|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,923 | Üyeler: 10,668 | Online: 203 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Yaranamazsınız Konya İslam Enstitüsü'nde okurken dersten sonra sınıfın birinde İslam enstitüsü öğrencilerinden dileyenlere Arapça ders verirken akşamları Eğitim Enstitüsü öğrencilerine İlmihal dersleri veriyordum.Akşam sohbetlerinden birinde İslam'a göre haramlar bölümünü okuyorduk. Gösteriş meraklısı bir bey, ilk geldiği bu toplantıda "Geç o konuyu sayın hocam, bize tarikattan bahsediver" deyince ben de ona "Haramları öğrenmeden tarikata girmeyi yasaklamış tarikatın kurucuları ve "Şeriatı bilmeden tarıkata giren zındık olur" deyivermişler" diye cevap verip okumaya devam etmiştim. Aradan yıllar geçti o arkadaş, Holding kurdu ve bir vilayette açılış yaparken şarabın su gibi aktığını açılışa katılan bir öğretim üyesi bana nakletmişti ve ben de bu sütunlardan o günlerde uyarı mahiyetinde yazmıştım. Karşı mahalledeki beyaz tenlilere yaranmak için yapılan bu israflar, onların sonlarını getirdi. Ele aleme rüsvay oldular. Evlerinden çıkamaz hale geldiler. Peki, karşı mahallenin beyaz tenlileri şimdi ne yaparlar? Politika, holdingin yıkımını sağlamak için sabah kahvaltılarında güç kazanmaya çalışıyorlar. 07/06/2002/Cuma /Millî Gazete tarihli makalemde şöyle yazmıştım: Şeyh Sadi Şirazi anlatıyor: "Bülbül ile kargayı aynı kafese koymuşlar. Bülbülün dili tutulmuş. Karga da ellerini ovuşturmuş, lâ havle çekmiş ve "Ey Allahım, ben ne günah işledim de böyle uğursuz, çirkin, bir yaratıkla aynı yerde kalma cezasına çarptırıldım" demiş. Bülbül, kargaya yaranmak için karalar giyinse cıyak cıyak ötse acaba karga bundan hoşlanır mı? Tabii olmayan şeyden herkes nefret eder ama işine geldiği, çıkarına hizmet ettiği oranda "Aferin" vererek hizmet ettirir ve sonra atar. O da içinden "Enayi, beni kandıracağını zannediyor, viski içmiyorsun, gay değilsin, gaylara ve lezbiyenlere özgürlükten dem vurursun sonra Kur'an'dan Lut peygamberin kıssasını okuyarak bana kötü bakarsın ardından da light İslam'dan bahsedersin. Domuzu benim yanımda gördüğünde "Ne cici şey" diyorsun ama ondan nefret edip etini yemiyorsun" diyor. Sevgili peygamberimiz, alemlere Rahmet peygamberi olduğu halde Medine'deki Münafıklar ve Yahudiler ondan hoşlanmamışlardır. Hiçbirimiz Sevgili peygamberimizden daha şefkatli daha merhametli olamayız. Buna rağmen Rabbimiz, Medine'deki kafirlerin durumunu bize haber veriyor: "Eğer onlar bir sığınak, mağara veya girecek bir delik bulsalar, oraya çabucak gireceklerdi" diyor. (Tevbe suresi, ayet: 57) Aydınlıkla karanlığı bir odada bulundurmamız mümkün değildir. Öyle ise ne yapalım, imansızlarla ilgimizi keselim mi? Hayır. Kesmemiz de mümkün değil. Kesmemiz değil ilişki kurmamız emrediliyor. Ancak bu ilişkide doktor kendini hasta yerine koyar, hastadan medet beklemeye kalkarsa hem kendisine hem de hastaya zarar verir. Hastasını tedavi eden doktor gibi ilişkide bulunacağız. İnkar mikrobundan arındıracağız ama kendimize mikrop bulaştırmayacağız. Müşrikler, Sevgili Peygamberimize gelerek bir teklifte bulunurlar. "Biz seninle konuşmak isteriz. Ancak şu yanındaki insanları kov" derler. Yani bu insan düne kadar bizim kölemizdi. Biz kölelerimizle aynı odada bulunamayız derler. Hemen Rabbimizden uyarı gelir: "Sakın onları yanından kovma." (En'am suresi, ayet: 52) Kehf suresinin 28'nci ayetinde "Gözlerin onlardan kaymasın" buyurulmuş. Yani gözlerin Mekkeli müşriklerin altınları gümüşleri, her türlü servet ve ziynetlerinden zevk almak yerine bu gece gündüz Allah'ın rızasını arayan insanlara bakarak zevklensin. Mekke kuşatmasında, Mekke'nin ileri gelenlerinden Ebu Süfyan, Peygamber efendimizle görüşmek için gelir. Efendimizin çadırına girerken yanına Peygamber efendimizin çok sevdiği Aiz b. Amr'ı alır. Efendimizin yanına girerlerken "Ya Rasulallah, Ebu Süfyanla Aiz .b Amr geldi." Derler. Efendimiz "Aiz b. Amr la Ebu Süfyan geldi" diye uyarır. Yani İman etmiş fakir bir mü'min de olsa kafir bir kralın cumhurbaşkanının, sultanının, şahın adının önüne alınmasını istedikten sonra: "İslam yücedir. Üzerine çıkılmaz." Buyurmuş. (Beyheki, Sünen 6/205, Feth-ul - Bari 3/220. Darakutni'den ve Fevaidi Ebi Ya'la'dan naklen) |
|
|
![]() |
| Etiket |
| yaranamazsınız |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kâfire Yaranamazsınız ! | Vukuf-i Kalbi | TARTIŞ-YORUM | 2 | 08.09.08 21:04 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|