|
| Konular: 48,952 | Mesajlar: 306,678 | Üyeler: 10,575 | Online: 354 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| HİCAB DAVASI - BAŞÖRTÜSÜ Bacımın İffeti Batmakta Rezilin Gözüne, Acırım Tükrüğe Billâhi Tükürsem Yüzüne... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2150
Mesajlar : 13,747
Teşekkürleri: 7,757
5,644 mesajına 12,320 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Belden Sıkma Pardösüler, Avuç İçi Eşarplar.. Kasım Tiryaki kasimtiryaki@timeturk.com ![]() 28 şubat dışardan, para pul içeriden vurdu Bazen seksenli, doksanlı yılları özlüyorum. Lise ve üniversiteye talim ettiğim zamana tekabül eden yılları yani. O yılları ama o yıllarda, hala uçup gitmemiş gençliğimi değil.. Saçma sapan lise müfredatını veya bir sömestrde kapısını ancak dört, beş kere açtığım kampusları da.. O günün heyecanlı, azimli ve takva sahibi insanları tütüyor burnumda. Ha bre okuyan gençleri, dolu dolu sohbetleri, tarih dolu, bilgi dolu konferans ve seminerleri özlüyorum.. Şiir gecelerini. Kimsenin, dini kendi saçma sapan yaşayışıyla tevil etmeye kalkışmadığı zamanları.. 'Şekilci olmayın!' diye diye Müslüman'ın kızını, erkeğini halden hale sokan şekilsizlerin, bu günün 'ucubelerini' hazırlayan melanetlerin türemediği çağları.. O yıllarda 'hayat iman ve cihattı' yalnızca. Sade ve etkileyiciydi. ABD adına, tüm emperyalistler adına 'Mardin Fetvasını' gürültüye getirmek için komisyonlar kurulmamıştı daha. Alengirli ve akçeli işler daha patlamamıştı. 'Bir ideal sahibi olmak' kifayet ediyordu. Onun için solcu, faşist fark etmez; bir tek 'davası olan' muteberdi insanların gözünde. Herkes, mücadelesini verdiği fikrin 'yaftasını' taşımaktan gurur duyardı. Yalnızca 'eyyamcılardı' insandan sayılmayanlar. İnkâr furyası hâlâ başlamamıştı. Her gün yeni bir saza şarkı olmak yoktu. 'Hem öyleyim, hem böyle' sezonu daha açılmamıştı. Yamukluk, 'her ortama ayak uydurma' övünülecek bir şey değildi. .. Artık dünyaperestliğin muteber olduğu günlerdeyiz.. 'Her yol uyar' aforizmasının dillere pelesenk olduğu zamanlarda.. 'Hayat para ve makamdır' Yeni trendin Müslüman camiayı getirdiği son noktaydı bu. Ne mücahitlik kaldı, ne adam gibi sakal, ne eşarp, ne pardösü. Hele 'bıyık bırakmak' İslami camia içinde kerih bir şey gibi algılanır oldu. Mücahit, Enes, Şeyma, Esma, Talha gibi Ashap-ı hatırlatan, İslami kökleri işaret eden isimler yerlerini daha modernlere bıraktı. Daha açık gözler, bu 'ağır' isimlerin ya başına ya sonuna modern/uyduruk isimler eklediler. Böylece yeni trent, 28 Şubat ürküsünü de arkasına alıp, mücahitliğin mahiyeti kadar, onu çağrıştıran isimleri, sembolleri de büyük ölçüde sildi. Belden sıkma pardösüler, avuç içi eşarplar.. Kadınların hali pür melâli de aynı oldu. Nerede o seksenli yıllarda ki çarşaf gibi başörtüler! Nerede o, giyildiği zaman insanı içinde kaybeden pardösüler! Artık sohbetten sohbete, kitaptan kitaba koşturan şuurlu kızların yerini, vizyon filmleri ve moda da son trendi kovalayan 'avareler' aldı. Yeni moda tesettür de bu yeni jenerasyonun omuzlarında yükseldi. Bu trent ilkti. Bin dört yüz yıldır ilk: Ne yapsan, ne etsen tesettürlü sayılıyordun. Tesettür, tesettür olalı böyle bir acayiplik görmemişti ya.. Artık kızlar başlarını bağlıyor ama makyajsız çıkmıyorlardı. Eşarpları vardı ama avuç içi kadarlardı. Başörtüsünü, pardösünün ön ve arkasından sarkıtmak arkaik bulunuyordu. Kaldı ki, öyle bir şey isteseler de mevcut eşarplarla mümkün değildi. Dünün mağduru, mücahit müteahhitlerin çocukları, artık ulu orta yerlerde mücahide sevgilileri ile kol kola gezip tozuyorlardı. Artık onların da kendi içlerinde gericileri, ilericileri vardı. Kadınla tokalaşmayana dudak bükülüyordu. Ortama ayak uyduramayıp kızlı erkekli gezilerde, eğlencelerde görünmek istemeyenler dışlanıyordu. Bazıları, bazılarına giyiminden, tavır ve hareketlerinden dolayı yobaz muamelesi çekiyordu. Bir yaman çelişki yaşanıyordu ki hafazanallah. 'Hayat iman ve cihattır', 'mülk Allah'ındır' çıkmalarını hiç bir araba, dükkan veya evde rastlamak imkansızdı artık. İman ve cihat kesmez olmuştu mustazafları. Para onları, tek kelimeyle, bozmuştu. Dünün, mağdur ama mağrur kesiminin üzerinde odaklandığı iki nokta kalmıştı. Bir; 'Müslüman iyi giyinmeli' mottosu. İki; 'Müslüman'a zengin olmayı yasaklayan bir ayet yok' aforizması. Kendini, giyinmeye ve para biriktirmeye fetva devşirmek için paralayan yepyeni bir kitle var artık. .. Bir gençlik, bir gençlik.. Gerisini biliyorsunuz zaten. Üzgünüz...Hem de çook.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Konu Abdülhamit tarafından (06.09.10 Saat 10:00 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 11 üyemiz: | Abdülhamit (06.09.10), Alemdâr-ı İslâm (15.04.10), Durr-û Meknûn (21.04.10), EliF (14.04.10), erva (22.04.10), hadid (15.04.10), MillîGenclik (22.04.10), muallim (21.04.10), Peykan- (14.04.10), Ruh-efzâ (15.04.10), Şems (14.04.10) |
|
|
#2 | |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 3457
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Mesleği : profesyonel öğrenci
Nereden : Arz-ı Mev'ud
Konuları : 197
Mesajlar : 4,836
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 03.10.10
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
bu iki cümle de o kadar boş değil, haksız değildi.. ama slogan üzerinden ideoloji izahı kadar içi boşaltılmış gerçekten.. iyi giyincem diye tek muhabbeti giyinmek üzerine olan zavallılar.. ya da zenginlik sıkışınca sığınılacak bi açıklama olmuş, her türlü müsrifliği zenginliğe mal etmek.. acıyorum bazılarına, müsrif görünecem diye nasıl kendini kasıyor ve kısıyor.. ayranı yok içmeye meselesinin aynen zuhur ettiği olaylar görüyorum ve acıyorum... |
|
|
|
| Bu mesaj için Nil Fırat kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 6286
Üyelik tarihi : 26-11-2009
Mesleği : öğrenci
Nereden : istanbul
Konuları : 53
Mesajlar : 1,134
Teşekkürleri: 484
359 mesajına 609 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 15.03.11
Durumu : Status: Offline
|
"Hele 'bıyık bırakmak' İslami camia içinde kerih bir şey gibi algılanır oldu. "iyide islamda yanlız bıyık bırakmak yok zaten.... sakal bırakmak zorunlu dolayısıyla sadece bıyık bırakanlar biraz komik durumda gözüküyor... evet herkes üzülüyor bu avuç içi eşarplara takıp tesettürlüyüm diyenlere.. sadece onlara değil dindar olarak geçinen erkeklerede.... bu küçücük başörtü halbuki çok komik duruyor anlamıyorlar ki... eskiden cahil kadınlar öyle takardı genellikle... onlarda daha modern göründüklerini sanıyorlar : )
__________________
Milli Görüş; Bu milletin inancıdır, tarihidir, kimliğidir, ruh köküdür.
Prof.Dr.Necmettin ERBAKAN |
|
|
| Bu mesaj için Peykan- kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : E_M
Üye No : 114
Üyelik tarihi : 15-08-2008
Mesleği : Böcek Annesi
Nereden : İstanbuL
Konuları : 544
Mesajlar : 8,781
Teşekkürleri: 4,392
3,648 mesajına 7,003 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
o avuc ici basörtüleri bi de catı dedikleri zavallı bi sekilde baglamazlar mı?
![]() hatırlıorum da ihl dönemin basörtüsü o sekle gelmis arkadasları, "dur basörtün bozulmus" diyip uyarır düzeltirdik, sanırım bu moda!dan en cok basörtüleri düzgün dursun die, röntgen ve mendil kullananlar rahatsızdır, ya da belki de rahattır ![]()
__________________
. . . . . .
|
|
|
| Bu mesaj için EliF kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#5 |
|
Grubu : Misafir
Üye No :
Konuları : 225
Mesajlar : n/a
Son Aktivitesi : 01.01.70
Durumu :
|
kadın doğasına dönmeye çalışıyor işte... bir zamanların islami atmosferi genç kadınlara/kızlara çarşaf gibi başörtüler örttürdü. içinde kaybolduğun pardesüler giydirtti ama bu uzun soluklu olmadı, olamazdı zaten. şimdi muhafazakar ailelerin kadınları modaya neden uyuyor? neden tesettürünü modaya uyduruyor? neden vucut hatlarını gösterme çabasında, başı daha dik yürüyor? yabancı erkeklerle daha çok dialog kuruyor? neden dikkat çekmek için elinden geleni yapıyor? başı açık bayanların giyimini aşar biçimde dikkat çekecek bir tarz tutturuyor? bunun sosyo-kültürel ve siyasal sebepleri vardır elbeete ancak allta yatan temel sebep kadınların sosyobiyolojik yapılarıdır. yani kadın doğasıdır. kadınlar doğaları gereği dikkat çekmek ve gurubundaki erkeklerin gözlerini üzerinde görmek isterler. birçok erkek tarafından arzu edilmek ,erkeklerin kendileri için yarışıp,hepsinin ertafında pervane olmasını görmek isterler. isterler çünkü seçenekler artsın. dünyaya getireceği nesile daha iyi babalar bulmak için seçeneklerin fazla olması lazım. peşinde "beni seç, beni seç" diye koşuşturan erkekler daha çok olsun ki, o da aralarından doğacak çocukları için en iyi tercihi yapsın, en kaliteli genleri , en güçlü, en sağlıklı, en iyi özelliklere sahip bir baba adayı seçsin. bu kadının evrimsel-biyolojik doğasıdır. siz ne kadar da kadını aksi istikamette yönlendirmeye çalırsanız çalışın, kadın doğası bir çıkış yolu bulur kendine. çarşaf bile giyse, o çarşafı en seksi şekilde giymeye çalışır.(bkz: arabi kadınlar) her toplumda bu olur. çünkü bu kaçınılmazdır. doğaya uzun süre direnemezsiniz. direnmek için çok çaba harcamak zorunda kalırsınız. toplumda sadece çok çaba harcamaya gönüllü olanlar ya da zorlananlar doğasına ters davranabilir. şimdi eleştirdiğiniz türbanlılar kendi doğalarını bulmaya çalışıyorlar farkında olmadan. din referanslı düşündüğünüz için siz buna nefs diyip ayıplarsınız, ama bu insanın yenmesi gereken bir nefs değildir. doğasıdır.. cinsel doğasıdır. erkek doğası da tek eşli değildir mesela. siz ona tek eşliliği dayattıkça, o başka eşler, partnerler, sevgililer bulmak isteyecektir. sadecece ve sadece toplumun küçük bir kısmı bu yasağa uyar. uymak için de çok çaba harcar. dünyanın en güzel, en mükemmel kadınları bile aldatılır, bunun da sebebi erkek doğasıdır. çünkü erkek 1 taneyle yetinmek istemez. o dölünü olabildiğince fazla kadına dağıtmak ister. şüphesiz insanlar sadece temel doğalarına göre hareket etmez, sosyal çevrelerine, kendi çocukluk deneyimlerine ve kültürlerine göre de davranır. ama genede binanın temeli, insanın sosyobiyolojik doğasıdır. bu doğa çok zorlanmaya ve yasaklanmaya gelmez. çünkü eninde sonunda o yasaklar delinir. ve bu yasakların delindiğini çokça görmekteyiz... |
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 2892
Mesajlar : 9,678
Teşekkürleri: 8,166
4,980 mesajına 9,778 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 07.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Örtünmek, kişiliğini, dişiliğinin üzerine koymaktır.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür edenler: | suvari4060 (21.04.10) |
![]() |
| Etiket |
| avuÇ, belden, eşarplar, pardösüler, sıkma, İçi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| biR avuÇ töVbe kırıNtıSı getiRdim | HüZüN | DUA VE İBADET | 2 | 02.10.10 17:47 |
| Yarasına bîr avuç ot tıkamıstı.. | leyya | SERBEST KÜRSÜ | 1 | 12.12.09 21:14 |
| Avuç kelimesi ile ilgili ayetler | Abdülhamit | A,B,C,Ç | 0 | 28.06.09 18:04 |
| beden bir avuc toprak | huseyni | SİZDEN GELENLER | 1 | 06.04.09 14:54 |
| beden bir avuc toprak | huseyni | SİZDEN GELENLER | 0 | 06.04.09 14:14 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|