|
| Konular: 50,313 | Mesajlar: 311,918 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Kur'an-ı Kerim'de ara vermeden üç sayfa ard arda gelen 261-281 arası ayetlerle açıklanan tek konu yardımlaşma. Yani cömertçe, karşılık beklemeden, gösteriş yapmadan, başa kakmadan, minnet altında bırakmadan, yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için malımızın en güzellerinden vermemizi ve kendimize verildiği takdirde beğenmeyeceğimiz şeyleri vermememizi, cimriliğin şeytan dürtüsü olduğunu, iffetinden dolayı isteyemeyen fakirleri gözetmemiz gerektiğini, gecede, gündüzde, açıkta, gizlide her halde yardım üzere olmamızı emreder. "İffetinden dolayı isteyemeyenler" cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Geçen sene zekat verebilen insanlarımızdan bir çoğu bu kriz nedeniyle fakir duruma düştüler. Bunlar evin geçinmesi için isteyemezler. Durumlarını bildiremezler. İşte bizler, bunları da bulup yardım edeceğiz. Çünkü biz, bir vücudun parçaları gibiyiz. Acımız sevincimiz birlikte paylaşılmalıdır. Peygamber Efendimiz Müslüman topluluğu bir vücuda benzetmiştir. (Buhari, Edeb, bab 27) Ayağımızın parmağına bir taş düşüp ezse, bütün vücut acıyı hisseder. Ağrıyı hissetmekle yetinmez ağrıyan bölgeye kanı biraz daha fazla gönderir. O bölgenin normal günlerdeki ihtiyacından biraz fazla gönderirken vücudun diğer taraflarındaki kan dengesini de bozmaz fakat bu yardıma vücudun bütün parçaları iştirak eder. Sevinç anında da öyledir. Göz, güzel bir manzara gördüğünde, kulak güzel bir şey işittiğinde, burun güzel bir çiçek kokladığında vücudun bütün hücreleri güzelleşiyor. Burundan giren güzel bir koku kişinin gözlerini çiçeklendiriyor. Vücudumuz yardımlaşmanın en güzel örneğini vermektedir. Onun içindir ki Sevgili Peygamberimiz, Müslüman toplumu vücudun parçalarına benzetmiştir. Bu vücud da beyindeki kılcal damar "Niçin kalpteki kan bende de yok, onunki çok benimki az" demez. Eğer o beyine ihtiyacından fazla kan verilirse kişi komaya girdiği gibi, ihtiyacından az verilirse de komaya girer. Müslüman toplumlarda çalışma, dürüst çalışma esastır. Zekat ve sadaka ise denge unsurudur. Bir köprüdür. Vücudun parçaları arasındaki kan damlaları gibi toplumun toplar ve atar damarlarıdır. Zenginin malından belirli bir bölümünü fakirlere aktaran köprüdür. Kişiyi cennete kavuşturan köprüdür. Zekat vermek kişiyi iki dünyada da cennete kavuşturur. Ruhu karamsarlıktan, katılıktan, cimrilik hastalığından kurtaran zekattır. Buyurmuş Peygamber Efendimiz. (Şevkâni, Neyl-ül-evtar 5/259) Çok yiyenlerin geğirtisi ile aç gezenlerin karın gurultusudur toplumumuzun günlük hayatını cehenneme çeviren. Efendimize birisi gelerek kalbinin katı olduğundan şikayette bulunmuş. Efendimiz ona: "Yetimin başını okşa, fakirin karnını doyur" buyurmuş. (Mecmeu-z-zevaid 8/160) Demek ki insan ruhunun ve nefsinin tedavi yollarından bir tanesi de fakire yardım. Aslında burada yardım eden kişi kendisine yardım etmektedir. Böyle bir tedavi usulü günümüzde henüz tavsiye edilmiyor. Ancak Avrupa'da "İhtiyarlıyorum hayranlarım birer birer etrafımdan kaçıyor" diye sinir krizleri geçirenlere hayvan beslemeyi tavsiye ediyorlar. Efendimiz ise insanın tedavisinin insandan olduğunu bildiriyor. İşte bu iki bakış açısıdır günümüz insanlarını gruplara ayıran. Bir tarafta köpeğine Avrupa maması bulamadığı için rahatsız olup hastanelere yatanlar, öbür tarafta yavrusunun destek dışı olan ilaç parasını bulamadığı için acısını yine acılı kalbine gömen Müslümanlar. Buna rağmen yine de toplumun refah seviyesinin bir grafiği olan dilenciler genellikle cami önlerinde durmaktadırlar. Sinema veya tiyatro önlerinde değil. Demek ki merhametli insanlar az da olsa camidedirler. Dünya evimizin cennet köşelerinden bir köşe olması için ağzımızdan çıkanla ağzımıza girene dikkat etmeliyiz. Giren haram değil, helal olmalıdır. Çıkan inkar değil iman, ifsat değil islah edici söz olmalıdır. Çocukluğumuz ve ailemizi dünyanın en değerli şaheserlerinden daha kıymetli bilip onları günah kirleri ve paslarından korumalı kapımızı da fakir ve yetimlere açık tutmalı. Çünkü sevgili Peygamberimiz: "Allah katında evlerin en sevimlisi, kapısı yetimlere açık olup, yetimlere ikram olunan evdir" buyurmuş. (Mecmeuzzevaid 8/160). |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Her daim nasihat ediniz... | abdusselam | Mevlüt Özcan | 0 | 01.08.09 13:33 |
| Hiç şu soruyu sordunuzmu kendinize.. | Tenbihü'l Gafilin | İSTİŞARE | 13 | 27.05.09 12:10 |
| 102 yaşındaki Nineden Yardım kuyruklarına ders //Yardım teklifine böyle cevap verdi | Elcihad | TEBRİKLER-PROTESTOLAR | 1 | 06.12.08 12:46 |
| Hakkinizi Helal ediniz | Seida | © Geri Dönüşüm Kutusu | 13 | 09.08.08 15:05 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|