|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,922 | Üyeler: 10,668 | Online: 217 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,031 mesajına 19,458 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Pervasız putperestler Eskiden İslam'a değil Müslüman'a saldırarak İslamı kötüleme tarafına giderlerdi.
Son günlerde doğrudan İslam'a ve Kur'an'a saldırılar başladı. Herifin biri Allah'ı inkar edince karşısında oturan adam "Nasıl inkar edersin, Allah'ın bir olduğuna delilim var" demiş. - Delilin nedir? Deyince, - Kul hüvallahü ehad/ Deki, Allah birdir" ayetini okumuş. İnkarcı herif, "Ben özünü inkar ediyorum, sen sözünü delil getiriyorsun" diye cevap vermiş. Toplumun dertleriyle dertlenmeyen insanların derman üretemediği gibi, fildişi kuleden aşağı inmeyenler, hazineden geçinenler, silah veya kalem tetikçiliğiyle yaşam sürdürenler, canları sıkıldığı bir anda Kur'an-ı Kerim'i açıp okumaya başlarlarsa midedeki haramlar, gözlerdeki şarap kızarıklığı doğrulara geçit vermez ve Kur'an-ı Kerim'i de Mekke'de doğup büyüyen bir insanın kitabı olarak algılar. Bu algılama bu çağın hastalığı değil. Arap dili ve edebiyatı hakkında derin bilgisi olmayan o günkü Mekke halkından da bu hastalığa tutulan olmuş ve "Kendisi uyduruyor" demiş. Ama yazdığı şiir, ödül alıp Kâbe duvarına asılan önemli şairler sevgili Peygamberimizin ağzından Kur'an'ı dinleyince "Bu insan sözü olamaz" demişler. Bu sözleri söyleyen ünlü edebiyatçıların adını, eserlerini ve kaynaklarını yazabilirim ama ""Ben bu nakilleri kabul etmiyorum" derse hepsi geçersiz olur. Öyle ise en kestirme yol, bugün bile dünyanın bir çok yerinde okunmaya devam eden Bakara süresinin 23 ve 24 üncü ayetlerinde "Eğer kulumuz (Muhammed)'a parça parça indirdiğimiz (Kur'ân)'dan şüphe ediyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre de siz getirin. Allah'tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın, eğer doğru söylüyorsanız. "Eğer yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının. O (ateş) kâfirler için hazırlanmıştır." Diye meydan okunmakta. Buyurun, Birleşmiş Milletler'in bütçesine yeni bir katkı sağlayarak dünyanın her sahada Nobel ödülü almış insanlarını bir araya getiriniz. Şu anda yaşayan Arab edebiyatçılarını da çağırınız ve Kur'an'ın en kısa bir süresinin benzerini yapsınlar da bir görelim. Merhum Seyyid Kutup Amerika'ya giderken gemide okuduğu bir hutbeyi dinleyen batılı bir dilcinin Arapça'yı bilmediği halde Kur'an'la sünneti birbirinden yalnız kulak hassasiyeti ile ayırt ettiğini nakleder. Yani hutbe okuyan hoca önce Kur'an'dan ayet okur. Sonra Sevgili Peygamberimizden o ayeti açıklayan bir hadis okur. Daha sonra o ayet ve hadisi o insanların anlayacağı bir dille anlatır. Arapça bilmediği halde Ayet ile hadisin, hadis ile konuşmacının sözünü ayırt eder. Bundan bin yıl öncesinin Türk dili ile bugünün Türk dili arasında fark olduğundan farklılığı belli olur denebilir. Doğrudur, ancak Sevgili Peygamberimizin sözleri ile ona vahiy yoluyla gelen Kur'an ayetlerinin farklılığı nasıl açıklanacak? İnsanların yazdığı kitaplarda bazen yüksek hikmetler görülürken bazen gayet basit düşüncelere rastlanır. Birinci sahifesi gayet edibane iken diğer sahifelerinde kalite düşer. Baştan sona okunsa tezatlarla karşılaşılır. İnsanların koyduğu yasalarda çelişkiler vardır. Anayasa'yı koyan hukukçular diğer yasaları koyarken Anayasa'ya aykırı olmaması için dikkat etmelerine rağmen bir müddet sonra ceza yasasından bir maddenin Anayasa'ya aykırılığı ortaya koyulur. Bu normaldir. Çünkü insan aklının gücü, görüş alanı sınırlıdır. Yarının ne getireceğini bilemez. Allah (c.c.) kitabı Kur'an-ı Kerîm'in nazmında, mânâsında, haberlerinde, emir ve yasaklarında, edebiyatında, gramer kaidelerinin uyumluluğunda bugüne kadar bir eksikliğe, aykırılığa, düzensizliğe, çelişkiye rastlanmamıştır. Yirmi sene önce yazılmış teknikle ilgili kitaplar bugün değerini yitirdi. Filozofların, peygamberlerden aldıkları hikmetlerin dışında bütün fikirleri düşüncesizliklerinin belgesi oldu. Kur'an-ı Kerîm, bin dört yüz seneden beri her çağa her kesime kültür seviyelerine göre bir şeyler vermekte ve her çağda yepyeniliği ortaya çıkmakta. İşte böyle bir kitabı yazmanızı istemiyoruz ey kâfirler. Bu kitabın en kısa sûresine benzer bir sûre getirin. "Eğer yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının. O (ateş) kâfirler için hazırlanmıştır." Rabbimiz bin dört yüz sene öncesinin kâfirlerine "Yapamazsınız" dedikten sonra küfür çizgisinde yürüyen bütün kâfirlere kıyamete kadar geleceklerin hepsine birden "Yapamayacaksınız" buyurmaktadır. Günümüzde hâlâ Mekkeli müşriklerin söylediğini tekrarlayan yobazlara biz bu ayeti okuyoruz, "Buyurun bu kitabın Allah'tan geldiğinde şüpheniz varsa bu teknik ve elektronik çağda iletişim araçlarının hepsini kullanarak bütün bilginlerinizi, elektronik beyinlerinizi bir araya getirin ve Allah'ın kelâmına uygun bir kelâm söyleyin" diyoruz. Bu konuda çalışan Arap edipleri, sahte peygamberler, dinime düşman kuruluşlar epeyce düzmece sözler söylemişler ama kendileri dahi kendi düzmecelerini beğenmemişler. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| pervasız, putperestler |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|