|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 197 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
İHH (İnsani Yardım Vakfı) İHH İnsani Yardım Vakfı nerede olursa olsun sıkıntıya düşmüş, felakete uğramış, savaş, tabi afet vb. sebeplerle mağdur olmuş, yaralanmış, sakat kalmış, aç ya da açıkta kalmış, zulme uğramış tüm insanlara gerekli insani yardımı ulaştırmak ve bu insanların temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmemesi için gerekli tüm girişimleri yapmak üzere kurulmuştur. 1992’de gönüllülerin faaliyetleri ile başlayan Vakıf çalışmaları 1995 yılında kurumsallaşmıştır.İHH İnsani Yardım Vakfı, çalışmalarını yürütürken ülkemizde ve çalışma yaptığı bölgelerde yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik duygusunun gelişmesini önemsemekte ve buna yönelik birçok sosyal, kültürel faaliyetlerde bulunmaktadır.İHH İnsani Yardım Vakfı misyonunu gerçekleştirirken tüm dünyada öncelik sırasına göre(1) Savaş ve savaşın etkisinin sürdüğü bölgelerde,(2) Afet bölgelerinde,(3) Yoksulluk olan tüm ülke ve bölgelerde.faaliyetler yürütür. Misyonu
Vizyonu
Çalışma İlkeleri
Çalışma Tür ve Alanlarımız Sosyal Yardımlar
Eğitim Yardımları
Kültürel Yardımlar
Sağlık Yardımları
Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (14.06.10 Saat 17:34 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Adige Abzakh (14.06.10), fatımatüzzehra (15.06.10), muallim (17.06.10), Ruh-efzâ (17.06.10), suvari4060 (16.06.10) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Bütün Yönleri ile İHH DESTANI - ![]() VAKİT GAZETESİ - M. MUSTAFA UZUN / İSTANBUL Bütün yönleri ile İHH dosyası.... 18 yıllık destansı mücadele ... 1994 yılından beri yeryüzünün bütün coğrafyalarına Anadolu’nun sel[KÜFÜR YOK] ve yardımını ulaştıran İHH, şimdilerde bütün dünyanın gündeminde. Bir sivil toplum örgütünün neler yapabileceğini insanlığa gösteren İHH, 18 yıldır Asya’dan, Uzakdoğu’ya, Afrika’dan Latin Amerika ülkelerine, Balkanlar’dan Kafkaslara ve Ortadoğu’ya kadar ‘insani yardım’ ulaştırıyor. Yeryüzünde adaletin hâkim olması, iyiliğin her yere yayılması ve kötülüğün önlenmesi için kardeşlik bilinciyle yola çıkan İHH, son 1 ayda 4 çalışanını şehit verdi. Yetimlerin başlarını okşayan eller İsrail kurşunlarına hedef oldu ve Afganistan dağlarında uçakları düşerek Rablerine kavuştu. İHH Genel Başkan Vekili Hüseyin Oruç, bilişim sorumlusundan, depo çalışanına kadar herkesin şehadete hazır olduğu İHH’yı Vakit’e anlattı. ![]() Arkadaşımız M. Mustafa Uzun’a konuşan İHH Genel Başkan Vekili Hüseyin Oruç, İsrail’in korsanlık yaparak el koyduğu gemilerin durumunu anlattı. Oruç; “BM ve Türkiye devrede. O gemileri geri alacağız. İçindekilerin de tamamı Gazze’ye ulaşacak. Önce kendi bildiklerini okudular ama şimdi mecburen bunu yapacaklar” dedi. ![]() İHH’nın Güney Asya Sorumlusu Faruk Aktaş ile aktif gönüllüsü yazar Bahattin Yıldız, Afganistan’a açmak istedikleri yetim okulu projesi ile ilgilendikten sonra geri dönüş yolunda uçaklarının düşmesi sonucunda şehit oldular. İHH, son 1 ayda 4 kişiyi şehit verdi. Genel Merkez içerisindeki herkesin şehitlerle alakalı bir hatırası, anısı var. Söz eğer bunlardan açılırsa hemen gözler doluyor. Nemli gözler hasretle onları anıyor. Yapılan şakalaşmalar, hitaplar, dersler hemen gündeme getiriliyor. İyiliği her zaman her yerde yaşatmak gayesi ile yola çıkan ve değişen dünyada değişmeyen değerlerin yaşatılmasını sağlamanın mücadelesini veren İHH, kurulduğu yıldan bugüne kadar Türkiyeli Müslümanlara çok şey kazandırdı. ![]() Dünya onları ‘Mavi Marmara’ ile tanıdı ancak İHH, 1994 yılından beri yeryüzünün bütün coğrafyalarında destansı işler yapan bir yardım kuruluşu. |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (17.06.10), fatımatüzzehra (18.06.10), muallim (17.06.10), Ruh-efzâ (17.06.10), suvari4060 (16.06.10) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Bütün dünyaya bir sivil toplum örgütünün neler yapabileceğini gösteren İHH, Avrupa’nın göbeğinde kaybolan insanlığın ayıbını kapatmak için kuruldu. Anadolu’nun yükselen öfkesini ve onurlu yardımlarını Bosna’ya ulaştıran İHH, bugün 110 ülkede çalışmalarını sürdürüyor. ÜMMETİN ŞEREFLİ İNSANLARI Yeryüzünde adaletin hâkim olması, iyiliğin her yere yayılması ve kötülüğün önlenmesi için kardeşlik bilinciyle nerede olursa olsun muhtaç ve mazlum tüm insanlara ihtiyaç duydukları insani yardımı ulaştırarak onurlu bir yaşam sunmak amacı ile yola çıkan İHH, bugün bütün dünyanın konuştuğu devasa bir kuruluş. Ümmetin şerefli insanları buradan yeryüzüne selamı yayıyorlar. Afrika’nın ‘beyaz girmemiş’ köylerinde, Hindikuş dağlarının zirvelerinde, Latin Amerika sokaklarında veya Ortadoğu’nun acılı evlerinde İHH’yı görmek mümkün. İHH gönüllülerini bazen bir çuval unu sırtlamış taşırken, bazen çok tehlikeli tünellerden geçerek zulme uğrayan insanlara yardım götürürken görebilirsiniz. Bosna tünellerinde, Gazze tünellerinde, Afrika’nın en tehlikeli sokaklarında İHH’lı gençleri görebilirsiniz. YETİMLERİN BAŞINI OKŞAYAN ELLER KURŞUN DA YİYOR Asya’dan, Uzakdoğu’ya, Afrika’dan Latin Amerika ülkelerine, Balkanlar’dan Kafkaslara, Ortadoğu’ya kadar Anadolu insanının sel[KÜFÜR YOK] ve yardımını İHH, kardeşlerimize ulaştırıyor. Onları özellikle savaş ve işgallerin devam ettiği Filistin, Irak, Afganistan, Pakistan ve Lübnan’daki çalışmaları ile biliyoruz. Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelere de gidiyorlar. İHH ekipleri Küba, Haiti, Srilanka, Madagaskar, Ekvador, Filipinler-Moro, Moritanya, Vietnam ve Zimbabve’deki Müslümanlarla birlikte oluyor, onlara güç veriyor, tebessümlerimizi iletiyorlar. İHH, en başta yetimin başı okşuyor. Savaş, işgal, iç çatışma ile sel, kuraklık, deprem gibi doğal afetlerin yetim düşürdüğü coğrafyalardaki çocukların başlarını okşayan eller, bir gün İsrail askerlerinin kurşunları ile delik deşik edilebiliyor ancak yine de yoldan dönülmüyor. SON 1 AYDA 4 ŞEHİT VERDİLER Sadece son 1 ay içerisinde 4 şehit verdi İHH.
|
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Son Gazze gemisinde yaşanan vahşet haricinde, geçtiğimiz ay içerisinde 2 kardeşini Hindikuşlar’da bıraktı İHH’lılar. Vakfın Güney Asya Sorumlusu Faruk Aktaş ile aktif gönüllüsü yazar Bahattin Yıldız, Afganistan’a açmak istedikleri yetim okulu projesi ile ilgilendikten sonra geri dönüş yolunda şehit oldular. Uçakları düşen İHH gönüllüleri için ağlayan gözler kurumadan bu defa Gazze yolunda yeni şehit haberleri geldi. Toplamda İHH gönüllülerinden 9 kişi şehit olurken bunlardan 2 tanesi direkt vakfın çalışanıydı. İHH Bilgi İşlem ve Web Bölümü sorumlusu gazeteci Cevdet Kılıçlar ile İHH yardım deposunda görevli Lojistik elemanı Necdet Yıldırım, terör devletinin saldırısında şehit düştüler. İHH’nın kapısından içeri girdiğinizde gördüğünüz bütün yüzlerin her an şehit olma ihtimali var. Şehit yüzlülerin bir arada olduğu ender yerlerden biri yani İHH. GEMİLER GERİ GELİYOR, BÜTÜN MALZEMELER DE GAZZE’YE GİDİYOR Gündem, İsrail’in Gazze’ye giden yardım gemilerinde yaptığı katliam. Çünkü İHH’nın öncülüğünde yola çıkan insani yardım gemileri Akdeniz’in ortasında içindeki yolcularla beraber resmen kaçırıldılar. Şu an itibari ile hala İsrail’de tutuluyorlar. Gemilerin alınması ile alakalı mücadelenin devam ettiğini belirten İHH Genel Başkan Vekili Hüseyin Oruç, Birleşmiş Milletler ve Türkiye Dışişleri Bakanlığının devrede olduğu bilgisini veriyor. Oruç; “Biz, gemileri geri alacağız ve içindekileri de Gazze’ye göndereceğiz. İçindeki her şeyi Gazze’ye ulaştıracağız ve bizim niyetimiz de buydu zaten. BM ile birlikte koordine edeceğiz ve bizim istediğimiz noktalardan dağıtılacak bunlar. Niyetimiz bizim bu malzemelerin, çimentoların, demirlerin Gazze’ye girmesiydi ve inşallah bunlar Gazze’ye girecekler. Aslında bu vesile ile ambargo delinmemiş olsa da oldukça esnetilmiş olacak. Bundan sonrasında da benzer şekilde daha yoğun bir şekilde bu ambargo delinir diye düşünüyorum” diyor. TÜRKİYE VE BM DEVREDE Sürecin devam ettiğini belirten İHH Başkan vekili, başlangıçta İsrail’in kendi bildiğini okumak istediğini ve gemide bulunan, kendi ambargo listelerinde olmayan ufak tefek gıda ve giysilerin Gazze’ye teslim edip durumu kurtarmak istediğini açıklıyor. Gazze’deki arkadaşlarının bunları kabul etmediğini söyleyen Oruç; “Oradaki kardeşlerimiz; ‘Biz bunları İHH’dan alacağız ve hepsini birlikte alacağız’ dediler. 2 defa götürdüler ve kabul edilmediler. Biz de bunu istiyorduk zaten. Bizim rızamız dışında bizim malzememizi nasıl götürüyor? Bizim bilgimiz olmadan, BM’nin bilgisi olmadan ve Türkiye’nin iznini almadan nasıl götürüp bir yerlere bizim malzememizi verebilir? Bu başlı başına bile kabul edilemeyecek bir şey. Ama şimdi gelinen noktada mecbur kaldılar ve en yakın zamanda bizim istediğimiz şekilde bu yardımlar Gazze’ye ulaşacak” diyor. “İSRAİL’İN EN UFAK BİR KURTULUŞ YOLU YOK” Birçok sorunlu ülke ve olayda devreye giren İHH, bu defa kendi davasını görmeye hazırlanıyor. MAZLUM-DER ile birlikte oluşturulan hukuk komisyonu, terör devleti İsrail’in yaptığı ahlaksız savaşı yargıda takip ediyor. İHH, BM’de oluşturulacak komisyondan, Türkiye ve İsrail’de açılacak davalara kadar her türlü imkânı değerlendireceğini açıklıyor. İHH’lı Oruç; “Hiçbir yeri bir bırakmayacağız. Her alanda İsrail’in peşinde olacağız” diyor. Oruç, İsrail’in peşini hukuki açıdan bırakmayacaklarını şöyle açıklıyor; “Onlar çok büyük bir hata yaptılar. Büyük strateji sıkıntısına girdiler. Tam bir katliam yaptılar ve kendilerini haklı çıkartabilecek en ufak bir kurtuluş yolları yok. Hiçbir mahkemede kendilerini savunamayacaklar. Biz İsrail mahkeme sonuçları kabul etmese de yolumuzdan dönmeyeceğiz en azından bu durumu duyuracağız. Bizim vatandaşlarımıza karşı bir hukuksuzluk işlendi. O gemiler bize aitti. İsrail’e karşı da birileri dava açmalı, suçlamaları, suçunu yüzüne haykırmalı.” YENİ KONVOYLARA HAZIR OLUN İsrail’e karşı hukuk savaşı başlatan İHH’nın önünde çok iyi örnekler de duruyor. Çünkü benzeri davalar ve yargılamalar Bosna savaşı dolayısı ile de yapıldı. Saraybosna’ya büyük bir ambargo uygulayan ve Bosna genelinde katliamlar yapanlar yıllar sonra dahi olsa yargılandılar. Adalet önüne çıkartıldılar ve mahkum oldular. Generalleri, komutanları hapishanede öldü gitti. İHH yetkililer İsrail için de aynı şey geçerli olacağına inanıyorlar. Oruç; “Başbakan’ından o emri verene. Orada olana, saldırana kadar hepsi yargılanacak. Hepsi mahkum olacak. Emri veren, uygulayan, sessiz kalan hepsi yargılanacak” diyor. Bu arada yargılamaları ve diğer gelişmeleri bekleyecek İHH. Hüseyin Oruç; “Hem kendimize hem de başkalarına zaman vermek istiyoruz. Bu söylediklerimiz olacak mı? Bunu göreceğiz. Eğer olmazsa biz elbette yeniden yollara düşeceğiz” diyor. SÖZ ŞEHİTLERDEN AÇILINCA GÖZLER YAŞARMAYA BAŞLIYOR Ancak giden gitti. 9 şehidimiz var. İHH da son 1 ayda 4 kişiyi şehit verdi. Kaybetti veya kazandı. Genel Merkez içerisindeki herkesin şehitlerle alakalı bir hatırası, anısı var. Söz eğer bunlardan açılırsa hemen gözler doluyor. Nemli gözler hasretle onları anıyor. Yapılan şakalaşmalar, hitaplar, dersler hemen gündeme getiriliyor. İHH’daki herkes, gidenlerin şehadeti en çok hak eden isimler olduğunda hemfikirler. Özellikle Faruk Aktaş ve Bahattin Yıldız’ın şehadetleri insanları çok etkilemiş. Çok ağlamışlar. Uzun süre cenazelerine de ulaşılamaması acıyı daha da artırmış. Hüseyin Oruç, her iki şehidin de dünyadan çok uzak insanlar olduğunu söylüyor. Oruç; “O gün bu şehadetleri öğrendiğimizde soranlara diyorduk ki; ‘Eğer İHH’nın içerisinden en iyi 2 kişiyi seçip, verin’ deseler bu iki kardeşimizi verirdik. Dünyanın onlar için bir karşılığı yoktu. Faruk kardeşimizin ailesi Faruk’un orada şehit düştüğünü ve şehit düştüğü yerde kalmasını istiyor. Bahattin ağabeyin ailesi ise onu yanlarında istiyorlar. İkisi de ne güzel” diyor. __________________ ŞEHİTLERİN HEPSİ TEBESSÜM EDİYORDU Her biri birer destansı iş yapan İHH çalışanları ve gönüllüleri, bu gidişlerin kendilerine çok acı geldiğini belirtiyorlar. Gemide ise çok daha başka bir atmosferin olduğunu söylüyor İHH’lılar. Böyle bir katliamı beklemediklerini ancak hiç kimse de korkunun olmadığını söylüyorlar. Oruç; “Hiç kimse de geri adım atmak yoktu. Sanki o 9 kişi değil, herkes şehadete hazırdı. Telaş yoktu. Sanki normal bir olay oluyordu. Sanki her gün 9 kardeşimiz gözlerimizin önünde şehit oluyordu. Herhalde bizi rahatlatan en önemli unsur şehitlerimizin yüzleriydi. O kadar güzeldiler ki, dünyaya ferahlık veriyorlardı. Bizi rahatlattılar. Hepsi tebessüm ediyordu, hepsinin yüzleri gülüyordu. Parmakları hep şehadeti gösteriyordu. Sağ işaret parmakları açıktı hepsinin” diyor. Oruç, şehitleri ve şehadetleri anlatmaya şöyle devam ediyor; “Necdet’te, Cevdet’te bizim sürekli beraber olduğumuz kardeşimizdi. Şehadet farklı bir şey. Herkese nasip olmuyor. Herhalde şehadet nasip olacak insanlara bu önceden hissettiriliyor. Bir şeyler hissedip, hazırlanıyor insan. Cevdet, Bahattin Ağabey ve Faruk için gemide cenaze namazı kıldıktan sonra kameralar önünde kendisine de böyle güzel bir şehadet nasip etmesi için Rabbine dua etmiş. Öğle de nasip oldu. O zamanlar demek ki duaların kabul edildiği zamanlardı.” İHH, ŞEHİT YÜZLÜ İNSANLARIN MERKEZİ Gemide şehit olan isimlerden Necdet Yıldırım ile de yıllardır beraber olduklarını söyleyen İHH Başkan vekili oldukça duygusal bir atmosfer içinde Şehit Necdet’i şöyle anlatıyor; “Her ne iş olursa yapardı. Çok çok azimliydi. Ben borçlu gittim Necdet’e. Bu çok zoruma gidiyor. Zodyat bot vardı gemide. Diğer gemilerden almamız gerekenleri filan onunla alıyorduk. Dökümanları filan götürüp getiriyordu. Gemi personeli gidiyordu o botla. Necdet bana; ‘abi ben de gidebilir miyim, bir gidip geleyim’ dedi. Ben de ‘şimdi değil Necdet, daha sonra inşallah’ dedim. Hiç ısrar etmedi. Bindirmedik. Belki onun hiç farkında bile değildi ama insanın aklına daha sonra bunlar geliyor.” Şehitlerin hepsi farklı birimlerde görevli. Birisi Lojistikte, birisi Basın bölümünde, birisi dış ilişkilerde. Nerede oldukları, hangi bölümde çalıştıkları hiç önemli değil. Herkes şehit olabilir. Herkes şehadete hazır İHH’da. Hüseyin Oruç’ta bunu anlatıyor; “Herkes her göreve hazır. Depoda çalışmakla, internet sitesini yapmak çok farklı değil. İkisi de beraber şehit olabiliyor. İkisi de şehadete beraber koşabiliyor. Başkan olmakta bir şeyi değiştirmiyor. Ona şehadet nasip olmuyor. O çatışma esnasında ölüm listesinde olanlar belliydi. Onlara benzeyenler şehit düştü ama listedekilere bir şey olmadı. Herkes açıktaydı, herkes göz önündeydi. Ama onlara değil de, Çetin abiye, Cevdet’e, İbrahim abiye şehadet nasip oldu.” |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() KOSOVA ___________________________ Kasırga Mağduru Myanmar’a yardımlarımız sürüyor Nargis kasırgası sebebiyle 100 binin üzerinde insanını kaybeden, milyonlarca insanı da evsiz kalan Myanmar’a (Burma’ya) acil gıda yardımında bulunan vakfımız yardımlarına devam ediyor. Myanmar’daki ekiplerimiz, başkent Yangon’a bağlı köylerde yaşayan ve evlerini kasırgada kaybeden afetzede ailelere gıda paketleri ve mutfak eşyası dağıttı. Daha önce de bölgede 500 aileye gıda paketleri dağıtılmıştı. Son yardımlarla vakfımızın Myanmar’da yardım ulaştırdığı aile sayısı 1000’e çıktı. Kasırga mağduru ailelere ayrıca elbise yardımı da yapılacak. İHH, Myanmar hükümetinden izin çıkması halinde bölgede geçici kamplar kurmayı da planlıyor. Yoksul ailelere küçük baş hayvan yardımı İHH İnsani Yardım Vakfı, Afrika’nın fakir ülkesi Burkina Faso’da hiç bir geçim kaynağı olmayan yoksul ailelere küçük baş hayvan hediye etti. 97 aileye toplam 152 keçi dağıtıldı. İHH, Nijer’de de 100 keçi satın alarak fakir ailelere dağıtmıştı. |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Veysel TEPELİ / YAZAR ![]() Bangladeş Gezi Notları 27 Kasım 2008 Perşembe Aslında başlı başına bir kitap olacak kadar uzun bir konu bu. Geçen yıl Kurban Bayramında da gittiğim Bangladeş'le ilgili gezi notlarını o zaman adanahaber com'da yayınlamıştım. Sanırım 8-9 bölüm olarak yayınlamıştım. Ama bu sefer konuyu uzatmayacağım. İHH"nın Ramazan Programı çerçevesinde Bangladeş"teki çalışmalar içerisinden bu yazıda sadece Arakanlı Mülteciler ve Yetimlerle ilgili çalışmalara değinmek istiyorum. Çünkü diğer çalışmalar başlı başına bir yazı konusu. Bizim Arakanlı, Bangladeşlilerin Rohingyalı dedikleri insanlar, Müslüman olmanın bedelini ödüyorlar: Arakanlılar, Myanmar"ın (eski adıyla Burma/Birmanya) batı bölgesinde yaşayan Müslüman bir halktır. 65 milyonluk Myanmar"da 6-7 milyonluk bir nüfusa sahipler. Myanmar"da yaşayan Arakanlılar, Müslüman oldukları için uzun yıllardır askeri cunta ve diğer Budist halk tarafından türlü türlü eziyetlere maruz bırakılmışlar: Bugün dahi Myanmar"da yaşayan Arakanlılar, Askeri Cunta izin vermediği sürece evlenemiyorlar, mal – mülk edinemiyorlar. Liseden sonra okumalarına izin verilmiyor. Bir köyden diğer bir köye ancak askerlerden aldıkları özel izinle gidebiliyorlar. Kendilerinin bir pasaportları yok çünkü Myanmar devleti bu insanları vatandaş dahi kabul etmiyor… İşte tüm bu zulüm ve baskılar sonucu oradaki Arakanlı Müslümanlar en yakın Müslüman komşu ülke olan Bangladeş"e iltica ediyorlar. Bangladeş hükümeti daha kendi halkına gereken hizmet vermediği için doğal olarak Arakanlı mültecileri istemiyor. Bu yüzden mültecilerin geri gitmesi için hayat şartlarını sürekli zorlaştırıyor… Arakanlı mülteciler, Bangladeş"in güneydoğusundaki Teknaf bölgesinde kamplarda yaşıyorlar. Arakanlıların bu kamplardan dışarı çıkmaları yasak. … Lada kampına girdiğimizde çok sevinmiştik. Çünkü bu kamp yeni inşa edilmişti. Bu kampın sakinlerini geçen yıl Kurban Bayramında ziyaret etmiştik. O zamanki kampları, resmi olarak bilinen ve tanınan bir kamp değildi. Karayolu ile Naf nehri arasında kalan, eni 70-80 metre olan bataklık bir alandaydı. Muson yağmurlarının şiddetlendiği zamanlarda çalı ve sazlardan yaptıkları kulübeleri su altında kalıyordu. Ramazanda gittiğimizde bu insanları daha düzenli barakalarda yaşar bulduk. Yeni kamp BM"nin denetimindeydi ve Yağmurlarda su altında kalmayacak şekilde yükseğe inşa edilmişti. Sevincimiz uzun sürmedi. Biz gelmeden önce bu kamptan üç kişinin açlıktan öldüğünü duyunca şok olduk. Doğrusunu isterseniz önce inanmadık; kendilerine daha fazla yardım etmemiz için ajitasyon yaptıklarını düşündük. Fakat kampın düzenini sağlamaya çalışan İslamic Relief yetkililerine durumu sorunca onlar olayı teyid ettiler: Kamp, BM Gıda Fonuna kayıtlı ama kâğıt üstünde bu insanlara her gün gıda yardımı yapıldığı yazılsa da maalesef gerçek hiç de öyle değil… Kampta yaşayanların hali içler acısıydı. “Anlatılmanız ancak Yaşanır” denir ya işte öyle bir şey… Bazıları 17–18 kişiyi bulan aileler, en büyüğü 20–25 m2 olan kulübelerde yaşıyor. Bu kadar kalabalık olan ailelere “eşyalarınızı toplayın taşınıyorsunuz” deseniz, inanın tüm eşyaları bizim iki tane market poşetine ya sığar ya sığmaz… Çocukların nerdeyse tamamına yakını çıplak. Bir paçavra bulan aileler ilkönce kız çocuklarının avret yerlerini örtmeye çalışıyor. Yetişkinlerde de durum çok farklı değil. Giyinik dediğiniz insanların üzerilerindeki elbiseden başka kıyafetleri yok. Yıkayıp yıkayıp aynı kıyafeti giyiyorlar… Birçok evi gezdik; Bari bir evde olsun, bir avuç pirinç, un, bulgur olmaz mı..? Maalesef yok… Düşünsenize, komşudan istemek için bile bir avuç yemek yok. Zaten çoğu insan şekeri, yağı bile doğru dürüst bilmiyor… Bize anlatılan bazı menkıbelerde, evinde yiyecek bir şeyi olmadığı için tencereye taş koyup üzerine su katarak kaynatan ve bu şekilde çocuklarını avutan annelerden bahsedilirdi. Bunun aynısını o kamplarda gördük. Tek bir farkla; Taş yerine dal parçacıkları konmuştu. Ve avutmak için değil, gerçekten de karınlarını doyurmak için içiyorlardı… Oradaki topluluğa baktığımızda bir şey hemen dikkati çekiyordu: Yaşlı insanlar parmakla gösterilecek kadar azdı. Önce yaşlıları Myanmar"da bıraktıklarını düşündük. Fakat sonradan olayın gerçeğini anladık: Bulaşıcı hastalıklardan ve açlıktan dolayı çok ciddi ölüm vakaları vardı. Ve tabi ki bu durumdan en çok yaşlılar ve çocuklar etkileniyordu. Bu yüzden bizde 60–70 olan ortalama yaşam sınırı burada 40–45 idi. Burada doğan her dört çocuktan biri 7–8 yaşına varmadan ölüyor. Kendim eczacı olmamdan dolayı, çocukların sağlık durumunu, vahametini daha iyi müşahede edebiliyordum. Kampın revir kısmına girmemle çıkmam bir oldu. Çünkü dayanılacak gibi değildi: Revirde yatan onlarca hasta (çoğu çocuk) vardı fakat ortalıkta tedavi edecek doktor olmadığı gibi doğru dürüst ilaç da yoktu. Biraz tentürdiyot, biraz sargı bezi belki üç beş ağrı kesici… Yeterli ilaç durumunda oradaki hastaların tamamına yakını hemen iyileşebilecek durumdaydı. Gönüllü olarak bir şeyler yapmaya çalışan insanlara durumu sorduğumda, ciddi ölüm vakalarından bahsettiler ve maalesef çoğu çocuk ölümleriymiş… Lada kampında yaklaşık 12 bin insan yaşıyordu. Ve bunun gibi 4-5 kamp daha var. İHH her yıl düzenli olarak bu kamplara yardımda bulunuyor. Ramazandaki gidişimizde bu kamptaki ailelere yaklaşık bir ay yetecek kadar pirinç dağıtımı yaptık. İnşallah önümüzdeki Kurban Bayramında da tekrar kurbanlar kesilecek… ![]() İHH"nın bu bölgede yaptığı çok önemli çalışmalardan birisi de YETİMHANELER… İHH, daha çok Cox"s Bazar bölgesindeki Arakanlı Yetim çocuklara düzenli yardımlar yapıyor. Geçen Kurban Bayramında İHH"nın bu bölgedeki ilk yetimhanesi olan İbni Abbas Yetimhanesi ve Okulunu faaliyete açtık. Bu Ramazan ayında da temeli atılan iki yetimhanenin inşaatını inceledik. Buradaki yetimhanelerin çok güzel bir işlevi var, yetimleri barındırdıkları gibi aynı zamanda hem yetimlere hem de çevredeki çocukları eğitim veren birer okul vazifesi de görüyorlar… Yine İHH olarak Yetimhanelerde, Peygamber efendimizin “Kardeşlerimdir” dediği yetimlere kıyafet, kırtasiye ve gıda yardımları yaptık. Yetimhanelerin diğer eksiklerini tamamlamaya çalıştık… Yetimlere yakın durduk, sohbet ettik, dertleştik. Umutlarını, acılarını, beklentilerini konuştuk. Önce tercüman aracılığıyla konuştuk fakat bir süre sonra tercümana gerek kalmadı: Dil sustu, gözler ve kalpler konuşmaya başladı. O bakışlar, o mimikler, tercümanın aktaramayacağı kadar çok şey anlatıyordu. Rabbimizin bizi kardeş kılmasının ne anlama geldiğini bir kez daha anladık. Sarıldık kokladık; belki peygamber efendimizin kokusunu duyarız diye… Rabbimize şükrettik, hamdettik; buradaki kardeşlerimizle görüşmeyi ve Türkiye"deki güzel insanların yüreklerini katarak gönderdikleri yardımları buradaki güzel kardeşlerimize aktarmada aracı olmamızı lutfettiği için… |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
![]() |
| Etiket |
| haftanın, konusu, İhh |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 03-05-2010 Haftanın Konusu: Nuh Tufanı | Alemdâr-ı İslâm | Haftanın Konusu | 21 | 06.05.10 17:21 |
| 29-03-2010 Haftanın Konusu : Merhamet | Ruh-efzâ | Haftanın Konusu | 2 | 30.03.10 07:45 |
| 23-03-2010 Haftanın Konusu : Kul Hakkı | Ruh-efzâ | Haftanın Konusu | 2 | 23.03.10 07:59 |
| 08-02-2010 Haftanın Konusu : Hüsnü Zan ve Sui Zan | Ruh-efzâ | Haftanın Konusu | 3 | 13.02.10 12:05 |
| 18-01-2010-Haftanın konusu: Dua ve Ehemmiyeti | fatımatüzzehra | Haftanın Konusu | 7 | 23.01.10 13:15 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|