| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 197 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Haftanın Konusu »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.08.10, 18:03   #1
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart 23.08.2010 Haftanın Konusu : KALB - NEFS - RUH

Haftanın Konusu :


KALB - NEFS - RUH



__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür eden 10 üyemiz:
Abdülhamit (25.08.10), Alemdâr-ı İslâm (25.08.10), EFRÛZE (25.08.10), fatımatüzzehra (25.08.10),  (25.08.10), leyya (26.08.10), muallim (25.08.10), sina (01.09.10), Vukuf-i Kalbi (25.08.10), Şems (25.08.10)
Alt 25.08.10, 18:22   #2
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

İNSAN KAÇ ŞEYDEN YARATILMIŞTIR ?



Kendini tanımak, bilmek istersen, iki şeyden yaratılmış olduğunu bilmelisin.

Biri zahirî kalıp. Buna beden derler. Göz ile görülebilir. Diğeri bâtın nefs derler, ruh derler ve kalb derler. Bu ancak hakikat gözü ile bilinir. Baş gözü ile görülemez.

Senin hakikatin, aslın, bu bâtın mânâsındadır. Ondan gayrisi ona tâbidir. Onun askeri ve hizmetçisidir.
[içyüz, görünmeyen taraf] mânâsındadır. Ona Biz bu mânâya kalb ismini vereceğiz. Kalb demekle, göğsün sol tarafına yerleştirilmiş olan et parçası [yâni yüreği] kasdetmiyoruz. Kalb dediğimiz zaman biliniz ki, bazen ruh dedikleri, bazen nefs dedikleri, insanın hakikatini demek istiyoruz. Onun bir kıymeti yoktur. Hayvanlarda da ölülerde de vardır. Baş gözü ile görülebilir.

Baş gözü ile görülen her şey, bu âlemden olup bunlara âlem-i şehâdet denir.

Kalbin hakikati bu âlemden değildir
. Bu âleme garib olarak gelmiştir. Yolcu gibi gelmiştir. Görünen et parçası [yürek] onun taşıyıcısı ve âletidir. Bedenin tüm uzuvları [organları], onun askeridir. Bütün bedenin padişahı odur. Hak Teâlâ'yı tanımak, O'nun cemâlini müşahede etmek, onun sıfatıdır. Teklif ona olmaktadır. Hitab onadır. 'Itab ve ikab' [azarlama ve cezalandırma] onadır.


Asıl saadet ve şekavet [bedbahtlık, kötü hallilik] onun içindir. Beden, bütün bunlarda ona uymaktadır. Onun hakikatini bilmek, sıfatlarını tanımak, Allahü Teâlâ'yı tanımanın, bilmenin anahtarıdır. Onu bilmeye çok uğraş ki, o çok yüksek bir cevherdir. Melekler cevherindendir.


Onun asıl madeni, Allahü Teâlâ hazretleridir. Oradan gelmiştir, tekrar oraya dönecektir. Buraya gurbete gelmiştir. Ticaret ve ziraat tohumu ekmek için gelmiştir. O hâlde bu mânâdaki ticaret ve ziraati bilmelisin.

__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür eden 10 üyemiz:
Abdülhamit (25.08.10), Alemdâr-ı İslâm (25.08.10), EFRÛZE (25.08.10), fatımatüzzehra (25.08.10),  (25.08.10), leyya (26.08.10), muallim (25.08.10), sina (01.09.10), Vukuf-i Kalbi (25.08.10), Şems (25.08.10)
Alt 25.08.10, 19:36   #3
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

KALBİN HAKİKATİNİ BİLMEK



Varlığı bilinmeyince, kalbin hakikati anlaşılamaz. O hâlde hakikatinin ne olduğunu, sonra askerini, sonra bu asker ile olan bağlılığını, sonra sıfatlarını bilmek lâzımdır. Sıfatlan bilinirse, Allahü Teâlâ'n
ın bilinmesinin nasıl hâsıl olduğu, kendi saadetine nasıl ulaştığı bilinir. Bunlann her birine ayrı ayrı işaret edeceğiz.


Kalbin varlığı aşikârdır. Zira, insanın kendi varlığında şüphesi yoktur. İnsanın varlığı bu kalıbı ile değildir. Bu kalıp, ölüde de vardır, fakat ruhu yoktur!


Biz kalb demekle, ruhun hakikatini kasd ediyoruz. Bu ruh olmazsa, beden temiz olamaz. Gözünü kapayıp kalıbını, gökleri, yerleri ve gözle görülebilen her şeyi unutsa da kendi varlığını zarurî olarak bilir. Her ne kadar kalıbından, yerden, gökten ve göklerde olanlardan haberi olmasa da, kendinden haberi olur. Bu hususta dikkatli düşünen bir kimse, âhiretin hakikatinden bir şeyler anlar ve yine anlar ki, bu bedeni ondan alırlar; o ise bir yerde kalır, yok olmaz.





KALBİN HAKİKATİ



Ruhun hakikatinin mahiyetini, ona mahsus sıfatların neler olduğunu bildirmeye dinimiz müsaade etmiyor. Bunun için Allah'ın Resulü (sallâllahü aleyhi ve sellem) bunu açıklamadı. Nitekim, Allahü Teâlâ Peygamberimize (s.a.) buyurdu: «Ve, sana rûhdan sorarlar. Onlara de ki, ruh Rabbimin emrindendir» (1).


Bundan fazlasını söylemeye izin yoktur. Ruh, Allahü Teâlâ'ya, ait şeylerdendir ve âlem-i emirdendir. O âlemden gelmiştir: «Biliniz ki, halk [yaratma] ve emir O'nundur» (2), buyuruldu.



Âlem-i halk başkadır, âlem-i emr başkadır, ölçülebilen, sayılabilen ve boyutları olan her şeye âlem-i halk denir. Halk kelimesinin lügatta asıl mânâsı ölçmektir. Halbuki insanın kalbinin ölçüsü ve sayısı olmaz.
Bunun içindir ki, bölünmeyi kabul etmez.


Eğer bölünebilseydi, bir tarafında bir şeyi bilmemek, diğer tarafında aynı şeyi bilmek caiz olurdu. Böylece, bir anda hem âlim, hem de cahil olmuş olurdu. Bu ise imkânsızdır! Bölünme ve ölçü kendisine yanaşamadığı hâlde, bu ruh, mahlûktur, yaratıktır. Takdir, yaratmak mânâsına geldiği gibi, halk kelimesi de yaratmak mânâsına gelir. O hâlde, bu mânâda yaratıktır. Diğer mânâda ise, âlem-i emirdendir. Çünkü, âlem-i emirdeki şeyler, boyut ve ölçü kabul etmez.



O hâlde, ruha kadîm [ezeli] diyenler yanılıyor. A'raz [sıfat] diyenler de yanılıyor.
Çünkü, a'razın kıyamı [ayakta durması, varlığı] kendi ile değil, tâbi olma seklindedir. Ruh ise, insanın aslıdır. Bütün kalıp, ona uymaktadır. Nasıl a'raz olabilir?


Ruha cisimdir diyenler de yanılıyor. Zira cisim, bölünebilir. Ruh ise bölünemez. Ama başka bir şey daha vardır ki, ona da ruh [can] derler. O bölünebilir. Belki o hayvanların ruhu olabilir. Fakat bizim kalb dediğimiz ruh, Allahü Teâlâ'yı tanımak, bilmek yeridir. Hayvanlarda bu yoktur. Bu, ne cisim, ne a’razdır, belki melek cevherlerinden bir cevherdir. Onun hakikatini bilmek zordur. Onu şerh etmeye [açıklamaya], uzun anlatmaya da izin yoktur. Başlangıçta bunu bilmeye hacet de yoktur. Başlangıçta tutulacak din yolu mücâhededir [nefis mücadelesidir].


Bir kimse şartlarına uyarak mücâhede yaparsa, bu marifet kendiliğinden hâsıl olur. Kimseden dinlemesine lüzum kalmaz. Bu marifet Allahü Teâlâ'nın buyurduğu şu hidâyet cümlesindendir: «Rızâmızı isteyip, zahir ve bâtın düşmanlarla cihâd edenlere cennetlerimize kavuşma yollarını hidâyet ederiz» (3). Mücâhedesini henüz tamamlamayanla, ruhun hakikati hakkında konuşmak doğru olmaz. Fakat mücâhededen önce, kalbin askerini bilmek lâzımdır. Zira kalb askerini tanımayan, (nefsiyle) cihad edemez.




(1) 17 - İsrâ: 85.
(2) 7 - A'râf: 54.
(3) 29 – Ankebût: 69.
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (25.08.10), EFRÛZE (25.08.10), fatımatüzzehra (25.08.10),  (25.08.10), leyya (26.08.10), muallim (25.08.10), Vukuf-i Kalbi (25.08.10), Şems (25.08.10)
Alt 25.08.10, 19:55   #4
EFRÛZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Azimli Üye
Üye No : 8065
Üyelik tarihi : 25-08-2010
Konuları : 12
Mesajlar : 91
Teşekkürleri: 213
78 mesajına 254 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2 EFRÛZE is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

ALLAH RAZI OLSUN ne güzel bir konuya değinilmiş...
Bu konuda bir kitap var belki okumakta fayda vardır,kendim okumadım ama paylaşmayı vazife olarak gördüm bu konuya.

Aşağıdaki yazı alıntı bir yazıdır.





Kendimizi Tanıma Yolunda Tavsiyeli Bir Kitap:
KALP, NEFS VE RUH
Sufi psikolojisinde gelişim, denge ve uyum

(BİR KRİTİK ANALİTİK OKUMA DENEMESİ):
İbrahim İLHAN

Bundan bir yıl kadar önce İskenderpaşa.com (iskenderpaşa) internet sitesinde bir kitap tanıtımına rastladım. Prof.Dr. Robert Frager tarafından yazılıp, İbrahim Kapaklıkaya ‘nın çevirdiği ve Gelenek Yayıncılık ‘ın, Tasavvuf-Sufizm ve psikoloji kategorisinde neşredilen kitabın orijinal adı;” Heart, Self & Soul “, yani Kalp, Nefs ve Ruh, alt başlığı ise ;” Sufi psikolojisinde gelişim,denge ve uyum “idi.

Kitabı almak için Server İletişim’e uğradığımda, bu kitabın sitede satışa sunulan diğer kitaplar arasından neden öne çıkarıldığını merak edip sordum. Bu kitap, Muharrem Nureddin Coşan Hocaefendi tarafından ‘’Kardeşlerimiz okuyup kendilerini tanısınlar’’ diye tavsiye edilmişti.

Rahmetli Hocamız Prof.Dr.Mahmud Es’ad Coşan Hoca efendinin Türk Dili ve Kültürü adlı eserinde ‘’..Okunması gerekli şeyler çok fazla olduğuna göre, önce bir seçim yapmak bahis konusudur;zaman sınırlı ve kıymetli olduğu için ne tür kitapları okumamız gerektiğini düşünmek zorundayız.Bu hususta ilk tavsiye,emek çekilerek hazırlanmış, ilgililerin takdirine mazhar olmuş, ciddi kitaplar, seçtiğimiz konuya dair birinci elden kaynak eserlerin okunmasıdır.’’(1992,s.36) şeklindeki tavsiyesini de hatırlayarak kitabı heyecanla aldım ve okuma listemin ön sıralarına yerleştirdim.İnsanın kendisini tanıması yani kalbini,nefsini ve ruhunu tanıması, en öncelikli bir gayret konusu olmaya değerdi doğrusu.

Kalp, Nefs ve Ruh kitabını okumaya başladığımda en çok merak ettiğim şey; bu kitabın takdire mazhar olup, tavsiye edilmesini gerektiren hususiyeti neydi ve yazarı Robert Frager kimdi?

Kitabın giriş bölümlerinden anlaşıldığı üzere Frager, otuz yılı aşkın süredir Amerika’da psikoloji üzerine çalışan ve üniversitede, psikoloji ile din arasındaki ara bölgeyi (Benötesi Psikolojisi) keşfetmeye adanmış Institute of Transpersonal Psychology adlı bölümün kurucusu olan bir profesördür. İslam ve tasavvufla fiilen tanışması da bu Enstitüye Türkiye’den davet ettiği bir mutasavvıf olan Cerrahi Şeyhi Rahmetli Muzaffer Ozak Efendi vesilesiyle gerçekleşmiştir.(Yıl1980). Daha ilk görüşte kendi tabiriyle “Şeyhe sevdalanmış”, Muzaffer Ozak Hocaefendinin bir yıl sonraki ziyaretinde ise aynı Enstitüden 12 kişi derviş olarak, Kaliforniya’da bir merkez kurmuşlardır. Bu merkezin ve buradaki Amerikalı dervişlerin icazetli yönlendiricisi de Robert (Ragıp) Frager olmuştur.

Yazar, Yahudi asıllı Amerikalı bir psikoloji uzmanı, arayış içinde iyi niyetli bir insan iken, uzunca bir süre Uzakdoğu felsefe ve inançlarıyla meşgul olduktan sonra İslamı ve tasavvufu öğrenmiş, hayatında tatbik etmiş. Böylece teorik ve pratik açıdan konuya derinlemesine vakıf olmuş hem geleneksel Doğu-Batı kültürüne ve modern bilimsel kaynaklara, hem de temel İslami ve tasavvufi kaynaklara hakim olmak suretiyle ihtisasını emsallerinden farklı bir boyuta taşımıştır.

Bu çok yönlülük, yüksek ihtisas ve derinliğine rağmen Prof. Frager, kitabını çok sade, anlaşılır bir dille kaleme almış, bize yabancı olmayan bir anlatım ve tasavvufi menkıbelerle süsleyerek anlaşılırlığı arttırmıştır. Kur’an’dan, Mevlana’dan, Yunus’dan, Gazali’den alıntılar yanında; psikolog-dervişliğin birikimi olan özgün tesbitler dikkate değer, ufuk açıcı ve kendimizi tanımamızı kolaylaştıracak nitelikte.

Kitabın içeriğine girmeden önce, eserin Muharrem Nureddin Coşan Hocaefendi tarafından tavsiye edildiğini bir defa daha hatırlatırken, Kritik ve Analitik Düşünmenin de Hocaefendi’ nin önemle üzerinde durduğu özgün tavsiyelerinden birisi olduğunu vurgulamak isterim. Kritik Analitik Düşünmenin gelişmesine katkı sağlayacak önemli faaliyetlerden birisi de eleştirel (kritik) okumadır. Bilgi ve düşünce seviyemizi sürekli yükseltebilmek için önce okuma alışkanlığımızı geliştirmeye bununla beraber eleştirel okuma ve kritik analitik düşünme becerimizi arttırmaya çalışmamız gerekiyor.

Birçok gayretli arkadaşımın, Kalp, Nefs ve Ruh kitabını satır satır altını çizerek okuduklarına şahidim. Ziyaret ya da programlar vesilesiyle gittiğim illerde genellikle arkadaşlara bu kitabı duyup-duymadıklarını, okuyup-okumadıklarını soruyorum. Az sayıda arkadaşın Kalp, Nefs, Ruh kitabından haberdar olduğunu, çok azının da bu kitabı okuduğunu üzülerek öğreniyo-rum. Arkadaşların çoğunlukla tasavvufi konularda bilgi edinme ihtiyacını, hele de sohbet ihtiyacını dillerinden düşürmemeleri, durumu daha da üzücü hale getiriyor. Bir arkadaşımın kitaptan en çok dikkatini çeken tesbitlerden biri olarak ifade ettiği gibi; bazı “manevi beslen-me iştahlarını kaybetmişler”(s.116) ellerinde mevcut ve hemen uzanarak ulaşabilecekleri tav-siyeli nimetlerin kıymetini ve de neyi aradıklarını bilmeksizin süregelen bir şükürsüzlük içinde açlık çekmeye devam ediyorlar.

Bu kitabı okuyan bazı arkadaşların ise; içerikte ufak, tefek konulara takıldıklarını işitiyorum. Eleştirel okuma ile konuları ayıklama gayreti; kitaplardan, makalelerden, olaylardan, haberlerden istifade etme, faydalı bağlantılar kurma ve yeni fikirler geliştirme çabamızın önünde engel teşkil etmemelidir. En nefis (kitabın adındaki nefs değil-ama yine de onunla alakalı olabilir-) meyvelerin, leziz gıdaların bile, iştahla yediğimiz halde vücudumuzda sindirilerek ihtiyacımız olan kısımların alındığı, diğerlerinin atıldığı gibi, kitapların da iyi anlaşılması ve istifade edilmesi için sindirilerek okunmasında yarar var. Bu yazı da aslında bir “Kritik Analitik Okuma” ya da “Tenkidî ve Tahlilî Okuma “ denemesinin notları sayılabilir. Şu kadar ki, ben yapabildiğim tahliller neticesinde “kritiği-tenkitleri” kendim(iz)e yönelttim.

Bu yazıyı okuyanları, kitabı okumaya yönlendirecek tarzda, bir tatlının lezzetini tarif kabilinden yazdıklarımızın yanında, bizzat tatlı kutusundan birkaç küçük dilim ikram etme niyetiyle: Buyurun hep beraber kendimizi tanımaya!

(Başlıklar ve parantez içi ilaveler bendenize ait olup, enfes bir tatlıyı çok sayıda kişiye ikram ederken fazla denk düşmese de kullanılan plastik tabak ve çatal misali, pratik faydası itibarıyle hoş görüle)

***

POZİTİF EGO-NEGATİF EGO AYIRIMI

Pozitif ego bize hizmet eder ve hedeflerimize ulaşmamıza yardım eder. Negatif ego ise; şişirilmiş bir öz-değer, ben merkezlilik, yaşama egoistce bir yaklaşım hissi sergiler. Sürekli olarak bizi kendisine hizmet ettirmeye çaba gösterir. Tıpkı bizi taşıması gerekirken, bizim sırtımızda taşıdığımız eşek gibidir. s.33

(Bir eşeğin sırtında ağır aksak yol mu alıyoruz, yoksa sırtımızda bir eşek var da, ağırlığından olduğumuz yerde çakılıp kalmış mıyız?)

TASAVVUF VE GÜNÜMÜZ DÜNYASI

Tasavvuf, günümüz dünyası açısından çok değerlidir;çünkü bütün insanlar ve bütün kültürler için manevi bir disiplin olma vasfına haizdir.s. 38

(Tasavvufi ögeleri farklı bir dille sunan bilgelik, koçluk ve kişisel gelişim akımlarının ve kitaplarının Batı’da dolayısıyla ülkemizde çok tutulmasının izahı bu olsa gerek.Bu durum ise bize tasavvufu özümseyip yeni bir dil,yaklaşım ve anlatımla ortaya koyma ihtiyacını gösteriyor.)

NEFSİN EĞİLİMLERİ

Nefsin kökü hem beden hem de ruhta olduğu için,hem maddi hem de manevi eğilimlere sahiptir.Başlangıçta maddiyat hakimdir;nefs dünyevi zevklere ve ödüllere düşkündür…Nefs dönüştükce,daha çok Allah (C.C)’a yaklaşır ve dünyaya bağlılığı azalır.s.71

(Demek ki, nefsin ruh kökünü keşfedip biraz da bu cenahı beslemek gerekiyormuş)

Kalp, Nefs Ve Ruh - Hayatname.com
View EFRÛZE'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için EFRÛZE kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (25.08.10), fatımatüzzehra (25.08.10), Isti'sam (25.08.10),  (25.08.10), leyya (26.08.10), muallim (25.08.10), Şems (25.08.10)
Alt 25.08.10, 20:20   #5
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Teşekkür ederim.. Mevlâ sizden de razı olsun...
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.08.10, 20:57   #6
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (26.08.10), Isti'sam (25.08.10)
Cevapla

Etiket
haftanın, kalb, konusu, nefs, ruh

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
28/06/2010 Haftanın Konusu:İnfak Alemdâr-ı İslâm Haftanın Konusu 6 30.06.10 17:56
21/06/2010 Haftanın Konusu:Lut Kavmi Alemdâr-ı İslâm Haftanın Konusu 4 21.06.10 12:22
14/06/2010 Haftanın Konusu: İHH Alemdâr-ı İslâm Haftanın Konusu 12 18.06.10 12:56
03-05-2010 Haftanın Konusu: Nuh Tufanı Alemdâr-ı İslâm Haftanın Konusu 21 06.05.10 17:21
29-03-2010 Haftanın Konusu : Merhamet Ruh-efzâ Haftanın Konusu 2 30.03.10 07:45

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:58 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.