| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,920 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Mehmet Talü »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.06.09, 08:03   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,027 mesajına 19,450 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline

Standart Büyük hedefleri büyük insanlar kovalar

Büyük hedefleri büyük insanlar kovalar

İşte Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin bu müjdesi gereğince, İslâm ordusunun her bir neferi dilini tesbih ve tekbir ile süslüyordu. Bu ulvî, yüce kelimelerin sadası, ta göklere kadar yükseliyor, bütün kalblere yumuşaklık, rahatlık, hayret ve heybet veriyordu. Hatta İstanbul'un bu kuşatılması esnasında şehirde bulunan Sakızlı Piskopos Leonardo, yazdığı bir tarih kitabında: "Oh! Eğer siz de bizim gibi Lâ ilâhe illALLAH Muhammedü'r-Resûlullah diyen Fetih ordusunun sadalarını duysa idiniz, şaşkın ve dilsiz kalırdınız." demiştir.

Evet... Bu ulvi tesbih ve tekbir sadaları ruhları büyülüyor, muhalif kuvvetleri hayrete, felce uğratıyor, ehl-i tevhide karşı koyulamayacağını, direnme yapılamayacağını kalplere duyuruyordu.

"Mum donanması" gece yarısına kadar devam etmiş, daha sonra bütün ışıklar söndürülüp ortalık zifirî bir karanlığa gömülmüştür. Bu zifirî karanlık içinde Sultan İkinci Mehmed Hân bütün muhasara hattını at üzerinde gezmiş, tepeden tırnağa beyazlar giyen Akşemseddin asker arasında dolaşarak telkinlerde bulunmuştur. Çıkarılan münadiler, Bizans fethinde yararlık göstereceklere verilecek dünya nimetlerini ilân ederken, Orduy-ı Hümayûndaki asker, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Hadis-i şerîflerinin sırrına mazhar olabilmenin, o ebedî mükâfatın hazzı içinde birbiriyle helâllaşıp sabahki cihada hazırlanmıştır. Görülüyor ki, fetih harekâtının iki yönü vardı. Birisi maddi, askeri; diğeri ise manevi idi. Maddi yönünü Fatih, manevi yönünü ise Akşemseddin üstlenmişti. Feth-i mübin bu iki yönlü harekâtın neticesinde gerçekleşmişti. Her zamanki olduğu gibi. 29 Mayıs 1453 Salı günkü büyük hücum, şafakla beraber, mehterin vurduğu cenk havasıyla başlamış, iki saatten fazla devam eden bu umumî hücum esnasında, Akşemseddin gibi fethin mânevî liderleri dahi ateş hattına girmiş ve "Şâhî" adı verilen büyük topun açtığı bir gediğe saldıran Ulubatlı Hasan, Tekbîrle Topkapı sûrlarına çıkarak şanlı Bayrağımızı sûr üzerine dikip şehîd düşmüştür.

Ulubatlı Hasan'ın otuz arkadaşıyla birlikte şehâdetinden sonra, Sultan ikinci Mehmed Hân kumandasındaki ordu Topkapı'da açılan gediğe saldırıp şehre girmeğe muvaffak olmuş, diğer taraftan Edirnekapı civarında açılan gediklerde kanlı bir savaş başlamış ve bu kapılardan şehre dalan askerimiz, Bizans'ın son müdafilerini arkadan çevirip imhâ etmiştir. Böylece Feth-i Mübîn gerçekleşmiş ve zabtedilen sûrlardaki Bizans bayrakları sökülüp atılarak yerlerine şanlı Bayrağımız çekilirken; sûrlardan yükselen Ezan seslerini duyan Fâtih Sultan Mehmed Hân, hemen atından inerek sûrlar önünde "Şükür Secdesi"ne kapanmıştır. Fâtih Sultan Mehmed Hân, daha sonra otağına çekilip devlet erkânının tebriklerini kabul ederken, Haliç sûrlarını Cebeli Ali Bey, Tekfur sarayı sûrlarını Karaca Bey, Marmara sûrlarını ise Kapdân Hamza Bey geçip şehre girmişler, daha sonra Vezir Zağanos Paşa büyük birlikleriyle şehre dahil olmuş ve o gün henüz öğle olmadan şanlı askerimiz Aksaray taraflarında saf tertibatı almıştır. Fâtih Sultan Mehmed Hân, fetih günü öğleden sonra, hocası Akşemseddin önde olmak üzere ordusuyla birlikte Topkapı'dan şehre girmiş ve Bizans halkının tezahüratı, gaazilerimizin Tekbîr ve Ezan sesleri arasında ilerleyip Ayasofya'ya gitmiştir. Fatih ve ordusu şehre girerken kadınlara, çocuklara, sivil halka ve aman dileyenlere dokunmadı. Mabedlere zarar vermedi. Halkı, inançlarında serbest bıraktı. Hatta Bizans halkı şehrin yeni hükümdarını çiçek ve alkışlarla karşıladı. Çünkü Bizans yönetimi halkına zulmetmiş; halk arasında "Bizans külâhı görmektense, Osmanlı sarığı görmek daha iyidir" sözü yaygın hale gelmişti. Halk, Osmanlı'nın hak ve adalete bağlılığından haberdardı.

Fatih Ayasofya'ya geldiği sırada Ayasofya, kadın-erkek her yaştan Bizanslı tarafından tamamen doldurulmuş, bu muazzam kalabalık, Fâtih Sultan Mehmed Hân'ı Ayasofya kilisesi kapısında görünce, gözyaşlarıyla yerlere kapanmış ve işte o anda, o devir insanının bilmediği, görmediği, hattâ hayâl dahi edemediği bir olay vuku bulmuş, Fâtih Sultan Mehmed Hân, o muazzam kalabalığı sükûnete dâvet ettikten sonra şunları söylemiştir: "Kalkınız! Ben Sultan Mehmed, hepinize söylüyorum ki, bu andan itibaren artık ne hayatınız, ne de hürriyetiniz hususunda gazab-ı şâhânemden korkmayınız!.."

Halk, bu teminattan sonra sükûna kavuşmuş, daha sonra Ayasofya'yı gezen Fâtih Sultan Mehmed Hân, Ezan okunmasını emretmiş ve kılıçla fethettiği Ayasofya'yı, Hıristiyanlığın bu en büyük kilisesini camiye çevirerek o gün ikindi namazını orada kılmıştır!..

Feth-i Mübîn'in bu ilk gününde Galata Ceneviz halkı teslim olmuş, İstanbul payitaht (başşehir) yapılmış ve Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın şehrin her tarafında okunan fermânlarıyla Bizans halkının malı, canı, ırzı, dinî ve mezhebî hürriyetleri kanunlarımızın teminatı altına alınmıştır!..

Evet bütün engellemelere, çevrilen bütün entrikalara ve casusluklara rağmen ALLAH hükmünü icra etmiş, karalardan gemiler yürütülmek pahasına İstanbul feth olunmuştur, Bizans düşürülmüştür. Bu fetih, muazzam ve muhteşem Osmanlı Devleti'ne cihan fethinin bir paslı kapısını kırıp açmış, devletin adeta ortasında kalmış bir yaranın iyileştirilmesini sağlamıştır. Bizans düşünce, Roma da düşmüştür.

Çok parlak fetih vak'aları İstanbul'un fethinden evvelki asırlarda da yüzlerce defa vuku bulmuş; lakin, hiçbiri İstanbul'un fethi kadar büyülü bir tesir bırakmamış, onun kadar sürekli bir merakla hatırlanmamıştır. Yalnız bizim aramızda değil, gayr-i müslim muhitlerinde de ne zaman "fetih" ve "Fatih" sözleri geçse, 1453 Mayıs'ının 29'uncu Salı sabahı olan vak'a ve o gün Bizans payitahtına giren genç Fatih hatırlanır. Şüphesiz ki, fetih vak'asının icra ettiği bu tesirin sebebleri çok uzaklarda ve çok derinlerdedir.
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Cihad Yıldızı (03.06.09), tosba (04.06.09)
Alt 03.06.09, 23:47   #2
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

tek kelimeyle mükemmel bir yazı
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür edenler:
Alemdâr-ı İslâm (04.06.09)
Cevapla

Etiket
büyük, büyük hedefleri, büyük insanlar, hedefleri, insanlar, kovalar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:59 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.