|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 193 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Nasılsın, iyi misin?
Size bir iyi, üç tane de kötü haberim var. İyi haber şu: Başımız belada! Kötü haberleri ise söylemeyeyim, daha iyi! Hayvanlarla ilgili az çok bilgisi olanlar, "kurtlar ve diğer hayvanlar" ayrımı yapar. Çünkü bir kurt, hata yapmaktansa, ölmeyi tercih eder. Tabii "insan insanın kurdudur" sözünün bununla bir ilgisi yok. İstanbul'da "Kongre Vadisi" denilen yerde, Dünya Bankası toplantıları yapıldı. Kongre Vadisi, bir anda Kurtlar Vadisi olup çıktı. Bizler, yani bu ülkenin mütedeyyin insanları, inancımız gereği faize, sömürüye/emperyalizme, paranın saltanatına/kapitalizme, haksızlığa, zalimliğe ve bunları temsil eden kuruluşlara, bunlarla ayakta duran devletlere karşıyız. Siyonizm'e de... Doğru mu? Doğru. Dolayısıyla Dünya Bankası toplantılarını protesto eden göstericilerin arasında, bu camiadan da insanlar olmalıydı diye düşünüyorum. Akşam evde, konuyla ilgili haberleri izlerken, "bizimkilerden" üç beş sakallı ağabey görmedim değil; gördüm. Ellerinde sopalar, sokak aralarında gösterici kovalıyorlardı. Her şey bir yana, dinimizde "Ölü araziyi ihya etmek" diye bir şey var! Gündüz ise bir arkadaşım beni aradı. "Neredesin?" "Taksim civarında." "Orası çok karışık, hemen oradan kaç!" "Niye?" "Sen ümmete lazımsın, orada başına bir iş gelmesin." Gerçekten de iyi niyetli olan bu arkadaşa, ilgisinden dolayı teşekkür ettim. Fakat eve de dönmedim. Hayır, kredi kartı mağduru falan da değilim. Çünkü böyle bir kartım hiçbir zaman olmadı ve Allah'ın izniyle olmayacak da! Bu cuma değil, geçen cuma, Ayasofya'ya gideyim dedim. Namaza daha vardı, Sultanahmet ve Ayasofya camilerinin çevresini biraz gezdim. Camilerden Kuran yükseliyor ve müminler hızlı adımlarla kubbelerin altını dolduruyordu. Camilerin çevresi ise, neredeyse elli metreden itibaren içkili yerlerle doluydu ve turistler, kaldırımlara, boşluklara yerleştirilmiş masalarda, uygunsuz kıyafet ve oturuş biçimleriyle içkilerini yudumluyordu. Her yer içki... Güzelim camilerimiz, adeta dinen haram olan bir şeyle kuşatılmıştı. Yanılmıyorsam aynı gün, gazetelerden birinde şu haberi okudum: Trabzon ilinin Araklı ilçesinde, Saadet Partili Belediye Başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi adayına karşı seçimi kaybediyor. Yeni belediye başkanının ilk icraatlarından biri, Saadetli başkanın koyduğu "içki yasağını" kaldırmak oluyor. Mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Lokanta benzeri bazı içkili işletmelerde, "Aile yerimiz vardır" tabelası, yazısı olur. "Aile yeri" demek, "içkisiz yer" demektir. Ama görünen o ki, memlekette "aile yeri" veya "aileye mahsus" bir yer bırakmamaya kararlılar. Her bakımdan... Baksanıza, Sayın İstanbul Valisi, o meşhur testereli cinayetten sonra, kız tarafını kastederek, "Aileler çocuklarına sahip çıksın" dedi de, nasıl kıyamet koptu? Koskoca vali, böyle bir açıklama yaptığına pişman edildi, geri adım atmak zorunda bırakıldı. Gördüğünüz gibi, çocuklarımıza bile sahip çıkmamız istenmiyor. Bu cuma ise, Beyazıt'ta, Filistinli kardeşlerimize ve Kudüs'e sahip çıkmak adına, İsrail protestosu vardı. Yirmi yılı aşkın bir zamandır, "yoklama var" diyerek, bu tür "aktivitelere" katılıyorum. Bir köşeye çekiliyor ve olan biteni sessizce izliyorum. Peki, ne oldu, ne oluyor? Yirmi yıl önce Irak ve Afganistan işgal edilmemişti, Bosna'da Müslümanlar türlü katliamlara maruz bırakılmamıştı, Sudan gibi İslam beldelerinin başı belada değildi, İsrail daha bu kadar azmamıştı, Pakistan az çok huzurluydu, sağda solda Müslüman avı pek yoktu, Türkiye parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya değildi vs. Anlaşıldı ki, birkaç yüz kişinin bir araya gelip olan biteni protesto etmesi, karşı taraf için pek bir şey ifade etmiyor, kimseyi caydırmıyor. Hatta tam tersi oluyor. Yirmi yıl boyunca, o alandan ne insanlar geçti. Elbette hiçbirinin samimiyetinden şüphe etmiyorum. İnançlarının gereği olarak toplanıyor ve zalimleri, haksızlıkları protesto ediyor; mazlumlar için dualarını esirgemiyorlar. Allah onlardan razı olsun. Bülent Yıldırım'ı bir kez daha uzaktan gördüm, nasıl da çırpınıyor. Gençler de öyle... Fakat yetmiyor. Kötü gidiş bir türlü engellenemiyor. "Biz elimizden geleni yapalım, gerisi Allah'ın takdiri" deyip teselli olabiliriz. Ama elimizden gelen sadece bu kadar mı? Bir yandan Amerika'yı protesto ediyor, öte yandan "yükselecek" diye Amerikan Doları'na yatırım yapıyoruz. Bir yandan "eli kanlı İsrail" diye bağırıyor"; öte yandan elimizi onların imal ettiği sabunla yıkıyor, bebeklerimizi onların ürettiği bezlerle bezliyor, bahçemize onların tohumlarını ekiyoruz. Bir yandan sömürü düzenini eleştiriyor, öte yandan üç-dört kredi kartıyla yaşıyoruz. Dahası da var: Maddi açıdan birazcık "kendini kurtaran", kardeşlerini, eski dava arkadaşlarını hor ve hakir görüyor. Mesleğinde bir basamak yükselen, mesela şu gazeteden bu gazeteye geçen, bir anda başka bir şeye dönüşüyor. İktidarın nimetleri ve dünyanın cazibesi çoğumuzu "uslu çocuk" yaptı. Şairleri, yazarları, akademisyenleri meydanlarda, muhalefet makamında göremiyoruz. Ece Ayhan'ın deyimiyle, "Devlet ve şairleri iç içe geçmiş iki kaşık gibi uyuyor." Bir filmde görmüştüm: Adamın biri her şeye itiraz ediyor, durmadan "sorun" çıkarıyor ve birilerinin rahatını kaçırıyor. Ona "Şu parayı al ve çeneni kapa" diyorlar. Adam parayı alıyor ve çenesini kapatıyor. Durumumuz biraz buna benziyor. Şu veya bu meydanda bir araya gelip acısını, öfkesini, çaresizliğini, itirazını haykıran gençlerin yanına edebiyatçılar, akademisyenler, kanaat önderleri, ortak kabul görmüş şahsiyetler, hatta devlet katından birileri gelmedikçe ve saydığım hastalıklı haller devam ettikçe, hep bir avuç olarak kalacak, hiçbir zaman tokat olamayacağız. İsim ve cisim yapmış bazı muhafazakâr arkadaşlar, ağabeyler, "Beni orada görürlerse ne derler" diye düşünüyor olabilirler. Diyelim ki haklılar. Peki, bu kaygıyı, endişeyi, Cihangir gibi yerlere giderken niye taşımıyorlar? |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 368
Üyelik tarihi : 02-09-2008
Mesleği : Boş gezenin baş belası
Nereden : Dünya
Konuları : 72
Mesajlar : 1,181
Teşekkürleri: 2,057
724 mesajına 1,366 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 04.05.12
Durumu : Status: Offline
|
aç kalmak pahasına (doğruyu) yazmak... üstadım bu işi çok güzel yapıyor... eyvallah konuyu ulaştırandan Allah razı olsun... |
|
|
| Bu mesaj için mavi kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (12.10.09) |
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Okuyandan da Allah razı olsun..
![]() |
|
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | mavi (12.10.09) |
![]() |
| Etiket |
| iyi, misin, nasılsın |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Emin misin? | Alemdâr-ı İslâm | DUA VE İBADET | 20 | 02.09.09 14:12 |
| HAzIR MIsIN ? | MillîGenclik | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 3 | 07.12.08 10:47 |
| fare misin? | *sevda iklimi* | LATİFE | 3 | 21.08.08 11:05 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|