|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Yeni muhtesipler ve Binbir gece hikayeleri Öğrencilik yıllarımda Kahire'de bazen Mısır'ın katı havasıyla birlikte üzerime kasvet ve ruhi bir çöküntü iner ve sinerdi. Kahire'nin ağır havasıyla birlikte beni iç çırpıntılar ve ihtilaçlar alırdı. Kahire'nin yükü gerçekten de insanı hasta eden cinstendir. Depresyon kıyılarınıza varıp çattığında kendinizi tarihin fezasına bırakırsınız. Vakıadan kurtulmanın en kestirme yolu zengin tarihte yatmaktadır. Ben de bu gibi haller muvacehesinde özellikle sahaflara giderek eski kitaplarla tanışırdım. Geçenlerde Adapazarı'nda bir sahafçıda rastladığım cinsten 'İstanbul fetihleri' veya 'Battal Gazi' cinsinden kitaplar alır ve bir müddet onların tasvir ettiği dünyada yaşar, oyalanır ve böylece hasta edici vakıadan uzaklaşırdım. Yahya Kemal Beyatlı da aynı şekilde vakıanın ve yaşanılan dünyanın kasvetinden kendisini tarihe ve tarihi mekanlara atarak kurtarmıştır. Tarih hamlesiyle birlikte yeniden kendine gelir ve bilinç yenilenmesi yaşarmış. Özellikle Paris dönüşünde 'evine dönen şair' kimliğiyle manevi ve psikolojik yaralarını tarih dokusunda ve ikliminde sarmıştır. Bundan dolayı şiirlerinde tarihi kahramanlık atıfları bir hayli yoğundur. Zira tedavisinin bir parçası olmuştur. Böyle bir buhran nöbetinde Binbir Gece hikayelerini aldım ve okumaya başladım. Bu benim sakil ruh atmosferimi değiştirdiği gibi Arapçamın da hızlanmasına ve ilerlemesine vesile oldu. Elbette Binbir Gece hikayelerine dini bir metin olarak bakmaz, sadece belirli bir dönem İslam diyarlarından bazılarının yaşadığı ve geçirdiği atmosfer olarak görürdüm. Matbaanın keşfinden sonra Batı'da İncil'lerle birlikte basılan ilk kitaplardan birisi Binbir Gece hikayelerinin olması tesadüf olmadığı gibi, Batı'nın ilgisine de tanıklık eder. Batı'da yüzyıllar boyu Doğu algısı Binbir Gece hikayelerinin ürünüdür ve onlar üzerinden teşekkül etmiştir. Zira, gerçekten de güzel bir hikaye örgüsü olduğu gibi sürükleyici bir lisana da haizdir. Bundan dolayı yalnız anlarda Binbir Gece okumaları sığındığım asude limanlardan birisi olmuştur. Adeta asabı bozukların ve yalnızların dostu, merhemi ve mütesellisidir. Binbir Gece hikayelerinin eski baskıları basittir ve popülist kitaplar cümlesindendir. Bundan dolayı da baskıları özenli ve itinaya haiz değildir. Talebelik günlerimde zevkle okuduğum ve onlarla birlikte dehrin navaib ve devahisini (musibet ve zorluklarına) savuşturduğum, onlara karşı göğüs gerdiğim, direndiğim ve meydan okuduğum kitapları bugün okuyamayabilirdim. Nedeni de bu kitapların tartışılır hale gelmesi ve birilerinin poşete sokulmasını teklif ve tavsiye etmesidir. Henüz Mısır'da poşet kültürü gelişmediği için olsa gerek, hisbe kanunu çerçevesinde Binbir Gece hikayelerini adab-ı ammeye veya adat-ı içtimaiyyeye mugayir bulan ve haya perdesini yırttığını (hadş bil haya) düşününler, naşirleri ve yayıncıları için hapis cezası talep ediyorlar. Kültür Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Sarayları Umumi Heyeti tarafından Zehair dizisi içinde yeni baskısı yapılan Binbir Gece hikayeleri için bir grup avukat dava açmış ve eserin basımında emeği geçenlerin cezalandırılmasını talep ediyorlar. Avukatlara karşı Kültür Bakanlığı yetkilileri hisbe kanununu istismar eden birilerinin kolay yoldan şöhrete ulaşmak için bu yola tevessül ettiklerini ve meseleyi gündeme getirdiklerini ve kurcaladıklarını savunuyorlar. Hisbe kanunu(ahlak ve adap kurumu ve kanunu) gerekli ve faydalı olmakla birlikte taalluk ettiği bazı meseleler tartışmadan hali değildir. Bu kanun çerçevesinde Nasr Hamid Ebu Zeyd'in, eşi İbtihal'den boşanması kararlaştırıldı. Abdussabbur Şahin'in 'Ebi Adem/Atam Adem' kitabı da benzeri şekilde kovuşturmaya takıldı. İbda dergisinin başına da aynı şeyler gelir. Tabii teker teker bütün bu kovuşturmaya konu olan yayınlar hakkında isabet edilip edilmediğini takdir edemeyiz. Lakin bu gibi hususlarda yanılmak bazen isabetten daha hayırlı olabilmektedir. Tabii ki hisbe meselesi iki ucu keskin bir bıçak. Bir tarafında ifade hürriyeti ve sanatçı ruhu var. Öbür tarafta ise belki istemeyerek de olsa insanları kabından çıkarmak ve saf zihinleri idlal ve ifsat etme ihtimali de vardır. Dolayısıyla bazen yasaklamak çözüm olmadığı gibi bazen serbest bırakmak da yeni nesilleri korumasız bırakmaktır. Lakin klasikleri bu mülahaza ile değerlendirdiğimizde Mısırlı bazı yazarların da isabetle ve vukufiyetle ifade ve işaret ettikleri gibi o zaman Arap şiirinin zirve isimlerinden olan Ebu Nüvvas'ın şiirlerini de yasaklamak veya poşete koymak gerekecektir. Binbir Gece hikayeleri Şehriyar ile Şehrazad'ın hikayesidir. Şehriyar eşinin ihanetini öğrendikten sonra bütün kadınlardan intikam almak ister ve her gün bir kadınla beraber olduktan sonra onları öldürmektedir. Sıra Şehrazad'a gelince; Şehrazad onu her gece anlattığı birbiriyle bağlantılı ve birbirinden güzel ve çekici hikayeleriyle mest eder ve oyalar ve sonunda Şehriyar, Şehrezad'a (aklına) aşık olarak mutlu sona ulaşırlar. Bu meyanda elbette ki Binbir Gece hikayelerinde mucun denilen müstehcenlik payı olduğu müsellemdir. Bu anlamda bazı hafifliklerinden bahsedilebilir. Lakin hayal dünyasını zenginleştirir ve insanların kasvetini alır. Bu gibi durumlarda hüküm vermekten ziyade hüküm vermemek belki daha isabetlidir ve tarih de zaten hüküm vermemiştir. Askıda bırakmıştır. Hüküm verseydi Taliban gibi kimileri Bamyan'daki Buda heykellerini yıktıkları gibi Mısır'daki Firavun asarını da yıkabilirlerdi. Bu manada eski Mısır'da erkeklik ve üreme tanrısı gibi tasvirler yerle bir edilirdi. Onun ötesinde bazı hikayelerinden dolayı kimileri Mevlana'nın Mesnevisini ve benzeri kitaplarının da poşete girmesini aklına getirebilir ve takabilirdi. Bazen yanlışı düzeltmenin yolu yanlışa tahammüldür. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| binbir, gece, hikayeleri, muhtesipler, yeni |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu Gece(15.Gece)Kılınacak Namaz ve Fazileti | Vukuf-i Kalbi | 3 AYLAR VE RAMAZAN | 2 | 03.09.09 21:50 |
| Camilerimiz ve hikayeleri;Bayezid Camii | Alemdâr-ı İslâm | DUA VE İBADET | 0 | 25.08.09 12:13 |
| Binbir rezilliğin işlendiği diziler | Seida | SERBEST KÜRSÜ | 2 | 17.03.09 14:19 |
| Binbir Osmanlı Hikâyesi | akinci_gençlik37 | TARİH | 5 | 10.11.08 07:21 |
| Ey Aşkın Binbir Başlı VaV Hâli! | HiCRii | Şiir | 0 | 27.10.08 21:27 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|