| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,922 | Üyeler: 10,668 | Online: 212 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Mahmut Toptaş »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06.11.09, 16:10   #1
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart Bütün Bakanlıkların şiiri çerçeveletip duvara asması ümidiyle

Bir komiser anlatmıştı: Sayın Oğuzhan Asiltürk'ün İçişleri Bakanlığında ilimize çok değerli bir Emniyet Müdürü atanmıştı. Bütün personel görüntüde dindarlaştı ve öğle üzeri bir toplantıya geç kalan müdür muavini mazeretini bildirirken "Efendim, toplantının uzun süreceğini bildiğimden Teheccüd namazımı da kılıvereyim dedim ve onun için geç kaldım" demişti. Teheccüdün gece kılınacağını bilmiyordu ve yakayı ele vermişti.

En hayati yerlerde görev yapanların tutuklandığı bu günlerde Mehmet Akif merhum bunlara dikkat çekmek ve yetkilileri uyarmak için bakınız neler diyor:

Senin etrâfını alsın ki yığınlarca sefîl,

Kimi idmanlı edebsiz, kim ta'limli rezîl.

Kiminin fıtratı âzâde hayâ kaydından;

Kiminin iffeti ikbâline etten kalkan.

O kumarbaz, bu harâmî, şunu dersen, ayyâş,

Sonra mecmû'u müzevvir, mütebasbıs, kallâş...

Bu muhîtin bakalım şimdi içinden çıkabil;

Ne yaparsın? Ömer olsan, yine hâlin müşkil.

Uğramaz doğru adam semtine, lâkin, heyhat,

Gece gündüz seni ıdlâle müvekkel haşerat!

Kulağın hak söze artık ebediyyen hasret;

Kustuğun herze: Ya hikmet, ya büyük bir ni'met!

Yutan olmazsa dedin, öyle mi? Beyhûde merak;

Dalkavuklar onu hazmetmeye candan müştak!

Geyirirsin herifin burnuna, oh, der, ne nefîs!

Aksırırsın, vay efendim, bu ne âheng-i selîs!

Tükürürsün o mülevves yüze «hak tû!» diyerek;

Sırıtır: «Sorma, samîmiyyetimiz pek yüksek.»

İçiyorsan, sofu, sarhoş sana herkes sâkî...

«İşretin hurmeti hâlâ mı? O sizler bâkî!»

Irza düşmansan eğer, âileler hep mahrem...

«Ne büyük vahşet esâsen bu selâmlıkla harem!»

Bir muhâlif hava yok, dinlediğin aynı sadâ:

«Zât-ı sâmînize millet de, hükûmet de fedâ.»

Menfa'attir seni tehdîd edecek tek mevcûd,

Çünkü çıksan da nebîyim diye, hasmın ma'bûd!

Sofusun farz edelim, şimdi de boy boy tesbîh...

Dalkavuklar bütün insan kesilir lâ-teşbîh!

Taylâsan, cübbe, kavuk, hırka, hep esbâb-ı riyâ,

Dış yüzünden Ömer'in devri muhîtin gûyâ.

Kimi sâim, kimi kàim, o tavanlar, yerler,

«Kul hüva'llâhu ehad» zemzemesinden inler.

Sen bu coşkunluğa istersen inan, hepsi yalan,

«Hüve»nin merci'i artık, ne «ehad»dir, ne filân.

Çünkü mâdem yürüyen sâde senin saltanatın,

Şimdilik heykeli sensin tapılan mefa'atın.

Kanma, hey kukla kıyâfetli adam, hey sersem,

Herifin ağzı «samed», mi'desi yüzlerce «sanem!»

Sen de bir tekmede buldun mu, nihâyet, yerini,

Ne kılıktaysa gelen, hepsi hüviyyetlerini,

Aynı mâhiyyete aktarma ederler çabucak.

Sana her gün sekiz on kerre söverler mutlak.

Hani dillerde gezen nâmın, o hiçten şerefin?

Ne de sağlammış, evet, anlasın aptal halefin:

«Âh efendim, o ne hayvan, o nasıl merkepti!

En hayır-hâhı idik, bizleri hattâ tepti.

Bu hayâ der, bu edeb der, verir evhâma vücud;

Bilmez aptal ki değil hiçbiri zâten mevcud.

Din, vatan, âile, millet, ebediyyet, vicdan,

Sonra haysiyyet-i zâtiyye, şeref, şöhret, şan,

Daha bir hayli hurâfâta herîf olmuş esîr.

Sarmısak beynine etmez ki hakàik tes'îr.

Böyle Ankà gibi medlûlü yok esmâya kanar;

Adamın sabrı tükenmek değil, esmâsı yanar.

Kız, kadın hepsi haremlerde bütün gün mahbûs,

Şu telâkkîye bakın, en kötü vahşet: Nâmûs!

Herifin sofrada şampanyası hâlâ: Ayran,

Bâri yirminci asırdan sıkıl artık, hayvan!

İçelim sıhhat-i sâmînize... Hay hay içeriz!

Biz, efendim, senin uğrunda bu candan geçeriz.

İçelim... Durmayalım... Âfiyet olsun... Şerefe!»

Sonra nevbetle, uzunboylu, söverler selefe.

Halefin farz edelim şimdi öbür mektepten.

Dalkavuklar yeni bir maske takarlar da hemen,

Kuşatırlar yine etrâfını: -«Sübhân'allâh!

Bu ne fıtrat, bu ne vicdân-ı meâlî-âgâh!

Zât-ı ulyâları Hakk'ın bize in'âmısınız,

Kimsiniz, söyleyiniz, Hazret-i Mûsâ mısınız?

Hele Fir'avn'ın elinden yakamız kurtuldu;

Hele mahvolmadan evvel sizi millet buldu.

Âh efendim, o herif yok mu, kızıl kâfirdi;

Çünkü bir şey tanımaz, her ne desen münkirdi.

Ne edeb der, ne hayâ der, ne fâzîlet, ne vakar;

Geyirir leş gibi, mu'tâdı değil istiğfar.

Aksırır sonra, fütûr etmeyerek, burnumuza...

Yutarız, çare ne, mümkün mü ilişmek domuza?

Savurur balgamı ta alnımızın ortasına,

Tükürürmüş gibi taşlıktaki tükrük tasına!

Hezeyan, sorsanız, Allah; hezeyan, Peygamber;

Din, vatan, âile, millet gibi yüksek hisler,

Ahmak aldatmak için söylenilir şeylermiş...

Bu hurâfâtı hakîkat diye kim dinlermiş?

Âkil oymuş ki: Hayâtın bütün ezvâkından,

Durmayıp hırsını tatmîne edermiş îman.

Âhiret fikri yularmış, yakışırmış eşeğe;

Hiç kanar mıymış adam böyle beyinsizce şeye?

Hele ahlâka sarılmak ne demekmiş hâlâ?

Çekilir miymiş, efendim, gece gündüz bu belâ?

Zevki hakmış adamın, başkası hep bâtılmış...

Çok tuhafmış bunu insanlar için anlamayış!

Âh, efendim, daha söylenmeyecek işler var...

Çünkü nâmûsa musallattı o azgın canavar.

- İyi amma niye sarmıştınız etrâfını hep?

- Hakk-ı devletleri var, arz edelim neydi sebep:

Tepeden tırnağa her gün donanıp sırsıklam,

Hani, yuttuksa o tükrükleri, faslam faslam,

Vatan uğrunda efendim, vatan uğrunda bütün.

Biz o zilletlere katlanmamış olsaydık dün,

Memleket yoktu bugün, yoktu, iyâzen-billâh...

Öyle üç balgam için millete kıymak da günah.

Herif ancak bizi bir parçacık olsun saydı;

Başıboş kalmaya gelmezdi, eğer kalsaydı,

Mülkü satmıştı ya düşmanlara, ondan da geçin,

Yıkmadık âile koymazdı Hudâ hakkı için.

Bulunur pek çok adam cenge koşup can verecek;

Harbin en müşkili haysiyyeti kurbân etmek.

Bu fedâîliği bir biz göze aldırmıştık.

Ama Hâlik biliyor, bilmesin isterse balık.

Ey veliyyü'n-niam, artık size bizler köleyiz;

Yalınız emrediniz siz, yalınız emrediniz.»
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
hatipli_mücahit (06.11.09), hüseyinavni (06.11.09)
Alt 06.11.09, 18:32   #2
hüseyinavni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Üye
Üye No : 5898
Üyelik tarihi : 23-10-2009
Mesajlar : 33
Teşekkürleri: 60
17 mesajına 25 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0 hüseyinavni is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Bakanlıkların bu yazıları duvarlarına asacaklarını
hiç zanntmem.
Malum devir mehmet akif değil;nazım hikmet devri.
Duvarlar onun şiirleriyle dolu
View hüseyinavni'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için hüseyinavni kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
hatipli_mücahit (06.11.09), Muhammed (06.11.09)
Cevapla

Etiket
asması, bakanlıkların, bütün, çerçeveletip, duvara, ümidiyle, şiiri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
...Kar Şiiri... Şiir 0 02.09.09 21:33
AnLayarak okumak ümidiyLe ! Selahaddin Eyyubi KISSADAN HİSSELER 3 19.08.09 22:05
Zarifoğlu şiiri: Varlığın, vicdanın ve vecdin şiiri el Büğdüzi Yusuf Kaplan 1 08.06.09 13:46
40. yaş şiiri... kılıçustası Şiir 0 28.11.08 12:29
Duvara resim asmak Mûnteha AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET 8 12.11.08 21:38

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:22 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.