| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 221 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Mevlüt Özcan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12.10.09, 10:14   #1
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart İki çuvallı adam Abdullah (r.a.)

Siret-ü ibn Hişam adlı eserde Sahabe-i Kiram'dan Zül-Bicâdeyn (iki çuvallı) lâkaplı Abdullâh el-Müzeni'den bahsedilir. (sf: 21527-528)

Abdullâh el-Müzeni (r.a.)'nin kalbine yerleşen iman ve Rasûlüllah (s.a.v.) aşkı iman edene dağları taşları nasıl düz yol, dikenleri gül, zulümleri beden ve ruhen duymaz, kavuşmak arzusu doymak bilmez zevk hâlini aldığını açıkça telkin eder.

Abdullâh (r.a.)'in yaşamındaki imkânları, bu imkânların elinden alınmasına rağmen ortaya koyduğu tavrı hepimiz için imanımızın lezzetini duymamız açısından büyük önem arzeder.

Abdullâh (r.a.) nasıl bir hayat yaşıyordu. Yaşadığı hayata taparcasına bağlanıp kalmaması kendisine cenneti nasıl kazandırdı, buyrun birlikte öğrenelim:

Abdullâh (r.a.), babasını doğmadan kaybetmiş. Kabilesi içinde çok sevilen amcası tarafından büyütülmüş ve himaye edilmiş bir delikanlı idi.Kalbi de iman etmeye hazırdı.

Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz'in beyanları Abdullah'ın yaşadığı kabileye ulaşıyordu. Ulaşan bu haberler duyuldukça kabile arasında tartışılıyor, herkes kendi açısından değerlendiriyordu. Ancak değerlendirmelerin ortak paydası câhiliyet taassubunun inat ve ihtiraslarından dolayı menfilikle sonuçlanıyordu.

Bütün böylesi olumsuzluklara rağmen Rasûlüllah (s.a.v.)'den gelen haberler Abdullâh'ın kalbinde ılık rüzgârlar estiriyordu. Her haber geldikçe Abdullâh'ın Rasulullah'a olan sevgisi, kavuşma arzusu artıyordu.

Kabilesinde İki Cihan Serveri'ne düşmanlık arttıkça onda bundan daha fazla İslâm'a muhabbet ısısı alevleniyordu.

Abdullâh'ın Rasûlüllah'a olan muhabbeti amcasıyla ve kabilenin diğer fertleriyle arasının açılmasına sebep olmuştu. Amca ve kabilenin diğer ileri gelenleri Abdullâh'ı bundan dolayı tehdit ediyorlardı. Çünkü o öyle bir hale geldi ki, imanını açıkça dile getiriyordu.

Aşireti Abdullâh'ın Medine-i Münevvere'ye kaçmasından endişe ediyordu. Nihayet kabile meclisi toplandı. Alınan karar üzere Abdullâh toplantı salonuna çağrıldı. Bu sevdadan vazgeçmesi tembih edildi. Ondan aksine bir cevap gelince de üzerindeki elbise çıkarıldı. Bedenini örtmesi için de başından aşağı kalın, sert ve kıldan örme bir çuval geçirildi. Herkesin ortak görüşü:

"- Bu haliyle Abdullâh bir yere gidemez" yönündeydi.

Bu delikanlıyı kabilenin ileri gelenleri

• Tepesi delinmiş kalın çuvalı,

• Yalın ayağı,

• Çuvalın yırtmaçlarından dışarı çıkmış çıplak kolları ve

• Açık başı ile çok gülünç oldu sanıyorlardı.

Abdullâh (r.a.) buna rağmen üzerine çuvalın geçirildiği günün akşamı

• Gecenin karanlığına,

• Yalın ayağına,

• Üzerindeki garip elbiseye aldırmadan kayalar, dikenli sahralar, dağlar, tepeler aşarak Medine-i Münevvere'nin yolunu tuttu...

Medine'ye yaklaşınca uygun bir yerde konakladı. Uzun süre Medine-i Münevvere'yi seyretti. Bir anda kendi hâline baktı ve utandı. Sırtındaki çuvalı çıkararak iki parçaya ayırdı. Parçalardan birini beline sarıp vücudunun alt tarafını örttü. Diğer parçayı da omuzuna aldı. Rasülullah (s.a.v.)'in huzuruna böyle çıktı.

Mescid-i Nebiye girince Abdullâh'ı görenler şaşkınlıkla ona bakakaldılar. Uzun bir yolculuktan dolayı saçı-başı dağınıktı. Eli-ayağı parçalanmıştı. Katlandığı meşakkati yüzünden okunuyordu. Ancak gözleri Rasûlüllah (s.a.v.)'i görmenin mutluluğuyla pırıl pırıl yanıyordu. Gayet usul bir sesle:

"- Ben geldim ya Rasûlallah! İman ederek geldim... Allah'ı bir, Muhammed'i O'nun Rasûlü tanıyarak geldim..." dedi.

Rasûlüllah (s.a.v.) onu bağrına bastı. Ve Abdullâh altın halkadaki yerini aldı.

Abdullâh (r.a.) bundan sonra gelişindeki üzerinde taşıdığı elbiseden dolayı Zül-Bicadeyn (iki çuvallı) lakabıyla tanınır oldu.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
abdullah, adam, çuvallı, İki

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Adam Gibi Adam : Savunan Adam intifada-AGD MİLLî GÖRÜŞ 0 22.09.09 19:58
Adam ıstıyor adam... intifada-AGD SERBEST KÜRSÜ 2 10.09.09 21:39
adam sanmisdim,adam degilmis.. günahkar AUDİO (SES DOSYALARI) 1 11.12.08 16:43
Adam gibi adam, savunan adam sevgiliye sevdalı Erbakan'ın Mücadelesi 5 07.12.08 13:54
''Büyük adam kimdir? kime büyük adam derler?'' gazikentli Makale 0 05.09.08 16:23

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:44 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.