|
| Konular: 50,311 | Mesajlar: 311,916 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Altı milyar insana kendimizi sevdirmemiz mümkün değil. Hepsine birer dakika ayırmaya ömrümüz yetmez. Ama altı milyar insanın gönlünü Yaratanı sever ve kendimizi O'na sevdirirsek, O'nun kurallarına göre hareket edersek altı milyarın güneşi sevdiği gibi, havayı sevdiği gibi biz de gücümüz oranında insanlık hayatına katkıda bulunursak adımızı sanımızı bilmeyenler bile iyiler için yaydıkları sevgi sağanağından yararlanırız. Hak ve halk düşmanı insanların nefretini çekmek de Müslüman'ın özelliklerindendir. Çünkü Müslüman, bataklık kurutucusu, baskıcı, fitnecilerin amansız düşmanıdırlar. Baykuşun viraneleri sevip mamur yerlerden nefret etmesi gibi, sineğin pislik yuvalarını sevip gülden nefret etmesi gibi kafirin (inadına gayri Müslimin) Müslüman'dan nefret etmesi de normaldir. Rahman'a dost olanlar şeytanın düşmanı olurlar. İkisine birden dost olmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Aydınlıkla karanlığı aynı kutunun içinde perdesiz tutmak gibi imkansızdır. Allah'la dost olana Allah'ın yarattıkları da dost olur. Denize atsalar Yunus aleyhisselam gibi balıklar onu baş tacı ederler. O balıklar Allah dostunun yanında yer aldıklarından Yunus balığı olur ve o Yunus'u sevdiğinden bütün insanlarda Yunus balığını severler. Allah (c.c.) sevdiğini sevdirir, yerdiğini yerdirir. Rehberimiz Kur'an'ı Hakim'in ayetleri hakiki inciler gibi surelere dizilmişler. Bize iki dünyanın güzelliklerini gösteriyorlar. İnsanların sözlerinden yapılmış yapma inciler de var dünya çarşısında. Hatta bazıları Kur'an'ın ifadesiyle kendi sözünü harman edip öyle savurup Hak ile batılı birbirine karıştırıyor. (Bakara: 42) Kendi yapma incisini değerlendirmek için hakikilerin arasına katmaya çalışıyor. "Bizim koyduğumuz kuralların hangisi Kur'an'dan geri kalır?" diyerek hava da atıyorlar ama işin ehli olanlar hak ile batılı, hakikisi ile sahteyi ayırt ederler. Kur'an'ın rehberliğinde Yunus gibi yürürken hedefimiz derecemizi, kadememizi, rütbemizi, yükseltmeye çalışmak olmalıdır. İnsanlar tarafından verilen dereceler, kademeler ve rutbeler emekli oluncaya kadar devam eder. Rabbimiz katında edindiğimiz doğruluk kademesi hem bu dünyada, hem de Cennette sonsuza dek devam eder. "Ama doğrular ok gibi yabana atılıyorlar, eğriler ise yay gibi elde tutuluyorlar" diyenlere şair "Doğruda aç görmedim, eğride tok, Eğri yay elde kalır, menzil alır doğru ok" diye en doğruyu söylemiş. Hedefe varmak için ok gibi doğru olmak lazım. Hedef de Allah'ın rızası olmalıdır. Çoban kulübesinden, cumhurbaşkanlığı köşküne, sınırdaki nöbetçi kulübesinden, komuta merkezine kadar her yerde "dağlar ile taşlar ile seherdeki kuşlar ile" Rabbin rızası aranmalıdır. Geceyle gündüzün gidip gelişi, güneşin ısı ve ışık vermesi, ayın nuru bizim uyarıcılarımızdır. "Bizi de bir getirip götüren var. Siz de gidiyorsunuz. Dünyaya ölmek için geliyorsunuz. Kalmak için gelmiyorsunuz" diyorlar. Ölmeyen bir Allah'ı işaret ediyorlar. (Yunus suresi ayet 5-6) Ruhlarımız Rahman'dan geldi. Hz. Ademle birlikte Cenneti gördü. Onun için tenimiz dünya nimetleriyle tatmin olsa bile gönlümüz tatmin olmaz. Bu güzellikleri Yaratan hakiki güzele doğru uçmak ister. Dünyanın çirkefine dalan, pislikten zevk alır hale gelenlerin yerinin ateş olacağını haber verir Rabbimiz. (Yunus suresi ayet 7-8) Bu dünyamızı cennet eylemek, ahiretimizi de cennet eyleyip eşimiz, çocuklarımız, annemiz, babamız ve bütün dostlarımızla birlikte cehennem ateşinden uzakta, selâmlaşarak yaşayabilmek için bu dünyada İslam kelimesinden türeyen "Selâm"ı dilimizden eksik etmeyelim. Efendimiz buyurmuş: Yürüyen, durana, oturana selâm versin. Küçük, büyüğe selâm versin. Binekli olan, yayaya selâm versin. (Buhari, istizan: 4) Selâm, gülün özündeki kokuyu vererek çevresindekileri rahatlatması gibidir. Bülbülün şakıyarak yorgun argın hücrelerimizi dahi coşturması gibidir. Karşımızdakine dost olduğumuzun iletilmesidir. Devletler arası güven mektubu gibidir. es-Selâmü aleyküm. |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Her hakkın karşılığında bir de vazife vardır | Seida | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 0 | 22.02.10 12:31 |
| ağlamaya hakkın yok | Nil Fırat | Şiir | 4 | 14.12.09 16:03 |
| Halkın Direncini Deniyorlar | sevgiliye sevdalı | MGFORUM SANAL TAKİP | 0 | 10.08.09 23:00 |
| Halkın Mesajı Yerine Ulaşacak Mı ? | Vukuf-i Kalbi | Serdar Demirel | 0 | 01.04.09 17:25 |
| Cahiliye İnsanların Nefis Sevgisini Allah Sevgisine Tercih Etmeleri | Seida | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 0 | 08.10.08 12:58 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|