| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Haftanın Hadis-i Şerifi »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11.10.10, 08:16   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Haftanın Hadisi Şerif Konusu:SEFER (YOLCULUK) VE ÂDÂBI


Haftanın Hadisi Şerif Konusu

'SEFER (YOLCULUK) VE ÂDÂBI '





Arkadaşlar sizlerinde paylaşımlarını bekliyoruz.




__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!

Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (11.10.10 Saat 08:50 ) değiştirilmiştir..
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
fatımatüzzehra (11.10.10), intifada-AGD (11.10.10), Isti'sam (11.10.10), ubudiyet (12.10.10)
Alt 11.10.10, 08:19   #2
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

UMUMİ AÇIKLAMA

İnsan hayatının vazgeçilmez safhalarından biri sefer'dir. Seferi umumiyetle yolculuk diye tercüme ederiz. Sefer kelimesinin dilimizde daha hususî bir mânası vardır, kelimeyi kullanınca öncelikle bu mâna zihnimize gelir. Sefer, askerî bir tabirdir. Halbuki, şer'î ıştılah olak belli bir mesafeyi aşan yolculuğa sefer denir. Bu yolculuğun gayesine bakılmaz; ticarî, askerî, turistik, sıla-i rahm vs. hepsi birdir. Dinen, bu durumdaki kimse misafirdir, bazı hususî ahkâma tâbîdir.
Ayrıca, kişiye her halinde, her durumunda, dünyevî-uhrevî her meselesinde rehberlik eden dinimiz, misafire de rehberlik eder, yolculuğunun en verimli, en faydalı ve emniyet içerisinde geçmesi için "hazırlıktan, dönüş ânına kadar" maruz kalacağı belli başlı durumlarla ilgili âdablar tavsiye eder, emirlerde, yasaklarda bulunur. Bunlar yakından tahlil edilince hepsinin yolcunun lehine teşriat olduğu görülür.
Yolculukla ilgili olarak şu hususları özetleyebiliriz:


1- Yolculuk bir gayeye mâtuf olmalıdır:

Askerî, ticarî, ilmî, ibretî, sıla-i rahm vs. Akl-ı selimin "faydalı"lığına hükmedeceği her gaye, yolculuk için meşru bir sebep sayılabilir. Hadislerde "ihtiyaç olmaksızın yapılacak seyahat'in kerahetine dikkat çekilmiş ise de hangi seferin mekruh olduğuna dair sarahate yer verilmemiştir. Mü'min kişinin sağduyusu, vicdânî hükmü, îmânî ferâseti bunu tayinde yeterlidir. نِيَّةُ الْمُؤْمِنِ خَيْرٌ مِنْ عَمَلِهِ "Mü'minin niyeti amelinden hayırlıdır" veya اَ“ثْمُ حَزَّازُ الْقُلُوبِ "Günah kalbin titremesidir" gibi hadislerde yer verilen umumî prensipler hayırlı ve hayırsız seyahatleri belirlemede yardımcı olur.


2- Âyet ve hadisler seyahate teşvik eder:

Yeryüzünün dolaşılıp, geçmiş insanların bıraktıkları eserlere bakılarak ibret alınması, yaratılışın nasıl olduğunun görülmesi vs. pek çok âyet-i kerîmenin emridir. [Âl-i İmrân 137, En'âm 11, Nahl 36, Neml 69, Ankebut 20, Rûm 9, 42, Gâfir 21, 82, Yusuf 109, Hacc 45-46, Fâtır 44, Muhammed 10.]
Bir âyet meâlen şöyle: "Yeryüzünde gezip, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Onlar, kendilerinden daha kuvvetliydiler..." (Fâtır 44). Bir diğer ayet de şöyle: "De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın" (En'am 12).
Bir başka ayette "seyahat edenler (sâihûn); tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, rüku edenler, secde edenler ve emr-i bi'lma'rûf nehy-i ani'l münker'de bulunanlarla birlikte müjdelenirler (Tevbe 112).
Kur'ân-ı Kerîm'in seyahate verdiği ehemmiyeti tesbitte zikri gereken mühim bir husus da İslâm devleti bütçesinin harcama kalemlerinden birini yolcuların teşkil etmesidir. Tevbe sûresinin 60'ıncı ayetinde devlet gelirlerinin harcanacağı belli başlı sekiz saha sayılır. Bunlardan biri "İbnu's-Sebîl (yoloğlu)" dur. Bu sebeple olacak, daha Hz. Ömer'den itibaren yol ve konaklama tesisleri ciddi olarak ele alınmış, mesela Kahire'den çıkan bir yolcu Bağdat'a gelinceye kadar yanına ne kendisi için azık ne de hayvanı için yem tedariki ihtiyacı duymamıştır. Yol boyu ihtiyaçları ve emniyeti sağlanmıştır.
Resûlullah da mesela: سَافِرُوا تَصِحُّوا وَترْزُقُوا "Sefere çıkın ki sıhhat bulasınız, rızkınız arta!" buyurmuştur. Daha önce (1, 133-134 ve devamı) ilim için yapılacak seyahatlere olan nebevî teşviki belirtmiştik. Burada tekrar etmiyoruz.
Yeri gelmişken şunu da belirtelim: 2197 numarada gelecek olan "Yolculuk azabtan bir parçadır" hadisi ile, "Sefere çıkın sıhhat bulun" gibi teşvikkar hadisler arasında zâhirî bir teâruz görülürse de gerçekte bir zıtlık yoktur. Yeri gelince açıklayacağımız üzere, orada, çıkılan seferdeki meşakkatler hatırlatılarak aileye çabuk dönülmesi kastedilmektedir, seferde meşakkat var, sefere çıkmaktan kaçının şeklinde bir mânayı hiçbir âlim anlamamıştır.
Dikkat çekmemiz gereken bir diğer nokta şudur: Sefer'den bir kısım âlimler ve bahusus tasavvuf yönü ağır basan alimler, fikren, ruhen Allah'a yapılacak manevi seferi anlamışlardır. Bu görüşlerini te'yid eden ayetler de göstermişlerdir.
Mesela Gazâli der ki: "Sefer iki çeşitir:
a) Zâhirde yapılan sefer,
b) Bâtında Allah'a yapılan sefer.


Bâtınî seyahate şu âyetle işaret edilmiştir: اِنِّى ذَاهبٌ الى رَبِّى "(İbrahim): "Doğrusu, dedi ben Rabbime gidiciyim..." (Saffat 99). Şu ayet her iki seyahate birden işaret eder: سَنُرِيهِمْ ايَاتِنَا فِي اŒفَاقِ وَفي اَنْفُسِهِمْ "Gerek âfâkta ve gerek kendi nefislerinde ayetlerimizi yakında onlara göstereceğiz..." (Fussilet 53). İkincisi (bâtınî seyahat) daha büyüktür çünkü bu seyahati yapan kimse, genişliği arz ve sema olan cennette ebedî tenezzühe mazhar olur, öyle makamlara iner ki gelenlerin çokluğuyla sıkışıklığa uğramaz.


3- İslâmî seyahatin mühim âdâblarından biri, seyahatin gayesi hâsıl olur olmaz, sür'atle dönmektir.

Bu husus, 2197 numaralı hadiste açıklanacak.


4- Burada belirteceğimiz husus da şudur:

İslâmî seferin, bilinmesi gereken bir kısım ahkam ve âdâbı vardır. Bunlardan bir kısmı farzları ilgilendirir, her müslümanın bilmesi farz-ı ayn'dır. Bir kısmı sünnet ve edebtir.
İşte bu bahis, seferle ilgili muhtelif İslâmî âdâbı beyân eden hadisleri ihtiva etmektedir. Teysîr bu âdâbı, on nev'e ayırarak zikreder. Biz, bunlara edeb kelimesiyle başlık attık: Birinci Edeb, ikinci Edeb diye. Aslı ise Birinci nev, İkinci nev şeklinde idi.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
fatımatüzzehra (11.10.10), intifada-AGD (11.10.10), Isti'sam (11.10.10), ubudiyet (12.10.10)
Alt 11.10.10, 08:21   #3
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Yola, Sefere Çıkış Günü


ـ1ـ عن كعب بن مالك رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]قَلَّمَا كانَ رسولُ اللَّهِ # يَخْرُجُ إلى سَفَرٍ إَّ يَوْمَ الخَمِيسَ[. أخرجه أبو داود
,.1. (2180)- Kâb İbnu Mâlik (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hep perşembe günleri yola çıkardı. Perşembe dışında yola çıktığı nadirdi." [Ebû Dâvud, Cihâd 84, (2605); Buhârî, Cihâd 103.]


AÇIKLAMA:


1- Bu rivayet Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yolculuklarını perşembe gününe rastlattığını, Medîne'yi o gün terketmeyi tercih ettiğini belirtmektedir. Buhârî'nin rivayetinde Tebük seferine de perşembe günü çıktığı ilave edilir. İbnu Hacer, bu işte Resûlullah'ın perşembeyi tercih ediş sebebi olarak bir başka hadiste ifade edilen hükmü kaydeder:
بُورِكَ ‘مَّتِى في بُكُورِهَا يَوْمَ الْخَمِيسِ "Ümmetime perşembe günü erken yapacağı işler mübarek kılınmıştır." Resûlullah'ın bazı işler için haftanın günleri içinde perşembeye ayrı bir yer verdiği söylenebilir. Nitekim pazartesi, perşembe günleri nafile oruç tutulması sünnet kılınmıştır. Cennet kapılarının da bu iki günde açıldığı ifade edilmiştir:
تُفْتَحُ اَبْوَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَ اِثْنَيْنِ وَيَوْمَ الْخَمِيسِ
Ancak hemen belirtelim ki, sefere çıkmalarda perşembenin tercihi muttarid, değişmez bir prensip değildir. Nitekim Veda Haccı için Resûlullah cumartesi günü yola çıkmıştır. Öyle ise, perşembe günü çıkacak bir mâni sebebiyle yolculuğun bir hafta te'hîri diye bir prensip konmamıştır.
Haftanın belli günlerinde yapılacak işlerden bahseden bazı zayıf rivayetler kesin bir hüküm ifade etmez. Bilakis hayatını daha verimli kılmak isteyen kimselere irşâdî bir prensip verir: "Belli başlı işler, önceden programa bağlanarak haftanın ve hatta ayın belli muayyen günlerine dağıtılabilir. Böylesi bir kararlılık sünnete aykırı değildir, bilakis örneği bile mevcuttur." Bunu, ömrümüzü daha verimli kılmanın bir yolu olarak değerlendirmemize nassî bir mâni yoktur.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
fatımatüzzehra (11.10.10), intifada-AGD (11.10.10), Isti'sam (11.10.10), ubudiyet (12.10.10)
Alt 11.10.10, 08:22   #4
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

ـ2ـ وعن صَخْرِ بنِ وَدَاعَةَ الْغَامِدِىَّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]قالَ رسُولُ اللَّهِ#:



اَللَّهُمَّ بَارِكْ ‘مَّتِى في بُكُورِهَا، وَكانَ # إذَا بَعَثَ سَرِيّةً أوْ جَيْشاً بَعَثَهُمْ أوَّلَ النَّهَارِ، وكَانَ صَخْرٌ تَاجِراً، وَكَانَ يَبْعَثُ تِجَارَتَهُ مِنْ أوَّلِ النَّهَارِ فَأثْرَى وَكَثُرَ مَالُهُ[. أخرجه أبو داود والترمذي

.2. (2181)- Sahr İbnu Vedâa el-Gâmidî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle dua ederdi: "Allah'ım, ümmetime erkenciliği mübarek kıl." Nitekim, Aleyhissalâtu Vesselâm Efendimiz bir seriyye veya bir ordu göndereceği zaman, onu günün erken saatinde yola çıkarırdı. Sahr tüccardı, o da ticarete günün ilk saatinde çıkardı. Böylece zengin oldu ve malı arttı." [Ebû Dâvud, Cihâd 85 (2606); Tirmizî, Büyû 6, (1212).]



AÇIKLAMA:



1- Bu hadise Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ümmetine "erken" i, yani günün ilk saatini tavsiye etmektedir. Erken saatte yapılacak işlerin mübarek ve hayırlı kılınması için de dua etmektedir. Hadisin râvisi Sahr, bu sünnete uymanın maddî neticesini kendisini örnek vererek göstermektedir: "Tüccardım, ticaret için mallarımı erkenden pazara götürürdüm, Resûlullah'ın duası bereketine servetim oldu, malım arttı" mânasında beyanda bulunmaktadır.

2- Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) pek çok işte günün ilk saatini tercih etmişti: İbadet, yolculuk ve düşmana taarruz. Bir önceki rivayet, her ne maksadla olursa olsun yolculuğa erken saatte çıktığını ifade ederken, bu rivayet düşmana karşı gönderilen orduların da erken saatte yola çıkarıldığını ifade ediyor. Başka bazı rivayetler de Resûlullah'ın hedefe sabanın erken saatinde varıp, ezan okunup okunmadığını gözetleyip, sabah ezanı okunmuyorsa saldırı ve baskına geçmeyi prensip yaptığı belirtilir (1051. hadis).

Erkencilik hususunda Hz. Peygamber'in başka teşvikleri de vardır. Hz. Âişe'nin bir rivayeti şöyle: بَاكِرُوا لِلْغُدُوِّ في طَلَبِ الرِّزْقِ فَاِنَّ الْغُدُوَّ بَرَكَةٌ وَنَجَاحٌ "Rızık talebi için çıkmada erken davranın. Zîra erken çıkışta bereket ve muvaffakiyet vardır."

Âlimler, sadece sefere çıkmada, rızık için gitmede değil, görülecek her işte في قَضَاءِ الْقَضَايَا erkenciliği tavsiye ederler. Bunların başında ilim talebi zikredilir. "Gerçek ilim, kargalar gibi erkenci olmakla elde edilir" demişlerdir.

3- Seriyye, küçük çaptaki askerî birliktir, sayısı dörtyüzü geçmez. Hafif olduğu için hareket kabiliyeti fazladır, gece yürüyüşlerini ve ânî baskınları tercih eder. Cem'i Serâya'dır.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
fatımatüzzehra (11.10.10), intifada-AGD (11.10.10), Isti'sam (11.10.10), ubudiyet (12.10.10)
Alt 11.10.10, 08:24   #5
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Arkadaş

ـ1ـ عن ابن عمر رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: ]قال رسول اللَّه #: لَوْ يَعْلَم النَّاسُ مِنَ الْوَحْدَةِ مَا أعْلَمُ مَا سَارَ رَاكِبٌ بِلَيْلٍ وَحْدَهُ[. أخرجه البخارى والترمذي

.1.(2182)- İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İnsanlar yalnızlıktaki (mahzuru) benim kadar bilselerdi, hiçbir atlı tek başına bir gececik olsun yol yapmazdı." [Buhârî, Cihâd 135; Tirmizî, Cihâd 4, (1673).]



AÇIKLAMA:



Hadis, tek başına seyahat etmemeyi tavsiye etmektedir. Ancak şârihler: "Zaruret ve maslahat halinde yalnız başına yolculuğun câiz olduğunu belirtirler. Şöyle ki bazı durumlar vardır ki bir kimsenin tek başına hareket etmesini gerektirir: Casus gönderme, öncü çıkarma gibi. Sünnetten de bazı örmekler rivayet edilmiştir. Kerahet bunun dışındaki hallerle ilgilidir. İbnu Hacer: "Muhtemelen cevaz hali, emniyet durumunda ihtiyaçla kayıtlıdır." dedikten sonra muhtelif fırsatlarda, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yalnız başlarına yola çıkardığı kimselerden isimler verir: Huzeyfe, Nuaym İbnu Mes'ud, Abdullah İbnu Üneys, Havvât İbnu Cübeyr, Amr İbnu Ümeyye, Sâlim İbnu Ümeyr gibi.

Şu halde, sadedinde olduğumuz hadis, normal şartlarda yapılacak ideal mânadaki yolculuğun âdâblarından birini beyan etmiş olmaktadır: Kişi tek başına yola çıkmamalıdır.

Müteakip hadisler meseleyi daha da açacaktır.





ـ2ـ وعن سعيد بن المسيب قال: ] قال رسول اللَّه #: الشَّيْطَانُ يَهُمُّ بِالْوَاحِدٍ وَا‘ثْنَيْنِ، فإذَا كَانُوا ثََثَةً لَمْ يَهُمَّ بِهِمْ[. أخرجه مالك

.2. (2183)- Said İbnu'l- Müseyyeb (rahimehullah) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Şeytan tek başına olanla, iki kişi beraber olana sıkıntı verir.Eğer üç kişi olurlarsa onlara sıkıntı veremez." [Muvatta, İsti'zân 36, (2, 978).]



AÇIKLAMA:



1- Bu hadis Muvatta'da mürsel ise de, başka tarikten mevsul olarak Ebû Hüreyre rivayeti olarak gelmiştir.

2- Bu hadis yolculukla ilgilidir. Yani "Tek başına seyahat edenle iki arkadaş olarak seyahat edenlere şeytan sıkıntı verir, üç kişi beraber seyahat ederlerse sıkıntı veremez" demektir. Ancak, bazı âlimler: "Tek başına (vahid)'den maksad "kendi görüşünde yalnız kalan" dır" diyerek "çoğunluğa uymak, büyüğe uymaktan evladır" prensibini getirmişlerdir. Nitekim bir başka hadis de bu mânayı te'yîd etmektedir:

عَلَيْكُمْ بِسَوادِ اَعْظَمِ مَنْ شَذَّ شَذَّ الى النَّارِ "Ekseriyete uyun, yalnız kalan ateşe gider.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
intifada-AGD (11.10.10), Isti'sam (11.10.10), ubudiyet (12.10.10)
Alt 11.10.10, 08:26   #6
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart



ـ3ـ وعن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]قال رسول اللَّه #: الرَّاكِبُ شَيْطَانٌ: وَالرَّاكِبَانِ شَيْطَانَانِ، وَالثََّثَةُ رَكْبٌ[. أخرجه مالك وأبو داود والترمذي

.3. (2184)- Amr İbnu Şuayb an ebîhî an ceddihi (radıyallâhu anh) tarikinden naklediyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir atlı bir şeytandır, iki atlı iki şeytandır, üç atlı bir gruptur." [Muvatta, İsti'zân 25, (2, 978); Ebû Dâvud, Cihad 86, (2607); Tirmizî, Cihâd 4, (1674).]



AÇIKLAMA:



Hattâbî, hadisi şöyle açıklar: "Bunun mânası şudur: "Yalnızlık ve yeryüzünde tek başına seyahat şeytanın işidir. Bu amele insanı şeytan sevkeder ve ona şeytan çağırır. İki kişi için de durum aynıdır. Ancak üç kişi olursa o zaman bir cemaat teşkil ederler." Hattâbî devamla der ki: "Yalnız başına yolculuk yapan kimse yolda ölecek olsa, yanında onun yıkama, teçhiz ve defin gibi cenazesi ile alakalı işleri görecek kimsesi olmaz. Keza malımülkü üzerine vasiyetini tevdi edeceği ve terekesini ailesine götürecek, ölümü hakkında onlara haber getirecek birisi olmaz. Keza yolculuğunda kendisine yardımcı olacak kimseden de mahrumdur. Üç kişi olurlarsa bazı külfetli işlerde, korunmada birbirlerine yardım ederler, namazlarını cemaatle kılıp, cemaat sevabından hisselerini alırlar."



ـ4ـ وعن أبى هريرة رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]قال رسول اللَّه #: إذَا خَرَجَ ثََثَةٌ في سَفَرٍ فَلْيُؤَمِّرُوا أحَدَهُمْ[. أخرجه أبو داود .

4. (2185)- Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir sefere üç kişi beraber çıkınca birini emîr (başkan) yapsınlar." [Ebû Dâvud, Cihâd 87, (2609).]



AÇIKLAMA:



Hattâbî şu açıklamayı yapar: "Bu emirden maksad işlerinin müştereken ahenkli olarak yürümesi, aralarında farklı fikirler ortaya çıkmaması ve dolayısiyle ihtilafa düşmemeleridir."

Başkan seçme sünnet-i müekkededir. "Vâcibdir" diyen âlim de vardır.

Üçten murad, cemaatin en azı (ekalli) üç olması sebebiyledir. Daha fazla iseler evleviyetle başkan gerekli olur.

Hattâbî der ki: "Bu hadiste şu hususa delil vardır: Eğer iki kişi, aralarındaki bir mesele hakkında hüküm vermesi için üçüncü bir şahsı hakem tayin etseler, bunun hükmü infaz edilir."

1- Böyle bir emîre itaat gerekir, ancak bu emîrin hudûd ahkâmını tatbik etmeye veya ta'zir cezası vermeye yetkisi yoktur. Sadece yolculuk umuruyla ilgili kararlar almada şer'i izne sahiptir.

2- Bazı âlimler, "iki kişi olsalar da birinin emir olması gerekir" diyerek, ikiyi de "üç" ün ahkâmına tâbi kılmıştır.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
fatımatüzzehra (11.10.10), intifada-AGD (11.10.10), Isti'sam (11.10.10), ubudiyet (12.10.10)
Cevapla

Etiket
âdabi, bölümü, hadisi, haftanın, konususefer, yolculuk, şerif

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Haftanın Hadisi Şerif Konusu: Cennet ve Cehennem Alemdâr-ı İslâm Haftanın Hadis-i Şerifi 24 08.10.10 10:33
Haftanın hadis-i şerif konusu: Sünnet fatımatüzzehra Haftanın Hadis-i Şerifi 11 12.09.09 17:22
Haftanın Hadis-i Şerif konusu: Sabır fatımatüzzehra Haftanın Hadis-i Şerifi 15 09.08.09 10:30
Haftanın Hadis-i şerif konusu: Zikir fatımatüzzehra Haftanın Hadis-i Şerifi 23 02.08.09 13:33

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:11 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.