbirlerine vâris olabiliyorlardı. Sonradan veraset neshedilmiştir. Cahiliye devrinde, Bi'set'ten bir müddet önce yapılan bir hılf vardı ki buna Hılfu'l-Mütetayyibîn denmiştir. Şöyle ki: Kureyş'ten bir grup toplanır, mazlumlara yardım etmek, halk arasında adâleti hâkim kılmak gibi insanî güzel işlerde yardımlaşmak hususunda kesin karar alıp hılf (akid) yaparlar. Bu akid Bi'setten sonra da devam eder. Bu akde iştirak edenler arasında Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) da vardı. Rivayete göre, Abdu'd-Dâr, Cumah, Mahzum, Adiyy, Ka'b, Sehmoğulları aralarında bir yardımlaşma akdi kurmuşlardı ve bunlara Ahlâf deniyordu. Abdu Menâfoğulları, Abdu'd-Dâroğullarının elinde bulunan Ka'be'yle ilgili hicâbe, rifâde, liva, sikâye gibi hizmetleri almak isteyince Abdu'd-Dâroğulları vermeye yanaşmaz. Her iki grup da adamlarını yalnız bırakmamak üzere birer akid yaparlar. Abdu Menâfoğulları, içinde tîb (kokulu madde) bulunan bir kap getirip, Ka'be'nin yanına akit (hılf) yapmak üzere koyarlar. Sonra herkes bu tîbe ellerini batırmak suretiyle hılf (dayanışma) akdi yaparlar. İşte bunlara Mütetayyibîn denmiştir. Abdu'd-Dâroğulları ve onların dostları da mukabil bir akid yaparak birbirlerini yalnız bırakmayacaklarına kesin söz verirler. İşte bunlara da Âhlaf (yeminliler) denmiştir. Kutub-iSitte
__________________
Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin... ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN... Haftanın Hadis-i Şerifi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Adige Abzakh (16.06.10), Alemdâr-ı İslâm (17.06.10) |
![]() |
| Etiket |
| hadisi, haftanın, konusudayanışma, yardımlaşmak, şerifi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Haftanın Hadis-i Şerifi konusu:Kader | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 19 | 18.04.10 08:40 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi konusu:Kanaat | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 19 | 28.03.10 09:59 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi konusu: Faziletler | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 31 | 24.01.10 08:57 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi konusu: İman | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 21 | 10.01.10 07:44 |
| Haftanın Hadis-i Şerifi konusu: Dua | fatımatüzzehra | Haftanın Hadis-i Şerifi | 20 | 22.11.09 10:59 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|