|
| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,907 | Üyeler: 10,668 | Online: 210 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP Genel İslami Konularda Paylaşımlar, Islami Soru ve Cevaplar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Sual sorma adabı ـ عن أبى هريرة رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال قالَ رَسُولُ اللَّهِ دَعُونِى مَا تَرَكْتُكُمْ فَإنَّمَا أهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ كَثْرَةُ سُؤَالِهِمْ وَاخْتَِفُهُمْ عَلى أنْبِيَائِهِمْ. فَإذَا نَهَيْتُكُمْ عَنْ شَىْءٍ فَاجْتَنِبُوهُ، وَإذَا أمَرْتُكُمْ بِأمْرٍ فَأتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ أخرجه الشيخان والترمذي Hz. Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ben sizi terkettikçe siz de beni bırakınız. Zîra, sizden öncekileri, suallerinin çokluğu ve peygamberleri üzerindeki ihtilafları helâk etmiştir. Öyle ise sizi birşeyden nehiy mi ettim (niçin, neden? diye sormaya kalkmadan) ondan kaçının. Bir şey emrettiğim zaman da onu elinizden geldiğince yapmaya çalışın, (soru sormayın)." [Buhârî, İ'tisâm 2; Müslim, Hacc 412, (1337); Tirmizî, İlm 17, (2681); Nesâî, Hacc 1, (5, 110).] İmam-ı Müslim'in Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu sözü hangi vesile ile söylediğini açıklar.. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) der ki: "(Bir gün) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize hitabederek: "Ey insanlar ALLAH sizlere haccı farz kıldı. Öyle ise hacc yapın!" demişti ki bir adam kalkarak: "Ey ALLAH'ın Resûlü! Her sene mi!" diye sordu. Resûlullah sustu, adam sorusunda ısrar ederek üç kere tekrarladı. Sonunda Efendimiz: "Eğer "evet!" dersem bu size vacib olur ve güç getiremezsiniz" dedi ve ilave etti: "Ben sizi terkettikçe siz de beni bırakın!" Bazı rivayetler, bunun üzerine Mâide suresinin 101. ayetinin nâzil olduğunu ve rastgele soru sormayı yasakladığını belirtir. Âyet meâlen şöyle: "Ey iman edenler! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın..." وعن سعد بن أبى وَقّاصِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال قالَ رَسُولُ اللَّه إنَّ أعْظَمَ المُسْلِمينَ في المُسْلِمينَ جُرْماً مَنْ سَألَ عَنْ شَىْءٍ لَمْ يُحرَّمْ عَلى النَّاسِ فَحُرِّمَ مِنَ أجْلِ مَسْألَتِهِ أخرجه الشيخان وأبو داود Sa'd İbnu Ebî Vakkas (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müslümanlar içinde, müslümanlara karşı en büyük cürüm işleyen kimse odur ki, haram kılınmamış olan bir şey hakkında soru sorar da bu suali sebebiyle o şey haram kılınıverir." [Buhârî, İ'tisâm 3; Müslim, Fedâil 132, (2358); Ebû Dâvud, Sünnet 7, (4610).] İlim sahibi biliyorsa söylemeli, bilmiyorsa bilmiyorum demelidir. Fetva vermenin mesuliyeti çok büyüktür. Suali, muteber eserlerden nakledenlere sormalı, kendi anladığını din kabul eden sapıklara sormamalıdır. İşe yaramayan lüzumsuz suallerin vebali olur.Harama helal veya helale haram diyen küfre girer. Müctehid olmayanın, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden anladığına göre fetva vermesi caiz değildir.Bilmeden, kitaba bakmadan, caizdir veya caiz değildir demekten çok sakınmalı! Kendine sual sorulan, bilmiyorsa, "bilmiyorum, kitaplara bakayım, bulursam söylerim" demeli! Bilmiyorum demek ilimdendir. هَلَكَ الْمُتَنَطِّعُونَ İ. Maverdi Çok sual sormayın! Sizden öncekiler, bu yüzden helak oldu.. nacizane sohbet için derlemiştim,sual sormayla ilgili daha eksik bilgiler var,eklemk isteyen kardeşlerim olursa konuyu zenginleştirsinler hayrlısı ile..bu başlıkta bütün soru sormayla ilgili Alim,büyük görüşlerini bulabilsin konuya giren kardeşlerimiz..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Buhari-yi şerif Çok Suâl Sormanın Ve Kendini İlgilendirmeyen Hususlarda Külfet Ve Zorluk Aramanın Mekruh Olması Babı Ve Yüce Allah'ın şu: "Ey îmân edenler, Allah'ın affettiği şeyleri... ve eğer size açıklanırsa ve siz bunları Kur 'ân inerken sorup da hükmü kendinize açıklanırsa fenanıza gidecek şeyleri sormayın. Allah çok mağfiret edicidir, çok halimdir; cezada da aceleci değildir" (ei-Mâide: 101) kavli [Bu âyetin inme sebebi olarak zikredilen şeyler tefsirlerde sayılmıştır: Hakk Dîni, II, 1819-1822.] 20-.......Bana Ukayl, İbn Şihâb'dan; o da Âmir ibn Sa'd'dan; o da babası Sa'd ibn Ebî Vakkaas(radıyallahu anh)'tan tahdîs etti ki, Rasûlullah (sallallahualeyhivesellem): "Müslümanların müslümânlar hakkında şübhesiz en büyük günahlısı o kimsedir ki, insanlara haram edilmedik birşeyin hükmünü sorar da o şey, sırf onun bu sormasından dolayı haram kılınır" buyurmuştur. [Bu hadîsi Müslim, Peygamber'in Faziletleri'nde rivayet etmiştir. Müslim Ter,, VII, 233 "2358". Müslümanların üzerine sorusu ile bir darlık ve zarar yapan kimsenin büyük günahlı olması ne kadar büyük bir suçtur.] 21-.......Bize Mûsâ ibn Ukbe tahdîs edip şöyle dedi: Ben Ebu'n- Nadr (Salim ibn Ebî Umeyye)'dan işittim, o Busr ibnu Saîd'den; o da Zeyd ibn Sâbit(radıyallahu anh)'ten şöyle tahdîs ediyordu: Rasûlullah (sallallahualeyhivesellem) mes-cid içind i'tikâf için hasırdan bir hücre edinmişti. (Ramazânın son onunda) birkaç geceler buradan çıkıp cemâatle hem farz ve hem de terâvîh namazı kılmıştı. Sonunda cemâatin birikip çoğaldığım görünce bir gece yalnız yatsı namazını kıldırıp bu hasır odasına çekilmiş, terâvîh için çıkmamıştır, Rasûlullah'ın hücresinde sesini işitmediklerinde uyudu zannettiler ve uyansın da çıksın diye sahâbîlerin bâzısı öksürmeye başladı. Bunun üzerine Rasûlullah, bekleyen cemâate hi-tâb edip şöyle buyurdu: — "Cemâatle terâvîh namazı kılmak hususunda sizde gördüğüm bu yaptığınız iş ve arzu devamlıdır. Fakat böyle cemâat hâlinde bu ibâdete devam ederken, cemâatin farz kılınmasından ve farz kılındığı takdirde hepinizin bu namazı cemâatle edasına muktedir olamamanızdan korkarım. Onun için ey insanlar! Sizler bu namazı kendi evlerinizde kılınız. Çünkü farz namaz müstesna, kişinin namazının en faziletlisi kendi evinde kıldığı namazıdır" [Başlığa uygunluğu Peygamber'in cemâatin yaptığı ısrarlı hareketi reddeder mâhiyetteki konuşmasıdır. O da Peygamber'in mescid içinde cemâatle gece namazı kılmaları hususunda kendilerine izin vermediği, tekellüf ve zorlama nev'inden yaptıkları hareketten hoşlanmamasıdır. Farzların mescidlerde cemâatle edası, dînin şeâirini izhâr içindir. Nafilelerin evlerde kılınması ise riyadan uzak olmasındandır. Nafilelerin evlerde kılın-masındaki fazilete dâir birçok hadîsler vardır. Bu hadîsin birkaç rivayeti Namaz Kitabı, "Gece namazı bâbı"nda geçmişti.] devamı daha sonra..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
soru sormak kadar cevaplamakta maharet ister,kuralları,incelikleri vardır.. doğru ve anlaşılır bilgiyi,bildirmek lazımdır. İnsanlara akılları ölçüsünde, anlayacağı şekilde, anlayacağı kadar konuşmak lazım. Aynı tabip gibi olmak lazım. Tabip ne yapıyor? Önce hastayı dinliyor, muayenesini yapıyor. Gerekirse röntgen çektiriyor, tahlil yaptırıyor. Ancak hastalığı teşhis ettikten sonra lüzumlu ilacı veriyor. Aç karnına veya tok karnına içeceksin, suyla içeceksin, sütle içeceksin diyor. Şunları şu kadar yiyeceksin, şunları yemeyeceksin diyor. Yani perhiz yapacaksın diyor. Yani hastanın, hastalıklarını doğru teşhis edip, doğru ilacı, doğru zamanlarda veriyor. Bunları yapmazsa, yahut eksik veya yanlış yaparsa, hastasına zarar verebilir, hatta ölümüne sebep olabilir. Dini anlatmak, öğretmek de buna benziyor. Üstelik faydası veya zararı daha fazla, mukayese bile edilmez. Ebedi Cennet nimetleriyle, Cehennem azaplarıyla, dünyadaki rahatlık veya sıkıntı hiç mukayese edilir mi? Ehliyeti olmadan her önüne gelenin doktorluk yapamayacağı gibi herkes de dini anlatamaz. Ehl-i sünnet âlimlerine uymak lazım, dört hak mezhepten birine uymak lazım. Çünkü Onlar da dinin mütehassıslarıdır. O mübarek insanlara uyan rahat eder, uyan doğruya kavuşur, uyan hem dünya hem ahiret saadetine kavuşur. Hacısı da hocası da, âlimi de cahili de bu büyük zatlara tâbi olmalıdır. Hem kendi rahat eder, hem de insanlara iyilik eder, kötülük etmemiş olur. Kaş yapayım derken göz çıkartmamış olur. Herkes ahirette bunu çok güzel anlayacaktır, ama iş işten geçmiş olacaktır.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Lüzumsuz sualler Okuyucularımız, çok zaman faydalı suâl soruyorlar. Biz de araştırıyor, ehline soruyor, cevabını yazıyoruz. Böylece o okuyucu ile birlikte, diğer okuyucularımız da bundan istifade ediyor. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: İlim bir hazine, suâl ise anahtardır. Sorun ki öğrenin! Bir suâl sayesinde dört kişi sevab alır. Suâl soran, cevap veren, dinliyen ve bunları sevenler.) [Ebu Nuaym] Okuyucularımızdan bazıları ise, (Hz. İbrahimin kestiği koçun etini kimler yedi?), (Falanca âlimin anasının adı neydi?), (Yunüs aleyhisselamı yutan balık, erkek miydi?) gibi suâller soruyorlar. Dürr-ül-muhtarın Tahtavi haşiyesinde buyuruluyor ki: (İnsanın bilmesi gerekmiyen şeyleri münakaşa etmesi mekruhtur. Öğrenilmesi emredilmemiş olan şeyleri sormak caiz değildir. Mesela Hz. Lokman peygamber midir? Cin, insanlara nasıl görünür? Hz. İsa gökten ne zaman inecek? Buna benzer şeyler sormamalı, çünkü bunları öğrenmekle emrolunmadık.) Bugün çok kimse, Ehl-i sünnet itikadını bilmiyor. Öğrenmesi farz-ı ayn olan bilgilerden habersizdir. Faiz çeşitlerini, hatta yemeğin farzlarını bile bilmez iken, dünya ve ahirette gerekmiyen şeyleri soruyorlar. Biz de (Bilmiyoruz) diye cevap verince, (Bir bilene sor) diyorlar. Zaten biz, bilmediklerimizi bir bilene soruyoruz. Fakat bilinmesi gerekmiyenleri sormak lüzumsuzdur. Dünya ve ahirete yaramıyan suâlleri sormak ve her suâle cevap vermeye kalkmak ve (Ben bilirim) demek doğru değildir. Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruldu ki: (Her ilim sahibinin üstünde, daha iyi bilen vardır.) [Yusüf 76] Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Âlimim diyen cahildir.) [Taberânî] (Çok suâl sormaktan sakının! Sizden öncekiler, bu yüzden helak oldu.) [İ. Maverdi] (Sizi çok suâl sormaktan nehyediyorum.) [Taberânî] (Allah rızasından başka bir maksatla ilim öğrenen veya ilmini dünya menfaatine alet eden Cehenneme gidecektir.) [Tirmizî] (İlmi, âlimlerle yarışmak, cahillerle münakaşa edip susturmak ve insanlar yanında itibar kazanmak için öğrenen Cehenneme gidecektir.) [Tirmizî] Şu hâlde, lüzumsuz suâl ve başka maksatlarla suâl sormak doğru değildir. İmtihan gayesiyle karşısındakini sıkıştırmak için suâl sormak da uygun değildir. Hadis-i şerifte, (Öğrenmek için suâl sorun! Kötü maksatla suâl sormayın!) buyuruldu. (Deylemî) Suâli uygun sorabilmek, o kişinin ilmini gösterir. Hadis-i şerifte, (Güzel suâl, ilmin yarısıdır) buyuruldu. (Taberânî) İlmi, öğrenip amel etmek isteyen kimseye öğretmelidir! İlmin kıymetini bilmiyen, laf olsun diye öğrenmek isteyene, ilim öğretmek doğru olmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (İlmi, ehli olmıyana öğretmek onu kaybetmek demektir.) [İbni Ebi Şeybe] (Bazı kavimler gelecek, fakihleri, ince ve karışık meseleleri ele alacak, halkı şaşırtacaklardır. İşte bunlar, ümmetimin şerlileridir.) [Taberânî]
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Medine Sevdalisi (17.02.10), Ruh-efzâ (17.02.10) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
SUÂL: Arapça, istemek, sormak demektir. Tasavvufta çok soru sormak makbul değildir. Hz. Musa'yı , Hz. Hızır ile olan arkadaşlıktan ayıran şey, çok soru sorması olmuştur. Ayet: "Her şeyi sormayınız! Eğer işin iç yüzü ortaya çıkarsa, bu fenanıza gider... Sizden önce gelen bir toplum da onları sormuş, sonunda da sabaha kâfirler olarak girmişlerdir" (Maide/101-2). Hacı Bayram Camii'nin ilk imamı Eşrefoğlu Rumî, Hacı Bayram-ı Velî'nin damadı idi. Şöyle anlatır: "Bir gün hocam Hacı Bayram-ı Velî'ye, dünyevî bir mes'ele sordum, bana çok konuşma, meşayıh katında çok konuşmak, küstahlık olur, diye karşılık verdi. Ondan sonra, ona hiçbir şey sormadım". Sormamak, teslimiyet alametidir. Soranda teslimiyet noksanlığı vardır. Yani, susmak teslimiyettir.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Medine Sevdalisi (17.02.10), Ruh-efzâ (17.02.10) |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Sual cevap adabı - Soru cevap adabı Nasıl olmalı İslâm âlimlerinin ve velîlerin büyüklerinden Celâleddîn-i Devânî (rahmetullahi teâlâ aleyh) konuşma âdâbını şöyle anlatır:
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Medine Sevdalisi (17.02.10), Ruh-efzâ (17.02.10) |
![]() |
| Etiket |
| adâbı, sorma, sual |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Üç Sual ve Bir Cevap | Muhammed | KISSADAN HİSSELER | 3 | 05.07.10 14:45 |
| Sual? | Edeb-i Kutsi | İSTİŞARE | 16 | 05.01.10 13:42 |
| Sual: Müslüman kadının ölümü nasıl olur? | Cihad Yıldızı | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 0 | 26.05.09 07:56 |
| Sorma bana hangi aşk diye! | CaN KıRıĞı | Şiir | 0 | 09.02.09 11:11 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|