|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 198 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 120
Üyelik tarihi : 16-08-2008
Mesleği : Muhasebe & Öğrenci
Nereden : Allah'tan!Nereye;Allah'a ...
Konuları : 462
Mesajlar : 4,950
Teşekkürleri: 4,039
2,495 mesajına 5,500 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 29.12.10
Durumu : Status: Offline
|
NOEL VE MİLADİ YILBAŞI Ezelden ebede kadar insanlığın felahı ve kurtuluşunu hedef alan ve bunun dayandığı umdeleri bir bir açıklayan yegane müessese İslam Dini’dir. Yüce Rabbimiz en üstün bir din olarak İslam Dinini göndermiştir. Bu yüce dinimiz kendine has hükümleriyle tazeliğini kıyamet sabahına kadar muhafaza edecek güzellikleriyle ve pırıl pırıl insanlığa ışık saçan hakikatleriyle ondört asırdan beri ayaktadır ve kıyamete kadar da ayakta kalacaktır. İşte mensubu olmakla şeref duyduğumuz yüce dinimiz kendi müeyyidelerini tahrif edecek müdahalelere ve beşeri düşünceleri ona karıştırmayı hedef alan her türlü teşebbüse karşı uyanık olmamızı biz mü’minlerden istemiş ibadetlerde ve adetlerde firenk mukallidliğinden şiddetle kaçınmamızı emretmiştir. Milletler; dini esaslara bağlılıkla ve milli hasletlerini korumakla ayakta kalmışlardır. İslamiyyete bağlılığı gevşeyen ve milli mefahirini inkar eden milletler ise taklitçisi olduğu topluluğun uydusu haline gelmişlerdir. Peygamberimiz Efendimizde bir Hadis-i Şeriflerinde mealen: “Kim bir kavme benzemeye özenirse o da onlardandır.” buyurmuşlar ve bu suretle kof hıristiyanlık ve kokuşmuş yehudilik adetlerine özenti duymaya set çekmiş taklitçiliği adet haline getirenlerin milli ruhunu kaybedip özendiği o topluluğun mahiyet ve karakterini elde edeceğine işaret buyurmuşlardır. EHL-İ KÜFRE BENZEMEKTEN SAKINMAK Teşebbüh; taklit etmek benzemek mânâlarına gelir. Bu benzeme inanç ve îtikâdî esaslarda olacağı gibi fikir söz ve fiilde de olabilir. Benzeme küfre olursa küfür; mâsiyete olursa mâsiyet; hayra ve güzelliğe olursa makbul ve muteberdir. (Avnu’l-Mâbûd Şerh-i Sünen-i Ebû Dâvûd 11/95) Müsâmahayı esas alan İslâm dîni başkasına benzeme ve bilhassa kâfirleri ve fâsıkları taklit etme husûsunda çemberi iyice daraltmıştır. Adam öldürmek zinâ etmek içki içmek gibi fiiller çok büyük günâh olmasına rağmen küfür sayılmazken küfür alâmeti sayılan sözler ve fiillerde ve gerekse âdet ve yaşayışta ehl-i küfrü taklit etmek küfür sayılmıştır. Dinin direği olan namaz ibâdeti dahi güneşe tapanlara benzememek için kerâhat vakitlerinde yapılmaz. Cenâb-ı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’inde meâlen şöyle buyurur: “Ey îmân edenler. Yehûd ile Nasârâyı dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin (Yahûdiler yahûdilerin Hiristiyanlar hiristiyanların) yârânıdırlar ve siz müminlerden her kim onları dost tanır velî tutarsa şübhe yok ki o da onlardandır. (Onlara temessül etmiş onların huyunu kapmıştır. O artık Hakk’a değil onlara ve hevâsına hizmet eder. Netîce îtibâriyle onlardan sayılır. Âhirette onlarla berâber haşrolunur...)” (Mâide 51 Elmalılı 3/1712) “Mü’minler mü’minleri bırakıpta kâfirleri evliya ittihaz etmesin (dost edinmesin)...” (Al-i İmrân 28 Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ehl-i küfre teşebbühten tahzîr (benzemekten korkutmak) için; “Kim bir kavme benzemeye azmederse o ondandır.” (Feyzü’l-Kadir) Diğer bir hadîs-i şerîflerinde; “Bir kişi diğer bir kişinin ameline yoluna ve âdetine râzı olursa muhakkak ki o onlardandır.” buyur- muşlardır. (Kenzü’l-Ummal 9/10) Naklolunduğuna göre Hâris bin Muâviye Medîne’ye Hz. Ömer’in yanına geldiğinde aralarında şöyle bir konuşma geçer: – Şam’da durum nasıl? – Allâh’a hamdolsun iyi. – İhtimal ki müşriklerle de oturup kalkıyorsunuzdur? – Hayır ey müminlerin emîri. – Sizler müşriklerle hemhâl olursanız bunun netîcesinde çok sürmez onlarla berâber yemek de yer meşrûbât da içersiniz. Onlarla oturup kalkmadığınız müddetçe dâimâ hayır içinde olursunuz. (Hayâtü’s-Sahâbe 3/259 Muhterem Mü’minler! Yüce dinimiz biz mü’minlere dini esaslara bağlı kalıp mukaddesatımıza sahip çıkıp hiç bir zaman için bizim inançlarımıza ters düşen her türlü hal ve harekata meyl etmememizi emretmiştir. Hal böyleyken malesef yüce dinimizin mensubu olduğunu ve müslümanca yaşamaya çalıştığını söyleyen nice insanların müslümanlarla alakası olmayıp temamen başka dinlere mensup insanların adeti olan NOEL PASKALYA ve benzeri adetlere kendilerini kaptırıp büyük günah bataklıklarına düştükleri bir hakikattir. İşte yukarıda bahsi geçen adetlerden biriside birkaç gün sonra bütün hıristiyan alemince ve memleketimizde de birçok gafil insan tarafından kutlanacak olan noel ve miladi yılbaşı eğlenceleri-dir. O noel ve yılbaşı ki; Müslümanlıkla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayıp bilakis hıristiyanlığın küfür kokan bir adeti olduğu için hem dinimize hemde özünü dinimizden alan örf ve adetlerimize zıttır. İbn-i Ömer (r.a) teşebbüh hakkında şöyle buyururlar: “Bir kimse müşriklerin arzına ev binâ edip onların bayramlarına katılmak sûretiyle onlara benzerse o kimse kıyâmet günü onlarla berâber haşrolunur.” (Feyzü’l-Kadir 104) İmâm-ı Rabbânî Hazretleri de; “İki dîni tasdik eden dahi şirk ehlinden sayılır. İslâm hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden dahi müşriktir. Halbuki küfürden teberrî etmek (uzaklaşmak) şirk şâibelerinden sakınmak tevhiddir.’ buyurarak şöyle devâm eder: Hindûların büyük bildikleri günlere tâzîm Yahûdîlerce bilinen âdetlere uymak küfrü îcâp ettirir. Nitekim ehl-i İslâm’ın câhilleri bilhassa kadınlar küffârın belli günlerindeki küfür merâsimini icrâ etmektedirler. Bunları kendileri için de bayram kabul edip kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar... Böylelikle o merâsîme tam mânâsı ile îtinâ ederler.” (Mektubât-ı Şerife 3 /41) İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Hazretleri böyle merâsimleri icrâ ile ehl-i küfre benzeyenlerin acıklı sonunu şu ifâdeleriyle haber verirler: “Bir defâsında bir hastanın ziyâretine gittim. Ölümü yaklaşmıştı. Hâline teveccüh ettiğim zaman gördüm ki kalbi şiddetli zulmet içinde. Her ne kadar bu zulmetin kalkması için teveccüh ettiysem de kalkmadı. Çokça teveccühten sonra bilindi ki bu zulmetler kendisinde saklı duran küfür sıfatından nâşîdir. Bu sıkıntıların menşei dahi küfür ehli ile dost geçinip durmasıdır. Bundan sonra belli oldu ki bu zulmetlerin def’i için teveccüh yerinde bir iş değildir. Zîrâ onun bu zulmetlerden temizlenmesi cehennem azâbına kalmıştır. Ki küfrün cezâsı da odur. Ve bana mâlum oldu ki onda îmandan bir zerre miktarı mevcuttur ve bunun bereketiyle cehennemde ebedî kalmaktan kurtulacaktır. (Mektubât-ı Şerîfe 1/266) Noel ve yılbaşı; içki ve fuhşu teşvik edip yeşeren küçük çam fidanlarının yok edilmesine sebebiyet verdiği insanları rezalete sefalete cinnete ve cinayete teşvik ettiği israfın ve iflasın amili olduğu için insanı insanlık tahtından indirip hayvani bir seviyeye düşürdüğü ve süfli bir hayatın zebunu kıldığı için insanı mümtaz vasıflardan ayırıp Hakk’ın ve halkın nazarında kötü kıldığı için yine içkinin kontrolü altına giren insana herkesin gözü önünde hertürlü bayağılığı işlettiği edep ve haya duygularının yok olmasına birçok fazilet müesseselerinin yıkılmasına sebebiyet verdiği için ve daha bizim bildiğimiz bilmediğimiz nice nice rezaletin işlendiği bir gece olması hasebiyle yüce dinimizin esaslarına ictimai hayata akla ve mantığa edep haya ve ahlak müesseselerine tamamen zıttır. Muhterem Mü’minler! İşte böyle bir gece biz mü’minlere duvara astığımız takvimin tükenip bir yenisinin konulacağını hatırlatmaktan başka hiçbir şeyi ihtar etmemelidir. Bir mü’minin bu gece niyyetiyle normal günlük yaşayışına ilaveten en küçük bir değişik davranışta bulunması iman inanç ve i’tikad noktasından büyük tehlike arz etmektedir. Bu sebeple şuurlu mü’mine bu gecede düşen vazife; yemesinde içmesinde giyim ve kuşamında en küçük bir değişiklik yapmayıp sadece Ümmet-i Muhammedin bu gecenin şerrinden zulmetinden emin olmaları ve hakiki iman ve hidayet üzere hayatlarını tamamlamaları için Cenab-ı Hakk’a çokca dua ve iltica etmektir. “Bırak onları(kendi hallerine) yesinler eğlensinler! Onları (boş bir) emel oyalayadursun. Yakında bilecekler onlar. ”Hicr / 3
__________________
GitMek güzeldir... Eğer gidilen sevgili ise;Üstelik En Sevgili ise... GitMek daha da güzeldir;Güzeldir,yeryüzünün bütün renklerini... bütün tatlarını..bütün seslerini..bütün iklimlerini..bütün sözlerini.. onları ''put'' belleyenlerin masasına atarak, Özlenen'e gitMek... Geride silinmeyecek ayak izleri bırakarak... Muştuyla... |
|
|
| Bu mesaj için gazikentli kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
![]() |
| Etiket |
| miladî, noel, yılbaşı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Noel(Yılbaşı) nedir ne değildir? | Alemdâr-ı İslâm | MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ | 21 | 29.12.11 16:51 |
| Noel nedir ?Noel baba(!)Noel agaci ? | abdulkadir36 | TARTIŞ-YORUM | 6 | 29.12.11 16:42 |
| Yeni bir miladî yıl | Adige Abzakh | Mevlüt Özcan | 0 | 02.01.10 10:36 |
| Noel duası!... | Alemdâr-ı İslâm | TARTIŞ-YORUM | 0 | 29.12.09 13:39 |
| Noel ve Yılbaşı Üzerine... | abdusselam | KÜLTÜR - SANAT - EĞİTİM | 0 | 31.12.08 15:17 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|