| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 200 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » AKADEMİ GRUBU » Kitap Gündemi »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13.06.09, 13:13   #1
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart Davetçiye Notlar Bölüm 2

Selamun aleykum,

Davetçiye notlar adlı kitabın 2. bölümü ile alakalı değerlendirmeleri bu başlık altında yapacağız.

İlk bölümle alakalı değerlendirmelerini yapmayanlar, yapabilirler hatta yapsınlar.

Kitabın 3. ve 4. Bölümleri toplam 30 sayfa olup bitirilmesi için Cumartesi gününe kadar süre tanınmıştır.

2. kitap için öneriler başlığındaki adaylardan Pazartesi saat 12de açılacak ve Salı 19.00 tamamlanacak anket ile akademi gurubunun takip edeceği ikinci kitap ilan edilecektir. Bu açıdan anket süresinde üyelerin anketi oylamaları önemle rica olunur.

İkinci bölümün konusu korumamız gereken imanı vasıflardır.Bu vasıflar:
1. Tevbe edenler
2. İbadet edenler
3. Hamd edenler
4. Seyehat edenler
5. Rüku ve Secde edenler
6. İyiliği emreden ve Kötülükten men edenler
7. Allahın sınırlarını koruyanlar
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.06.09), intifada-AGD (13.06.09),  (16.06.09), Muhammed (21.06.09)
Alt 13.06.09, 13:31   #2
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

‘’Yapmayacağınız şeyleri niçin söylersiniz? Yapmayacağınızı söylemeniz, en şiddetli bir buğzu davet etmiş olmaktır’’


Allah davetçiye açık bir uyarıda bulunmuştur.Ayetin yapamayacağınız değil de yapmayacağınız olarak gönderilmiş olmasında esrarın var olabileceğine dikkat etmek istiyorum. Bu ayet kısır olan bir kimsenin başkasına onun çocukları ile ilgili iyi muamele telkin etmesini engellemez. Ancak, kendi imkanı varken sistemli bir şekilde yapmayı reddettiği şeyleri başkasına değişik duygularla anlatmasını yasaklar. Kaldı sistematil red söz konusu ise zaten layıkı ile bir tebliğ o konuda mümkin değildir.

''Küçük günahlardan sakının çünkü onlar bir kişide toplandılar mı onu helak ederler.''


efendimizin bu tavsiyesi günümüzde maalesef diğer tavsiyeleri gibi tutulmamaktadır.

Veysel karani hazretleri Harem bin Hayyana mevzu ile alakalı şöyle tavsiyede bulunmaktadır:

'' Günahın küçüklüğüne değil, onunla asi olmaklığın büyüklüğüne bak.Günahını küçük tutarsan, onu yasak edeni küçüktutmuş olursun.Onu büyük tutarsan Rabbini küçük tutmuş olursun.''

Bu açıdan günümüzde yaygın olan ha bir eksik ha bir fazla mantığı son derece yanlıştır ve müslümanların beynine bir ur gibi yerleşmiş belki de onların iflasına sebeb olacaktır.

üstad bediüzzaman meseleyi şöyle özetlemiştir.


''Günah işlemekle kafir olunmaz ama her günahda küfre giden bir yol vardır.''

''Müminin işine hayret edilir, tüm işleri onun için hayırlıdır.Şayet bollukta yaşarsa hamdeder, darlıkla karşılaşırsa sabreder her halükarda kazançlıdır''


Sanıyorum ki hamdedemediğimiz için elimizdeki nimetler alındı, sabredemediğimiz için de geri verilmiyor

Son söz olarak:


''İnananlar gevşemeyin, mahsun olmayın, gerçekten inanmışsanız üstünsünüz.''


__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)

Konu el Büğdüzi tarafından (13.06.09 Saat 13:33 ) değiştirilmiştir..
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.06.09), intifada-AGD (13.06.09),  (16.06.09), muallim (19.06.09), ubudiyet (15.06.09), yusufsunetci (17.06.09)
Alt 16.06.09, 23:08   #3
yusufsunetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 342
Üyelik tarihi : 31-08-2008
Mesleği : öğretmen
Nereden : Viranşehir, Şanlıurfa
Konuları : 74
Mesajlar : 1,572
Teşekkürleri: 2,554
706 mesajına 1,301 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 yusufsunetci is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Online

Standart

İKİNCİ BÖLÜM: DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN İMANİ ÖZELLİKLER

Önce uyarıyla giriş yapılmış:

Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip bizzat kendinizi unutuyor musunuz? Akıl etmiyor musunuz? (Bakara-44)

De ki: "Ameller bakımından en çok ziyana uğrayacakları size haber verelim mi? Onlar, dünya hayatında(ki) bütün çabaları boşa gittiği halde kendilerinin iyi iş yaptıklarını sanırlar. (Kehf-103-104)

Sonra da aşağıdaki ayeti incelemiş:
Allah, Allah yolunda çarpışıp öldüren ve öldürülen mü'minlerden, karşılığı cennet olmak üzere, mallarını ve canlarını satın almıştır. Bu O'nun üzerine, Tevrat, İncil ve Kuran’da vadedilmiş olan bir haktır. Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterebilen kim vardır? Şu halde yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte büyük kurtuluş budur. Allah'a tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, yeryüzünde dolaşanlar, rükû edenler, secde edenler, iyilikle emredenler, kötülükten sakındıranlar, Allah'ın koyduğu sınırları gözetenler! İşte bu mü'minleri müjdele! (Tevbe-111-112)

Burada müjdelenen kişileri inceleyelim:

1. Tevbe edenler:

İslam âlimleri her günahtan sonra Tevbe etmenin vacip olduğunu söylemiştir. Tevbenin kabulü içinse 3 şart vardır: günahı terk etmek, pişman olmak, bir daha o günahı işlememek.

Yani sadece “estağfirullah” demekle Tevbe edilmiş olmuyor. Ama tevbeni de bozmuşsan “Bir daha Tevbe etmeyeyim. Zaten tutamıyorum tevbemi…” demek de olmaz.

2. İbadet edenler:

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıklarında mü'minlerin sözleri "Duyduk ve itaat ettik" demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır. (Nur-51)

Bu ayet bütün işlerin İslami teraziyle ölçülmesini ve şeraite göre değerlendirilmesini kesin olarak istemektedir. Yine bu ayet, özel genel bütün davranışların Allah'ın kulları için gönderdiği şeri ölçülere göre düzenlenmesini emretmektedir. Bu genel ölçü içerisinde hayatımızın her safhasının ibadet haline gelmesi mümkündür. Böylelikle uyku, yeme, içmei çalışma, evlenme, öğrenme, öğretme vs. hepsi Allah’ın razı olduğu istikamet üzere olduğu müddetçe birer ibadet şekline dönüşür.

Çalışmak da ibadet diyenlere... Çalışmanın ibadet olması için diğerlerinin de tam olarak yapılması gerekir. Çalışmak namazı terk etmek için bir mazeret değildir.

3. Hamd edenler:

Hidayet ve iman nasip olan bu davetçilerden daha çok şükretmesi gereken bir başkası var mıdır?

Sadece namaz kılmakla iş bitmiyor. Müslümanın şuurlu olması gerekir. Ne yaparsa ne olacağını, işin nereye gideceğini düşünmesi gerekir. Ebu hanifeye göre fıkıh denen şey de budur: “Kendi yaşamıyla ilgili şeyleri (faydasını, zararını, nasıl davranması gerektiğini) bilmesi…” Böyle olmayanları da böyle olmaya davet etmelidir. Eğer bir Müslüman bu şuura erişmişse o şükretmesin de kim şükretsin…

4. Seyahat edenler:

Seyahatten kasıt boş boş gezmek değil tabi ki…
Hem Allah'ın yaratma sanatını görmek ve düşünmek için gezmek (ki bu konuda Harun Yahya’nın videoları tavsiyemdir.), hem de eski ümmetlerin başına gelenleri görüp ibret almak için gezmek…

Sizden önce değişik düzenler gelip geçti. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonları nasıl olmuş bir bakın. Bu, insanlar için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir delil ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüttür. Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz. (Al-i İmran-137-139)

Şu kainatı ibretle seyre çıkan gözler, hayret nazarıyla geri dönmeye mahkumdur. (Bediüzzaman)

5. Rükû ve secde edenler:

Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverişin Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymadığı adamlar (O'nu tesbih ederler). Onlar kalplerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar. (Nur-37)

Selef-i salihinin başarıları, daveti yaymaktaki gayretleri, Allah'a bağlılıkları, dinine sımsıkı sarılmaları ve değil sadece farz olan ibadetleri, aynı zamanda nafilelere önem vermeleri sayesinde olmuştur.

Kitabın giriş bölümünde de geçtiği gibi: “ Davetçi başkalarını düzeltmek için ayırdıkları vakitten daha fazlasını kendilerine ayırmalıdırlar.” Bu hem o kişinin samimiyetini gösterir, hem de diğerlerine örnek olur…

“En güzel nasihat, iyi örnek olmaktır.” (Malcolm X)

6. İyiliği emreden ve kötülükten alıkoyanlar

İyiliği emretmek ve kötülüklerden alıkoymak. İslami hareketin sorumluluğundan önce bu bir Rabbani görevdir.

Üniversitedeki “sınıf toplantıları” şeklinde kavramlaştırılmış faaliyet. Sınıf toplantıları anlatılırken hep şunu söylerlerdi:
“Eğer AGD olmasa, sen o sınıfta bir şeyler bilen birisi olarak, o bildiklerini diğerlerine bildirmekle zaten sorumlusun. Bu senin imanın bir gereğidir. Bizim yaptığımız sadece bu işi sistemli ve raporlu hale getirmek…”

(Bu arada Lübnan’daki İslami hareketle bizim derneğin faaliyetlerindeki fikir görüldüğü gibi aynı… Ama ne gariptir ki, Filistin’de Hamas’ın, Lübnan’da İslami hareketin, Mısır’da İhvan-ı Müslimin’in haklı olduğunu söyleyenler nedense aynı zihni ve birçok yönden aynı faaliyetleri yapan Milli Görüş’ün haksızlığını ileri sürüyorlar…)

Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin. Ona gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir. Bunun dışında kalanların kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur. (Hadis)
Kalpte hardal tanesi kadar imanın olması için bir şey yapamasa bile en azından haksızlık karşısında kalbin rahatsız olması ileri sürülürken, peki bu haksızlığı yapanlarla beraber olanların durumu nedir? Açıkçası bir şey diyesim gelmiyor…

İsrailoğullarında ortaya çıkan ilk kusur şuydu: birisi diğeri ile karşılaştığında ona “Allah'tan kork, bunu yapma, uygun değildir.” Derdi. Ancak aynı hareketi ertesi gün yine aynı adamda gördüğü halde beraber oturup yiyip içtiklerinden engellemede bulunmazdı. Böyle devam ettiklerinden kalpleri birbirine benzer duruma geldi. Sora şu ayeti okudu: İsrailoğullarından inkâr edenler Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, başkaldırmaları ve sınırı aşmaları sebebiyledir. Onlar işledikleri bir kötülükten birbirlerini alıkoymaya çalışmıyorlardı. Yaptıkları ne kadar da kötüydü! (Maide 78-79) Sonra şöyle devam etti: Hayır! Allah’a yemin ederim ki, iyiliği emredip kötülükten men edeceksiniz, zalimin elinden tutup onu hakka götüreceksiniz. Böyle yapmazsanız Allah kalplerinizi birbirine benzetecek ve onlara lanet ettiği gibi size de lanet edecektir. (Ebu Davut)

“Allah'ın dinini yaşayanlar ile yaşamayanlar bir gemide yolculuk yapan insanlara benzer. Bir kısmı altta bir kısmı da üstte oturan bu insanlardan altta oturanlar sularının üst kattakilerden almaktadırlar. Alt kattakiler yukardakilerini rahatsız etmeyelim düşüncesiyle geminin altında bir delik açmak istediklerinde eğer buna üsttekiler engel olmazlarsa onlarla birlikte batar giderler. Fakat buna mani olurlarsa kendileri gibi onları da kurtarmış olurlar.” (Buhari)

Yani; bazı insanlar iyilik yapıyorum zannıyla da kötülük yapabilirler. Bunları da engellememiz gerekir. Ayrıca bu insanlara engel olmamız hem dinimizin bir gereği, hem de bizim daha rahat yaşayabilmemiz için bir gerekliliktir.

7. Allah'ın yasalarına özen gösterenler

Allah'ın yasalarını korumak için davetçinin hayatının dengeli bir şekilde iki çizgi üzerinde olması gerekir:
a) Allah'ın yasalarını kendi hayatlarında ve mümkün olduğunca çevrelerinde korumalıdırlar.
b) Allah'ın yasalarını uygulamakla onlara özen gösteren İslami bir devletin oluşması için çalışmaya devam etmek gerekir. Bu ise bütün hedeflerin gerçekleşmesi veya bu yolda şehit oluncaya kadar devam etmekle mümkün olur.

Bu konuyu Seyyid kutup yoldaki işaretler adlı eserinde çok güzel işliyor.

De ki: "Benim namazım, ibadetlerim, yaşamam ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi olan Allah içindir." (Enam-162)
__________________

Rahman ve Rahim olan Allah'ın aşkıyla...




MG Akademi Grubu Kitap Ekibi

"Okumak, özgürlüğe uçmaktır." (Aliya İzzet Begoviç)




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


.
View yusufsunetci'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için yusufsunetci kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (16.06.09), el Büğdüzi (17.06.09),  (16.06.09), muallim (19.06.09), ubudiyet (17.06.09)
Alt 26.06.09, 23:50   #4
leyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 328
Üyelik tarihi : 11-08-2008
Mesleği : Kendini öldüren bir akrep, yangın ortasında !
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 497
Mesajlar : 5,021
Teşekkürleri: 9,605
2,906 mesajına 5,993 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 leyya is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

DAVETÇİYE NOTLAR
İKİNCİ BÖLÜM:
''De ki:Size (yaptıklarına) işler bakımından en çok ziyana uğruyanları bildiriyim mi?Bunlar iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.(Kehf 103-104)''
''Kıyamet gününde hakiki zarara uğruyanlar, bütün dünyayı kazanmış olsalar bile nefislerini perişan edenlerdir.Kıyamet gününde gerçek kazançlılar ise bütün dünyayı kaybetseer bile nefislerini ihmal etmeyenlerdir.''
''Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.(Saff-3)''
''Muhammed (s.a.v.) Rabbine tövbe etmekten hiç çekinmemiş ve şöyle buyrmuşur: Ey insanlar Allah'a tövbe edin ve bağışlanma isteyin.Ben bile günde yüz defa Allah'a tövbe ediyorum.(Müslim)''
''Nassın bulunuduğu yerde içtihadın, şeriatın buyruğunun olduğu yerde kafadan atmanın, Allah'ın hükmünün bukunduğu yerde görüş belirtmenin mantığı yoktur.''
''Müminin hali ne hoştur.Onun bütün işlerinde hayır vardır.Bollukta şükreder, bu onuniçin hayır olur.Bir musibte uğrayınca da sabreder ki, bu da onu için bir hayır olur.Bu durum müminlerden başka kimsede yoktur.''
''Başlangıçta nimet ondanve sonuçta mükafat da yine ondandır.''
''Selef-i Salihinin başarıları, daveti yaymaktaki gayretleri, Allaha bağlılıkları, dinine sımsıkı sarılmaları ve değil sadece farz olan ibadetleri, aynı zamanda nafilelere önem vermeleri sayesinde olmuştur.''
''Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, ona gücü yetmezse dili ile düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.Bunun dışında kalanların kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur.''
__________________
RABBİM;
BANA ŞEHADETİ NASİP EDECEK AMELLER NASİP EYLE!
(amin)




Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.
Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun.
Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn,
Bir cami eşiğine yatıversem diyorum
-Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum!
Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun;
Bu akşam, artık seni anmayan İstanbul`un
Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum.

Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum.
Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık,
Sana az daha yakın yaşamak için artık,
Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum.





Parende'sinin Hamuş'u ...(:



Cemaziyel'Ahir Ayı Hatm-i Şerif-i

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]






CtLk İkili

EliF
View leyya'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için leyya kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (26.06.09), el Büğdüzi (27.06.09)
Alt 27.06.09, 23:37   #5
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,304
Teşekkürleri: 24,279
9,025 mesajına 19,445 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Dikkat Etmemiz Gereken İmani Özellikler

"Sizler Kitab'ı okuduğunuz halde insanlara iyliği emredip kendinizi unutuyor musunuz?Aklınızı kullanmıyor musunuz?(Bakara ,44)

Kıyamet günü gerçek kazançlılar ise bütün dünyayı kaybetseler bile nefislerini ihmal etmeyenlerdir.Hak ölçüsüne göre gerçek ihsan sahipleri;öncelikle kendi nefislerine iyilik edenler ve öncelikle kendilerini ateşten koruyanlardır.

"Kıyamet gününde kişi getirilip ateşe atılır.Bağırsakları karnının dışına çıkar ve eşeğin değirmen taşının etrafına döner.Cehennemlikler etrafına toplanır ve "Ey falan!Sen iyliği emredip,kötülüklerden alıkoymaya çalışmazmıydın?"O da:"Haklısınız ben iyliği emreder,fakat onu yapmazdım.Kötülüklerden sakındırmaya çalışır ancak,onu ben yapardım"der.

1-Tövbe Edenler

İslam alimleri her günahtan sonra tevbe etmenin vacip olduğunu söylemişlerdir.
İşlenen günah kul ile Allah arasındaki bir konu ise tövbenin kabulu için üç şart vardır:

a)Günahı kesinlikle terketmek
b)Pişman olmak
c)Bir daha o günahı işlememek

2)İbadet Edenler

Nassın bulunduğu yerde içtihadın,şeriatın buyruğunun olduğu yerde kafadan atmanın,Allah'ın hükmünün bulunduğu yerde görüş belirtmenin mantığı yoktur.

"Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıklarında mü'minlerin sözleri "Duyduk ve itaat ettik" demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır. "(Nur-51)

3) Hamd Edenler

Hidayet ve iman nasip olan bu davetçilerdendaha çok şükretmesi gereken bir başkası var mı?

Allah'ın dinine çağıran davetçiler bollukta darlıkta,kolaylık ve zorlukta hamd etmeleri gerekir ki Rasulullah'ın şu hadisindeki her iki anlam da gerçekleşmiş olur."Müminin hali ne hoştur.Onun bütün işlerinde hayır vardır.Bollukta şükreder,bu onun için hayır olur.Bir musibete uğrayınca da sabreder ki,bu da onun için bir hayır olur.Bu durum müminlerden başka kimsede yoktur."

4)Seyahat Edenler

Davetçinin varlıklar aleminde ,uzayda ve gezegenlerde seyahat edip Allah'ın büyüklüğünü,gücünü anlayarak daha çok ibadet etmelerine ne kadar da çok ihtiyaçları var..

Davetçi salih kimselerin hayatlarını ve selef-i salihinin büyüklerinin yaşantılarını öğrenmek için tarihi bir seyahat yapıp,onların bu kutlu mücadelede karşılaştığı zorlukları ve bunlara gösterdikleri sabırlarını göstermeye ne kadar da ihtiyaçları var...

Davetçilerin sürüp giden hak batıl mücadelesinde seyahat edip,İslam'ın çelik gövdesi karşısında batılın saltanatının ve tuzağının nasıl eriyip gittiğini ve şeytani düzenlerin bir anlık olduğunu,buna karşın İslami kuralların kıyamete kadar devam edeceğini anlamaya ne kadar da ihtiyacı var.

"Kulları içinde ancak alimler Allah'tan (gereğince )korkar."(Fatır,28)

4)Rüku ve Secde Edenler

Selef-i salihinin başarıları,daveti yaymaktaki gayretleri,Allah'a bağlılıkları,dinine sımsıkı sarılmaları ve değil sadece farz olan ibadetleri,aynı zamanda nafilelere önem vermeleri sayesinde olmuştur.

Mısır'ın fethinde gecikmesine hitaben Amr İbnu'l-As'a gönderdiği mektupta Hz.Ömer şöyle diyordu:
"Mısır'a gecikmesine şaşıyordum.İki yıldır savaşıyorsunuz.Bunun sebebi günahlarınız ve düşmanlarınız gibi dünyayı sevmekten başkası değildir.Allah ancak bir milletin niyetindeki samimiyetinden dolayı yardım eder."

6)İyliği Emreden Ve Kötülükten Alıkoyanlar


İyiliği emretmek ve kötülüklerden alıkoymak islami hareketin sorumluluğundan önce bu bir Rabbani görevdir.

"Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin. Ona gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir. Bunun dışında kalanların kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur. "

Davetçiler ,iyliği emretmede ve kötülüklere engel olmada en önemli şartın insanları insanları davet ettikleri şeylerde,kendilerinin örnek olmaları gerektiğini bilmeleridir.Eğer hareket söze uymuyorsa yapılan iş boşa gider ve Allah korusun mükafat yok olur.

7)Allah'ın Yasalarına Özen Gösterenler

Allah'ın yasalarını korumak için davetçinin hayatının dendeli bir şekilde iki çizgi üzerinde olması gerekir.

a)Birinci çizgi:Allah'ın yasalarını kendi hayatlarında ve mümkün olduğunca çevrelerinde korumaya gayret etmelidirler.

"Helal bellidir,haram bellidir.İkisi arasında şüpheli şeyler vardır ki insanlardan çoğu bunu bilmezler.Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa dinini ve namusunu korumuş olur.Şüpheli şeyler içerisinde dolaşan kimse ise harama düşebilir.
Bu aynen bir koyunun etrafında hayvan otlatan çobana benzer ki,onun koruluğa tecavüz etmesi kaçınılmazdır.Dikkat edinher melikin bir koruluğu vardır.Uyanık olun Allah'ın koruluğu da haram kıldığı şeylerdir.Dikkat edin bedende bir te parçası vardır ki o düzeldiğinde bütün beden düzelir.O bozulunca bütün bedenbozulur.Uyanık olan kalp işte o kalptir."
(Ahzab,36)

b)İkinci çizgi:Allah'ın yasalarına özen gösterilmesi için bütün gücünü kullanmaktır.
Yani Allah'ın yasalarını uygulamakla onlara özen gösteren İslami bir devletin oluşması içn çalışmaya devam etmek gerekir.
"Hayır Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duynaksızın onu tam anlamıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar."(Nisa,65)

Müslüman önce kendini düzeltmelidir.
Müslümanların bir bedenin parçaları olduğu düşünülürse bir yerde başlayan bozulma tüm vucüdda görülür.
Bedenin başkenti olan kalpte başlayan düzelme ve iyileşme yavaş yavaşta olsa tüm bedene yayılır..


__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
el Büğdüzi (28.06.09)
Cevapla

Etiket
bölüm, davetçiye, notlar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:23 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.