| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 194 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Haftanın Konusu »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06.07.09, 16:05   #1
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart 06/07/2009 Haftanın konusu - Sadâkat

Esselamu aleykum MilliGörüsForum.biz üyeleri Haftamızın Konusu SaDâKaT

Paylasimlarinizi ve desteğinizi bekliyoruz..







Hz. Ebu Bekir Sadâkat Yolunun İlk Yolcusuydu

Peygamber Efendimiz’in (sas) İslâm’ı tebliğe başlamasından sonra iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere–i mübeşşerenin ilkidir. Câmiu’l–Kur’an, es–Sıddîk, el–Atik lakaplarıyla bilinir. Efendimiz’le aynı yılda (M. 571) doğmuş, ondan iki sene sonra (634) vefat etmiştir.
Kur’ân–ı Kerim’de hicret sırasında Resulullah’la beraber olmasından dolayı, “...mağarada bulunan iki kişiden biri...” (Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir. Asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm’dan sonra Resulullah’ın (sas) ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı “sıddık” lâkabıyla anılmıştır. Teym Oğulları kabilesinden olan Hz. Ebû Bekir’in (ra) nesebi Mürre b. Kâ’b’da Resulullah’la birleşir. Bedir Savaşı’na kadar müşrik kalan oğlu Abdurrahman dışında bütün ailesi Müslüman olmuştur. İslâm’dan önce de saygın, dürüst, kişilikli, putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan “hanîf” bir tacir olan Hz. Ebû Bekir, ölümüne kadar Efendimiz’den hiç ayrılmamıştır. Bütün servetini, kazancını İslâm için harcamış, çok zengin olmasına rağmen kendisi sade bir şekilde yaşamıştır. Resulullah’a iman eden Hz. Ebû Bekir (ra) İslâm dâvetçiliğine başlamış, Osman b. Affân, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebî Vakkas ve Talha b. Ubeydullah gibi İslâm’ın yücelmesinde büyük emekleri olan ilk Müslümanların birçoğu İslâm’ı onun dâvetiyle kabul etmişlerdir. Hz. Ebû Bekir, Hira Mağarası’ndan dönen Hz. Muhammed (sas) ile karşılaştığında, Resulullah ona, “Allah’ın elçisi” olduğunu söyleyip “Yaratan Rabb’inin adıyla oku.” (el–Alâk, 96/1) diye başlayan âyetleri bildirdiği zaman hemen O’na, “Allah’ın birliğine ve senin O’nun Resulü olduğuna iman ettim.” demiştir. Allah Rasulü (sas), “Bütün insanların imanı bir kefeye, Ebû Bekir’inki bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı.” diye hoş bir benzetmede bulunmuştur. Hz. Ebû Bekir (ra), Mekke döneminde müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korudu; servetini eziyet edilen köleleri satın alıp azat etmekte kullandı. Müşriklerin eziyetleri çoğalıp Müslümanlara yapılan baskılar arttıktan sonra Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekir’e de Habeşistan’a göç etmesini söylemiş ve Hz. Ebû Bekir yola çıkmış; ancak yolda Mekke’nin ileri gelen kabile reislerinden İbn Dugunne ile karşılaştığında o, kendisini himayesine aldığını ve geri dönmesi gerektiğini belirtmiş ve birlikte dönmüşlerdir. İbn Dugunne, Hz. Ebû Bekir’in açıktan açığa ibadet etmesi ve inancını yaymaya devam etmesi sebebiyle şartları yerine getirmediğini iddia ederek ona ibadetini gizli yapmasını söylediğinde Hz. Ebû Bekir, onun himayesine ihtiyacı olmadığını, zaten kendisine söz de vermediğini ifade ederek, “Senin himayeni sana iâde ediyorum. Bana Allah’ın himayesi yeter.” demiştir. Böylece Mekke’de kalan Hz. Ebû Bekir, Hz. Aişe’nin rivâyetine göre, Resulullah hicret emrini alıp Hz. Ebû Bekir’e gelerek ona beraberce hicret edeceklerini söyleyince sevinçten ağlamaya başlamıştı (İbn Hişâm, es–Sire, II, 485). Allah Rasulü’nün (sas) bir gecede Mekke’den Kudüs’e oradan Sidretü’l–Münteha’ya gittiği İsra ve Mi’râc hâdisesini duyan müşrikler bunu Hz. Ebû Bekir’e yetiştirdikleri zaman; hiç tereddüt etmeden “O dediyse doğrudur.” demiştir. Bu sözünden sonra Ebu Bekir’e; ihlâslı, asla yalan söylemeyen, özü doğru, itikadında şüphe olmayan anlamında, “Sıddık” lâkabı verildi. Resulullah ile birlikte neredeyse tüm seferlere katılmış, malını İslam ordusunun teçhizi için harcamıştır. Resulullah (sas) vefat ettiğinde Hz. Ömer, O’nun Hz. Musa gibi Rabb’i ile buluşmaya gittiğini, O’nun için “öldü” diyen olursa ellerini keseceğini söylüyordu. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer’i susturdu ve şöyle hitap etti: “Ey insanlar, Allah birdir, O’ndan başka ilâh yoktur, Muhammed O’nun kulu ve elçisidir. Allah apaçık hakikattir. Muhammed’e kulluk eden varsa, bilsin ki O ölmüştür. Allah’a kulluk edenlere gelince, şüphesiz Allah diri, bâkî ve ebedîdir. Size Allah’ın şu buyruğunu hatırlatırım: “Muhammed sadece bir elçidir. O’ndan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi O ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse Allah’a hiçbir ziyan veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır.” (Âl–i İmrân, 3/144) Allah’ın kitabı ve Resulullah’ın sünnetine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Şeytan, peygamberimizin ölümü ile sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanın size ulaşmasına fırsat vermeyiniz.” (İbn Hişâm, es–Sire, IV, 335; Taberî, Tarih, III, 197-198) Hz. Ebû Bekir, Resulullah’ın halifesi olduktan sonra, O’nun vefâtıyla Arabistan’da Mekke ve Medine dışındaki bölgelerde görülen dinden dönme hareketlerine, yalancı peygamberlere, “Namaz kılarız, ama zekât vermeyiz.” diyenlere karşı savaş açtı. Ve yalancı peygamberleri ve fitnelerini ortadan kaldırdı. Hz. Ebû Bekir, mağarada kaldıkları günü şöyle anlatır: “Resulullah (sas) ile beraber bir mağarada bulundum. Bir ara başımı kaldırıp baktım. O anda Kureyş casuslarının ayaklarını gördüm. Bunun üzerine, ‘Ya Resulallah, bunlardan birkaçı gözünü aşağı eğse de baksa mutlaka bizi görür.’ dedim. O, ‘Sus ya Eba Bekir. Allah'ın üçüncü olarak kendileriyle beraber olduğu iki yoldaşın endişe etmesine gerek yoktur.’ buyurdu.

ALİ BUDAK
__________________
Sözlerime lâl düştü...

Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (06.07.09 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Birkaç imla yanlışı değiştirilmiştir..
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 12 üyemiz:
Abdülhamit (06.07.09), Alemdâr-ı İslâm (06.07.09), el Büğdüzi (06.07.09), Fâris (06.07.09), fatımatüzzehra (10.07.09), Isti'sam (07.07.09), Medine Sevdalisi (20.07.09), muallim (29.10.09), NECAT (31.08.09), nuveyba (10.07.09), sevgiliye sevdalı (06.07.09), yusufsunetci (14.07.09)
Alt 06.07.09, 16:10   #2
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Sükut-u Leyl´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Efendimiz’le aynı yılda (M. 571) doğmuş
bu bilgi yanlış, efendimiz ondan 2 yaş büyüktür. o da efendimizden 20 ay kadar sonra 63(yani efendimizle aynı yaşında vefat etmiştir.
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)

Konu el Büğdüzi tarafından (06.07.09 Saat 16:13 ) değiştirilmiştir..
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Fâris (06.07.09), fatımatüzzehra (10.07.09), Medine Sevdalisi (20.07.09), Sükut-u Leyl (06.07.09), yusufsunetci (14.07.09)
Alt 06.07.09, 16:15   #3
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

peygamberimiz fil vakıasının olduğu yıl doğmuştur, hz ebubekir ise fil vakıasından 2 yıl 6 ay sonra doğmuştur.
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz:
Adige Abzakh (06.07.09), Fâris (06.07.09), fatımatüzzehra (06.07.09), Medine Sevdalisi (20.07.09), nuveyba (10.07.09), Sükut-u Leyl (06.07.09), yusufsunetci (14.07.09)
Alt 06.07.09, 16:18   #4
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

SADAKAT

Doğruluk ve dürüstlük üzerine kurulmuş samimi ve sağlam dostluk, içten bağlılık ve gerçek dostluk kalb doğruluğu, samimiyet ve ihlas anlamında bir İslâm ahlakı terimi. Doğru olmak, sözünde durmak ve sözünü yerine getirmek anlamına gelen sadaka (sa-da-ga) fiilinden türemiş bir isimdir.

Doğru muamelede bulunmak, sıdk ve ihlâs ile dostluk etmek, herhangi bir kişisel çıkar ve garazdan uzak ve her yönüyle Allah rızası için halis olan dostluk da sadakattir. Sadakat; daha ziyâde kardeşinin Allah rızası için iyiliğini istemek ve ona hayırhak olmak, kardeşlik ve dostlukta hâlis ve samimi olmak anlamlarında kullanılır. Herhangi bir doğruluk ve dürüstlüğe de sadakat denilir. Zıddı hıyanettir. Sıdkın (doğruluğun) zıddı ise kizb (yalan)dir.

Müslümanların işlerinde ve çeşitli muamelelerinde birbirlerine karşı sadakat borcu vardır. Meselâ evlilikte karı koca birbirlerine karşı sadakatle mükelleftirler. Evlilik süresince zevc ve zevce birbirlerine karşı sadakat göstermek mecburiyetindedirler. Eşler arasında boşanma sebeplerinden birisi de sadâkat borcunun ihlâlidir. Nasıl olursa olsun eşler arasında sadâkatin ihlali geçimsizlik sebebidir.

İşçinin yanında çalıştığı işverenin iş sırlarından öğrendiklerini, işverenin rakibine açıklaması doğru değildir. İşçinin öğrenmiş olduğu sırları saklaması bir sadâkattir. İşçinin sadakatsiz olması, işveren için haklı bir fesih hakkı doğurur. İşveren, işçinin sadakat borcunu ihlâlinden zarara uğramışsa, bu zararın tazminini isteyebilir.

Müslümanlar sözlerinde ve işlerinde sadık olmalıdırlar. Muamelelerinde ve iş münasebetlerinde çeşitli hile ve dalâverelerle birbirlerini aldatanlar hâindirler. Peygamberimiz "Bizi aldatan bizden değildir" buyurmuştur. Dostluk, kardeşlik ve vefâkârlık da bir sadâkattir. Verilen sözü yerine getirmek, ahdinde durmak, borcu ödemek, din ve akılca lüzumlu görülen işleri ifâ etmek, emanetlere riayet etmek, üzerine aldığı vazifeleri-hakkını vererek- yerine getirmek ve vazifeleri ehline vermek de sadâkattir, aksi ihânettir.

Hakkı bilerek ibadet ve taâtlarda ve kul haklarında tam bir sadakat gösteren, kötü huy ve nefsin âfetlerinden temizlenen kimse sadâkatli (sadık)" mü'mindir. Mü'minlerde sadâkatül-hakk (hakka bağlılık) en önemli esas ve temel vazifedir.

İnsana sadâkat yakışır görse de ikrah

Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah (Ziya Paşa)

Sırf Allah rızası için, iyilik ve hayır yollarında yardımlaşmak için sıdk ve ihlâs ile dostluk etmek de sadâkattir. Allah için doğruluk ve dürüstlük uğrunda, iman yolunda meydana gelen sadakati (dostluğu) muhafaza etmenin sevabı pek büyüktür. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Teâla Kıyamet gününde, benim büyüklüğüm için sevişenler (ve dost olanlar) nerede? Onları, benim himâyemden başka bir gölgenin olmadığı himayem altında gölgelendireyim, diye buyurur" (Müslimden naklen Mansûr Ali Nâsıf, et-Tâc, V, 83).

Yine Rasûlüllah; aralarında akrabalık ve alış-veriş münasebeti bulunmadan Allah sevgisi ile O'nun yolunda sadâkatle sevişenlerin derecelerine peygamberler ve şehidlerin gıbta edeceklerini anlatarak şöyle buyurmuştur: "Vallahi, onların yüzleri nurdur ve nur üzerindedirler. İnsanlar korktuğu vakit onlar korkmazlar, insanlar mahzun oldukları vakit onlar mahzun olmazlar. Haberiniz olsun ki, Allah'ın gerçek dostları için korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de" (Ebû Davûd'dan, et-Tâc, V, 83).

Muhiddin BAĞÇECİ
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz:
Abdülhamit (06.07.09), Alemdâr-ı İslâm (06.07.09), Fâris (06.07.09), fatımatüzzehra (06.07.09), Isti'sam (07.07.09), Medine Sevdalisi (20.07.09), muallim (29.10.09), yusufsunetci (14.07.09)
Alt 06.07.09, 16:37   #5
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

SADAKA KELİMESİ İLE İLGİLİ AYETLER




Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
  • Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır. (BAKARA SURESİ / 196)
  • Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, yumuşak davranandır. (BAKARA SURESİ / 263)
  • Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; üzerine sağnak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. Onlar kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremez (elde edemez)ler. Allah, kâfirler topluluğuna hidayet vermez. (BAKARA SURESİ / 264)
  • Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; fakat gizleyip fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (BAKARA SURESİ / 271)
  • Allah, faizi yok eder de, sadakaları arttırır. Allah, günahkar kâfirlerin hiç birini sevmez. (BAKARA SURESİ / 276)
  • Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz. (BAKARA SURESİ / 280)
  • Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini 'hata sonucu' öldürürse, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü'min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah'tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (NİSA SURESİ / 92)
  • Onların 'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah'ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz. (NİSA SURESİ / 114)
  • Biz onda, onların üzerine yazdık: Can'a can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir keffarettir. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır. (MAİDE SURESİ / 45)
  • Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar. (TEVBE SURESİ / 58)
  • Sadakalar, -Allah'tan bir farz olarak- yalnızca fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar, kalbleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (TEVBE SURESİ / 60)
  • Onlardan kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Allah'a ahdetmiştir. (TEVBE SURESİ / 75)
  • Sadakalar konusunda, mü'minlerden ek bağışlarda bulunanlarla emeklerinden (cehdlerinden) başkasını bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay edenler; Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için acı bir azab vardır. (TEVBE SURESİ / 79)
  • Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir. (TEVBE SURESİ / 103)
  • Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O'dur. Şüphesiz, tevbeleri kabul eden, esirgeyen O'dur. (TEVBE SURESİ / 104)
  • Mü'minlerden öyle erkek-adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler. (AHZAB SURESİ / 23)
  • Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sâdıkları sadakatlerinden dolayı mükafaatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak veya tevbe (nasib edip tevbe)lerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (AHZAB SURESİ / 24)
  • Şüphesiz, müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokca zikreden erkekler ve (Allah'ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır. (AHZAB SURESİ / 35)
  • İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu. (MUHAMMED SURESİ / 21)
  • Gerçek şu ki, sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler; onlar için kat kat arttırılır ve 'kerim (üstün ve onurlu)' olan ecir de onlarındır. (HADİD SURESİ / 18)
  • Ey iman edenler, Peygamber'e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman, gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (buna imkan) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (MÜCADELE SURESİ / 12)
  • Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a ve O'nun Resûlü'ne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (MÜCADELE SURESİ / 13)
  • Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. (MÜNAFİKUN SURESİ / 10 )
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz:
Abdülhamit (06.07.09), Alemdâr-ı İslâm (06.07.09), Fâris (06.07.09), fatımatüzzehra (06.07.09), Isti'sam (07.07.09), Medine Sevdalisi (20.07.09), muallim (29.10.09), sevgiliye sevdalı (06.07.09), yusufsunetci (14.07.09)
Alt 06.07.09, 17:34   #6
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart Sadakat ile ilgili sözler

Sadakat ile ilgili sözler


Sadakat
  • Gençler sadık olmak isterler yapamazlar, yaşlılar sadık olmamak isterler yapamazlar. Oscar Wilde
  • Para ile alınan sadakat daha fazla para ile mağlup edilir. Seneca
  • Sevdiğine bağlı kalmak için uğraşmak sadakatsızlığın ta kendisidir. La Rochefaucauuld
  • Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol. Dale Carnegie
  • İyi bir karakteri oluşturan parçalar sadakat ve merhamettir.Carl Hilty
  • Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.Dostoyevski
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Adige Abzakh (06.07.09), Alemdâr-ı İslâm (06.07.09), el Büğdüzi (06.07.09), fatımatüzzehra (10.07.09), muallim (29.10.09), yusufsunetci (14.07.09)
Cevapla

Etiket
haftanın, konusu, sadakat

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:29 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.