| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,922 | Üyeler: 10,668 | Online: 215 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Mahmut Toptaş »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09.03.09, 10:28   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Sünnet


Mahmut Toptaş - Milli Gazete
mtoptas@milligazete.com.tr

Millî Gazete'nin 06/03/2009 tarihli Cuma günkü sayısında Vatikan'ın resmî yayın organı günlük 'L'Osservatore Romano' gazetesinin 04 Mart tarihli sayısında krizden çıkış yolu olarak 'İslâmî bankacılık' sistemini tavsiye ettiğini yazmıştı.

Ekonomi konularında saygın bir yeri olan Financial Times gazetesinin Papalığın İslâm ekonomisine dikkat çekmesinin dikkate değer olduğunu yazmıştı.

Sizler bu sütunlarda insanların bilgi ve servetleri arttığı oranda mesken, yiyecek, giyecek ve içeceklerde tabiata dönüş yaptığına, natüreli seçtiğine dikkat çekmiş ve tabiata dönen bu insanlar, sosyal ilişkilerinde, çevrecilikte, insan-tabiat ilişkilerinde, insan-Allah ilişkilerinde de İslâm'a dönüşü başlattıklarını örnekleriyle yazmıştım.

Batıda İslâm'a dönüş yaşanırken bazıları İslâm'ın iki ana kaynağı konusunda suyu bulandırmaya ve Sünneti devreden çıkarmaya başladılar.

Ben de bu iki makalemde Sünnet konusunda bildiklerimi size arz edeyim.

Sünnet: Yol, adet, gelenek manalarına gelir.

Istılah olarak: Peygamber Efendimizden sadır alan söz, davranış ve onaylardır.

Böyle bir tarifin Kur'an'da olmadığını söyleyenler vardır. Söyledikleri doğrudur. Haccın, Namazın, Zekatın, Orucun tarifi de yoktur Kur'an-ı Kerim'de.

Ancak Kur'an ve sünnete vakıf olmuş, o ikisiyle gezmiş, o ikisiyle yaşamış, o ikisiyle uyumuş, o ikisinin damgasını vurmuş ilmiyle amil zatlar Kur'an ve sünnet ışığında bu kelimelerin tariflerini yapmışlar.

"Sünnetimden yüz çeviren benden değildir" buyuran Efendimizin bu tür hadislerini toplayarak kavli, fiili ve takriri sünnetlerini tespit etmişler.

Bu hadisini Efendimizin evine gelerek Namazını ve Orucunu azımsayan, aileleriyle olan ilişkisini çok sayanlar hakkında söylemiştir.

Yani Efendimizin sözleri bize kaynak olduğu gibi, zelle, unutma, uyku halinde olmayan ve kendisine özel olan filleri (davranışları) dışındaki davranışları bize delildir.

"O en güzel örnektir" O Rasullah'dır. Yani Allah'ın elçisidir. Elçi, gönderenini temsil eder. Onun için söz ve davranışları Allah (c.c.) tarafından güzelleştirilir.

Ancak Efendimiz kendi hadislerinin yazılmasını yasaklamış. Onun için "Hadisler dilden dile dolaşırken tahrifata uğramış" diyen iyi niyetli kardeşlerimize sorarım; hadisler yazılmamışsa, dilden dile dolaşırken tahrifata uğramışsa, "Peygamber Efendimiz kendi hadislerinin yazılmasını yasaklamıştır" sözünü nasıl söylersiniz?

Sen orada değildin, orada olmadığına göre yasaklandığını nereden, kimden öğrendin?

Cevap hadis kitaplarında olacaktır. Peki o hadis kitaplarında o kadar mütevatir, meşhur hadisleri kabul etmiyorsun da bu bir tek hadisi kabul ediyorsun. Yine de iyi niyetinden şüphe etmiyorum.

Evet önceleri Kur'an'dan başka bir şey yazılmıyordu. Daha sonraları ise sünnetin de yazılmasına müsaade edildi. Mesela Mekke'nin fethinde Efendimizin hutbesini yazmak isteyen Ebu Şaha izin vermiştir.

Abdullah b. Amr Efendimize gelerek 'Gazablı ve Rıza halindeki sözlerini yazayım mı? diye sorduğunda Efendimiz eliyle işaret ederek "Yaz. Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki buradan haktan başka bir şey çıkmaz" buyurarak hem yazmasına izin vermiş hem de "O kendi hevasından konuşmaz" ayetine işaret etmiştir.

Efendimizin sağlığında hadisleri yazılmaya başlanmıştır. Hatta Abdullah b. Amr'ın bir sandık dolusu yazdığını haber verir Ahmet b. Hanbel.

Elinizdeki hadisler kitabetten ziyade rivayetle geldiği doğrudur. Kütübü sitte (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbnu Mace) sahiplerinin üçüncü asır muhaddisleri oldukları da doğrudur.
Devamı yarın.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
sünnet

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:54 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.