| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 198 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Haftanın Konusu »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31.01.11, 12:25   #1
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,171
Teşekkürleri: 1,701
1,065 mesajına 2,075 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart 31.01.11:Haftanın Konusu:''ÇOCUK EĞİTİMİ''

Haftanın Konusu:

Çocuk Eğitimi



__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.

Konu bişnev tarafından (31.01.11 Saat 12:55 ) değiştirilmiştir..
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Adige Abzakh (03.02.11), Alemdâr-ı İslâm (31.01.11), arifan yolcusu (31.01.11), hakyol (31.01.11), Isti'sam (06.02.11)
Alt 31.01.11, 12:27   #2
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,171
Teşekkürleri: 1,701
1,065 mesajına 2,075 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Çocuk Eğitimi

Çocuk, ana baba elinde bir emanettir. Çocukların temiz kalbleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsûlü alınır. Neye meylettirilirse, oraya yönelir. Eğer hayrı adet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür. Çocuklara imân, Kur'ân-ı kerîm ve Allahü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler. Bu saadette anaları, babaları ve hocaları da ortak olur. Eğer bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise, bedbaht olurlar. Yapacakları her fenalığın günahı, ana, baba ve hocalarına da yazılır. Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evlerinizde ve emirleriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız. Onlara müslümanlığı öğretmelisiniz. Öğretmez iseniz mesul olacaksınız.)

(Çok müslüman evladı, babaları yüzünden Veyl ismindeki Cehenneme gideceklerdir. Çünkü, bunların babaları, yalnız para kazanmak ye keyf sürmek hırsına düşüp ve yalnız dünya işleri arkasında koşup, evladlarına müslümanlığı ve Kur'ân-ı kerimi öğretmediler. Ben böyle babalardan uzağım. Onlar da benden uzaktır. Çocuklarına dinlerini öğretmiyenler, Cehenneme gideceklerdir.)

(Çocuklarına Kur'ân-ı kerim öğretenler veya Kur'ân-ı kerim hocasına gönderenlere, öğretilen Kur'ânın her harfi için on kerre Kâ'be-i muazzama ziyareti sevabı verilir ve kıyamet günü, başına devlet tacı konur. Bütün insanlar görüp imrenir.)

(Bir insanın evladı ibadet edince, kazandığı sevab kadar babasına da verilir. Bir kimse,çocuğuna fısk, günah öğretirse, bu çocuk ne kadar günah işlerse babasına da, o kadar günah yazılır.)

Kendinin yapması haram olan şeyi çocuğa yaptıran kimse haram işlemiş olur. Çocuklarına içki içiren, kumar oynamaya alıştıran, müstehcen neşriyatı okumasına sebep olan, yalancılık, hırsızlık gibi kötü huylara alıştıran, kıbleye karşı ayak uzatmasına sebep olan kimse, günah işlemiş olur.

Dinimizin temeli; imânı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Allahü teâlâ, Peygamberleri bunun için göndermiştir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslâmiyet yıkılır yok olur. Allahü teâlâ Tahrim sûresinin 6. âyetinde buyuruyor ki:

(Kendinizi ve evlerinizde ve emirlerinizde olanları ateşten koruyunuz.)

Kur'ân-ı kerimde, nefislerimizi ve aile efradımızı, yakıtı insan ve taş olan Cehennem ateşinden korumamız emredilmektedir. Elli-yüz senelik kısa bir hayat için evladı dünya felaketlerinden korumaya çalışıldığı gibi, ebedi felakete duçar olmaması için ahiretini de korumak lâzımdır. Bir babanın, evladını Cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden korumasından daha mühimdir. Cehennem ateşinden korumak da, imânı ve farzları ve haramları öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve kötü arkadaşlardan ve zararlı neşriyattan korumakla olur. Bütün fenalıkların başı, kötü arkadaştır. Kötü arkadaşları, onun küstah, yalancı, hırsız, saygısız ve korkusuz olmasına sebep olabilir. Senelerce de bu kötü huylardan kurtulamaz.
__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Adige Abzakh (03.02.11), Alemdâr-ı İslâm (31.01.11), arifan yolcusu (31.01.11), hakyol (31.01.11), Isti'sam (06.02.11)
Alt 31.01.11, 12:28   #3
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,171
Teşekkürleri: 1,701
1,065 mesajına 2,075 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Ne zaman çocukta iyi bir hareket görülürse, onu takdir etmeli, mükâfatlandırmalıdır. insanların yanında bazan onu övmelidir. (Amcası benim çocuğum böyle yaptı) diyerek iyiliğe teşvik etmelidir. Bir kabahat işler veya kötü bir söz söylerse birkaç defa görmezlikten gelmeli, (Onu yapma!) dememeli, azarlamamalıdır. Sık sık azarlanan çocuk, cesaretlenir, gizli yaptıklarını açıktan yapmaya başlar. Yaptığı kötü işlerin zararı, kendisine tatlı dil ile anlatılmalı, ikaz edilmelidir. Yapılan iş dine aykırı ise işin zararı, fenalığı ve neticesi anlatılarak, o kötü işe mani olmalıdır.

Baba, baba olduğunu, büyük olduğunu hissettirmelidir. Anne, çocuğu babası ile korkutmalıdır.

Her gün bir müddet oynamasına izin vermelidir ki, çocuk sıkılmasın, sıkılmak ve üzülmekten kötü huy hasıl olur ve kalbi körleşir.

Hiç kimseden para istemesine müsaade etmemelidir. Fazla konuşmamasını, yemin etmemesini, büyüklere saygı göstermesini öğretmelidir. İyi insanların güzel hallerini anlatıp, onlar gibi olmaya, kötü insanların kötülüklerini anlatıp, onlar gibi olmamaya dikkat etmesi öğretilmelidir.

Çocuğa her istediğini almak ve lüks içinde yaşatmak uygun değildir. Büyüyünce de her istediğini ele geçirmeğe çalışır. Fakat bunda muvaffak olamayınca sukût-ı hayale uğrar, isyankâr olur.

Kendimiz helâl yediğimiz gibi, çocuklarımıza da helâl yedirmeliyiz. Haramla beslenen çocuğun bedenî, necasetle yoğrulmuş çamur gibi olur. Böyle çocuklar da pisliğe, kötülüğe meyleder. Sadece çalınan şeylerden başka haram yok zannetmemelidir. Helâl kazancı olan, alış-veriş ilmini bilmezse haram yer. Ödünç alıp vermede bile, bu işin nasıl yapılacağını öğrenmezse harama düşer.

Çocuğa, israf etmemesini, kanaatkar olmasını öğretmelidir. Bazan da yavan ekmek yemeğe alıştırılmalıdır. Çocuğun kötü yerlere gitmesine mani olmalıdır. Çocuk kötülerin yanında ahlaksız, yalancı, hırsız ve hayasız olur.

Baba, ne devamlı asık suratlı durmalı, ne de çocukla fazla yüz göz olmalıdır. Baba, konuşmasının heybetini korumalıdır. Çocuğa, babasının malı ile övünmemesi tenbih edilmelidir. Tevazu sahibi ve kibar olması öğretilmelidir. Başkalarından birşey almanın zillet olduğu, veren elin alan elden üstünlüğü bildirilmelidir. Hasisliğin (cimriliğin) çirkinliği öğretilmelidir. Başkalarının yanında edebli oturması, ayak ayak üstüne atmaması, laubali hareketlerden uzak durması telkin edilmelidir.

Fazla konuşmaktan çocuğu men etmelidir. Fazla konuşmanın hayasızlığa yol açtığı, çenesi düşüklüğün kötülüğü belirtilmelidir. Çocuk nasıl olsa konuşmasını öğrenecektir. Maksat, ona icab edince susmasını ve büyüklerin sözünü dinlemesini öğretmektir.

Doğru da olsa, çokça yemin etmesine müsaade etmemelidir. Herşeye yemin etmek, kötü bir alışkanlıktır. Büyüklere hürmet etmeyi, yerini onlara vermeyi ve herkesle iyi geçinmenin ehemmiyeti anlatılmalıdır.

Çocuğu, daha küçükken namaza alıştırmalıdır. Büyüyünce namaz kılması zor gelebilir. Başkasının malını çalmayı, haram yemeyi, yalan söylemeyi gözünde çirkin gösterecek şekilde anlatmalıdır. Böyle yetiştirip buluğa erince, bu edeplerin sırlarını, inceliklerini ona söylemelidir. Her işi adet olarak yapmaması, niyetle, şuurla yapmasının lüzumu anlatılmalıdır. Meselâ, yemekten maksat, kulun Rabbine ibâdet etmesi, insanlara, vatanına, milletine faydalı hizmetlerde bulunması, insanların saadeti için çalışması olduğu öğretilmelidir. Dünyadan maksadın, ahiret için azık toplamak olduğu, zira dünyanın kimseye kalmadığı, ölümün çabuk ve ansızın gelebileceği anlatılmalı, (Ne bahtiyar o kimseye ki, dünyada iken ahiret azığı elde eder, Cennete ve Allahü teâlâya kavuşur.) demelidir.

Küçük yaşında böyle terbiye edilirse, taş üzerine yazılan yazı gibi olur ve kolay kolay silinmez.
__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Adige Abzakh (03.02.11), Alemdâr-ı İslâm (31.01.11), arifan yolcusu (31.01.11), hakyol (31.01.11), Isti'sam (06.02.11)
Alt 31.01.11, 12:30   #4
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,171
Teşekkürleri: 1,701
1,065 mesajına 2,075 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

(Bütün çocuklar müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonradan anaları, babaları hıristiyan, yahudi ve dinsiz yapar.)

Görüldüğü gibi, hadîs-i şerifte müslümanlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en mühim işin, gençlikte olduğu bildirilmektedir. O halde, her müslümanın birinci vazifesi, evladına İslâmiyeti ve Kur'ân-ı kerimi öğretmektir. Evlat, büyük nimettir. Nimetin kıymeti bilinmezse, elden gider. Bunun için (Pedagogie), yani çocuk terbiyesi, İslâm dininde çok kıymetli bir ilimdir. İslâm dinine karşı olanlar, bu mühim noktayı anladıkları içindir ki, (Gençliğin ele alınması birinci hedefimizdir. Çocukları dinsiz olarak yetiştirmeliyiz) diyorlar. İslâmiyeti yok etmek ve Allahü teâlânın emirlerinin öğretilmesini ve yaptırılmasını engellemek için (Gençlerin kafalarını yormamalıdır. Din bilgilerini büyüyünce kendileri öğrenirler) diyorlar.

Bugün, bütün hıristiyan memleketlerinde, bir çocuk dünyaya gelir gelmez, buna bozuk dinlerinin icaplarını yapıyorlar. Her yaştaki insanlara, yahudiliği ve hıristiyanlığı titizlikle aşılıyorlar. Müslümanların imanlarını, dinlerini çalmak ve yok etmek ve onları da, hıristiyan yapmak için, İslâm memleketlerine paket paket kitap, broşür ve sinema filimleri gönderiyorlar.

O halde, müslümanlar din cahillerinin hilelerine, yalanlarına aldanmamalı, bize emanet edilen çocuklarımıza sahip olmalıyız. Onlara sahip olmak da dinimizin emirlerine uygun olarak yetiştirmekle olur. Hadîs-i şerifte buyruldu ki:

(Ahlâkınızı güzelleştirin!)

En vahşi hayvanlar bile terbiye ile ehlileştiriliyor. Hiçbir zaman elma çekirdeğinden portakal olmaz. Fakat elma fidanını büyüterek lüzumlu aşı ve kültürel tedbirlerle kaliteli elma veren bir ağaç olarak yetiştirmek mümkündür. Bunun gibi, insan tabiatında bulunan bazı arzuları yok edilemez, fakat terbiye edilebilir.

Her şeyi, zıddı kırar. Kötü huyları, iyi huylar yok eder. Bu bakımdan kendini zorla da olsa iyi işler yapmaya alıştırmalı, onları âdet haline getirmelidir. Çocuk, işleri ve ahlâkı iyi olan insanlarla arkadaşlık ettirilirse, güzel huylar kendiliğinden onun tabiata olur. Bu esaslar dahilinde çocuklar yetiştirilirse dünya ve âhiret saadeti elde edilir.

Kıyamet günü, ana-baba, çocuğuna öğretilmesi gereken ilimlerden mesul olacak, vazifesini yapmamış ise, yahut kusur etmiş ise cezaya çarptırılacaktır. Çocuklarını İslâm terbiyesi üzerine yetiştirmeyenler, dünyada huzursuz oldukları gibi, âhiret felâketlerine de maruz kalacaklardır.
__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Adige Abzakh (03.02.11), Alemdâr-ı İslâm (31.01.11), arifan yolcusu (31.01.11), Isti'sam (06.02.11)
Alt 31.01.11, 12:32   #5
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,171
Teşekkürleri: 1,701
1,065 mesajına 2,075 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Çocuklarımıza Öğretmemiz gereken Adapların Başlıkları

1. Allah ü Teala’ya (c.c) Kul Olma Adabı
2. Peygamber Efendimize (s.a.v.)Tabi Olma Adabı
3. Taharet (Temizlik) Adabı
4. Abdest Adabı
5. Banyo Adabı
6. Yatma ve Kalkma Adabı
7. Yemek Yeme Adabı
8. Cami Adabı
9. Medresede (Kuran Kursunda) Bulunma Adabı
10.İlim Öğrenme Adabı
11.Kuranı Kerim Okuma Adabı
12.Hocaya Saygı Adabı
13.Anne ve Babaya Saygı Adabı
14.Selamlaşma Adabı
15.Konuşma Adabı
16.İyiliği Emredip Kötülükten nehyetme (uzaklaştırma) Adabı
17.Hastayı Ziyaret Adabı
18.Cenaze Adabı
19.Elbise Giyinme Adabı
20.Tövbe Adabı
21.Dua Adabı
22.Alışveriş Adabı
__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.

Konu bişnev tarafından (31.01.11 Saat 12:45 ) değiştirilmiştir..
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Adige Abzakh (03.02.11), Alemdâr-ı İslâm (31.01.11), arifan yolcusu (31.01.11), Isti'sam (06.02.11)
Alt 31.01.11, 12:39   #6
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,171
Teşekkürleri: 1,701
1,065 mesajına 2,075 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

ÇİÇEKLERE NASIL DAVRANMALI?

O, Çocukları çiçek olarak görürdü.

Öpülen, Sevilen, Koklanan çiçekler…

“ çocuk cennet kokusudur!”

Torunlarına “ Reyhanlarım”.. diyordu bu yüzden.

Reyhan çok güzel koku veren , görünümü iç açıcı , ama bakımı ihtimam isteyen bir çiçektir.
Boynunun bükülmesi an meselesidir.


Çiçekler hırpalanmaya gelmezler.
Çiçekler ihmali sevmezler.
Çiçekler dikkat ister.
Çiçekler itina gerektirirler.
Çiçekler bol sudan çok sevgi isterler.
Çiçekler konuşmak isterler.
Çiçekler aydınlık ortam isterler.
Çiçekler kalplerin kendilerine yönelmesini isterler.
Çiçekler kendileri hakkında düşüncesi iyi olmayan insanları hissedip, onlardan rahatsız olurlar.

Onun için “ çiçek diyordu” peygamberimiz çocuklara

O, çiçekleri büyütmekle vazifeli anne ve babalara çiçekler için tavsiyede bulunuyordu.
“ çocuklarınıza iyi davranın, onları iyi terbiye edin”
küçükken iyi koklanmayan çiçekler , büyüdüklerinde çevresine hoş olmayan kokular yayarlar.
Bu kokudan en çok rahatsız olan ve en çok bu kokuyu duyanlarda bu çiçekleri zamanında iyi koklayamayan ebeveynleri olur.
__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Adige Abzakh (03.02.11), Alemdâr-ı İslâm (31.01.11), Isti'sam (06.02.11)
Cevapla

Etiket
eĞİtİmİ, haftanın, konusuÇocuk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
21.12.10:Haftanın konusu:''İZM'ler'' bişnev Haftanın Konusu 13 28.12.10 15:31
06.12.10 Haftanın Konusu:'...''MEVLANA ve AŞK''...' bişnev Haftanın Konusu 12 07.12.10 21:21
24.11.10 Haftanın konusu:'DUA' bişnev Haftanın Konusu 7 24.11.10 00:09
14/06/2010 Haftanın Konusu: İHH Alemdâr-ı İslâm Haftanın Konusu 12 18.06.10 12:56
24/08/09 Haftanın konusu: İbadet fatımatüzzehra Haftanın Konusu 6 28.08.09 12:36

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:09 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.