|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 192 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Tenezzül
Cemal Süreya, "Her şairin ilk yapıtı, bir kumaşın ilk metresi gibidir. Şair bütünüyle o ilk yapıtta, ilk dizelerde saklıdır" diyor. Mustafa Akar'ın ilk şiiri Saksıda Sarı Sardunyalar ile bir okuyucu olarak karşılaştığım zaman, bu şiirin şairi yanılmıyorsam on sekiz yaşındaydı. Bu şiir, bende büyük bir heyecan uyandırdı. Fakat küçük bir sorun vardı: Sardunyanın beyazdan kırmızıya kadar birçok rengi olur, fakat sarısı olmazdı. Hemen Giresun'da yaşayan Mustafa Akar'ı aradım, şiiri için tebrik ettim. Ona "Sardunyaları çok sevdiğimi, özellikle sarı sardunyalara hayran olduğumu" söyledim. Bakalım "sarı" rengi bilinçli olarak mı kullanmış, yoksa öylesine mi yazmış? Öylesine yazdıysa, fena; bilinçli olarak kullandıysa, çok iyi... "Ağabey" dedi, "Sardunya sarı çiçek açmaz, ezber bozmak için böyle kullandım." Bu telefon konuşmasından sonra, Mustafa Akar şiirini daha dikkatli takip etmeye başladım. Genç yaşına rağmen, kendine mahsus bir dünya kurmayı başarmış görünüyordu. Kıymetli olan da buydu. Mavi Bozgun, Soydaşım Yollar, Deli Hala Hanım, Kusurlu Böğürtlen, Sepet Ören Amcalar, Tahta Oyuncakları Sevme Sanatı, Korkunç ve Uzun gibi başarılı şiirleri peş peşe geldi. Akar, "Gür ve bakımlı" bir şiir yazıyordu. Kısa sürede, Kırklar dergisinin vazgeçilmez şairlerinden biri oldu. İlk kitabı Küçük Bir Gökada yayınlandığı vakit (Ekim 2002, Birey) Mustafa Akar yirmi üçüne yeni girmişti. Kitap, bana göre beklenen, birçoklarına göre beklenmeyen bir başarı elde etti. Sina Akyol, "Yetinmek mutluluktur" diyor. Gerçek bir şairin ise elindekiyle yetineceğini sanmıyorum. İyi bir hava/damar yakalayıp ciddi başarılar elde etse bile, mutlaka yeni arayışlara girecektir veya girmelidir. Mustafa Akar da ilk kitabından sonra, tabiri caizse, "yeni maceralara" yelken açtı. Bir yandan çocuk gibi meraklı, denemeye ve öğrenmeye açıktı; öte yandan da "Sözü sakallı söylemenin" peşindeydi. Başkaları ekmek davası için İstanbul'a gelir; Mustafa Akar düzenini bozup şiir için İstanbul'a geldi. Özkan Mert, Nehir kitabında, "Benim şiirden başka kimsem yoktur" diyor. Bu söz sadece Sayın Mert'e değil, hepimize ait diye düşünüyorum. Mustafa Akar, ilk kitabından sonra "debisi yüksek" bir şiirin peşine düştü. Çoğu zaman da başarılı oldu. Şimdi, ikinci şiir kitabı Tenezzül, Profil Yayınları'ndan çıktı. Kitabın ilk şiiri olan Doğu Kapısı'ndaki "Bir kar yağdım, başka yağmam" dizesiyle karşılaşınca, Akar'ın arayışını daha iyi kavradım. Yakın bir zamanda, "Şiir, dünyadan göz hakkı almak gibi bir şeydir" diye yazmıştım. Mustafa Akar'ın ilk kitabı, bunu doğrular nitelikte. İkinci kitabında ise, sanki gördüklerini yorumluyor. Evet, Tenezzül, başarılı bir ikinci kitap olarak Türk edebiyatındaki yerini aldı. Şair, bu kitabında daha cesur... Sözü uzatıyor, daha uzun dizeler kuruyor, ara sıra ritmi elden bırakıyor, özel isim kullanmaktan kaçınmıyor; fakat bütün bunları şiirin içinde kalarak yapıyor. İsmet Özel, "Şiir, her şeyin farkındadır" demişti. Mustafa Akar da ne yaptığının farkında... İlk kitabı için "gür" demiştik. Şimdi de "gürültü" diyorum. Ama bu gürültü, bir caddeden veya stadyumdan değil, Nuh'un gemisinden yükselen gürültüye benziyor. Akar, adeta kendine ait bir gemi inşa etmiş ve o gemiye, ilgisini çeken veya onda karşılığı olan her şeyi almış: Çocuklar, padişahlar, baharatlar, güvercinler, elmalar, pekmezler, yabani otlar, bazı şairler, arkadaşlar, kitaplar, porselenler, kehribarlar, şekerler, renkler, çiçekler, mevsimler, hatta Dicle, Fırat, Tuna, Üsküdar, Hızır, Enver Paşa, Kâtip Çelebi, Mozart, Ezra Pound, Kore Gazileri ve bunlar gibi yüzlerce şey... Kitabın en iyi şiirlerinden birinin "Naftalin Makasları" olması boşuna değil. Şiir, Mustafa Akar'da kalabalığa karışıyor. Fakat kendisi kalarak... Belki de bundan dolayı, kitabın son şiiri, "Mustafa Adında Olmak" başlığını taşıyor. İMZAYA DAVET TÜYAP Kitap Fuarı'nda, Süleyman Çobanoğlu ve Tarık Tufan'la birlikte kitaplarımızı imzalayıp okuyucularla sohbet edeceğiz. 1 Kasım Pazar günü, 3. Salon, 209 numarada, Profil Yayınları Standı'nda, Saat 14.00-16.00 arasında... Bekleriz. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | Medine Sevdalisi (30.10.09) |
![]() |
| Etiket |
| tenezzül |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|