| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,907 | Üyeler: 10,668 | Online: 206 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum TEK YOL İSLAM » İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP »

İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP Genel İslami Konularda Paylaşımlar, Islami Soru ve Cevaplar...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.04.09, 01:48   #1
Fâris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 25
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 93
Mesajlar : 657
Teşekkürleri: 966
401 mesajına 784 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Fâris is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 29.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart İmam Gazali’den öğütler - Kalbin halleri


İmam Gazali’den öğütler

Kalbin günahları

Bilesin ki kalpte yerilen (sevimsiz olan) özellikler birçoktur. Kalbi, kötü şeylerden arındırmanın yolları uzun, tedavisi de biraz kapalıdır. Bunun bilgisi ve uygulaması tamamen silinip yok olmuştur. Çünkü insanlar kendilerinin / benliklerinin farkında değillerdir. Biz bu yolların tamamını "İhyau ulumi'd-din" adlı eserimizin dörtte birini teşkil eden "Kurtarıcılar" bölümünde uzun uzadıya açıkladık.
Burada kalbin kötülüklerinden üçü hakkında seni uyaracağız. Bu üç şey, dönemimizin fıkıhla uğraşanlarının / ilim adamlarının genel hastalığıdır. Bunları bilirsen tedbirini alırsın. Bunlar aslında insanı helake götüren şeylerdir ve kalp kaynaklı diğer bütün kötülüklerin anasıdır. Bunlar çekememezlik, gösteriş ve kendini beğenmedir.

Kalbini bu üç şeyden arındırmaya gayret et! Bunda başarılı olursan diğer kalp hastalıklarından nasıl kurtulacağını da öğrenirsin. Bunları tedavi etmede başarılı olamazsan diğerlerini hiç tedavi edemezsin. Sanma ki kalbinde haset, riya ve kendini beğenme hastalıkları varken ilim öğrenmede iyi niyet sahibi olmakla kurtulursun. Hz. Peygamber : "Üç şey var ki helake götürür; Baş edilmeyen cimrilik, ardına düşülen kötü arzular ve kişinin kendini beğenmesi" buyurmuştur.


Haset

Hasetin kökeninde cimrilik vardır. Çünkü cimri olan, elindekinin başkasında olmasını istemez. Aşırı cimri olan ise kendi elinde olanı değil, Allah'ın hazinelerinde olan nimetleri Allah'ın kullarına vermek istemez. Dolayısıyla bunun cimriliği ötekiden daha büyüktür.

Hasetçi ise Allah'ın kendi kudret hazinelerinden; kullarından herhangi birine ilim, mal veya kalplerine sevgi ya da herhangi bir nasip vermesini kaldıramaz. Kendi eline bir şey geçmeyecek olsa bile, verilenlerin elinden de nimetlerin alınmasını ister. Bu, kalp hastalığının son sınırıdır. Bundan dolayı Hz. Peygamber : "Ateşin odunu yediği gibi, haset de iyilikleri yer bitirir" buyurmuştur.

Hasetçi hiç merhamet edilmeden cezalandırılacak kişidir. Zaten dünyada da kesintisiz bir azap içindedir. Allah'ın, akranlarına verdiği ilmi, malı ve makamı kıskandığından ölünceye kadar sürekli azap içindedir. Ahiret azabı ise daha çetin ve elemlidir.

Kişi kendisi için istediği şeyleri, Müslüman kardeşi için de istemedikçe, imanın hakikatine eremez. Müslüman'ın, diğer Müslümanların da sıkıntı ve sevinçlerine ortak olması gerekir. Müslümanlar bir binanın tuğlaları gibidir, birbirini desteklerler.


Riya

Riya ise, gizli şirk olup, Allah'a ortak koşmanın iki yolundan biridir. Riya, mevki makam sahibi olabilmek için insanların kalbinde yer edinmeye çalışmaktır. Makam sevgisi ise ardına düşülen bir hevestir. İnsanların çoğu bu yüzden helak olmuştur. Zaten insanı, insandan başka hiçbir varlık helake düşürmez.
İnsanlar gerçekten düşünseler, bilirlerdi ki; öğrendikleri birçok ilim, yaptıkları birçok ibadet ve hatta adetlerinin birçoğu insanlara gösteriş olsun diye yapılır.
Riya, amelleri silip yok eder. Nitekim bir haberde şöyle nakledilmiştir: Kıyamet gününde, şehit düşen bazı kişilerin cehenneme götürülmesi emredilecek. Onlar; "Ey Rabbimiz! Biz senin yolunda şehit edilmedik mi?" diyecekler. Bunun üzerine Allah Teâlâ; "Hayır! Sen 'falanca kişi ne kadar yiğit adamdır' desinler istedin. Bu da söylendi, sen karşılığını aldın." diyecek. İlim öğrenenler, hacca gidenler ve Kur'an okuyanlarla da aynı konuşmalar yapılacak.

Kibir

Kendini beğenme, büyüklenme ve övünme de tedavisi zor kalp hastalıklarındandır. Bunlar, kulun kendini büyük görmesi ve başkalarını da küçük görmesidir.

Kibrin, büyüklenmenin dile yansıması 'ben, ben' demektir. Şeytan (Allah'ın laneti üzerine olsun), "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın" [A'raf 12] demiştir. Oturmalara, sohbetlere yansıması ise, kendini yükseklerde görmek ve başköşeye oturmayı istemektir. Konuşmalara yansıması ise kendine itiraz edilmesinden hoşlanmamaktır.
Kibirli insanlar, kendilerine öğüt verildiğinde kulak ardı ederler. Öğüt verdiklerinde ise sert konuşurlar. Kendisini Allah'ın kullarından herhangi birinden daha üstün gören kişi kibirli demektir.

Bilmelisin ki, üstün olan kişi, ahiret gününde Allah katında üstün olacak kişidir. Bu ise bilinmez olup, kişinin sonunun nasıl olacağına bağlıdır. Kişinin kendisinin başkalarından iyi olduğunu düşünmesi tam anlamıyla bir bilgisizliktir. Aksine her kime bakarsan onun senden daha iyi olduğunu düşünmelisin. Bir küçük çocuk gördüğünde; "Bu henüz günahsızdır, benim ise birçok günahım vardır, kuşkusuz o benden daha üstündür" demelisin. Yaş olarak kendinden daha büyük birini gördüğünde ise; "Bu adam Allah'a benden önce ibadet etmeye başladı, kuşkusuz o benden daha hayırlıdır" de.

Bir âlim gördüğünde de; "Şüphesiz bana verilmeyen ona verilmiştir, o benim ulaşamadıklarıma ulaşmıştır, benden daha hayırlıdır" demen gerekir.
Kalbinden kibri söküp atman, ancak üstünlüğün Allah katındaki üstünlük olduğunu bilmenle gerçekleşir. Bu ise, hayatın nasıl sonlanacağını düşünmekle başarılabilecek bir şeydir. Kötü son korkusu ve kuşkusu, seni Allah'ın kullarına karşı büyüklenmekten alıkoyar. Bugün güçlü bir imana sahip oluşun, yarın değişmeyeceğin anlamına gelmez. Çünkü Allah, kalpleri evirip çevirendir. Dilediğini doğru yola iletir, dilediğini yoldan çıkarır.

Bunları düşün!
Ey ilim öğrencisi bunları bir düşün ve bil ki bu kötülüklerin kalbe yerleşmesinin başlıca sebeplerinden biri, başkalarıyla yarışmak ve övünmek amacıyla ilim öğrenmektir. Sıradan insanlar/avam bu kötülüklerin çoğundan uzaktır. Dini ilimleri öğrenenler için bunlar tehlikeli birer tuzaktır.

Bir düşün, hangisi senin için daha önemlidir; İnsanı helak eden bu kötülüklerden kaçınma yollarını öğrenerek kalbini düzeltmekle ve ahiretini mamur etmekle mi uğraşacaksın, yoksa önemi olan başkalarıyla birlikte tartışmaya dalmakla mı uğraşacaksın?

Bilesin ki bu üç madde kalp hastalıklarının başlıcalarıdır ve bunların tohumunu büyüten toprak, dünya sevgisidir. Bunun için Hz. Peygamber : "Dünya sevgisi her hatanın / günahın başıdır" buyurmuştur. Diğer yandan dünya ahiretin tarlasıdır. Kim ahiretini kazanabilmek için dünyadan kendin yetecek miktarda faydalanırsa dünya onun tarlası olur. Kim de onun nimetleri içinde yüzmek isterse dünya onun helakine sebep olur.

Bu anlattıklarımız takva hakkındaki yüzeysel bilgilerdir ve hidayetin başlangıcıdır. Bunları tecrübe edip hayatına geçirdikten sonra takvanın ayrıntılarını İhyau ulumi'd-din adlı eserimizden okursun.

Bu metnin çevirisi İlke Yayınları için Osman Güman tarafından yapılmıştır.

Milli Gazete


__________________
suskun
View Fâris'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Fâris kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (18.09.10), fazilet01 (02.04.09),  (01.04.09), Sükut-u Leyl (05.04.09), şahadet (05.04.09)
Alt 01.04.09, 13:41   #2
Lâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 1650
Üyelik tarihi : 13-12-2008
Mesleği : Pokemon Usta Öğreticisi
Nereden : Ankara
Konuları : 168
Mesajlar : 3,681
Teşekkürleri: 3,913
2,026 mesajına 4,296 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Lâ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Bu ne kadar faydalı bir konu böyle...

Rahman razı olsun sizden... ...


Çok güzeldi gerçekten...


Alıntı:
Bugün güçlü bir imana sahip oluşun, yarın değişmeyeceğin anlamına gelmez. Çünkü Allah, kalpleri evirip çevirendir. Dilediğini doğru yola iletir, dilediğini yoldan çıkarır.

Yıpranmiş ve katılaşmış gönülleri Rahmet meltemiyle yeşerten eşsiz Peygambere Ümmed olmak temennisiyle...

__________________


HAZRET-İ ALİ (K.V.) BUYURDULAR Kİ/

"Yanında;
Allah'ın sünneti, Rasûlullâh'ın sünneti ve evliyanın sünneti olmayan
kimsenin elinde hiçbir şey yok, demektir.
Kendisine, Allah'ın sünneti
nedir? diye suâl edilince, buyurdu ki:

- Sırrı gizlemektir. Rasûlullâh'ın sünneti nedir? diye
suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanları idare etmektir. Evliyanın sünneti nedir?
diye suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanların verdiği sıkıntıya katlanmaktır."







View Lâ'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Lâ kullanıcısına teşekkür edenler:
Fâris (02.04.09)
Alt 02.04.09, 22:31   #3
Fâris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 25
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 93
Mesajlar : 657
Teşekkürleri: 966
401 mesajına 784 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Fâris is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 29.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Mevedde´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Bu ne kadar faydalı bir konu böyle...

Rahman razı olsun sizden... ...


Çok güzeldi gerçekten...





Yıpranmiş ve katılaşmış gönülleri Rahmet meltemiyle yeşerten eşsiz Peygambere Ümmed olmak temennisiyle...


Evet, gercekten güzel.

Güzel olan Gazali (rh).

Güzel olan Gazali (rh)'in ilmi.

Güzel olan Milli Gazetemiz.

Rabbim sizden de razi olsun.

Selametle.


__________________
suskun
View Fâris'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.04.09, 17:58   #4
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

İmam Gazali’den öğütler
Dilini şu yedi günahtan koru:

1) Yalan

Ne ciddi olarak, ne de şaka yollu yalan söyleme! Şaka yollu yalan söylemeye dilini alıştırma ki ciddi konularda da yalan söylemeyesin. Yalan büyük günahların en büyüklerindendir. Yalancılığın duyulursa, güvenilirliğin düşer ve kimse sözüne inanmaz olur. Gözler seni küçük görür.

Yalan söylemenin çirkinliğini görmek istiyorsan başkalarının söylediği yalanları; kendinin bu yalanlardan ne kadar rahatsız olduğunu ve onları küçük gördüğünü düşün. Kendi bütün kusurlarını tanımak için izleyeceğin yol da budur. Sen kendi kusurlarını kendine bakarak değil, başkalarına bakarak anlayabilirsin. Senin başkalarında çirkin gördüğün şeyi, başkaları da kuşkusuz sende çirkin görüyordur. Dolayısıyla böyle huyların sende bulunmasına razı olma.

2) Sözünde durmamak

Söz verip de sözünde durmamaktan kaçın. İnsanlara sözlerinle değil eylemlerinle iyilik yap. Bir söz verirsen, çok büyük bir güçlükle karşılaşmadığın sürece sözünü yerine getir. Çünkü sözünü tutmamak, bir münafıklık emaresi ve kötü bir huydur.

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Üç özellik vardır ki bunlar kimde bulunursa, namaz kılsa ve oruç tutsa dahi münafıktır; konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde tutmaz ve kendisine emanet bırakıldığında hıyanet eder."

3) Dedikodu

Dilini dedikoduya bulaştırma! Dedikodu, Müslüman'ın otuz kez zina etmesinden daha kötüdür. Bir haberde böyle nakledilmiştir. Dedikodu; bir kişiyi, duyması durumunda hoşuna gitmeyecek şeylerle anmaktır. Doğru şeyler söylüyor olsan bile sen dedikodu ve haksızlık yapmış olursun. Gösteriş için Kur'an okuyanların dedikodusunu yapmaktan sakın. Bu gıybeti maksadını açıkça söylemeksizin ima yoluyla yaparsın. Örneğin şöyle dersin: "Allah onu ıslah etsin. Yaptığı şey beni üzdü. Allah'tan bizi de onu da ıslah etmesini istiyoruz"

Senin bu sözünde iki kötülük vardır; Birincisi yaptığın dedikodudur/gıybettir. İkincisi ise kendi nefsini temize çıkarman ve salih olduğunu ve kötü davranışlardan kaçındığını vurgulayarak kendini övmendir. "Allah onu ıslah etsin" demekle amacın gerçekten dua etmekse, onun için gizlice dua edebilirsin. Onu insanların gözünde ayıplayarak üzüntünü ifade etmen ise onun ayıbını ortaya dökmektir. Dedikodudan caydırıcı olarak şu ayet sana yeter: "Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir." (Hucurat 12)

Şu konuda düşünmek seni Müslümanları çekiştirmekten alıkoyacaktır. Kendini göz önüne getir. Sende gizli veya açık bir kusur olup olmadığını düşün. İnsanların yanında veya yalnız başına işlediğin bir günah olup olmadığını düşün! Kendini tanıyınca bil ki; başkalarının günahtan uzak durma konusundaki başarısızlığı senin başarısızlığın gibidir ve onlar da senin gibi mazurdurlar. Nasıl ki sen kendi ayıplarının anlatılmamasından hoşlanmıyorsun, aynı şekilde ayıplarının anlatılmasından hoşnut olan kimsenin olmadığını da iyi bil.

Sen başkasının ayıplarını örtersen, Allah da senin ayıplarını örter. Sen başkalarını rezil edersen, Allah da sana keskin dilli kimseler musallat eder. Sen kendi zannınca sadık ve dosdoğru bir kulsan, Allah'a şükret ve insanları ayıplamakla ve karalamakla uğraşma. Çünkü kusurların en büyüğü budur.

4) İnsanlarla söz dalaşı

Bu davranış seninle konuşan kişiyi üzmektir, onu cahil durumuna düşürmek ve suçlamaktır; kendini ise akıl ve bilgiyle temize çıkarmak ve övmektir. Söz dalaşı hayatı karıştırır. Çünkü sinirli biriyle söz dalaşına girersen sana zarar verir. Halim selim biriyle tartışırsan sana buğzeder, kin besler.

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kişi haksız olduğu bir konuda tartışmaya son verirse Allah ona cennetin kıyısında bir ev yapar. Kişi haklı olduğu bir konuda tartışmaya son verirse de Allah ona cennetin en yukarısında bir ev yapar."

Şeytanın tuzağına düşme! Çünkü o, sana "Hakkı ortaya koy ve bu konuda yağcılık yapma" der. O, ahmakları, iyilik yaptıklarını düşündürerek kötülük yapmaya sürükler. Şeytanı kendine güldürme, seninle alay etmesin. Senin sözünü kabul eden kişiye karşı hakkı söylemen güzeldir. Ama bu da tartışarak değil gizlice nasihat ederek olur. Nasihatın özel bir şekli vardır gizlice yapılması gerekir. Aksi halde nasihat rezil etmek olur ve yarardan çok zarar getirir.

5) Kendini temize çıkarma

Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Siz kendinizi temize çıkarmayın. O kimin takvalı olduğunu pek iyi bilir" (Necm 32)

Hikmet sahibi bir zata; "Doğru olduğu halde çirkin olan şey nedir?" diye sorulmuş. O da: "Kişinin kendisini övmesidir" diye cevap vermiş. Bunu huy edinme ve bil ki bu, senin insanların gözündeki değerini düşürür ve Allah'ın sana öfkelenmesine yol açar. Kendini övmenin, başkaları gözünde seni yüceltmeyeceğini görmek istiyorsan, kendi erdemlerini, makamlarını ve mallarını öne çıkararak kendilerini övenlere bak! Kalbin onların bu davranışını nasıl yadırgıyor ve bu durum sana nasıl ağır geliyor. Yanlarından ayrıldığında onları nasıl da kınıyorsun değil mi?

6) Lanet etmek

Sakın ha, Allah'ın yarattığı herhangi bir canlıya, yiyeceğe veya insana lanet etme! Kıbleye yönelen hiç kimsenin şükreden veya nankörlük eden biri ya da münafık olduğuna şahitlik etme. Çünkü sırları yalnızca Allah bilir. Kullarıyla Allah arasına girme!

Bilesin ki kıyamet gününde sana, "falanca kişiye niye lanet etmedin" diye sorulmayacaktır. Ama Allah'ın kullarından birine lanet edersen, bundan sorguya çekileceksin. Allah'ın yarattığı hiçbir şeyi kınama! Hz. Peygamber hoşuna gitmeyen yemekleri eleştirmezdi; iştah duyuyorsa yer, duymuyorsa yemezdi.

7) İnsanlarla dalga geçmek

İster ciddi ister şaka yollu olsun; insanlarla dalga geçmekten dilini koru! Çünkü bu, insanda hayâ bırakmaz, böyle kişilere saygı duyulmaz, yalnız kalırlar ve bir çok kişiyi üzerler. Bu birçok kavga ve öfkenin de kaynağıdır. Kalplere kin diker.

Kimseye alaya alır tarzda şaka yapma! Sana böyle bir şaka yapılırsa karşılık verme ve bulunduğun meclistekiler başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Boş konuşmalara daldıklarında ağır başlılıkla çekip gidenlerden ol.

İşte bu saydıklarımız, dilin afetleridir. Bu konuda sana yardımcı olacak şey; yalnız kalmak ve gerekmedikçe konuşmamaktır. Hz. Ebubekir (ra), gereksiz konuşmalardan kaçınmak için ağzına taş koyardı ve dilini göstererek: "Bütün makamları elde etmemi sağlayan şey işte budur" derdi.

Şu halde sen de bunlardan sakın. Çünkü bunlar, dünya ve ahirette seni helaka düşürecek sebeplerin başında gelir.


Milli Gazete
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (18.09.10), Fâris (06.04.09),  (06.04.09), şahadet (05.04.09)
Alt 18.09.10, 20:59   #5
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Allah razı olsun.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
gazali’den, halleri, kalbin, İmam, Öğütler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:31 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.