| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 191 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Haftanın Konusu »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07.09.09, 05:44   #1
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart 07/09/09 Haftanın konusu: Görgü kuralları ve edep


Esselamu aleykum MilliGörüsForum.biz üyeleri,
Haftamızın Konusu
Görgü kuralları ve edep
Sizlerinde paylasimlarinizi ve desteğinizi bekliyoruz..

Selam ve Dua ile







Görgü Kuralları :


İnsanların hakimiyetleri altında yaşadığı her sistemin, hakim olduğu insanlık kesimine gerek insanların şahsında; gerekse toplum hayatında uyulması gereken kurallar koyduğu bir vakıadır. Bu sistem, ister ilahi-semavi kaynaklı olsun, isterse beşeri kaynaklı olsun farketmez. İslam Dini insanlık için gönderilmiş en son ilahi-semavi bir din olarak, muhatap kabul ettiği bağlılarına inanç, ibadet, insani ilişkiler ve ahlak gibi temel konularda uyulması gerekli kurallar koymuştur. Bu kurallara uygun yaşandığı takdirde de evvela dünya hayatında inanan-inanmayan herkesin, akl-ı selimle düşünülerek hareket edildiğinde, mutlu olacağı garantisini de vermiş bulunmaktadır. Özellikle kişinin şahsında ve toplum içinde sergilediğinde, toplumu huzurlu kılacak ve adına müslüman denilen, İslam dini bağlılarının sahiplik ettikleri dinlerinin, hem daha rahat kabul edilmesini sağlayacak görgü ve edeb kurallarına uygun davranmaları, müslümanlar için son derece önemli bir meseledir.

Her türlü kuralsızlığın ve başıboşluğun hüküm sürdüğü dünyamızda, yeniden, evvelemirde, müslümanın şahsında, sonra da bütün insanlığın saadeti için, İslam'ın getirdiği bu güzel edeb ve ahlak kurallarının yeniden inşası büyük bir görev olarak bugünkü müslümanların karşısında durmaktadır. İşte bu hutbemizde hepsini ifade edemesek bile bir kısmıyla da olsun bu edeb ve görgü kurallarından bahsederek özellikle genç müslüman neslin bu sıfatlarla bezenmelerine yardımcı olmak istiyoruz:



"İnsanın başı boş bırakılmadığını" (Kiyame 36)
beyan buyuran Rabbimiz teala Hz.leri Kur'an-ı Kerim'inde, "Ben ancak bir muallim olarak gönderildim."
(İbn Mace - Mukaddime, 17 (1, 83, 229 H.)
buyuran Peygamber efendimiz (as) da mübarek sünnet-i seniyyesinde, bu kuralları bize beyan buyurmuşlar ve bunlara uygun yaşayan müminler olmamızı bizden istemişlerdir. Bu görgü ve edeb kurallarının başında günlük olarak yerine getirmemiz gereken ibadet gibi Allah'a karşı ifa etmek zorunda olduğumuz görevlerimizin yanında yine övülmüş olan davranış biçimlerini sergilememiz de gerekmektedir. Bunları şöylece özetleyebiliriz:
Giyim ve kuşamda görgü kuralları: Giyilen elbiseler, başta temiz ve helal olan şeylerden ve İslam'ın belirlediği tesettür kurallarına uygun olarak dikilmiş, toplumda müslümanın dış görünüş itibariyle yadırganmasına sebeb olmayacak bir tarzda olmalıdır. Toplumda nefreti celbedecek, İslamı şahsında hor ve çağdışı gibi gösterecek bir kıyafet ve görüntü içerisinde olmak doğru değildir.

Saç ve sakal bakımlı, el ve ayak tırnakları kesilmiş ve temiz, pejmürde ve pespaye bir görünümden uzak olunmalıdır. "Çünkü Rabbimiz güzeldir ve güzellikleri sever" (İbn Adiy, İbn Ömer (ra)' dan (Cami'u-s-Sagir, c. Sh. 107) )

Yeme ve içmede şunlara dikkat edilmelidir: Yiyecek ve içeceklerin helâl olmasına hassasiyet göstermek, yemekten önce ve sonra elleri yıkamak, yemeğe başlarken "Bismillâh", yemek bitince de "El-Hamdülillâh" demek. Yemeği kendi önünden almak ve sağ el ile yemek. Lokmayı ağıza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak. Lokma ağzında iken konuşmamak. Bir lokmayı yutmadıkça diğerini almamak. Yemeği soğutmak için, yemeğin içine üflememek.
Su içerken bardağın içine nefes vermemek.
Başkalarını tiksindirecek söz ve davranışlarda bulunmamak.
Yemekte israf etmemek, tabağa yiyebileceği kadar yemek koymak ve koyduğu yemeği bitirmek. Toplu yemek yenirken herkes yemeği bitirmeden sofradan kalkmamak. Yemeğe önce büyüklerin başlaması. Sokaklarda yememek.
Yemek bitince şöyle dua etmek: "Bizi yediren, içiren ve müslüman olarak yaratan Allah'a hamdolsun."

Birileriyle konuşurken şu görgü kuralları tatbik edilmeli:
Söyleyeceği sözün sonunu düşünerek ona göre konuşmak.
Dünya ve ahiret için yararı olmayan sözleri söylememek,
- Sözleri ile kimsenin gönlünü kırmamak, konuşurken başkasının sözünü kesmemek, diğer insanları huzursuz edcek kadar yüksek sesle konuşmamak,
- İnsanların makam ve şahıslarına göre konuşmak,
- Bir insanı öğerken aşırı gitmemek,
- Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşmamak,
- Boşboğazlık, gevezelik etmemek,
- Konuşurken ağzını eğip bükmemek, bilgiçlik taslamamak, başkalarının sözlerinde kusur aramamak,
- Dilini kötü sözlere alıştırmamak, yalan söylemekten, yalan yere yemin etmekten, başkalarının aleyhinde konuşmaktan, koğuculuk yapmaktan, yalan yere söz vermekten sakınmak.
- Başkalarıyla alay etmemek, kimseye kötü bir ad takmamak,
- Söylenmemesi istenen bir sırrı başkalarına söylememek. Bunun içindir ki, Peygamberimiz, kurutuluş yolu nedir? diye sorana şu cevabı vermiştir: "Dilini muhafaza et." (Riyazü's-Salihin, c. III. s. 107)

Toplum içerisinde uyulması beklenen genel ahlak kurallarına uygun hareket edilmeli: Bu cümleden olarak, bir müslüman çevresini temiz tutmalıdır. Elindeki artıkları gelişi güzel sağa sola atmamalıdır. Bir müslüman bindiği arabasının camından çöpünü etrafa savurarak yoluna devam etmemelidir. Sokaklara edebsizce tükürerek, burnunu atarak, sağı, solu kirleterek toplum içerisinde yaşanamayacığını insanlığa biz öğretmeliyiz. İnsanlık bu güzellikleri bizden öğrenmelidir.
Selamlaşmak insanlığın kaynaşmasına vesile olan en büyük ilişki ve sevgi köprüsüdür. Onun için de müslüman her toplumda selam manasını ifade eden parola sözcükleri yaymalıdır. İslam'ın getirdiği selamlaşma kuralları ise özetle şöyledir: Selâm, her türlü kötülükten uzak olma anlamındadır. Selâm vermekle din kardeşimizin kötülüklerden korunmasını istemiş ve onun iyiliği için dua etmiş oluruz.
Selâm vermek sünnet, verilen selâmı almak farzdır. Selâmlaşmak müslümanlar arasındaki sevgiyi artırır, kardeşlik duygularını kuvvetlendirir. Peygamberimiz, selâmlaşmanın hayırlı bir ibadet ve birbirimizi sevmemize vesile olan iyi bir davranış olduğunu bildirmiştir.
Selâm; "Esselâmu aleyküm" cümlesidir.
Bu, "Selâmün aleyküm" şeklinde de söylenebilir. Selâm veren bunlardan birini söyler. Selâmı alan kişi de: "Ve aleykümüsselâm" veya "Aleykümüsselâm" diyerek selâma karşılık verir.
Selâmlaşırken;
- Genç olan, yaşlıya,
- Araçta olan, yaya olana,
- Yürüyen, oturana,
- Arkadan gelen, önden gidene,
- Az olan topluluk, çok olan topluluğa
selâm verir.

Bir topluluğa selâm verilince, topluluğun içinden birisi selâmı alırsa, bu, topluluk adına yeterlidir. Eğer verilen selâmı hiçbirisi almazsa toplulukta bulunanların hepsi sorumlu olur.
Eğer selâmı veren bir topluluk ise, onlardan bir kişinin selâm vermesi yeterli olur. Diğerlerinin selâm vermesi gerekmez.
Müslüman selâm vermekle din kardeşine değer vermiş ve saygı göstermiş olur. Selâm iyi duygularla verilmeli ve aynı duygularla alınmalıdır.
Uyuyan kimseye ve tuvaletini yapana selâm verilmez.
Ezan okunurken selâm vermek mekruh olduğu gibi Kur'an okuyana ve okunan Kur'anı dinleyenlere selâm verilmesi de mekruhtur. Namaz kılan kimseye de selâm verilmez. Camiye girildiği zaman, namaz kılmayanlar varsa onlara selâm verilebilir.
Son olarak, müslüman, yaşadığı toplumdaki insanlarla iyi ilişkiler içinde bulunmaya özen göstermelidir. İş, okul ve benzeri yerlerdeki arkadaşlarımız, başka dinden olsalar bile onlarla iyi geçinmeli, kaba ve kırıcı davranışlardan sakınmalıyız.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
"Mü'min uysaldır. Başkaları ile iyigeçinir, kendisi ile iyi geçinilir. İyi geçinmeyen, kendisi ile de iyi geçinilmeyen kimsede hayır yoktur." (250 Hadis - sahife 85)
Özetle hatırlatmaya çalıştığımız İslami görgü kurallarını hayatlarımızda teşhir ederek görevlerimizi yerine getirelim, Rabbimizin buyurduğu gibi, insanlığa hidayet rehberi ümmet olmaya devam edelim. "Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız." (Al-i İmran Süresi 110)





__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu fatımatüzzehra tarafından (07.09.09 Saat 05:56 ) değiştirilmiştir..
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (07.09.09), Muhammed (08.09.09)
Alt 07.09.09, 14:26   #2
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Toplumda görgü kuralları.
Müslüman, edepli, görgülü, nazik, kibar, güler yüzlü olmalı, efendim demeden konuşmamalıdır! Edep; güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlak, haya, nezaket, zarafet demektir. Edep, hiçbir hırsızın çalamadığı güzel bir ziynettir. Edep, insanla hayvanı ayıran farktır.
Hazret-i Ömer, (Edep, ilimden önce gelir) buyurdu. İbni Mübarek hazretleri ise, (Her ilmi bilen bir âlimin, edebinde noksanlık varsa, onunla görüşmemek kayıp sayılmaz. Fakat edepli biri ile görüşemezsem üzülürüm) buyurdu.

Edepli kimselerin görgülerinden bazıları şöyledir:

Sokakta:
Sokağa tükürmek, çöp atmak, geliş geçişe mani olmak, tiksindirici çirkin şeyler bırakmak, görgüsüzlüktür. İhtiyar, kadın ve hastalara her zaman öncelik verilir. İhtiyaçları varsa yardımcı olunur.

Yürürken:
Pek yavaş veya pek hızlı ve büyüklenerek yürümemelidir! Kur an-ı kerimde mealen, (Böbürlenerek yürüme) buyuruldu. (Lokman 18)

Yolda, büyük bir zat veya bir âlim ile beraber giden kimse, onun önünden ve solundan değil, sağından yürür.

Taşıma araçlarında:
İnip binerken itişmek, sıra olan yerlerde sırasını beklememek çirkin davranıştır. Gençler; yaşlılara ve hastalara yer verir. Peygamber efendimiz, (Büyüklerini saymayan bizden değildir) buyuruyor. (Tirmizi)

Günümüzde bazı gençler, yer vermemek için uyur numarası yapıyor, volkmen dinliyor. Ecdada layık torunlar olmaya çalışmalıyız.

Alış verişte:
İzin almadan satıcının malına dokunulmaz. Malın görünüşünü, kalitesini bozacak şekilde ellenilmez ve bakılmaz. Fiyat konusunda fazla ısrar edilmez. Alınsa da alınmasa da teşekkür edilir. Satıcı müşterisinin memnun olacağı hâl ve harekette bulunur. Malını almayanlara kızmaz, darılmaz, aleyhlerine olacak bir sözü arkalarından da söylemez. Alış verişte her iki taraf birbirlerini aldatmaktan uzak durur.

Toplu yerlerde:
Düğün, cenaze ve bayramda daha hassas, nazik ve kibar olunur. Yere ve zamana göre uygun tavır takınılır. Cenazede, cenaze sahiplerinin üzüntüsü paylaşılır, maddi ve manevi üzerine düşen yardım yapılır, teselli edici söz ve davranışlarda bulunulur. Yakınlarını kaybedenlere daha yakın davranılır.

Düğün ve bayramlarda her zamankinden daha fazla güler yüzlü, neşeli, nazik, ikram edici olmak, büyüklere ve küçüklere uygun hediyeler vermek, gönüllerini ve dualarını almak, görgülerimiz arasındadır. Görgüde, eliyle ve diliyle başkalarını incitmemek esastır.

Komşulukta:
İyi geçim, karşılıklı yardımlaşma, dert ve sevinçlerine iştirak, her karşılaştıklarında selamlaşma, hal hatır sorma, birbirinden isteklerini imkan ölçüsünde temin etme önemli görgü kurallarındandır. Gürültü, çöp, pislik, rahatsız edici koku ve benzeri şeylerle komşuları rahatsız etmek hiç hoş karşılanmaz. Komşu kadın ve çocuklarına ayrı bir itina, hürmet ve şefkat gösterilir.

__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (09.09.09), Cihad Yıldızı (08.09.09), Muhammed (08.09.09)
Alt 07.09.09, 14:47   #3
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart


Misafirlikte:
Misafire ikram etmelidir! Peygamber efendimiz, (Allah a ve kıyamete inanan, misafirine ikram etsin) buyurdu. (Buhari)
Misafire ikram, ona karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmaktır. Yemek için külfete girmemeli, hazırda ne varsa, onu ikram etmeli. Peygamber efendimiz, (Misafir için külfete girmeyin, misafir bundan rahatsız olur. Misafirini üzen Allahü teâlâyı üzmüş olur) buyurdu. (İbni Lâl)
Hazret-i Ali, (Dostların kötüsü, senin için külfete giren, seni özür dilemeye mecbur bırakandır) buyuruyor.
Misafirden hizmet beklememeli! Peygamber efendimiz, (Misafirden hizmet beklemek, aklın noksanlığına alamettir) buyurdu. (Deylemi)

Misafire Çeşitli Yemekler Vermek
Sual: Bir çeşit yemek yemenin sünnet ve sıhhat için daha iyi olduğu söyleniyor. Misafirlere çeşitli yemek vermek israf olur mu?
Cevap: Misafirlere çeşitli yemekler ikram etmek israf olmaz. Misafirperver mürüvvet sahibi bir zat sofraya getireceği yemek çeşitlerini yazar misafirlere arz ederdi. Bir âlim buyuruyor ki: Misafirler için sofrada çeşitli yemekler bulundurmak çok hoş olur. Çünkü her insanın tabiatı da farklıdır. Bunun gibi Allahü teâlâ insanların istek ve arzularına göre Cennette vereceği nimetlerden onu şöyle:
1- Manzara hayranları için (Altlarından nehirler akan Cennetler) [Talak 11]
2- Giyimi kuşamı sevenler için (Cennetteki elbiseleri ipektir.) [Hac 23]
3- Zineti sevenler için (Orada altın bilezikler takarlar.) [Kehf 31]
4- Et gibi yiyecekleri sevenler için (İstedikleri cinsten kuş etleri) [Vakıa 21]
5- İçecekleri sütleri temiz şerbetleri sevenler için (Cennette temiz su ırmakları tadı bozulmayan süt ırmakları içenlere zevk veren şarap ırmakları süzme bal ırmakları vardır.) [Muhammed suresi 15] (Tertemiz şarap içerler) [İnsan 21]
Kur'an-ı kerimde Cennet ehline verilecek "Şeraben tahura" diye buyurulan "Temiz şarap" tan maksat temiz bir içecektir. Türkçe şurup meşrubat denebilir. Alkollü olan şarap ile bir alakası yoktur. Cehennemdeki zakkum ile dünyadaki zakkum ağacının da bir benzerliği yoktur. Sadece isimleri aynıdır. Cennetteki altın gümüş süt su gibi şeylerin dünyadakilerle yalnız isim benzerliği vardır.
6- Hizmet edilmekten hoşlananlar için (Çeşitli hizmetçiler onların etrafında divan dururlar.) [Tur 24]
7- Mağfireti sevenler için (Sizi mağfiret etmek için çağırıyor) [İbrahim 10]
8-Meyveleri sevenler için (Canlarının istediği meyveler vardır.) [Mürselat 42]
9- Allahın rızasını istiyenler için (Allahın rızası ise en büyüktür.) [Tevbe 72]
10- Arzusu Allahü teâlâyı görmek olanlar için (Güzel amel işliyen müminlere Cennet ve bir de fazlası [Allahın cemalini görmek] var.) (Yunus 26)

Misafirin görevleri

Sual: Misafir ev sahibine karşi nasil hareket etmelidir?
Cevap: Misafirin gözetmesi gereken edeplerden bazilari şunlardir:
1- Davete geç kalmamali erken de gitmemelidir. Giderken biraz yiyip gitmek sünnettir. Sirf yemek için degil ev sahibini memnun etmek için gittigi belli olmalidir!
2- Misafir sagina soluna bakmamali sikinti vermekten çekinmelidir. Ev sahibinden izinsiz bir başka misafire birşey ikram etmemelidir! Ev sahibinin gösterdigi yere oturmali izinsiz nafile oruç tutmamali ve ev sahibi teklif etmeden imam olmamalidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Misafir evin başköşesine oturmasin!) [Müslim]
(Misafir ev sahibinden izinsiz [nafile] oruç tutmasin ve gösterilen yere otursun! Çünkü ev sahibi evinin âdetini daha iyi bilir.) [Ibni Asâkir]
(Misafir olan bir kimse ev sahibine imam olmasin!) [Tirmizî]
3- Sofraya edepli bir şekilde oturmali ve bu edebi sonuna kadar muhafaza etmeye çalişmalidir! Resul-i Ekrem efendimiz yer sofrasina bazan diz çöker bazan da sag ayagini bükerek sol ayagi üzerine oturup buyururdu ki:
(Yemek yerken yaslanmam! Ben Allahin kuluyum; kul nasil yerse öyle yer öyle otururum.) [Buhârî]
Yemek yerken yaslanmak günah degildir. Başkalarinin yaninda mazeretsiz yaslanmak edebe aykiridir.
4- Gelen yemekte kusur bulmamali. Bir kusuru olsa da söylememeli. Mesela yemegin tuzu fazla veya noksan olsa yahut yemekten hoşlanmasa bir şey dememeli begenmedigini belli etmemelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Misafirin gelen yemegi begenmemesi ona şer olarak kâfidir.) [Ibni Ebiddünyâ]
5- Misafir arzu ettigi şeyleri istememeli gelen ile iktifa etmeli “Şu var mi” diye belli bir yemek istememelidir! Eğer ev sahibi birkaç yemek ismi sayıp (Hangisini hazırlıyalım) diye sorsa külfetten uzak sıkıntıya sokmıyacak şekilde daima kolay ucuz ve zahmetsiz olanını tercih etmelidir! Peygamber efendimiz muhayyer bırakıldığı iki şeyden daima hafifini kolay olanını tercih ederdi. (Buhârî)
Atalarımız (Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.) buyurmuştur. Ekmeğe hürmet gerekir. Ekmeğe hürmet ona katık aramamaktır. İnsanı ayakta tutan ve ibâdet etmeye imkan veren her yemek berekettir; onu beğenmemek doğru olmaz. Sadece ekmekle sirke verilse küçümsenmemelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir evde ekmeğe katık olarak sirke varsa bu ev yoksul sayılmaz.) [Tirmizî]
(Ya Rabbi sirkeye bereket ver. Sirke ne güzel nimettir. Benden önceki enbiyanın katığı da sirke idi. Sirke olan evin başka katığa ihtiyacı yoktur.) [İbni Mace]
6- Ev sahibinin veya oradaki diğer misafirlerin hoşuna gitmeyecek hareketlerde bulunmamalı tiksinti verecek hareket ve sözlerden uzak durmalıdır.
7- Dinî inanışı siyasî görüşü farklı olsa da ev sahibini veya oradakileri üzecek sözler söylememelidir.
8-Misafir gereği gibi ikram yapılamamış olsa da gönül hoşluğu ile ve memnuniyetini ifade edecek şekilde ayrılmalıdır! Mesela (Çok memnun olduk Allah razı olsun evinizde oruçlular iftar etsin yemeğinizi iyi insanlar yesin!) gibi duâ etmesi sünnettir. (Tirmizî)
Peygamber efendimiz kendisi ev sahibine en güzel duâlarda bulunur ve müslümanlara da (Ev sahibine bereketle duâ edin) buyururdu. (Beyhekî)
Böyle yapmak çok az da olsa bir iyiliği küçük görmemek güzel ahlâkın alametidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin güzel ahlâkı ile gündüzü oruçla geceyi ibâdetle geçirenlerin derecesine yükselir.) [Tirmizî]
9- Ev sahibinden izinsiz veya habersiz evi terk etmemelidir! Peygamber efendimiz böyle habersiz gitmeyi hiç uygun görmezdi. Giderken de yine ev sahibine duâ etmelidir.
10- Yatılı olarak giden misafir ev sahibine ağırlık vermemek için zaruret yoksa üç günden fazla kalmamaya yük olmamaya gayret etmelidir!
Eğer ev sahibi samimi olarak ısrar ederse daha fazla kalınabilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Misafirlik üç gündür. Fazlası sadakadır. Misafirin ev sahibini sıkacak kadar çok kalması helal değildir.) [Buhârî]


__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (09.09.09), Cihad Yıldızı (08.09.09)
Alt 08.09.09, 06:05   #4
fatımatüzzehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 3889
Üyelik tarihi : 28-04-2009
Nereden : Nevşehir
Konuları : 470
Mesajlar : 2,438
Teşekkürleri: 2,907
1,576 mesajına 3,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 fatımatüzzehra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart


Uyku adabı

Sual: Uyku adabı nelerdir?

CEVAP: Günümüzün ortalama üçte biri uyku ile geçmektedir. Gafletle geçmemesi için uykuyu da değerlendirmek gerekir. Müminin her hareketi şuurlu olmalıdır. Gafletle yatıp gafletle kalkmamalıdır!

Rastgele yatağa girip uyumak doğru değildir.

1- Yatağa abdestli girmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Abdestli yatanın ruhu Arşa yükselir ve gördüğü rüyalar doğru olur. Abdestsiz yatanın ruhu yükselmez gördüğü rüyalar karışık olur doğru çıkmaz.) [ İ.Gazali ]

(Abdestli yatan gece ibâdet eden ve gündüz oruç tutan kimse gibi sevab kazanır.) [Hakim]
2- Misvaklanıp sağ yanı üzere kıbleye karşı yatmak sünnettir. Uyku ibâdetleri kuvvetle ve sağlam yapmak niyetiyle olursa ibâdet olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Âlimlerin uykusu ibâdettir.) [İ.Gazali]
Vasiyetini Yazmalı
3- Borçları ve önemli işleri olan kimse vasiyetini yazmadan yatmamalıdır! Çünkü sabaha çıkacağını kimse bilemez. Eğer vasiyetsiz ölürse Kıyamete kadar konuşamaz. Ölüler kendini ziyaret eder onunla konuşmaya çalışırlar fakat o cevap veremez. O zaman (Bu miskin vasiyetsiz ölmüş.) derler. Vasiyet olarak varsa kul borçlarını namaz ve oruç kazaları gibi Hak borçlarını yazmalı ölümünden sonra ne yapılmasını istiyorsa bildirmelidir!
4- Günahlarına tevbe edip uyumalıdır! Herkese iyilik yapacağına uyandığı zaman kimseye fenalık etmiyeceğine niyet ederek yatmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Hiç kimseye zulüm ve kin hissi duymadan yatanın günahları affolur.) [İ.Ebiddünya]
5- Yatarken gece ibâdete kalkmaya niyet etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Gece ibâdet etmek niyetiyle yatan fakat uyku galebe çalıp sabaha kadar uyanamayan niyeti sebebiyle gece ibâdet etmiş gibi sevaba kavuşur. Uykusu da kendisine Allahü teâlânın ihsan ettiği bir sadaka olur.) [İ.Mace]
6- İyice uyku gelmeden yatmamalıdır! Kıymetli ömrü uyku ile geçirmemelidir! İhtiyaç kadar uyumalıdır!
7- Yatarken Ayet-el-kürsi üç İhlas ve bir Fatiha iki Kuleuzüyü okumalıdır!(felak ve naas) Salevat-ı şerife getirmelidir! "Amenerresulüyü yatsıdan sonra okumayı adet edinmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gece Bekara suresinin son iki ayetini okuyana bu iki ayet herşey için kâfidir.) [Müslim]
8- Uykunun bir nevi ölüm uyanmanın da dirilmek olduğunu düşünmelidir! Hz. Lokman oğluna (Oğlum ölümden şüphen varsa uyuma! Uyumak mecburiyetinde kaldığın gibi ölmeye de mahkumsun. Eğer dirilmekten şüphe ediyorsan uykudan uyanma! Uykudan uyandığın gibi öldükten sonra da dirileceksin.) buyurmuştur.
9- Yatarken yarınki hayırlı işleri yapabilmek için istirahat etmeye sabah namazına kalkmaya ve ertesi gün hayırlı işler yapmaya niyet etmeli! Böyle niyet edenin uykusu ibâdet olur. Gece uyanınca duâ etmeyi adet haline getirmeli! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Uykudan uyanınca "Allahümmağfir li" derse duâsı kabul olur.) [İ. Ebiddünya]
10- Henüz sabah namazının vakti girmeden yani seherde kalkmaya çalışmalıdır. Seher vakti kalkmak berekettir. Hele sabah namazının vakti girdikten sonra güneş doğana kadar uyumak rızık yönünden de zararlıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Sabah uykusu rızka manidi.) r[Beyhekî]
İbni Abbas hazretleri sabah vakti oğlunu uyur görünce buyurdu ki: (Oğlum rızıkların dağıtıldığı saatte uyunur mu? Bu saatte uyumak tembellik alametidir unutkanlığa sebep olur.) [Şira]
Yatarken
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Yatarken Fatiha ve İhlası okuyan ölüm hariç her şerden emin olur.) [Bezzar]
(Yatarken Kâfirun suresini okuyan şirkten beri olur.) [Tirmizî]
(Yatarken Mülk [Tebareke] suresini okumadan yatma! Çünkü ölürsen kabirde sana yoldaş olur.) [Ey Oğul İlmihâli]

Tok Karnına Uyumak
Mümkün mertebe yemeği yatarken yememelidir! Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Tok karnına uyumak kalbi katılaştırır.) [Taberânî]
Yenilen yemekleri namaz kılarak veya helal kazanç yollarında eritmeye çalışmalıdır!

Çok Uyumak
Çok eser vermiş zatların hayatını incelerseniz az uyuyup çok çalıştıkları görülür. Ancak zaruret veya ihtiyaç miktarı uyumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Annesi Hz. Süleymana "Evladım çok uyuma çok uyumak Kıyamette insanı fakir bırakır" dedi.) [İbni Mace]
(Cehennemden kaçın Cenneti isteyenin gözüne uyku girmez. Dünya lezzet ve şehvetlerle kuşatılmıştır. Bunlar sizi ahıretten alıkoymasın.) [İ.Mende]
(Ümmetim için en çok korktuğum şey göbek büyüklüğü uykuya devam tembellik ve iman zayıflığıdır.) [Deylemî]

Az Uyumak
Az ye kalbini pakla fazla uykuyu mezara sakla! Az uyumak nimettir çok uyumak gaflettir. Gaflet ise zarardır kalbimizi karartır. Fazla uykuyu at seherde dağıtılır murat. Seher ne kadar kutludur o vakit uyanık olan mutludur. Seherde rahmet kapıları açılır uyanıklara nimet saçılır. Çok uyku eziyettir az uyku meziyettir. Az ye az uyu çok konuşma evliya olursan şaşma! Çünkü evliyalığa bu üç meziyetle girilir sonra sayısız nimet verilir. Çok uyumak çok fazilet götürür gaflet ve tembellik getirir. Az ört yorganları çünkü uyku tembelleştirir organları. Uyku ölüme eştir gafletle uyuyanın sonu ateştir. Arifler sehere hasrettir onlara çok uyumak musibettir. Cenab-ı Hak her gece buyurur şöylece: "Duâ eden yok mu duâsını kabul edeyim benden isteyen yok mu istediğini vereyim) [Buharî]

Geceleri ne güneşler doğar fakat gafletle yatanı zulmet boğar. Uyanıklık huzurda edeptir çok uyku pişmanlığa sebeptir. Arif huzurda durmaktan lezzet alır gafiller bundan mahrum kalır. Az uyku kalbe ciladır çok uyku ise belâdır. Sanma çok yemek kan olur. Çok uyuyan unutkan olur. Çok uyumak ayıptır kıymetli vakitten kayıptır. Midesi boş olana uyku gelmez az uyuyana korku gelmez.

Bir talebe bir âlimi çok seviyormuş. Sohbetinde bulunmaya can atarmış. Âlime durumu bildirmişler. Âlim de (Gece beklesin muhakkak geleceğim) demiş. Talebe saatin zilini kurarak biraz uyumak üzere yatmış. Âlim gelince talebeyi uyur hâlde bulmuş. Saatin zilini bağlamış. Cebine biraz ceviz ve üzüm koyarak gitmiş. Talebe sabah olup uyanınca yaptığı hataya pişman olmuş uyuyarak beklenilmeyeceğini sevenin gözüne uyku girmeyeceğini girmemesi gerektiğini anlamış.


__________________

Ya ayağa Kalkın Kuşanın Kavgaları çocuklar ölmesin...
ya da saklayın KorkuLarınızı ÇocukLar GÖRMESİN...


Haftanın Hadis-i Şerifi
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu fatımatüzzehra tarafından (08.09.09 Saat 06:10 ) değiştirilmiştir..
View fatımatüzzehra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için fatımatüzzehra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (09.09.09), Cihad Yıldızı (08.09.09)
Alt 08.09.09, 10:29   #5
el-Kevserî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1173
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 el-Kevserî is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Adab-ı Muaşeret

Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalpli olmak.

Herkesle güzel şekilde görüşmek, insanlara eziyet vermekten kaçınmak.

İnsanların eziyetlerine katlanmak, kötülüğe karşı iyilik yapmak.

Dargınlığa hemen son vermek.

Dargınların arasını düzeltmeye çalışmak.

İnsanların kusurlarını araştırmamak ve yaymamak, aksine örtmeye çalışmak.

Dostları arkalarından savunmak.

İnsanların kalplerini kötü zandan korumak için sakıncalı yerlerden uzak durmak.

Değişik halk kesimleri ile makamlarına göre sohbet edip ilişki kurmak.

Yaşlılara hürmet, çocuklara, düşkünlere merhamet ve şefkat göstermek.

Hayırsever olmak, yardım etmek, arka çıkmak.

Selâm vermek.

El sıkışmak (musafaha).

Teşmitte bulunmak; aksıran için hayır ve bereket istemek.

Toplantılarda temiz bulunmak ve edebe uygun davranmak.

Dostları ziyaret etmek.

Davetlere icabet etmek.

Saygı için ayağa kalkmak.

Değerli zatların ellerini öpmek.

Komşuluk haklarını gözetmek.

Hastaları ziyaret etmek.

Cenazeleri teşyi etmek (uğurlamak).
Müslümanların mezarlarını ziyaret etmek.
Adab-ı Muaşereti Öğreten Sure

Müminlerin şanına ve adına layık olan edep ve terbiye esaslarını ihtiva etmesi münasebetiyle Hucurat suresi, bazı müfessirler tarafından “ahlâk ve adab suresi” olarak nitelendirilir.

Hucurat suresi, toplum hayatında Müslüman ferdin davranışlarını düzenlemeye dair ahlâkî hükümleri içerir. Sure, Allah Tealâ’nın dinine, Rasulü’ne , O’nun yanında konuşma adabına, dedikodulara kulak asmamaya, duyulan haberi tahkik etmeye, küskünlerin arasını bulmaya, alay ve hakaret etmemeye,suizandan sakınmaya, gıybetten kaçınmaya, tecessüs etmemeye, yani gizli halleri araştırmamaya dair ayetlerden oluşur.

Hucurat suresi, insanın Allah’a ve Rasulüne itaat ve teslimiyetinden aile yaşamında uyulması gereken kurallara, yalan söylemenin çirkinliğinden birey ve toplumsal yaşama sirayet eden temizlik ve titizliğe, israf konusundan müslümanlar arasındaki selamlaşma, doğru iletişim ve yeme içme adabına kadar hayatın her alanında en ince ayrıntısına kadar uyulması gereken görgü kuralları getirmiştir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View el-Kevserî'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (09.09.09), fatımatüzzehra (08.09.09)
Alt 08.09.09, 12:58   #6
Durr-û Meknûn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 4675
Üyelik tarihi : 30-06-2009
Mesleği : Merkez Efendi Nöbetçisi..
Nereden : Mars'ta..
Konuları : 232
Mesajlar : 4,232
Teşekkürleri: 7,589
2,110 mesajına 4,129 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Durr-û Meknûn is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Bir sorum olacaktı aksıran için...
aksıran kişi elhamdülillah dediğinde bunu duyan kişi yerhamükallah demeli denmezse kul hakkına girer denmişti acaba bu doğru mu...
__________________
Bütün sorumluluklarıma
Cumaya gittim gelicem demek istiyorum..



Hezarfen Misali benimkisi..



Aslında amerika Gibi
ama güneyde..
Birgün Nerede Yaşayacağım Biliyor Musun,

Cennet Şelalelerinde..





Hamuş'unun Parende'si.(:



CtLk İkili

EliF
View Durr-û Meknûn'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Durr-û Meknûn kullanıcısına teşekkür edenler:
fatımatüzzehra (08.09.09)
Cevapla

Etiket
edep, görgü, haftanın, konusu, konusugörgü, kuralları, or haftanın

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
24/08/09 Haftanın konusu: İbadet fatımatüzzehra Haftanın Konusu 6 28.08.09 12:36
17/08/09 Haftanın konusu: Nefis fatımatüzzehra Haftanın Konusu 12 23.08.09 16:23
Anadoluda olupta değişen edep kuralları:(çerkezlerde adap kuralları) muallim SERBEST KÜRSÜ 0 19.07.09 09:23
Edep, Terbiye, Görgü Erozyonu milligenç Millî Gazete - TV5 0 25.01.09 22:52

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:35 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.