|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,903 | Üyeler: 10,668 | Online: 200 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| KÜLTÜR - SANAT - EĞİTİM Kendi Kültürümüzden ve Hârika Sanat Eserlerimizden Ne Kadar Haberdârız??? |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Hukuk demek, kanun demek değildir. Hukuk fakültesinde öğrenciyken rahmetli Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, sınıfta, bize bir 'Larousse Mehmet' hikayesi anlatmıştı. Mehmet adında bir arkadaşı Fransızca öğrenmek için, Fransızların o ünlü Grand Larousse Ansiklopedisinin ciltlerini (sanırım 24 cilttir!) önüne çekmiş, ilk cildinin ilk maddesinden başlayarak ezberlemeye koyulmuş. Larousse'u baştan sonra ezberlerse, Fransızca öğreneceğini sanıyormuş Mehmet... Velidedeoğlu hoca da, Medeni Hukuk'u öğrenebilmek için, Medeni Kanun'u ezberlemenin bir anlamı olmayacağını; çünkü nasıl Fransızca öğrenmek Grand Larousse'u baştan sona hatmetmek demek değilse, Medeni Hukuk'u öğrenmenin de Medeni Kanun'u ezberlemek anlamına gelmediğini söylemişti... Rahmet istedi! Şimdi bunu neden hatırladım? Bu, acaba 'ezberci eğitim' dediğimiz yanlış ve sakîm eğitimin bize dayattığı bir şey olmasın? Ezberlemenin, din eğitiminin bir gereği olduğundan, dolayısıyla da ezberci eğitimin dinî eğitimin 'olmazsa olmaz' koşulu sayılmasından mıdır yoksa? Dinî eğitimin kural ve yöntemlerinin, seküler eğitim alanına taşınmasının sonucu mudur, ezberci eğitim? Eğer böyleyse, mesele, din eğitiminin de sadece ezberlemekten ibaret olduğu gibi fevkalade vahim bir Skolastik hatadan kaynaklanıyor. Nasıl ki bir dili öğrenmek, bir hukuk düzenini öğrenmek, sadece o dilin lügatini veya o hukuk düzeninin kanunlarını ezberlemekten geçmiyorsa, bir dini öğrenmek de o dinin kutsal kitabını ezberlemekten geçmiyor. Bir dil sadece onun lügatine (sözdağarına), bir hukuk da, sadece onun sözdağarı sayılabilecek olan kanun maddelerine indirgenemiyorsa, bir din de sadece onun kutsal kitabının lafzına indirgenemez. Din ve kanunlar, onların lafızlarından, lafızlarının ezberlenmesinden ibaret değildir çünkü. Kanunların bir 'mana'sı, bir ruhu olduğu gibi, kutsal kitabın da bir ruhu, bir manası vardır. İslam'da tefsir ve te'vil geleneği de, kutsal kitabımız olan yüce Kur'an-ı Kerim'in sadece lafızdan ibaret olmadığını gösterir. Dolayısıyla, bugün seküler eğitim alanında sıkça görüp şikâyetçi olduğumuz ezberci eğitimi, din eğitiminin Skolastik yani ezberci, yöntemlerinin seküler alana bilinçdışı bir kalıntı (survivance) olarak taşınması ile açıklamak asla doğru değildir. Çünkü İslam veya herhangi bir semavî din, kutsal kitapların ezberlenmesi ile ne yetinmiştir ne de din bu ezberle hayata geçirilmek imkânını bulmuştur. Şunu söylemek istiyorum: Din, asla ezberci ve Skolastik bir disiplin değildir. Yüce kitabımızın bizi sürekli 'taakkul ediniz!' diye uyarması bundandır. Elbette ve ancak, Kitab'ın lafzı ile ruhu arasında bir çelişkiye düşmeden!.. Bakınız, aslında ezbercilik, bana göre elbet, Skolastik düşüncenin değil, tam tersine, Aydınlanma (evet, Aydınlanma!) düşüncesinin bir veledizinasıdır. Nasıl mı, şöyle: Büyük Fransız filozofu Jean-Paul Sartre'ın ilk romanı 'La Nausée'nin ('Bulantı') kahramanı Roquentin, Marquis de Rollebon adında bir tarihî şahsiyet üzerine araştırma yapmak üzere halk kütüphanesine gitmektedir. Orada, sürekli olarak kitap okuyan birine rastlar ve merak eder. Hangi amaçla oradadır ve niçin sürekli alfabetik bir sırayla dizilmiş olan kitapları, o sıraya göre okumaktadır? Romanda 'Otodidakt' ('kendi kendini yetiştiren') adıyla anılan bu tip, Lucien Goldmann'ın 'Aydınlanma Felsefesi' kitabından alıntılayarak söylersem, 'hicvedilen' ('satiric')' bir karakterdir. Goldmann, 'Otodidakt' karakterine yöneltilen hicvin, dikkat edilsin, 'Aydınlanmanın temel inançlarından birine' karşı olduğunu söyler. Goldmann, Aydınlanma'nın bu temel inancını şöyle dile getirir: 'Bilginin, ansiklopedi ve sözlükler aracılığıyla alfabetik olarak düzenlenmiş bölümler içinde aktarılabileceği inancı...' Görülüyor: Hıfzı Veldet hoca'nın Fransızcayı 'Grand Larousse' Ansiklopedisini 'A' harfinden başlayarak' ezberleyince öğreneceğini zanneden Larousse Mehmet'i ile bilgiyi, kütüphanede alfabetik sırayla dizilmiş kitapları 'A' harfinden başlayarak o sırayla okuduğunda elde edeceğini zanneden 'Otodidakt'ı arasında hiç fark yok! İkisi de, Skolastiğin değil, Aydınlanma ansiklopediciliğinin kurbanı! hilmi yavuz
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
| Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür edenler: | erva (14.06.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 71
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 84
Mesajlar : 1,389
Teşekkürleri: 1,755
546 mesajına 789 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
maalesef giderek gelişen sekülerizm kişileri piyon haline getirmekte başarılı bir yazı Allah razı olsn |
|
|
![]() |
| Etiket |
| aydınlanmanın, bir, değil, düşüncenin, eğitim, ezberci, skolastik, sonucudur |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|