|
| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,907 | Üyeler: 10,668 | Online: 206 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| KÜLTÜR - SANAT - EĞİTİM Kendi Kültürümüzden ve Hârika Sanat Eserlerimizden Ne Kadar Haberdârız??? |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
...Ve Rachel Corrie sahnede O Rachel Corrie; öyküsü, daha çok anlatılacak. Daha çok şarkılar bestelenecek. Hayatı oyunlaştırılacak, film olacak. Daha çok isme ilham olacak. Ve daha çok konuşulacak. 'Benim adım Rachel Corrie' dün gece, İstanbul'da sahnede yaşadı. 28 Ocak 2011 Cuma - 15:02 Rachel Corrie, ABD'li insan hakları eylemcisi. Siyonist İsrail'in, işgal ettiği Filistin topraklarında evlerin yıkımına ve insanların öldürülmesine karşı durduğu/olduğu için, buldozer ile ezilerek öldürüldü. Rachel Corrie, adanmışlığı ve azmi ile ilk kez Türkiye'ye geldi. Çocukluğundan bu yana yazdığı günlüklerinden esinlenirek tiyatroya uyarlanan "Benim adım Rachel Corrie" dün İstanbul'da, Muammer Karaca Tiyatrosu'nda, seyirci ile buluştu. Rachel'in kendi hikayesini kendisinin anlattığı, kaleminden günlüklerine dökülen oyunda; yaşadığı Dünya'ya farklı bakan, onu umursayan, değişen ve onun için etkin olmaya çalışan genç bir kadın yaşadı dün akşam sahnede. Fallara inanmaz ama burcu Koç. Ve Çin astrolojisine göre Koyun. Zaten Rachel'de kuzu demek. Ama onun "karnında bir ateş var" Şair ve yazar olmaya karar verdiği gün, yaşadığı şehirde de kalmaya karar vermiş gibi! Kararından sonra, artık, "Yazdıklarının beğenilip beğenilmemesi, karnının doyup doymaması, onunla dalga geçip geçmeyecekleri önemli değil". İçinde sınırsız ve sonsuz ateş. İçinde yangın. İçinde koca bir soluk. ÖLMEDEN ÖNCE TANIŞMAK İSTEDİĞİ BEŞ KİŞİ Sesi güzel olsa gerek ki Rachel, beste yapmayı seviyormuş. Bestelerinden biri şöyle: "Doğduk yanlız, öldük yanlız. İnsan ıssız, yapayalnız. Haykır gerçeği geceye. Sonra izin ver sessizliğe . Korkma korkma kendini dinle. Yaşamak zor. Yaşamak bu işte. Haydi koş korkma hiçbir şeyden, hayat bu işte. Korkma korkma git öteye. Ölmek zor. Ölmek bu işte." Ölmeden önce tanışmak istediği 5 kişi varmış Rachel'in: Kimilerine göre deli, kimilerine göre dahi Salvador Dali, Ünlü usta Karl Yan, Siyahilerin kaderini değiştirmiş kişi Martin Luter Kin, John Kennedy ve "Napolyon'un yavuklusu Josefin" SONSUZA KADAR SEVECEĞİ BEŞ KİŞİ Rachel Corri, her yıl açlıktan ölen 40 bin çocuğu seviyor ama sonsuza kadar seveceği de 5 kişi varmış: Şair Raymen Diko, "Tek kurtarıcı İsa", Büyük şair Li Komins, gremer kurallarını alt üst eden yazar Gerhurt Suthaya, uzun suratlı kadın yazar Zelda Mıssore ve bir de onların dışında Carly Çaplin. 'BİLİNMEYEN YERLERLE İLGİLİ GERÇEK BİLGİLERİ ORTAYA ÇIKARMAK' Üniversitede Yerel Bilimler Sınıfı'na yazıldığında, "Ne zoru olduğunu" bilmiyormuş. Derste bol bol toplumla kaynaşmışlar. Onunsa toplum fobisi... Topluma faydalı olmak gibi bir niyeti yokmuş önceleri. Sadece, "Bilinmeyen yerler hakkında gerçek bilgileri ortaya çıkarmayı" düşünmüş. Kendisine göre, "Tırı vırı bilgiler" "Hangi tarafı tutmak gerekir" diye düşündüğünde, tarihe bakmış: "Bir kadın sorgusuz sualsiz" tutuklanmış. Amerika'ya saldırı planları olan biri, daha, "saldırmayı düşünürken!" tutuklanmış. Ve ona, "Pis bombacı" demişler... Bunların arasında ne olduğunu düşünmek, onu, toplum içinde olmaya zorlamış. Rachel, artık, toplantılar düzenliyor: İki ayrı konferans... Evsizlerle bir dolu toplantı... Belediye meclisine gitmiş. Toplum söyleşilerine katılmış. Hatta, "1 Mayıs'a bile" katılmış. 'GE-Lİ-YO-RUM!' Gazze yolculuğuna "Crees" vesile olmuş. Uzun uzun yazışmışlar Cres Gazze'deyken: "Sevgili Crees, ben de buralarda bir yıldır, küresel adalet meseleleri ile ilgileniyorum ve savaş karşıtı çalışmalar yapıyorum. Ama aslında, bu çalışmalarımız, Amerikan dış politikasından doğrudan etkilenen insanlardan çok kopuk. Olimpia'da yaşarken, kendimi dünyada farklı yerlerde yaşayan insanlardan çok soyut hissediyorum. Çünkü burada bütün hayatım ve bütün eylemciliğim buraya bağlı. Crees ben bir süredir, içten içe, vergilerimizle beslenen Amerikan Ordusu'nun girdiği yerlere gidip, oradaki insanlarla tanışma ihtiyacı duyuyorum. Evet Gazze'ye gitmem gerek. Ge-li-yo-rum!" BALIKLAR TAKILIYOR 'AĞINA' Normalde ödev teslim etmek için yatağından kalkmayan biriymiş Rachel. Ama Gazze'ye gitmesi gerek. Kim peki bu insan. Rachel Corrie... "Bu duruma nasıl geldim?" diye sormuş. Cevabı çok basit. Belki de beklenmedik. Evet, kesinlikle şaşırtıcı: Somon balıkları, bunun sebebi. Somon balıkları onu, hayat tarzını değiştirmeye itmiş. Bir delikten geçen, marinadaki bir borudan geçen somon balıkları... "Her sene, somon balıkları, o deliğin içinden yüzerek evlerine dönmeye çalışıyorlar. Orda o somon balıklarının olduğunu öğrendikten sonra bir daha unutmak çok zor... Gecenin bir yarısı paçoz çizmelerinle, kafan güzel, tıpış tıpış evine doğru yürüyorsun. Sonra, somon balıklarının o ışıklı yüzlerini hayal ediyorsun. Kapının arkasında somon balıkları öööylece yüzerken onları umursamamak çok zor... Gün ışığına çıkmak üzereler. Somon balıkları tırı vırı olmayan koskoca bir tarih. Onlar bizden önce de vardı. Şimdi yaşadığım yere bakıyorum. Tek istediğim şey; istediğim şeyi yapmak" VE UMUT Rachel Corrie, o vakitten sonra sahip olduğu şeyleri şöyle not etmiş/ sahnede şöyle anlatılıyor: "Sahip olduğum şeyler: Bir kedi, küçük eller, yamuk yumuk ayaklar, yüzler, dirsekler, baldırlar, bir gırtlak, bir göbek, tırnaklarımın içinde pislikler, ülkemin dört bir yanında unuttuğum günlükler, 8 tükenmez kalem, keskin dişler, boncuk gözler ve umut" İstediği şeyler: Sebze ile dolu bir bahçe ve evirip çevirebilmek için toprak, ahududular ve gizemli aşığı tarafından öpülmek (çaktırmadan) Gazze'ye yola çıkmadan önce oraman gitmiş Rachel Corrie. Patikadan aşağıya indiğini, derenin üzerindeki küçük tahta köprüde durup boydan boya uzanan dereye baktığını anlatmış/ yazmış. Sonra; botlarını, çoraplarını çıkarıp karşıya geçmiş. Ve ormana şarkı söylemiş: "Doğduk yanlız, öldük yanlız..." BARIŞ GÖNÜLLÜLERİNE DERS! 25 Ocak 2003'de O, artık, Kudüs'te. Başka çocuklar için, umursadığı için orda... Amerika'nın Washington eyaletinden Olimpia'dan gitti. ABD pasaportu olduğu için giderken sorun yaşamadığını söylüyor. Kudüs'de barış gönüllülerine, İsrailliler tarafından eğitim semineri verilmiş. İlk dersteki notları ile, "Üstünüzde silah olarak kullanılabilecek hiç bir şeyi taşımayınız. Sakın kendi kendinize her hangi bir eylem başlatmayınız ve sakın koşmayın. Çünkü kaçıyorsunuz zannederler. Öldürülürsünüz" telkinlerinin verildiğini anlatıyor. Eğitim devam ederken sesler duyuyor Rachel ve diğerleri. Arap ezgileri ile bir düğün alayı. İlk kez dinliyorlar gibi. Birden seslere yeni sesler karışıyor. "Pata pata pata vuuu. Pata pata vuuu. Çığlık sesleri, siren sesleri" Ve o tarihten sonra savaş gerçek oluyor. Öldürülen insanlar gerçek. Kurşunlanmış evler, bombalanmış hayvanat bahçeleri görüyor artık Rachel. Kontrol noktalarında saatlerce beklerken; yaşlıların, çocuklu kadınların ve ağlayan çocukların ne yaptığını görüyor. Ana kontrol noktaları kapalıysa; üniversitelilerin okullarına, çalışanların işe gidemediğini, ilaç bekleyen hastanın gözünün yolda kaldığını görüyor. Ve Refah'ın nüfusu 140 bin. Sedece Mısır sınırındaki kontrol noktasından geçişler sağlanabiliyor. Ve Rachel Corrie, tüm bu gördüklerinin yanında sadece 3 ay hayatta kalabildi Filistin'de. "Benim adım Rachel Corrie" dün İstanbul'da, Setenay Yener'in oyunculuğuyla sahne aldı. CİNDY CORRİE: FİLİSTİN'DE HALA ACILAR DEVAM EDİYOR Oyunun, Türkiye'de ki ilk gösterimine Rachel'in anne ve babası Cindy ve Craig Corrie'de katıldı. Anne Corrie, Türkiye'ye geldiği için onur duyduklarını anlattı. Gün içerisinde, Mavi Marmara gemisini ziyaret etmişlerdi. Cindy Corrie, "Mavi Marmara'yı ziyaret ettim. Orada oturdum ve düşündüm. Ve orada yeniden bu muhteşem, olağanüstü seyehatleri ile tarihi değiştiren insanları düşündüm. Tabi bu yolculuğa katılan insanların ailelerini de düşündüm. Aynı bizim ailemiz gibi. Onları bir kez daha taktir ettim. Bugün Filistin'de hala ızdıraplar, acılar devam ediyor. İnsanlar Rachel'in bulunduğu yerden daha etkin bir şeyler yapmalı. Bugün görüyorum ki dünyanın dört bir yanında aktivistler, bu durumun değişmesi için mücadele ediyor" dedi. FATMA KELLECİ / EHA timetürk
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
| Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Kara Kalem (30.01.11), Mümtehine (28.01.11) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 271
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Mesleği : Uyku Tulumunda Öğrenci
Nereden : Vizörün Arkası
Konuları : 526
Mesajlar : 5,948
Teşekkürleri: 2,509
2,500 mesajına 4,912 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Adana'ya getirmeye çalışıyoruz. inş. hayırlı olur.
__________________
Leyese için dua bekliyor.
|
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Rachel`den çok şey öğrendik.30-01-2011 12:39 Kızlarının günlüklerinden sahneye uyarlanan `Benim Adım Rachel Corrie` adlı oyunun Türkiye galasına katılmak üzere İstanbul`a gelen Cindy ve Craig Corrie çiftini görür görmez Rachel`ı genç yaşında adalet için yollara düşüren değerleri kimden aldığını anlıyorsunuz Filistin ve Ortadoğu sorununun Rachel sayesinde farkına vardıklarını söyleyen gönülleri yaralı çift, "Rachel`ı ezen kişinin sesinde en ufak bir pişmanlık hissetmedim, en acısı buydu." diyor. İsrail`in Filistinlilere yönelik saldırılarını artırdığı 2003 yılının başlarında çok uzaklardan, 23 yaşında bir genç kız gelir Gazze`ye. Tek derdi adaletsizliğe, zulme ve haksızlığa `dur` demektir. Ancak bu masum isteklerinin bedelini canıyla ödemek zorunda kalır. Filistinli bir ailenin evini yıkmaya gelen buldozerin ezdiği Rachel Corrie`nin hikâyesini bilmeyen yok. Peki böylesine duyarlı ve cesur bir evlat yetiştiren anne-baba acaba nasıl insanlar? Kızlarının günlüklerinden uyarlanan `Benim Adım Rachel Corrie` adlı oyunun Türkiye galasına katılmak üzere İstanbul`a gelen Cindy ve Craig Corrie çiftini görür görmez Rachel`ı genç yaşında adalet için yollara düşüren değerleri kimden aldığını anlıyorsunuz. Ancak onlar bu konuda oldukça mütevazı. "Biz sadece iyi bir anne baba olmaya çalıştık." diyen Corrie çiftine göre asıl Rachel onlara birçok şey öğretmiş. Mavi Marmara`yı gezerken ne hissettiniz? Cindy Corrie: Dürüst olmak gerekirse üst güverteye kadar çıkamadım. Mavi Marmara`da ölenlerin yakınlarını çok iyi anlayabiliyorum. Dünyadaki adaletsizlikleri görüp bir şeyler yapmaya çalışan bu insanlar beni oldukça etkiledi. Rachel nasıl bir çocuktu? Craig Corrie: Rachel`ın yazdıklarını okursanız ne kadar duyarlı bir kişilik olduğunu anlarsınız. Herkesin yüz çevirdiği insanlardan o hiçbir zaman kaçmadı. Henüz 12 yaşındayken açlık çeken insanlarla ilgili bir şiir yazmıştı. Rachel 23 yıllık yaşamını dolu dolu ve çok anlamlı bir şekilde geçirdi. İnandığı şeyler uğruna hayatını kaybetti. Onu Filistin`e götüren süreç nasıl gelişti? Craig Corrie: 11 Eylül saldırısının ardından neden böyle bir saldırı gerçekleştiğini öğrenmek istedi. Sebeplerden birinin de İsrail-Filistin sorunu olduğunu gördü. Rachel`ın gittiği üniversitede Yahudi bir profesör vardı. Lübnan saldırısı sırasında görev almış bir kadın asker olan profesör, Rachel`ı aydınlattı. 2002 yılında uluslararası dayanışma hareketi ile Gazze`ye giden arkadaşlarına katılmaya karar verdi. Rachel`ı harekete geçiren şey ne oldu? Craig Corrie: 2003 yılının ilk aylarıydı ve Amerika Irak`a saldırmaya hazırlanıyordu. Rachel bu duruma çok muhalifti. Bu tarihte Gazze`de bulunmak istedi. Çünkü o sırada bütün dünyanın dikkati Irak`taydı ve bu durumun Gazze`de olan biteni daha da kötüleştireceğinden endişe ediyordu. Son görüşmenizde neler oldu? Craig Corrie: Gitmeden önce Rachel`ı arayıp ona "Biliyorsun gitmek zorunda değilsin." dedim. O ise bunu bildiğini ama karşısına çıkan fırsatı değerlendirmek istediğini söyledi. Onu vazgeçirmeye çalıştınız mı? Craig Corrie: Bu soruyla her yerde karşılaşıyoruz. Ona neden izin verdiğimizi soruyorlar. Rachel genç bir kadındı ve zaten bizden izin istemedi. Çok kararlıydı. Elbette ki bir baba olarak onu her gün özlüyorum. Ancak çocuğunuzdan yapabileceklerinden daha azını yapmasını isteyemezsiniz. Cindy Corrie: Ben çok kaygılıydım çünkü bölge hakkında bir şey bilmiyordum. Daha sonra Rachel sayesinde bilgi sahibi olduk. Ben onu Hindistan`a gitmeye ikna etmeye çalışıyordum. Ama o kendisini bu soruna adamıştı. Son görüşmemizde hiç konuşmadan dakikalarca birbirimize sarıldık. Rachel`ın bu kadar duyarlı bir insan olarak yetişmesinde anne baba olarak payınız büyük. Onu nasıl yetiştirdiniz? Cindy Corrie: Ben çocuklarımla uzun süre geçiren bir anneyim. Rachel benim üçüncü çocuğum. Çocuklarımızı çevrelerinde olup bitenlere duyarlı, saygılı ve merhametli insanlar olarak yetiştirmeye çalıştık. Craig Corrie: Kızımızın ölümünden sonra bir kadın bize "Ona bu değerleri siz mi öğrettiniz?" diye sordu. Şu cevabı verdim: "Hayır Rachel bize kendi değerlerini öğretti." `Benim Adım Rachel Corrie` oyunu New York`ta sahnelenmesi engellendi. Bu durum size ne hissettirmişti? Cindy Corrie: Oyunu sahneye koyacak olan tiyatro o dönem çok büyük baskı gördü. Bunun üzerine oyunu kaldırmak zorunda kaldılar. Ancak aktivistler ve bazı Yahudi grupları oyuna büyük destek verdi. Ve bu, belki de oyunun kendisinden daha etkili oldu. Rachel Corrie, yaşıyor olsaydı bugün ne yapardı? Annesi Cindy Corrie şöyle cevap veriyor: "Rachel Filistinlilere bir söz vermişti. Büyük ihtimalle yine yazıyor ve yeniden Gazze`ye dönme planları yapıyor olurdu. Rachel`i ezen kişide bir pişmanlık görmedim İsrail`e açtığınız dava ne aşamada? Cindy Corrie: Geçtiğimiz yıl 10 Mart`ta sivil mahkemede bir dava açtık. Son duruşma kasım ayında yapıldı, ancak avukatların grevi dolayısıyla dava ileri tarihe ertelendi. Bu dava oldukça zahmetli bir süreç ancak İsrail`de yasal olarak yapabileceğimiz tek şey. Bu yüzden çok önem veriyoruz. Dava o anda buldozerde bulunan iki kişiye açılan bir dava değil. İsrail devletine, Savunma Bakanlığı`na ve orduya karşı açıldı. Davadan olumlu bir karar çıkmasını bekliyor musunuz? Craig Corrie: Davanın sonucu ne olursa olsun bu durum İsrail devletine karşı bir meydan okumaya dönüştüğü için çok değerli. Duruşmada askerler avukatlarımızın soracağı sorulara cevap verecekler. Neticede karar her ne olursa olsun Rachel`a yapılanlar dile getirilmiş olacak bir şekilde. Duruşmalar süresince buldozerdeki askerlerle karşı karşıya kaldınız mı? Cindy Corrie: Evet. Askerler duruşmaya geldi. Ancak 2008`de İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak bu dava için özel bir yasa çıkarttı ve yasa gereği askerlerin güvenliği için kimlikleri gizli tutuldu ve ifadeleri de bir ekranın arkasından alındı. Dolayısıyla biz onları fiziksel olarak göremedik. Seslerini duyduk sadece. O an neler hissettiniz? Cindy Corrie: İbranice konuşuyorlardı. Bizim için çok zor bir gündü. Ancak belki de en zor olan şey buldozeri kullanan sürücünün oldukça umarsız ve aldırmaz tavrıydı. Ses tonunda bu çok belli oluyordu. Rachel`ın tam olarak ne zaman buldozerin altında kaldığını bile bilmiyordu. 4 saat süren ifadesi boyunca sesinde hiçbir şekilde pişmanlık ve üzüntü hissetmedim. Herhangi bir beklentim yoktu ama yine de bunu fark etmek çok zor oldu benim için. Konuşma şansınız olsaydı buldozeri kullanan kişiye ne demek isterdiniz? Cindy Corrie: Bu konuda vicdan azabı çekip çekmediğini bilmiyorum ancak vicdan azabı çektiğini umuyorum. Eğer çekiyorsa bu, hem onun hem de bizim iyileşmemizi sağlar. Ve kalbinden gerçekten ne geçtiğini bilmeyi çok isterdim. İsrail devleti hiç özür diledi mi? Craig Corrie: Hayır. ABD`de bir başkonsolos çok üzüldüğünü belirtti ancak daha sonraki görüşmemizde bunu şahsi bir değerlendirme olduğunu ve devleti temsil etmediğini söyledi. ABD hükümetinin tavrı nasıldı? Craig Corrie: Dönemin İsrail Başbakanı Ariel Sharon, olayın ardından ABD hükümetine konuyla ilgili güvenilir ve şeffaf bir soruşturma yürütüleceği konusunda garanti vermişti. Ancak bu olmadı. Amerikan hükümeti de bize Rachel`ın soruşturmasının şeffaf bir şekilde yürütülmediğini bildirdi. Barack Obama ile bir değişiklik oldu mu? Cindy Corrie: Dava konusunda bizi oldukça destekliyorlar. Olayın hemen ardından İsrail`in hükümetimize verdiği şeffaf soruşturma garantisine güvenerek dava açmamıştık. Ama gelinen noktada dava açmaya mecbur kaldık ve şu anki hükümet bize bu konuda destek verdi. Craig Corrie: Mavi Marmara olayının ardından Türk büyükelçiliğine bir mektup gönderdik. Aynı mektubu BM Güvenlik Konseyi`ne üye ülkelerin büyükelçilerine ve Obama yönetimine de yolladık. Mektupta BM ve Türkiye`nin soruşturmayı kendisinin yönetmesini önerdik. İsrail`deki insan hakları örgütlerinin de kabul ettiği üzere bu tip soruşturmaları yürüten askeri yetkililer, oldukça kuralsız ve sınırsızlar. Rachel`in hayatını anlatan oyun, 16-20 Şubat`ta Muammer Karaca Tiyatrosu`nda. Kısacık bir hayat 10 Nisan 1979`da doğan Rachel Corrie, ABD Evergreen State College`te sanat dersleri alarak eğitim gördü. Üç yıl boyunca gönüllü olarak ruhsal bozukluğu olan hastalara haftalık ziyaretler yaptı, destek oldu. 2003`te üniversite öğrencisiyken Uluslararası Dayanışma Hareketi`ne katılarak barış gönüllüsü olarak Filistin`e gitti. 16 Mart 2003`te Filistinli bir doktorun evinin yıkılmasını sadece vücudunu siper ederek engellemeye çalışırken bir İsrail buldozeri tarafından ezilerek can verdi. Ölümünün ardından dünyanın birçok yerinde Rachel Corrie adına çeşitli anma etkinlikleri düzenlendi. 12 Mayıs 2010`da Özgür Gazze Hareketi`ne ait gemiye MV Rachel Corrie adı verildi. Corrie`nin hayatı `Benim Adım Rachel Corrie` adıyla sahneye taşındı. Türkçeye Setenay İlhan tarafından çevrilen oyun, A-Z Kültür Sanat Ajansı Prodüksiyonu. Oyunla ilgili ayrıntılı bilgiyi ve oyun tarihlerini Benim Adım Rachel Corrie adresinden alabilirsiniz zaman gazeteboyut
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Rachel Corrie ve Müslümanlar İnsan dahi olamayan müslümanlara Rachel Corrie'nin hayatı ve ölümü ibret olsun ! "Gerçekten de bu dünyada böyle bir zulmün kıyamet koparmadan geçiştirilebilmesine inanamıyorum. Canımı yakıyor, geçmişte de yaktığı gibi, dünyanın böyle korkunç bir hale gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek. Buradaki halkın büyük çoğunluğu, kaçabilecek ekonomik durumları olsa bile, topraklarında direnmekten vazgeçip buraları terk etmeye kalksalar bile gidemezler. Çünkü vize başvurusu yapmak için İsrail'e bile giremezler ve zaten hiçbir ülke de onları kabul etmez. Dolayısıyla bütün hayatta kalma yolları kesilmiş insanlar içinden çıkamayacakları bir hapishanede tutuluyorsa, bence buna Jenosit denir." Bu sözler Rachel Corrie'ye aittir. İsrail buldozeri tarafından hayatını kaybetmeden önce annesine yazdığı mektuplardan birisi. 16 Mart 2003'te hayatını kaybeden Rachel hakkında bilgiyi ve ailesine yazdığı mektupları aşağıda bulabilirsiniz: Amerikalı barış eylemcisi Rachel Corrie, bir Filistinlinin evini yıkmasını engellemeye çalıştığı İsrail buldozerinin altında ezilerek hayatını kaybetti. Görgü tanıklarına göre 23 yaşındaki Corrie, Gazze kentinde Filistinli bir doktorun evini yıkmaya çalışan İsrail ordusuna ait buldozeri engellemeye çalışırken düşünce, buldozer önce genç kadının üstünden geçti, sonra geri giderek onu tamamen ezdi. İsrail ordusu olayın bir kaza olduğunu açıklarken, ABD Dışişleri Bakanlığı tam bir soruşturma istedi. Uluslararası Dayanışma Hareketi adlı bir uluslararası barış eylemcisi grubun üyesi olan Corrie, daha önce ülkesine gönderdiği bir elektronik posta mesajında, 14 Şubat’ta yine Filistinlilerin evini yıkmaya çalışan bir İsrail buldozerine karşı yaptıkları eylem sırasında buldozerin kendilerini nasıl zorla geriye ittiğini ve uluslararası barış eylemcilerinin içine sığındıkları evin duvarını nasıl yıktığını anlatmıştı. __________________________________________________ _________________ Rachel CORIE (1979–2003) 16 Mart 2003'te 23 yaşındaki Amerikalı, İnsan Hakları aktivisti Rachel Corrie, İsrail ordusunun Filistin Gazze Şeridi'nde bir doktorun evini ve ailesini yok etmesini engellemeye çalışırken, bir askeri buldozer tarafından ezilerek yaşamını yitirdi.” Rachel CORIE, 1979 yılında ABD'nin Washington eyaletine bağlı Olympia kentinde doğdu ve büyüdü. Evergreen Devlet Koleji'nde eğitiminin son dönemine gelen Corrie, mezun olduktan sonra yazar ve aktris olmak istiyordu... Oldukça mütevazı ve sorumluluk duygusuyla yüklü bir hayat yaşayan Rachel, Olympia Adalet ve Barış hareketi'nin de aktif bir üyesiydi. Sadece bir aksiyon insanı değildi. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında insan hakları aktivisti ve insani yardım gönüllüsü olarak faaliyette bulundu. Rachel Corrie’nin Filisitin’den Ailesine Mektupları 7 Şubat 2003 Merhaba arkadaşlarım, ailem ve diğerleri, Filistin'e geleli yalnızca iki hafta oldu. Buna rağmen gördüklerimi anlatmakta kelime bulamıyorum. Benim için en zoru; ABD'ye mektup yazmak için oturduğum zaman, burada olup bitenler hakkında düşünmek… Buradaki çocuklar, evlerinin duvarlarındaki tank mermisi delikleri ve bir işgal kuvvetinin onları sürekli izleyen kuleleri olmadan bir gün yaşamış mıdır? Bilmiyorum.… Her neyse, burada küresel hiyerarşinin işleyişinin, benim yalnızca iki yıl öncesine kadar olduğumdan çok daha iyi farkında olan sekiz yaşında çocuklar var /en azından İsrail konusunda. Gene de, hiçbir okuma, konferanslara katılma, belgesel izleme ve kulaktan dolma bilginin beni buradaki durumun gerçekliğine hazırlayamayacağı düşüncesindeyim. Görmeden bunu hayal edemiyorsun ve gördükten sonra bile, bu deneyiminin hiç de o gerçekliği bütünüyle yansıtmadığının farkındasın… Benim ailemden hiç kimse, memleketimde, bir ana caddenin sonundaki bir kuleden bir roketatar tarafından, arabamızla giderken vurulmadı... Bir evim var. Gidip okyanusu görme hakkım var. Eğer evinizin duvarlarının aniden içeriye yıkılmasıyla uyanma korkusu içinde bir gece geçirseniz, Eğer hiç kimsesini kaybetmemiş insanlarla karşılaşamasanız, Eğer ölüm saçan kuleler, tanklar, silahlı “yerleşimler” ve bu şimdiki dev metal duvar ile çevrelenmiş bir dünyanın gerçekliğini yaşasanız, Dünyanın süper gücü tarafından desteklenen, dördüncü büyük ordusunun, sizi vatanınızdan silmek için yaptığı baskıya karşı direniş içinde, sağ kalma mücadelesiyle geçen tüm çocukluk yıllarınız için dünyayı affedebilir miydiniz? Merak ediyorum. 8 Şubat 2003 İsrail'deki Yahudi halkın işgale direnişi ve İsrail ordusunda görev reddedenlerin üzerlerine aldıkları olağanüstü büyük tehlike, özellikle ABD'de yaşayan bizler için, bizim adımıza zulümler işlendiğinin farkına vardığımızda nasıl davranmamız gerektiği konusunda bir örnek arz etmektedir. Teşekkür ediyorum. 20 Şubat 2003 Anneciğim, Bana bakmakta olan birçok iyi Filistinli olduğunu bilin. Biraz grip mikrobu kaptım, onlar da bana iyileşmem için çok hoş, limonlu içecekler verdiler. Ayrıca, halen yattığımız kuyunun anahtarlarını saklayan kadın bana durmadan seni soruyor. Zerre kadar İngilizce bilmiyor, fakat çok sık senin hakkında soru soruyor, seni aradığımdan emin olmak istiyor. 27 Şubat 2003 Anneciğim, Seni seviyorum. İnan, çok özlüyorum. Kâbuslar görüyorum, rüyalarımda siz ve ben içeride, dışarıda tanklar ve buldozerler evimizi çevirmiş görüyorum. Eğer içimizden birinin tüm yaşamı ve huzuru tamamıyla altüst edilseydi, Eğer askerler, tanklar ve buldozerlerin her an geleceklerini ve uzun zamandır yetiştirdiğimiz bütün seralarımızı yıkacaklarını bilseydik, Eğer çocuklarımızla beraber, her an daralan bir yerde yaşasaydık ve bunu bazılarımızın dövülmesine, 149 kişiyle beraber saatlerce bir yere kapatılmasına katlanarak gene yaşamak zorunda olsaydık, geri kalan neyimiz varsa korumak için sence biraz kaba kuvvete dayanan yöntemlere başvurmayı deneyebilir miydik? Bu özellikle, yıkılmış meyve bahçeleri, seralar ve meyve ağaçları gördüğümde aklıma geliyor, nice zahmetle, yıllarca bakımı ve işlemesi yapılmış. (…) Bence Craig amcam bunu yapardı. Bence büyük olasılıkla büyükannem de yapardı. Bence ben de yapardım. Bana pasif direnişi sormuştun. Dün o patlayıcı, havaya uçuruldu¤unda ailenin evinin tüm camları kırıldı. O sırada bana çay ikram ediyorlardı, ben ise iki küçük bebekle oynuyordum. Şuan o kadar zor bir durumdayım ki, acı çeken insanların sürekli, tatlılıkla, üzerime titremeleri beni tam anlamıyla hasta ediyor. ABD'de böyle bir şeyin size çok abartılı geleceğini biliyorum. Filistin'den döndüğümde muhtemelen kâbuslar görüp burada olmadığım için sürekli suçluluk hissedeceğim. Ama bu duygu bana dahasını yapma gücü verebilir. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biriydi. Dolayısıyla ola ki saçmalıyorsam ya da İsrail ordusu beyazlara zarar vermemek gibi ırkçı temayüllerini kaybederse, nolur hiç çekinmeden bunun nedenini dolaysız olarak desteklediğim ve devletimin büyük oranda sorumlu olduğu bir jenosidin ortasında olmamla açıklayın... 28 Şubat 2003 Anneciğim, Bu sabahtan sonra kendimi çok daha iyi hissediyorum. Oturup uzun uzun, ne kadar büyük kötülüklere muktedir olduğumuzu ilk elden keşfedişimin verdiği düş kırıklığı üstüne yazdım. Oysa en ağır koşullarda bile insan kalabilme gücü ve yeteneğini keşfetmiş olduğumu da yazmalıydım ki bunu daha önce bilmezdim. Galiba aslolan, onur. Ömrümün bir Filistin devleti yahut demokratik bir İsrail-Filistin devleti kuruluşunu görmeme yeteceğine inanıyorum. Filistin'e özgürlük bana göre, tüm dünyada mücadele veren halklar için çok büyük bir umut kaynağı olacaktır. Bana göre bu aynı zamanda, ABD'nin desteklediği, antidemokratik rejimler altında mücadele veren Arap halklarına da büyük ilham kaynağı olabilir. Buradaki insanların, bizim onlar adına hayatımızı tehlikeye atışımızdan daha çok, öncelikle rahatımız ve sağlığımızla ilgilendiğini hissediyorum. En azından bu benim için böyle. Silah sesleri ve bomba patlamaları ortasında, insanlar bana bir dolu çay ve yiyecek vermeye çabalıyor. Sizi seviyorum. Rachel'in son e-postası Merhaba Baba, Buradaki insanlar burayı terk edemezler, dolayısıyla bu her şeyi karmaşıklaştırıyor. Onlar, bizim buraya tekrar gelişimizde kendilerinin hayatta olup olmayacaklarını bilmeyişleri gerçeğinin de çok iyi farkındalar. Burası hakkında büyük suçluluk duygusuyla yaşamayı gerçekten istemiyorum / bu kadar kolay gelebilmek, gidebilmek ve geri gitmemek. Bana göre bir yerlere bağlılık duymak kıymetli bir şeydir, bunun için bir yıl içinde buraya geri dönmeyi planlayabilmeyi istiyorum. Burada hayatı kolaylaştırabilmek için yaptığım işlerde düşler âlemine dalıp bir Hollywood filminde veya Michael J Fox'un oynadığı bir komedi dramasında olduğumu hayal ediyorum. Sen de bir şeyler düşünüp tasarlayabilirsin, ben de katılmaktan memnun olurum. Kocaman sevgiler babacığım. Rachel HABER - YORUM: Hayatının baharında insanlığı ve yüreğinde muhafaza edebildiği vicdanı kendisini rahatsız etmiş ve Gazze'ye filistinlilerin haklarını korumaya, onlarla beraber olmaya gitmişti. O bir Amerikalı ve Yahudiydi. Yahudiler tarafından kurulmuş bir işgal devletine karşı insanlıktan yana durmayı başarabilmiş, iyiliği ve insanlığını eyleme dönüştürebilmişti. Filistin veya dünyanın başka bölgelerinde bulunan mazlumlar için kıllarını kıpırdatmayan, hiçbir fedakarlık yapamayan milyonlarca müslümana karşı o bir Yahudiydi, Amerikalıydı ancak yüreği ve vicdanı harekete geçmeyen milyonlarca müslümandan daha çok İNSANDI. İnsan dahi olamayan müslümanlara Rachel Corrie'nin hayatı ve ölümü ibret olsun ! Cihad Kayaduman - İslamiGündem
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
![]() |
| Etiket |
| corrie, rachel, sahnede |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Fethullah gülen yine sahnede | Seida | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 2 | 13.06.10 19:21 |
| Rachel Corrie'den Haber Alınamıyor | Vukuf-i Kalbi | DÜNYADAN HABERLER | 5 | 05.06.10 15:46 |
| Saadet'ten Corrie Ailesi'ne Türkiye daveti | Cihad Yıldızı | MGFORUM ARŞİV | 5 | 16.03.10 17:41 |
| Rachel Corrie'nin Ailesine Mektup gönderiyoruz | Cihad Yıldızı | MGFORUM ARŞİV | 0 | 13.03.10 10:27 |
| QaSSaM Sniper Yine Sahnede/Şimdi İzle!!! | whamzaw | DÜNYADAN HABERLER | 0 | 15.01.09 01:43 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|