|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,916 | Üyeler: 10,668 | Online: 221 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 271
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Mesleği : Uyku Tulumunda Öğrenci
Nereden : Vizörün Arkası
Konuları : 526
Mesajlar : 5,948
Teşekkürleri: 2,509
2,500 mesajına 4,912 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Haber5 yazarı Kenan Çamurcunun şimdiki hedefi Milli Görüş Lideri Prof.Dr.Necmettin ERBAKAN oldu. işte kenan çamurcunun erbakanı hedef alan o yazısı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın ev hapsi cezasını kaldırması İslami kesimlerde genel olarak olumlu karşılandı. Gül’ün tasarrufunun toplumun genelinde de müspet karşılık bulduğuna kuşku yok. Zaten Erbakan’ın aldığı ceza, 28 Şubat müdahalesinin olağanüstü koşullarında verilmiş ve neresinden tutulsa elde kalacak bir mahkeme sürecinin ürünüydü. Konunun detaylarıyla ilgili olarak Erbakan’ın arkadaşları ve avukatları yeterince açıklama yaptığı için konunun o tarafına girmiyoruz. Gül’ün Erbakan’ı affetmesinin Milli Görüş camiasında da sevinçle karşılandığı, hatta Saadet Partisi’nin geleceğiyle ilgili karamsarlığı dağıtacak etki yarattığı görülebiliyor. Nitekim Erbakan da Gül tarafından affedilmesine teşekkür ederken yöneltilen “Onlar sizi affetti, siz de onları affedecek misiniz?” sorusuna, Erdoğan ve arkadaşlarının kendilerinin kardeşi, talebesi, evlatları olduğunu söyleyerek karşılık vermeyi tercih etti. Erbakan’ın bu cevabı, çevresinde bulunan Milli Görüşçüler tarafından coşkuyla ve “bravo” sesleri arasında alkışlandı. AK Parti’nin Milli Görüş’ten bir fraksiyon olarak ayrıldığı günlerden bu yana Erdoğan ve arkadaşlarını politik değil, ideolojik dayanaklarla itham eden Milli Görüş çevresindeki bu tutumun izahı için sorulması gereken soru, kuşkusuz Saadet Partisi’nin bugüne kadar AK Parti’ye yönelttiği muhalefetin politik mi, yoksa ideolojik mi olduğudur. İçlerinde benim de bulunduğum çok az sayıda İslamcı yazar, Milli Görüş içindeki gelişmeleri değerlendirirken, aslında durumun Erdoğan ve Gül’ü de aşan fazlasıyla karmaşık bölgesel ve küresel denkleşmelerden süzülüp geldiğine ilişkin atıflar yapmaya mecbur kalıyorlardı. Komplo teorilerini edebiyatın alanına bırakarak yaptığımız gerçekçi ve somut verilere dayalı analizlerde AK Parti iktidarının içine sürüklenmek istediği anaforlara işaret ediyorduk ve hangi uluslararası kıpırtının Türkiye’yi nasıl ilgilendireceğine ilişkin öngörülerimiz çoğunlukla da doğru çıkıyordu. Bizim açımızdan işin bu kısmının politik bir yönü yoktu ve hem Türkiye’ye, hem de İslami kesimlere giydirilmeye çalışılan elbisenin Ortadoğu’daki anlamına itirazın tek temel dayanağı da ideolojik olabilirdi. Saadet Partisi’nin 2002 seçimlerinden başlayarak yükselttiği eleştiri ve itirazların da (her ne kadar yeterince derinlikli ve içi dolu olmasa da) aynı üslubu kullanması ilk bakışta onların da politik değil, ideolojik tenkitler olduğunu düşünmemize yolaçtı. Nitekim 2007 seçimleri öncesinde, siyaseten yasaklı Erbakan’ın konferanslar yoluyla yürüttüğü seçim kampanyasında AK Parti’ye yönelttiği eleştiriler, Saadet Partisi ile AK Parti arasında ideolojik farklılık bulunduğunu vurgulayan cümlelerle doluydu. 2008 Ağustos’una geldiğimizde ev hapsi cezası affedilen Erbakan’ın bu gelişmeyi değerlendiren konuşmasında Erdoğan ve arkadaşlarını (artık) “hain”, “ABD’nin kuklası”, Batının Truva atı” vs. görmediğine, buna mukabil kardeş, talebe ve evlat olarak tekrar bağrına bastığına; Milli Görüşçülerin de bu iade-i itibarı coşkuyla karşıladığına tanık olduk. AK Parti’yi Milli Görüş’ün “değişimci fraksiyonu” tarifiyle anmış biri olarak Erdoğan ve Erbakan’ın ideolojik farklılıktan politik farklılığa yumuşak geçiş yapmasından hoşnutsuzluk duymam doğrusu. Fakat bugüne kadar AK Parti’nin küresel ilişkilerine ve ülke içinde siyaset etme biçimine ideolojik olduğu intibaı uyandıran ithamlar yönelten Milli Görüşçülerin kimseye farkettirmeden viraj almaları kolay olmayacaktır. Yok eğer bugüne kadarki itirazları ve tavırları ideolojik değildiyse de biz yanlış anladıysak çıkıp bunu da söylemelidirler. Saadet Partisi’nin şimdiye değin Erbakan’ın partinin başına dönmesini beklediğini biliyoruz. Partinin 2002 seçimlerinden bu yana kendi çelik çekirdeğinin bile oyunu alamaması, hep bu bekleyişin meydana getirdiği belirsizlik, kimliksizlik, politikasızlık ve tavırsızlık nedeniyle idi. Erbakan’ın affedilmesini kapının aralandığı bir imkân olarak gördükleri anlaşılan Milli Görüşçülerin buradan yeni bir umudu alevlendirip alevlendiremeyeceklerine bakacaklarından kuşku duymamak gerekir. Ayrıca Erbakan’ın “kardeşlerimiz, talebelerimiz, evlatlarımız” manevrasından AK Parti’nin gücünden beslenerek Meclis’e dönebileceklerine ilişkin bir ipucu çıkarmış da olabilirler. Erdoğan’ın Meclis’te dikkatleri üzerine çekecek, bir tür mıknatıs görevi üstlenecek ve merkez sağdaki kendi partisinin işini rahat yapmasına destek verecek Milli Görüş varlığı için Saadet Partisi’ni Meclis’e sokmaya razı olacağını düşünen vardır mutlaka. Bu bir yandan teşkilatların mali kaynaklarla buluşmasının yeniden mümkün olma ihtimaline, öte yandan sıralarının gelmesini bekleyen bazı profesyonel milletvekillerinin tekrar milletvekili koltuğuna dönme fırsatı nedeniyle içi içine sığamaz hale gelmesine yolaçmış olabilir. Zaten Erdoğan’ın Milli Görüş mensuplarını ihalelerde hiç ihmal etmediğini, Saadet Partili politikacıların AK Partili arkadaşlarıyla olan irtibatlarını hiç kaybetmediklerini öteden beri biliyoruz. Bütün bunlar politikanın cilvegâhında olağan ve doğal işlerdendir. Fakat bir mesele hâlâ yerinde durmaya devam ediyor. O da şudur: Ancak ideolojik dünya görüşüyle kavranması ve analiz edilmesi mümkün kimi sorunların tespiti ve çözümünde ön açıcı olması umulan Milli Görüş eğer bugüne kadar politik davrandıysa şimdi tutum değiştirdiğinde onun bıraktığı rolü kim üstlenecektir? AK Parti iktidarı ile Müslümanların toplumsal değişimi arasında kurulan doğrudan ilişki ancak ideolojik derinlik, kavrayış gücü ve üslubuyla ele alınabiliyorsa bu işi bundan böyle hangi zeminde yapmak mümkün olabilecektir? Milli Görüş’ün muhalif tavrı nedeniyle İslami kesimin muhalif seslerinin kendisini ifade edebildiği zeminler, eğer Saadet Partisi politik tutum içindeyse ve artık onu değiştiriyorsa bütünüyle ortadan kalkmayacak mıdır? Ya da kalkacak mıdır? Mesela tam bu noktada en sıcak örnek, haber5.com’un, uzun zamandır aksatmaksızın yazılarımı iktibas ediyorken bugün (24 Ağustos 2008) itibariyle haber vermeksizin buna son vermesi acaba muhalif seslerin kendini ifade edeceği Milli Görüş zeminlerinin bundan böyle politik koşullar gereği muhaliflere kapatıldığı anlamına mı geliyor? Pek bilinmez ama, AK Parti’ye yönelik eleştirilerime söyleşiler yoluyla yer ayıran Milli Gazete, aslında gerekçe göstermeksizin yazılarımı yayınlamayan bir gazetedir. Gönderdiğim bir iki yazı yayınlanmayınca ben de yazı göndermeyi kesmiştim. Herhalde AK Parti ile başlayan bahar havasından sonra bu ihtimal tamamen ortadan kalkmış oluyor. Galiba bütün bu olan bitenden sonra geriye özgür, bağımsız, eleştirel ve derinlikli mecra olarak bir tek fikritakip.com kalacak. Farklı sesleri ve eleştirel sesimizi buradan duyurmaya devam edebileceğiz. Derdimiz ve niyetimiz başkaları gibi husumet değil şüphesiz. AK Parti iktidarının politikalarını tenkit ederken gerekçelerimizi, dayanaklarımızı, analizlerimizi ve önerilerimizi serdetmediğimiz hiçbir eleştiri yazmadık. Özellikle de AK Parti iktidarı döneminde küresel etkilerin İslami kesimde meydana getirdiği mali, ahlaki, kültürel, toplumsal ve entelektüel fesadın (yozlaşmanın) değerlendirilmesine, iktidara yönelik siyasi tenkitlerden çok daha fazla önem verdik. Burada olaylara ideolojik gözle baktığımız doğrudur. O ideoloji ve dünya görüşü de geleneksel dinî ve kültürel sürekliliğimizi, modern zamanların politik, kültürel ve teknolojik tahakkümünün sınır tanımaz saldırganlığına karşı koruma güdüsüdür. Bu çaba AK Parti’nin iktidarını ve siyasi varlığını aşan bir görüş mesafesini ifade ediyor. O nedenle AK Parti politikalarına yönelik kısa mesafeli eleştirilerimiz ile, bu dar alanı fazlasıyla aşıp geçen uzun soluklu tenkitlerimizi birbirine karıştırmamak icap eder. İslami kesimdeki değişim ve dönüşümü konu alan değerlendirmelerimiz içinde bu nedenle Milli Görüş’ün sosyo-politik gövdesi de mutlaka yeralmalıdır. Milli Görüş’e ilişkin eleştiri ve önerilerimiz arasında meselenin siyasi olmadığını, toplumsal bünyenin yeni bir ihya hareketi olarak yeniden inşa edilmesi gerektiğini bu nedenle söyledik. Milli Görüş’ün AK Parti iktidarıyla ilişkili kimi durumlara yönelttiği doğru eleştiriler eğer ideolojik değildiyse ve uygun koşullar oluştuğunda geri çekilebilecek politik tavırlar olarak ortaya konduysa keşke o eleştiriler politik manevranın konusu yapılmasaydı diyebilmeliyiz. Erbakan’ın “kardeşlerimiz, talebelerimiz, evlatlarımız” tavrı o eleştirileri geri çekmeyle sonuçlanırsa bunun Milli Görüş camiasında hayal kırıklığı yaratması gerekir. Fakat bu konuda ümitlenmemek lazım geldiğinin ilk karinesi, Erbakan’ın büyüklük göstermesi olarak nitelenen o tavrın Milli Görüş çevrelerinde meydana getirdiği coşku ve umuttur. Önümüzdeki günlerde, Milli Görüş’ün hakikatin her halükârda ifade edilmesine sahip çıkan ideolojik tutumunu sürdürüp sürdürmeyeceğini göreceğiz. Ya iktidardan olma pahasına bu tavır devam edecektir, ya da iktidar uğruna bu tavırdan vazgeçilecektir. Bu sonuncusu bugün AK Parti iktidarında geniş İslami kesimlerin zaten yaptığı şeydir, orijinal bir tarafı yoktur ve Milli Görüş’ün de o akıntıya kapılması mevcut süreçte herhangi bir farklılık yaratmayacaktır. |
|
| Etiket |
| aldı, Çamurcu, çamurundan, erbakanda, kenan, nasibini, nun |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|