|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,920 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
ALLAH ve O'nun elçisi Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizi sevmek olgun imanın bir işareti olarak kabul edilmiştir. Enes b. Malik (R.A.)'den rivayete göre: "Üç şey vardır ki; bunlar kimde bulunursa o şahıs, imanın tadını tadar: ALLAH ve Resûlünü herkesten fazla sevmek, sevdiğini ALLAH için sevmek, ALLAH kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek." (Buhârî, İman: 9, 14, İkrâh: 1; Müslim, İman: 67; Tirmizî, İman: 10; Nesâî, İman 3; İbn-i Mâce, Fiten: 23.) buyuran Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bu sevgiyi gönlünde taşıyanların imanın tadını alacaklarını müjdelemektedir.
İnandım demenin ameli bazdaki aksiyonu bu hadis-i şeriftir. Kulun ALLAH'ı sevmesi, O'nu tanıması ve devamlı bir şekilde O'ndan korkması, kalbini O'nunla ve zikri ile meşgul etmesi ve kendini O'nun huzurunda bulundurmasıdır. Kulun Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizi sevmesi: Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözüne, fiiline ve kendisine mahsus olmayan hallerine uymasıdır. Her iki itibarla bu sevginin alâmeti şudur: Baktığı vakitte masivayı görmez, işittiği vakit de Hakk'ın nidasından başkasını işitmez, bela ve musibetler başına geldiği zaman üzülmez, beladan dolayı feryat etmez ve ALLAH'dan başkasından hiç korkmaz ve O'ndan başkasına bel bağlamaz. Sevgi, iman gibi ortaklığı kabul etmeyen bir duygudur. Bu itibarla küfürle iman arasında münasebet olmadığı için, kişi, ciddi bir surette ALLAH ve Resûlüne daimi bir surette kalben ve ruhen alakadar olduğu takdirde gayrına bağlanması imkansız olur. Gayra bağlandığı takdirde ALLAH ve Resûlünün sevgisini kesmesi gerekir. Aksi takdirde ya imanı zayıflar ya da ALLAH korusun büsbütün imandan olur. Bunun misali Ashabı Kiramın hayatından anlaşılmaktadır. O'nun için Hz. Ebû Bekir (R.A.) şöyle buyurmuştur: ALLAH'ın saf sevgisinden kim tadarsa artık O'nun tatlılığından dolayı her şeyden yüz çevirir ve nefret eder. Müslümandan başka hiç bir kimseyle arkadaşlık edemez. "Sevdiğini ALLAH için sevmek" bir anlamda sevgiye, sevgiden başka karşılık tanımamaktır. Hadis-i şerifte "imandan dönmek" ile "ateşe atılmak" arasında bir bağ kurulmuştur. Bu imanın cennette, küfrün cehennemde olduğu temel inancının bir yansımasıdır. Kısacası: İmanın lezzetine varabilmek için ALLAH ve Resûlünü her şeyden fazla sevmek, karşılığını sadece yaratandan bekleyerek sevmek, küfre dönmeyi ölüm pahasına da olsa reddetmek, imanın hakiki lezzetinin sevgi ve fedakârlık yolundan geçtiğini bilmek, özsüz şekilciliğin ALLAH katında değerinin olmadığını bilmek, gerekir. İmanla tatlılık arasındaki münasebet ikisinin de lezzet verici olmalarıdır. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz benzetme yoluyla eğitim örneğini sergilemiştir. Yine sevginin önemini vurgulayan Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Enes b. Malik (R.A.)'den rivayete göre: "Canımı kudret elinde bulunduran ALLAH'a yemin olsun ki, sizden birinize ben ana-babasından, aile ve çocuklarından ve diğer bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça, o kişi bana ve tebliğ ettiğim İslâm dini'ne tam anlamıyla iman etmemiştir." (Buhârî, İman: 8; Müslim, İman: 69, 70, Nesei, İman: 19) buyurmuştur. Hz. Ömer (R.A.) bu hadis-i şerifi işitince: - Ya Resûlellah! Sen bana nefsimden başka her şeyden daha sevgilisin, dedi. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: - Ya Ömer! Nefsinden de sevgili olmalıyım, buyurunca; Hz. Ömer (R.A.): - Nefsimden de, diyerek durumu arz etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: - Ya Ömer! İşte şimdi oldu, cevabını verdi. (Buhari; Eyman: 2; No: 6257; 6/2445) Görüldüğü gibi sevgide öncelik sırası ve en geçerli olanı ALLAH ve O'nun elçisine karşı beslenen sevgidir. Kur'an-ı Kerim'de ALLAH'ı sevmenin ön şartı olarak Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize tabi olunması gerektiği bildirilmiştir: "Resûlüm ya Muhammed! De ki: Eğer ALLAH Teâlâ'yı kemâl-i hulus ile seviyorsanız, bana ittiba ediniz, uyunuz ki ALLAH Teâlâ da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin bağışlasın. ALLAH Teâlâ kullarını çok mağfiret edici ve çok merhamet edicidir." (l-i İmran Sûresi: 31)
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
| Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür edenler: | Medine Sevdalisi (27.05.09) |
![]() |
| Etiket |
| efendimiz, peygamber, sevgisi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|