|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 214 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Bir demet hadisi istifadenize sunuyoruz Bu hadis-i şerifler size ne diyor; bir okuyalım bakalım: - “Amellerin kıymeti niyetlere göre değerlenir” İnsanın konuştukları, yaptıkları ve hatta hayalleri bile niyetine göre şekillenir. Peygamber (SAV) Efendimiz: “Amellerin kıymeti niyetlere göre değerlenir. Kişinin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur...” buyurmuşlardır. Niyet, kalbin bir şeye yönelmesidir. Yani niyet kalbin amelidir. Dil ise, ancak bir tercümandır. Kalbin Allah (CC) için karar vermediği şey sahih/sevap bir niyet olmaz. İnsanın kalbinde hayır niyeti bulunsa, o niyet amele dönüşmese bile Allah (CC), onu yapmış gibi sevap verir. Amellerin direği niyettir. Şu Hadis-i şerif bu hususu şöyle açıklar: “Nice kimseler yataklarında öldükleri halde, niyetlerinden dolayı şehidlik mertebesi kazanırlar” buyurulmuştur. İmam Gazali’nin dediği gibi, bir ameldeki niyette ortaklık varsa bakılır: Dünyevi maksat niyetin çokluğunu teşkil ediyorsa bu amelde uhrevi sevap yoktur. Dini maksat çoksa nisbetine göre sevap vardır. Her iki kanadı eşit ise, birbirini sıfırlayacağından bir ecir söz konusu değildir. Bu şekliyle niyet bir ruhtur; bu ruhun ruhu da ihlastır. Kurtuluş ihlas iledir. Mehmed Zahid Kotku hazretleri konuyu şöyle özetlemiştir: “Kardeş, eğer senin gönül ikliminde İslâm bayrağı dalgalanıyorsa, sen Paris’te de olsan Kâbe’desin. Eğer senin gönül ikliminde küfür bayrağı dalgalanıyorsa sen Kâbe’de olsan da küfür içindesin...” Meselenin özü budur. *“Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğreneniz ve öğreteninizdir.” Bu hadis-i şerifi zikrettikten sonra konuyla ilgili meallerini arz edeceğim şu üç hadise dikkatlerinizi çekiyorum: *“Allah, Kur’ân okuyan kişiyi ahirette mânevî mertebelerin en yükseğine ulaştırır.” *“Kur’ân okuyunuz. Zira Kur’ân, okuyanlara kıyamet gününde şefaatçi olarak gelir.” *“Şu Kur’ân’ı öğreniniz. Şüphesiz ki, O’nu okumakla her harfine bedel on sevapla mükafaatlandırılırsınız.” Peki, Kur’ân-ı Kerîm’i nasıl okuyacağız? Kur’ân’ı duya duya, doya doya, mânâsını da kavraya kavraya okuyacağız. Kendi harfleriyle okumayı öğreneceğiz. Çünkü Kur’ân’ın dili fasih Arapça’dır. (İbrahim S.A. 4, Yusuf S.A. 3, Fussilet S.A. 44) Hz.Ali (RA)’nin şu tesbiti çok önemlidir: “A’raf sûresi”ni okuduktan sonra ahirete gidip gelsem düşüncelerimde bir değişiklik olmaz.” Kur’ân böyle okunur işte. Kur’ân’ı okuyup, dinleyip de hayatına tatbik etmeyen kişi saunalarda terleyen, ağzı kurudukça suyu ağzına alıp içmeden boşaltan güreşçilere benzer. Kur’ân okumak, Allah’ın yalnız beşere nasip ettiği bir şereftir. Melâike bu şerefe nail olamadığı için insanlardan Kur’ân’ı dinlemeye büyük iştiyak duymaktadırlar. “Kur’ân oku, Kur’ân oku...” diye hep ikaz ediliyor. Müslüman bir camiada insanları Kur’ân okumaya davet etmek kadar garip bir şey olmaması lazım. Maalesef bu bir gerçek Peki siz Kur’ân’ı tanıyor ve O’nu okuyor musunuz? *“Mü’min mü’minin kardeşidir.” İslâm’da üç ayrı kardeşlik vardır: 1-Sıhriyyet kardeşliği (can kardeşlik). 2-Din kardeşliği, 3-Süt kardeşliği. Müslümanlar yeryüzünde bir ailedir. Evrensel aile. Bütün mü’minler kardeştirler. Bu kardeşlik diğer “din”lerde ve ideolojilerde yoktur. Kur’ân-ı Kerîm’de Hucurat suresi, din kardeşliği hukukunu ifade eder. Tevbe sûresi, âyet 11’de din kardeşliği için üç kaide getiriliyor: 1- Müslüman olmak, 2- Namaz kılmak, 3- (Zengin Müslümanların) zekât vermesi. Ayetin meali şöyle: “Onlar tevbe ederler, namazlarını kılarlar ve zekatlarını verirlerse, dinde kardeşleriniz olurlar...” Peygamberimiz (SAV) Efendimiz Medine-i Münevvere’ye hicretinde üç şey yaptı: 1-Mescid yaptı, 2- Kardeşlik anlaşması yaptı, 3- Müslümanlara pazar yeri tayin etti. Peygamberimiz (SAV) Yezidİbni Esed (RA)’e: -Ey İbn-i Esed! Söyle bakalım cennete girmek ister misin?diye sordu. Hz. Esed (RA)heyecanla: -Elbette Ya Rasûlallah! diye cevap verince: -O halde kendi nefsin için istediğini, kardeşin için de iste, emrini verdi. Müslümanın dostu ancak Müslümandır. Müslüman Müslümanın elinden tutacaktır. Onu, maddi-manevi varlığı ile her zaman ve herhalü kârda desdekleyecekir.Kardeşlik bunu gerektirir. *“Mü’min mü’minin aynasıdır.” Hadis-i Şerifte geçen ayna, insanın çehresine bakıldığında aksettiren maddedir. Rasulüllah (SAV) Efendimiz, mü’mini aynaya benzetmiştir. Bakıldığında mü’min, kendisini görenlere İslâm’ın nezafetini ve nezaketini aksettirmelidir. Mü’minin yaşantısı öylesine güzel olmalıdır ki, kendisine bakanlara mutlaka İslâmî hayatı vazetmelidir. Hani “Müslüman yürüyen Kur’ân olmalıdır” diyoruz ya onun hayatı, Kur’ân ve Sünneti aksettirmeli ki, mü’minlik vasfı görülebilsin. O güzellikleri gören herkes ona özenebilsin, onun gibi olmanın gayretine girebilsin. Müslüman numune-i imtisal olmalı. Peygamberimiz (SAV) Efendimizden aldığı ışığı kendisini görenlere ulaştırabilmelidir. Tarihten bir örnek verelim: 27 bin Levent’le hiçbir adaletsizliğe sebep olmadan, hiçbir hadiseye meydan vermeden Fransa’nın sahil bir şehrinde 8 ay konaklayan Barbaros oradan ayrılırken: “Bize huzur ve emniyet getirdiniz, aman gitmeyin...” diye halkın nasıl hasretle yollara döküldüğünü tarihçiler hararetle anlatıyorlar. İşte Müslüman böyle olmalıdır; İslâm’ın güzelliklerini aksettiren ayna olmak, bizden istenen budur. Öyle bir Müslüman olacağız ki, bizi gören bizde huzur bulacak. Örnek Müslüman olmak budur. Mevlüt Özcan sabir@mevlutozcan.com 06.11.2008 |
|
|
![]() |
| Etiket |
| bir, bir demet, demet, hadisi, istifadenize, sunuyoruz |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|