|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,920 | Üyeler: 10,668 | Online: 224 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| Makale Sevdiğiniz Paylaşmak İstediğiniz Makaleler.. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Mücahidin ümmet ve cihat şuuru Osman Nuri AÇIKGÖZ haber@anadolugenclik.com.tr ![]() Ümmet ve İmam ‘´ümm´´ kökünden gelir ki ümmet demek bir imam (lider, önder,)´ın liderliğinde millet olmanın adıdır. Ümmet, cemaat ve taife demek değil, ümmî olan Hz. Muhammed´in gösterdiği yolda giden millet demektir. Ümmet, yalnızlıktan birliğe, birlik olarak ‘´bir´´ olanın kulluğunda, kula kul olmamanın şuurunda bütünleşmek demektir. Yani, zilletten izzet´e geçmek, esaretten hürriyete, hezimetten zafere ulaşmak demektir. Millet; aynı dili konuşan, aynı ırkdan oluşan kavim demek de değildir. Millet, geçmişten geleceğe köprü kurabilme şuuru taşıyan, aynı inancı paylaşan ve aynı inançla yaşayan insanlar topluluğudur. Millet, bir ruh mimarîsi, gönül birlikteliğidir. Millet bir köprüdür. Köprü, tek-tek taşların oluşturduğu ‘´birliktelikten´´ teşekkül eden bir kemerdir. Taşlar yerine oturmadığı takdirde kemer de oluşmaz millet´ de... Taşların düşmesi ve bozulması halinde köprünün yıkılması gibi fertlerin bozulması ve ifsadı da milleti yıkılışa götürür. Millet, halk demek değildir. Halk; pazaryerindeki kalabalıktır. Pazaryerinde her türlü milletten halk bulunabilir. Halk, belli bir ideali, tek bir inancı olmayan kalabalıktır. Değişik inanç ve milletlerden de oluşabilir. Halk, tevhîdi birlikteliğin değil, barış içinde yaşayabilmenin ve insanlığın ‘´beraberliği´´dir.. Ümmet; ümm kökünden gelir. Ümm:ana kaynak, çıkış noktası, temel esas demektir.Ümmî ise, anasından nasıl doğmuşsa öyle saf ve temiz demektir.Ümmî oluş safiyet ve temizlik ifade eder. Hep söylendiği gibi, ümmîlik okuma-yazma bilmemek demek değildir. Hz. peygamberin ümmî oluşu, dersini ve okuma-yazmasını direkt olarak Cebrail vasıtasıyla Allah´tan öğrenmesine işarettir. Yani hiçbir kulun okuma-yazma öğretmesine ihtiyaç duymamasına, onun muallîm´inin sadece ve sadece Allah olduğuna işarettir. O´nun isminin Mustafa oluşu da safiyet ve seçilmişlik manasına gelir. Mustafa, seçilmiş ve güzide demektir. Ümmîlik, cehalet(okuma-yazma bilmemek) değildir. Hz. Muhammed´in Ümmî oluşu içinde marifetullah, hikmetullah taşıyan ulvî bir risalet´e işaretdir. O, Âlemlerin alîm´i, âlimlerin muallîmidir. Cihad, cehd kökünden gelir. Cehd; çalışma, gayret, himmet demektir. Cihad ise insanla, islâm arasındaki engellerin ortadan kaldırılması ve bir işi başarmak için müslümanın var gücüyle çalışması demektir. Cihad,savaş demek değildir, savaş barışın zıddıdır. İslam, sevgi ve barış demek olduğuna göre, islam´ın en büyük farz ibadeti olan cihad, nasıl savaş diye adlandırılabilir? Cihad´ın bedenî bir faaliyet olarak yapılması, savaş olarak adlandırılırsa da, bu savaş tahrip, kan ve can alma savaşı değil, can kurtarma, özgürlük ve barışı sağlama ve müdafaa hareketidir. Harp´te tahribât, cihad da ise tamirat ve özgürlük için gayret vardır, barış vardır. Müslüman, cihad ederken ölürse şehadet´e ulaşır. İnsanın, müslüman olması şehâdetle başlarken, cihad ederken ölmesi de şehâdet´tir. Cihad, Kur-an´da en fazla zikredilen bir farzdır. Bütün ibadetler zaman veya miktarla sınırlı olduğu halde cihad ibadetinin zaman ve miktar sınırlaması yoktur. Cihadın ifa´sı ilim ve imanla başlar,sabır, sadakat, azim ve Salih amelle devam eder. Cihad; ümmet olma şuuru ile devlet olma ruhunun, saadet sarayını izzet ve itibarla kurma ameliyesidir. Cihad, sıhhat vezninde…malların temizlenmesi ve arındırılması için zekât´ını veren müminin, beden, beyin, akıl ve kalp zekâtını(kirlerden arındırılması sağlıklı ve temiz olması) verebilme şuuru da cihad´dır. Onun içindir ki sağlıklı ve dinç olmak isteyen mümîn cihad etmeden duramaz, cihad´la sıhhat ve huzur bulur. İçtihadı olarak yapılan cihad, fıkıh veya hukuk çalışmasıdır ki buradan siyaset doğar. Siyaset, memleket idaresi, ve insanlara hizmet etme sanatı yani beşeriyetin kurtuluş ve intizamı için hak ve adaletle hüküm icra etme, devlet yönetme sanatıdır. Siyaset hakkın hakimiyeti için yapılır. ‘´Hakk´´hiçbir şarta bağlı olmaksızın mutlak doğru olan şeydir. Siyaset, politika demek değildir. Politika çok yüzlülük demektir ki İslâm ikiyüzlü (riyakâr) insanlardan uzaklaşmayı emreder. Çünkü münafıklık murdarlıktır, fitnedir. Politikada riya, yalan, hile ve aldatma mübah olduğu halde, siyaset´te hakkı tebliğ ve hakka davet esastır. Yani ‘´emr-i bil ma´ruf, nehy-i anil münker vardır. İnsana verilen hak ve batılı ayırabilme meziyetinden doğan siyaset, imanî, ictihadî ve fikrî bir cehd ve çaba hareketidir. Cihad´ın mânevî cephesinde iman, ihlas ve teslimiyet varken, maddî cephesinde ise ilmî, siyasî ve teknolojik üstünlük için gayret etmek ve çalışmak vardır. Cihad, hem mal ile hem de canla yapılan bir ibadettir. Kur´an´´ hakkın zaferi ve hakimiyeti için yapılan cihad´da, inananlara dünyevî ve uhrevî nimetlerin verileceğini müjdeler. (Tevbe;88). Hz. Muhammed as.´´Bir kavim cihadı terk ederse, Allah (cc.) onların tamamına azab gönderir‘´ buyurur. İslâm´dan önce gelen dinlerde ibadet yerleri, sadece ibadethaneler olduğu halde, müslümanlara yeryüzü mescid kılınmıştır. Yeryüzü mesci´dinin ilk ve baş imam´ı (lideri önderi) da Hz. Muhammed´dir. Mescitte kulluk yani ibadet yapabilmek için ilk şart, mescidin ve müminin temizliğidir. Hz. Muhammed ‘´Ben bütün insanlara peygamber olarak gönderildim´´ buyurur. Allah da, Kur-an´da ‘´Biz seni bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik´´ buyurur, (sebe:28) Mescid, secde edilen, namaz kılınan yer demektir. Secde mü´min´in Allahın huzurunda baş eğmesi emrine boyun eğmesi demektir. Şeytan Allah´ı tanımadığından değil, Allah´ın emrine itaat etmediğinden iblis olmuş ve lanetlenmiştir. İblis aklı ve kalbi karıştıran demektir. İnsanoğlu da cehaletinden ve kibrinden dolayı iblisleşir ve küfre gider. İnsanoğlu kendisini, kâinat kitabını ve kur´an-ı mübin´i okuyamadığından (tanıyıp bilemediğinden) dalâlet´e düşer. Yeryüzü müminlerin mescidi olduğuna göre, yeryüzündeki her türlü pisliğin def edilmesi, güzelliklerin, barış ve huzurun, sağlanması tecavüz tahrip ve ifsadın yok edilmesi, maddî ve manevî varlığının korunması ve müdafaası için yapılan cihad, Allah´ın mülkünde, Allah´ın hükümlerinin tatbik edilmesini sağlama, kulların kula, kul olmasını önleme çalışmasıdır. Mescid´de, imam mihrabta imamet eder. Mihrab, Harb kökünden gelir ki Allah´ın emrine boyun eğen mümîn, nefsiyle yaptığı harb´de galip gelmiş, Allaha kulluk etmek için divanda (Allahın huzurunda) ibadete durmuştur. Yani nefsine esir olmamış, kibirlenip itaatsizlik etmemiş, Allahın emrine boyun eğmişdir. Nefisle harb en büyük cihattır. Harb sadece savaş demek değil mertlik ve cesaret demek, doğruluk ve hak demektir. Harbi insan dediğimizde mert ve dürüst insanı anlarız. Camideki minber, imamın yükselerek çıktığı ve hutbe okuduğu kürsü yani taht´dır. Taht´a çıkmak tabiri padişahlar için söylenir ki, minber ‘´çıkılan taht´´dır. Taht´taki tek söz sahibi Allah ve Resulullah´tır. Oradan Allah´ın hükümleri müminlere ilân edilir. İslam´ın sahibi Allah´tır. Hiçbir insan İslam´ın sahibi değildir. İnsan, Allah´ın yeryüzündeki halifesidir. Allah´ın en büyük halifesi Hz. Muhammed´dir. Hz. Muhammed´in ilahî yönden üzerine almış olduğu peygamberlik vazifesine Nübüvvet, Risalet dendiği gibi ve Meb´ûsiyet de denilir. (Meb´ûs: Ba´s olunmuş, seçilmiş, gönderilmiş kimse demektir). Hz Adem ‘e ruh, nefh edilmeden önce Hz. Muhammed yaratılmıştır. Peygamberimiz bu durumu şöyle ifade eder.´´Hz. Adem, Ruhla ceset arasında iken ben yaratılmıştım´´. Hz. Muhammed Allah´ın hükmünün tebliğcisi, davetçisi ve mübeşşiridir. Hz. Muhammed´in davetine inanıp uyanlara Müslüman denir. Müslüman demek islâma sahip olan değil, islâma teslim olan insan demekdir. Onun içindir ki Hz. Muhammed´e ve onun tebliğ ettiği hakikâtlere sahip çıkan insanlara ‘´sahabe´´ denmiştir. Sahabe demek hem ‘´sahip çıkma, hem de´´ sohbet etme, şerefine nâil olanlar demektir. Sahabeler, Hz. Muhammed´e sahib çıkarken peygamberimizin de sohbetlerine iştirak ediyorlardı. Bu devirde hiçbir müslüman´a sahabe sıfatı verilemeyişi bu yüzdendir. Bugün yeryüzündeki bütün insanlar Adem neslinden geldiği için hepsi de insan kardeşlerimizdir ve Allah´ın kullarıdır ve Hz. Muhammed´in ümmetleridirler. Bu ümmetlerden bir kısmı hak yolda, bir kısmı da batıl yolda olan ümmetlerdir. Hz. Muhammed´in tebliğ ettiği bu hakikâtlere uyan hak yoldaki müminlere ‘´İcabet ümmeti´´ denir. Hak ve hakikati bilmeyen veya tanıyamayan insanlara da ‘´Davet ümmeti´´denir. İnsan kardeşlerimiz olan bu insanlar da hem Allah´ın kulları hem de peygamberimizin ümmetleridir. Hz. Peygamberin tebliğ ettiği ve müjdelediği İslam hakikâtlerini tanıyıp bilemediklerinden dolayı imana gelememişlerdir. Mü´min´in dünyevi ve uhrevî kazanç ve kaybı ve cihad´ın değeri bu noktada başlamaktadır. Cihad´dan maksat ilâ-yı kelîmullahtır. Yani Allah´ın sözünün yücelmesidir. Cihad yol gitmek, toz yutmaktır. Namazı anlatmak, namaz olmadığı gibi, cihad´ı anlatmak da cihad değildir. Cihad yaşamak ve yaşatmaktır. Bu çağda Allah´ın sözünün yücelmesi ilim fikir ve kalem ve yayınla olmaktadır. Lisan ve lisan-ı hâl ile İslam ahlâkını göstermekten daha büyük bir cihad tasavvur edilemez. Allah´ın ilk emri´´OKU´´ ilk farzdır. Okumak ilmin anahtarıdır ve ilîm imandan önce gelir. ‘´oku´´emri ilim ve ahlak öğrenmek manasında olduğu gibi, aynı zamanda ‘´davet etmek´´ manâsındadır. Onun içindir ki Anadolu´da düğün davetiyelerin adı ‘´oku dağıtmak´´ olmuştur. Kur´an´daki bu hitap Hz. Peygamberin insanlara hakkı tebliğe başlaması için Allah´ın verdiği ilk emirdir. Geri / Yukarı
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." Konu muallim tarafından (24.02.10 Saat 14:32 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
hayat;iman ve cihad.
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
| Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (24.02.10) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
![]() ![]()
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
![]() |
| Etiket |
| cihat, mücahidin, ümmet, şuuru |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hizmet şuuru ve dava adamı | Seida | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 14.12.09 09:36 |
| Kitap okuma şuuru | Muhammed | Mustafa Kasadar | 0 | 07.12.09 18:20 |
| Görev şuuru | şehlanur | KISSADAN HİSSELER | 1 | 15.10.09 15:12 |
| Ramazan medeniyeti: Vücud, vicdan ve vecd şuuru ve şiiri (2) | el Büğdüzi | Yusuf Kaplan | 0 | 17.09.09 11:10 |
| Ramazan medeniyeti: Vücut, vicdan ve vecd şuuru ve şiiri | el Büğdüzi | Yusuf Kaplan | 1 | 08.09.09 15:31 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|