| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,925 | Üyeler: 10,668 | Online: 225 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ »

MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ MGForum Araştırma ekibimiz sizin için araştırıyor.

Konu Kapatılmıştır
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15.12.09, 21:13   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Muhatapları ve Karşıtları Açısından Diyalog




Bu bir MGForum-Araştırma Ekibi Çalışmasıdır.

Emeği geçen ve okuyan tüm kardeşlerimize ve hasseten;

Müderris'e
Elbüğdüzi'ye
nil-fırat'a
sina'ya
Vukuf-i Kalbi'ye

arz-ı teşekkürât eyleriz.

*

Muhatapları ve Karşıtları Açısından

"Diyalog"



__________________





Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (16.12.09 Saat 10:52 ) değiştirilmiştir..
View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 15 üyemiz:
Adige Abzakh (02.12.10), Alemdâr-ı İslâm (16.12.09), Durr-û Meknûn (01.01.10), fatımatüzzehra (27.12.09),  (17.12.09), leyya (23.02.10), mavi (17.12.09), Medine Sevdalisi (19.12.09), Muhammed (17.02.10), mümine sultan (09.06.10), Nil Fırat (16.12.09), nuveyba (16.12.09), Ruh-efzâ (17.12.09), sina (03.02.10), suvari4060 (10.01.10)
Alt 15.12.09, 21:15   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

HAZRET-İ İBRAHİM MÜSLÜMANDIR VE SADECE MÜSLÜMANLARIN BABASIDIR

Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın dini İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık değildir. Zira ALLAH katında hak din, İslamdır. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise hak bir din değildir ki, İbrahim (a.s.) bu dinlere mensup olsun. Hem Tevrat ve İncil, Hazret-i İbrahim (a.s.)’dan sonra nazil olmuş, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinleri de Tevrat ve İncil’in tahrifinden sonra ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın Yahudi veya Hıristiyan olması ve üç dinin babası olması mümkün değildir. Belki Hazret-i İbrahim (a.s.), Müslümanların babasıdır. Hazret-i İbrahim (a.s.)’a üç dinin babasıdır demek, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinine meşruiyet kazandırmaktır, Hazret-i İbrahim (a.s.)’a bir iftiradır. Bu da İslam’ın inancına zıddır.

Hazın ve Beydavi tefsirlerinde zikredildiğine göre; müfessirle buyurmuşlardır ki: Necran cemaati Medineye geldiğinde Yahudilerle toplanarak İbrahim (a.s) hakkında mücadele ettiler. Şöyle ki; Hıristiyanlar İbrahim (a.s)’ın bir Nasrani (Hıristiyan) olup kendilerinin de onun dini üzere bulunduklarını ve O’nun en yakını olduklarını iddia ettiler.

Yahudiler ise, Hayır O bir Yahudi idi diyerek kendilerinin O’nun dininde olduklarını ve insanlar arasında O’nun en yakını bulunduklarını söylediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) Efendimizin“İki fırka da İbrahim (a.s)’dan ve O’nun dininden uzaktırlar. Bilakis O bir Hanif ve Müslim ( bütün batıllardan hakka dönmüş bir Müslüman) dı. Esasında ben O’nun dini üzerindeyim. Siz de O’nun dini olan İslam’a uyun!” buyurması üzerine ALLAHu Teala Al-i İmran suresinin 65-68 ayet-i kerimelerini inzal buyurarak Yahudilik ve Hıristiyanlığın ancak Tevrat ve İncil’in inmesinden sonra ortaya çıktıklarını Tevrat ve İncil’in ise İbrahim (a.s)’dan çok uzun zaman sonra indiklerini açıklayarak onların en büyük bir ahmaklık içinde olduklarını ortaya koymuştur. Zira İbrahim (a.s) ile Musa (a.s) arasında bin sene, İsa (a.s) ile İbrahim (a.s) arasında ise iki bin sene kadar bir zaman geçmiştir ki, İbrahim (a.s)’ın kendinden çok zaman sonra meydana çıkan bu milletlere ve onların batıl dinlerine mensub olması mümkün değildir.

İbrahim (a.s)’ın Müslüman olduğunu iddia etmek, Yahudi ve Hıristiyanların iddialarına benzetilemez. Zira Tevratta İbrahim (a.s)’ın Yahudi olduğuna, İncil’de de Hıristiyan olduğuna dair hiçbir açıklama olmadığından onların iddiaları delilsizdir. Ama İbrahim (a.s)’ın Müslüman olduğu Kur’an-ı Kerimin bir çok ayet-i kerimesinin ifadeleriyle sabittir.

Cenab-ı Hak, Yahudilik ve Hıristiyanlığın İbrahim (a.s)’dan sonra meydana çıktığını, Yahudi ve Hıristiyanların iddia ettikleri gibi dolayısıyla İbrahim (a.s)’ın Yahudi ve Hıristiyan olmadığını, Hanif ve Müslim olduğunu beyan zımnında Al-i İmran suresi 65-68. ayet-i kerimelerinde şöyle buyurmaktadır:

أَفَلاَ تَعْقِلُونَ
(Ey ehl-i kitab! Hz. İbrahim’in Yahudi veya Hıristiyan olduğu hakkında niçin mücadele ediyorsunuz? Halbuki Tevrat ve İncil, İbrahim’den sonra indirildi.) O halde İbrahim (a.s)’ın Yahudi veya Hıristiyan olması akıldan uzak bir şeydir. (Siz hiç düşünmez misiniz?” Yani Tevrat ve İncil, Hazret-i İbrahim’den sonra indirilmiş iken, Tevrat ve İncil’in inzalinden daha sonra icad ettiğiniz Yahudilik ve Hıristiyanlığa İbrahim’in mensub olduğunu nasıl iddia ediyorsunuz?"
Al-i İmran 65

Kurtubi, Müfessir Zeccacdan bu ayet-i kerime hakkında şunu nakleder:

“Yahudi ve Hıristiyanların davalarının batıl olduğuna en açık delil ve hücceti bu ayet-i kerimedir. Çünkü Tevrat ve İncil İbrahim (a.s)’dan sonra indirilmiştir. Yahudilik veya Hıristiyanlık namları altında birer din o kitaplarda mevcud değildi. İslam Dininin ismi ise bütün semavi kitaplarda mevcuttu.”

Uyanın. Gözünüzü açın da ne kadar yanlış bir yolda olduğunuzu görün. İşte siz öyle kimselersiniz ki haydi hakkında ilim sahibi olduğunuz mevzuda mücadele ettiniz. Fakat ilim sahibi olmadığınız hususda niçin mücadele ediyorsunuz? Halbuki ALLAH her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz. Al-i İmran 66

İbn Abbas Tefsirinde zikredildiğine göre, Yahudi ve Hıristiyanların bildikleri mes’elelerden murad; kendi kitaplarında MUHAMMED (a.s)’ın gönderilmiş bir peygamber olduğu, İbrahim (a.s)’ın ise Yahudi veya Hıristiyan olmadığı hususunda okuyup bildikleri meselelerdir.

Bilmedikleri mes’eleler ise, İbrahim (a.s)’ın Yahudi veya Hıristiyan olduğunu hiçbir delile dayanmayarak kafadan uydurmalarıdır.

ALLAHu Teala Hazretleri ayet-i kerimenin sonunda “ALLAH her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.” buyurarak her iki fırkanın da iddialarını açıkça reddetmiş ve Kur’an-ı Kerim’de bildirdiğinin gerçek olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bundan sonra Cenab-ı Hak, İbrahim (a.s)’ın dini hakkında kesin hükmü açıklamak üzere şöyle buyuruyor:

“(İbrahim (a.s.), ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi.) Zira Yahudiyet ve Nasraniyet şirkalud birer dindir ve Tevrat ve İncil’den sonra ihdas olunmuştur. (Fakat O, ALLAH’ı bir olarak tanıyan dosdoğru bir müslüman idi. Ve o, sizin gibi müşriklerden değildi.)Al-i İmran 67 Yani, İbrahim (a.s), Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi batıl ve şirk alud dinlerin müessisi değildir. Muhakkak O, tevhid-i hakikinin dini olan İslamiyet dininin müessisidir. Bu sebebden dolayı herkesin ona tabi olması gerekmektedir.

Hazin Tefsirinde zikredildiğine göre ayet-i kerimede geçen “Hanif” tabirinden murad: Bütün batıl dinleri terk edip, hak din olan İslam’a dönen kimsedir.

Müfessir Alusi’nin beyanına göre; İbrahim (a.s)’ın Müslüman olmasından maksad; İslam Dini üzere bulunmasıdır ki, ALLAH katında ondan başka hak din yoktur ve O, bütün peygamberlerin dinidir. İbrahim (a.s)’ın Yahudi olmamasından murad; Musa (a.s)’ın getirdiği ve haddi zatında İslam’dan ibaret olan hak dine ters düşen Yahudilerden olmamasıdır. İbrahim (a.s)’ın Hıristiyan olmamasından murad ise; İsa (a.s)’ın getirdiği İslam dinine ters düşen Hıristiyan cemaatinden olmaması demektir.

Fahri Razi ve Beydavi’nin beyanlarına göre; ALLAHu Teala’nın bu ayet-i celilenin sonunda “Ve O (İbrahim (a.s) ) müşriklerden olmadı.” buyurması; Yahudi ve Hıristiyanların müşrik olduklarına dair bir tariz (dokundurma) dır. (Zira onlar hak din olan İslam’ı terk edip, Yahudilik ve Hıristiyanlık namlarıu altında birer din ihdas etmekle müşrik oldular.)

YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARIN AHBAR VE RUHBANLARI EVSAF-I NEBEVİYEYİ GİZLEDİLER

Tevrat, İncil, Zebur ve suhuf-u Enbiyada evsaf-ı MUHAMMEDiye hakkında bu kadar tassrihat varken ve Yahudi ve Hıristiyan din adamlarının bunları insanlara anlatmaları gerekirken hasedlerinden dolayı imandan yüz çevirip bu ayetleri ketmettiler, gizlediler. Bu sebebble lanete mazhar oldular. Kur’an bu hakikati şöyle ifade etmektedir:

وَاِذْ اَخَذَ اللّهُ ميثَاقَ الَّذينَ اُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَاتَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه ثَمَنًا قَليلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

“Vaktiyle ALLAH, kendilerine kitap verilenlerden şöyle ahd ve teminat almıştı: “Celalim hakkı için, kitaptaki tüm emirleri mutlaka insanlara açıklayıp anlatacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz”. Onlar ise, o söz ve teminatı kulak ardı ettiler, sırtlarının arkasına attılar. Böylece karşılığında az bir dünyalık aldılar. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötü!”
Al-i İmran 187

اِنَّ الَّذينَ يَكْتُمُونَ مَا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدى مِنْ بَعْدِ مَابَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِى الْكِتَابِ اُولئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَ اِلَّا الَّذينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُولئِكَ اَتُوبُ
عَلَيْهِمْ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّحيمُ

Kitapta insanlara açıkça belirttikten sonra, indirdiğimiz açık delilleri ve hidayet-i gizleyenlere hem ALLAH lanet eder, hem de bütün lanet ediciler lanet eder. Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve gizlediklerini açıklayanlar müstesna. Ben onları bağışlarım. Ve ben tövbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet sahibiyim.Bakara 159-160

اِنَّ الَّذينَ يَكْتُمُونَ مَا اَنْزَلَ اللّهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه ثَمَنًا قَليلًا اُولئِكَ مَا يَاْكُلُونَ فى بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّهُ يَوْمَ الْقِيمَةِ وَلَا يُزَكّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَليمٌ اُولئِكَ الَّذينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِ فَمَا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ

ALLAH’ın indirdiği kitaptan herhangi bir şeyi gizleyip, onu az bir baha ile (Dünya metaı ile) değişenlerin yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü ALLAH, ne onlarla konuşur ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için elem verici bir azap vardır. Onlar hak yolu bırakıp dalaleti, mağfirete bedel de azabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!” Bakara 174-175

Altıncısı:

وَاِذْ اَخَذَ اللّهُ ميثَاقَ الَّذينَ اُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَاتَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه ثَمَنًا قَليلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, ‘onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz’ diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştirdiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötüdür.” Al-i imran 187

İşte bu ayet-i kerime hem İncil hem de Tevrat’ın ehl-i kitap tarafından tahrif edildiğini açıkça ifade etmektedir.


Yedincisi:

وَمِنَ الَّذينَ قَالُوا اِنَّا نَصَارى اَخَذْنَا ميثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه فَاَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللّهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ

Biz Hıristiyanlarız” diyenlerden de kesin söz almıştık. Ama onlar da kendilerine zikredilen Kitabın (İncil’in) önemli bir bölümünü unuttular. Bu sebeple kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yakında ALLAH onlara yaptıklarını haber verecektir.
Maide 14

يَا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثيرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُوا عَنْ كَثيرٍ قَدْ جَاءَكُمْ مِنَ اللّهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُبينٌ

Ey Ehl-i kitap! Resulümüz size kitaptan gizlemekte olduğunuz bir çok şeyi açıklamak üzere geldi. Bir çok kusurunuzu da affediyor. Gerçekten size ALLAH’tan bir nur (İslam Dini, Hz. MUHAMMED (A.S.M) )ve apaçık bir kitap (Kur’an) geldi.
Maide 15

Mezkur ayetler bedaheten ifade ediyor ki: Yahudi ve Hıristiyanlar, kendi kitablarının bir kısmını mesela evsaf-ı Nebeviye ve recm gibi ayetleri gizlemek ve değiştirmek suretiyle küfre girdiler. Böylece İslam’dan önce Yahudi ve Hıristiyanlar kendi kitablarının kafiri olmuşlardır. فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه sarih bir ifadeyle der ki: Hıristiyanlar kendilerine verilen kitabın önemli bir kısmını ( evsaf-ı nebeviye ve recm gibi ) gizlemek suretiyle unuttular. Böylece bu hükm-ü ilahiyi tahrif etmiş oldular. Bu tahrif ise küfürdür.

__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 10 üyemiz:
Adige Abzakh (02.12.10), Alemdâr-ı İslâm (16.12.09), mavi (18.12.09), Medine Sevdalisi (19.12.09), muallim (24.12.09), Nil Fırat (16.12.09), nuveyba (16.12.09), Ruh-efzâ (17.12.09), sina (03.02.10), suvari4060 (10.01.10)
Alt 15.12.09, 21:20   #3
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Üstad Bediüzzaman Hazretleriİşaratu’l-İ’caz
adlı tefsirinde şöyle buyurmaktadır:


Ey ehl-i kitab! Geçmiş olan enbiya ve kitablara îman ettiğiniz gibi, Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.) ile Kur'ana da îman ediniz! Zira onlar, Hazret-i MUHAMMED'in (a.s.m.) gelmesini tebşir ettikleri gibi, onların ve kitablarının sıdkına olan deliller, hakikatiyla, ruhiyle Kur'an’da ve Hazret-i MUHAMMED'de (a.s.m.) bulunmuştur. Öyle ise, Kur'an ALLAH'ın kelâmı ve Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.) de resulü olduğunu tarîk-i evlâ ile kabul ediniz ve etmelisiniz.

  1. Hazret-i MUHAMMED Aleyhissalâtü Vesselâm, resuldür.
  2. Ekmel-ür Rusüldür.
  3. Hâtem-ül Enbiyadır.
  4. Risaleti, âmmedir.
  5. Şeriatı, sair şeriatların mehasinini cem' ile onların nâsihidir.


Hulasa: Üstad Bediüzzaman Hazretleri مِنْ قَبْلِكَ ifadesiyle şu temel maksatları zikrediyor:

1- Hz. MUHAMMED (a.s.m.) resuldür. Bu maksadı şu ayet-i kerime ifade ediyor:
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّهِ
“Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.) ALLAH’ın resulüdür” Fetih 29

2- “Ekmelü’r-Rusuldür.” Yani peygamberlerin en ekmeli ve en büyüğüdür. Bu konuda Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurmaktadır:
انا سيد ولد ادم يوم القيامة ولا فخر
“Ben, kıyâmet gününde Âdem oğlunun efendisiyim. Bunda fahr yoktur veyâ bundan daha büyük fahr yoktur.”Feyzu’l-Kadîr/3/51

3- “Hatemü’l-Enbiyadır.” Yani O Zat (a.s.m.) bütün peygamberlerin sonuncusudur. Peygamberler zincirinin son halkasıdır. Nübüvvet silsilesi onunla son bulmuştur. Gelecek ayet-i kerime Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.)’ın hatemü’l-Enbiya olduğunu ifade etmektedir:

وَلكِنْ رَسُولَ اللّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّنَ
“Fakat O, ALLAH’ın Resulüdür ve peygamberlerin sonuncusudur.” Ahzab/40

4- “Risaleti umumidir.” Yani önceki peygamberlere muhalif olarak, kıyamete kadar bütün ins ve cinne peygamber olarak gelmiştir. Bu temel esasa göre Yahudi ve Hıristiyanlar dahil olmak üzere kıyamete kadar bütün beşeriyet, Resul-i Ekrem (a.s.m) ve Kur’an’a karşı sorumludur. Risalet-i MUHAMMEDiyeye iman etmeyen herkes Kur’an nazarında ehl-i küfür sayılır. Asla ehl-i necat olamaz. Çünkü risaleti umumidir.

Bu maksadı ifade eden bir ayet-i kerimeyi mealiyle beraber zikrediyoruz:

وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَافَّةً لِلنَّاسِ بَشيرًا وَنَذيرًا وَلكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَايَعْلَمُونَ


“Habibim! Biz seni göndermedik, illa bilumum insanlara risalet-i amme ile gönderdik ki, sen onlardan iman edenleri cennetle tebşir ve kafir olanları cehennemle korkutur olduğun halde umumuna ahkam-ı dini tebliğ edesin. Fakat insanların çoğu bu hakikatı bilmezler.” Sebe/28

5-Şeriat-ı MUHAMMEDiye (a.s.m.) sair şeriatlerin mehasinini cem’ ile onların nasihidir. Yani Resul-i Ekrem (a.s.m.)’ın şeriatı, önceki şeriatlerin;

a-Doğrularını tasdik etmiş,

b-Yanlışlarını tashih etmiş,

c-Ağır hükümlerini kaldırmış yerine hafif hükümleri getirmiştir.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 10 üyemiz:
Adige Abzakh (02.12.10), Alemdâr-ı İslâm (16.12.09), Hatice (02.03.10), mavi (17.12.09), Medine Sevdalisi (19.12.09), muallim (24.12.09), Nil Fırat (16.12.09), nuveyba (16.12.09), Ruh-efzâ (17.12.09), sina (03.02.10)
Alt 15.12.09, 21:21   #4
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR KUR’ANA VE HAZRET-İ MUHAMMED (A.S.M.)’A İMAN ETMEKLE MÜKELLEFTİRLER

Cenab-ı Hak fermanında ehl-i kitab olan Yahudi ve Hıristiyanlara Kur’an ve Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.)’a iman etmelerini emretmekte, ancak bu taktirde ehl-i necat olabileceklerini, aksi taktirde hidayet nimetinden mahrum kalacaklarını şöyle bildirmektedir:

وَامِنُوا بِمَا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَاتَكُونُوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه وَلَاتَشْتَرُوا بِايَاتى ثَمَنًا قَليلًا وَاِيَّاىَ فَاتَّقُونِ وَلَا تَلْبِسُواال,حَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُواالْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Tevrat’ı tasdik edici olarak indirdiğim Kuran’a inanın. Ona inanmayarak kafirlerin ilki siz olmayın. Benim ayetlerimi değersiz şeyler karşılığında değişmeyin. Ve ancak benden korkun. Bile bile hakkı batıla karıştırıp gizlemeyin.” Bakara 40-41-42

İşte bu ayet-i kerimelerde ALLAH (c.c.), açık ifade ile Yahudileri, Kuran’a ve Hz. MUHAMMED (s.a.v)’e iman etmeye ve tabi olmaya davet ediyor ve “Siz Peygamberin evsafını kitaplarınızda bulduğunuz halde ilk kafirlerden olmayınız.” sözü ile Hz. MUHAMMED (s.a.v)’e ve Kur’an’a iman etmeyenlerin (ister Yahudi, ister Hıristiyan kim olursa olsun) kafir olduklarını açıkça ifade ediyor.

يَا اَيُّهَا الَّذينَ اُوتُوا الْكِتَابَ امِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلى اَدْبَارِهَا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّا اَصْحَابَ السَّبْتِ وَكَانَ اَمْرُ اللّهِ مَفْعُولًا

“Ey kendilerine kitap verilen kimseler! Biz, bir takın yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden veya cumartesi gününe tazim etmeyen Yahudilere yaptığımız lanet gibi lanet etmeden evvel sizinle beraber olan kitabınızı (Tevrat ve İncil’i) tasdik edici olduğu halde indirdiğimiz kitaba (Kur’an’a) iman edin. ALLAH’ın emri mutlaka yerine gelecektir.” Nisa 47

يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اتَّقُوا اللّهَ وَامِنُوا بِرَسُولِه يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَحيمٌ

“Ey İsa’ya iman edenler! ALLAH’dan korkun ve Ahirzamanda gönderdiği Resulüne iman edin ki, size rahmetinden iki kat nasib etsin ve size bir nur (iman ve Kur’an nuru) ihsan etsin ki, o nurla karanlıklarda yürüyesiniz ve imanınız sebebiyle geçmiş olan günahlarınızı ALLAHu Teala mağfiret etsin. Zira ALLAHu Teala kullarının kusurlarını afv ve günahlarını mağfiret edicidir.” Hadid 28

يَااَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا امِنُوا بِاللّهِ وَرَسُولِه وَالْكِتَابِ الَّذى نَزَّلَ عَلى رَسُولِه وَالْكِتَابِ الَّذى اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّهِ وَمَلئِكَتِه وَكُتُبِه وَرُسُلِه وَالْيَوْمِ الْاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعيدًا اِنَّ الَّذينَ امَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ امَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبيلًا

Ey Tevrat ve İncil’e iman edenler! ALLAHu Tealaya ve Resulüne (Hazret-i MUHAMMED’e) ve Resulüne ALLAH’ın indirdiği Kur’ana ve Kur’andan evvel indirilen bütün kitaplara iman edin. Her kim ALLAH’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse muhakkak hidayetten çok uzak bir dalalete düşmüştür.Yahudilerden o kimseler ki Musa’ya iman getirdiler, sonra buzağıya taparak kafir oldular. Sonra tevbe ederek Tevrat’a iman ettiler, sonra İsa’yı inkar ettiler, sonra Peygamber (a.s.m.)’ı tanımadılar da küfürde ileri gittiler. ALLAH, onları mağfiret edecek de değil, doğru yola iletecek de değildir.” Nisa 136-137
__________________
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz:
Adige Abzakh (02.12.10), Alemdâr-ı İslâm (16.12.09), mavi (18.12.09), Medine Sevdalisi (19.12.09), muallim (24.12.09), Nil Fırat (16.12.09), nuveyba (16.12.09), Ruh-efzâ (17.12.09), sina (03.02.10)
Alt 15.12.09, 21:21   #5
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

KUR’AN NAZARINDA YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR KAFİRDİRLER VE CEHENNEMDE EBEDİ KALACAKLARDIR

İslam Dinini kabul etmeyen Yahudi ve Hıristiyanların kafir oldukları ve onların kafirler olarak isimlendirilmeleri gerektiği ve onların ebedi olarak cehennemde kalacaklarına inanmak İslam Dininin temel inanç esaslarındandır. Kur’an-ı Mu’cizu’l-Beyan bir çok ayet-i kerimesinde Yahudi ve Hıristiyanların kafir olduklarını, onların ehl-i necat ve ehl-i cennet olmadıklarını, ebedi olarak cehennemde kalacaklarını bildirmektedir. Bu konudaki ayet-i kerimeler pek çoktur. Nümune olarak bir kısmını nakledeceğiz:

اِنَّ الَّذينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكينَ فى نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدينَ فيهَا
اُولئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِ

Şüphesiz ki, ehl-i kitap olanlardan (Yahudiler ve Hıristiyanlardan) ve müşriklerden kafir olanlar ( Abdullah bin Selam ve ashabı, Necaşi ve ashabı ve daha sonra Müslüman olan ehl-i kitab müstesna) ebedi olarak cehennemde kalacakları halde cehennem ateşindedirler. İşte cehennem ateşine giren kafirler mahlukatın en şerlileridir.” Beyyine 6


وَلَمَّا جَاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذينَ كَفَرُوا فَلَمَّا جَاءَهُمْ مَاعَرَفُوا كَفَرُوا بِه فَلَعْنَةُ اللّهِ عَلَى الْكَافِرينَ

“Vakta ki Yahudilere evvelin ve ahirinin ilimleri, din ve dünyayla alakalı itikadi hükümler ve umum hakaik ve mearifi cami Kur’an’dır ve ALLAH tarafından indirilmiştir. Onlarla beraber bulunan Tevrat’ı ve enbiya-yı i’zama ve sair kitapları tasdik eden Kur’an gelince onlar (Yahudiler) inkar ettiler. Halbuki bu kitap (Kur’an) nazil olmadan evvel Yahudiler, o kitabın nazil olacağını kafirler üzerine fütühat addederler ve o kitabın sahibiyle kafirlere galebe edeceklerini ve dini ile tedeyyün eyleyeceklerini maaliftihar beyan ederlerdi. Vaktaki onlara (Yahudilere) bildikleri ve kitaplarıyla nüzulünü istidlal ettikleri kitab-ı mübin (Kur’an-ı Kerim) geldi, işte o zaman o kitabı inkar ettiler. Binaenaleyh; ALLAH’ın laneti kafirler üzerine daima nazil ve varittir.” Bakara 89

بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَا اَنْزَلَ اللّهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّهُ مِنْ فَضْلِه عَلى مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِه فَبَاؤُ بِغَضَبٍ عَلى غَضَبٍ وَلِلْكَافِرينَ عَذَابٌ مُهينٌ

“Ne kadar çirkindir o şey ki, o şey mukabilinde onlar nefislerini satın aldılar. Güya zann-ı fasitlerince ALLAH’ın inzal ettiği Kur’an’a küfürleriyle nefislerini azab-ı ilahiden kurtarmış oldular. Kullarından dilediği kimse üzerine fazl-ü kereminden ALLAH’ın Kur’an’ı inzal etmesine hased ve zulüm ve tuğyanlarından neşet eden ALLAH’ın inzal ettiği kitabını inkar etmeleri ne fena şey oldu ki, şekaveti saadet zan ettiler. Enbiya-yı i’zama hased edince onlar gazap üzerine gazaba uğradılar. Dünyada ve ahirette hor ve hakir edici azap kafirler üzerinedir.” Bakara 90

وَاِذَا قيلَ لَهُمْ امِنُوا بِمَا اَنْزَلَ اللّهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَاءَ اللّهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنينَ

Yahudilere ‘ALLAH’ın inzal ettiği Kur’an’a iman edin.’ denildiğinde onlar, ‘Bizim üzerimize inzal olunan Tevrat’a iman ederiz.’ derler ve kendi kitapları olan Tevrat’dan başkasını inkar ederler. Halbuki o Kur’an, kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. Ya Ekremer-er Rusül! Onlara (Yahudiler’e) cevap ve ilzam olarak sen de ki, “ Eğer dediğiniz gibi Tevrat’a iman edenlerden iseniz, bundan evvel ALLAH’ın nebilerini niçin katlettiniz? Tevrat size onları katledin mi dedi? O katlettiğiniz nebiler size Tevrat’ın hilafını mı emrederdi? Sebeb ne idi ki onları katl ettiniz? ALLAH’ın kitabına iman eden ALLAH’ın nebilerini katleder mi? Siz ise katlettiniz, şu halde imanınız yalandır.” Bakara 91

İmam Müslim’in rivayet ettiği şu hadis-i şerif, bu hususu sarahaten bildirmiştir:

" عن ابى هريرة عن انبى صلع قال: والذى نفس محمد بيده لا يسمع بى احد من هذه الامة* يهودى و لا نصرانى ثم يموت و لم يؤمن بالذى ارسلت به الا كان من اصحاب النار. رواه مسلم

* اى امة الدعوة و هم اهل الارض من وقت رسالته صلع الى قيام الساعة

Ebu Hureyre’den (R.A.), Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle dedi: “Bu ümmetten bir Yahudi veya Hıristiyan, beni işittiği halde bana iman etmeden ölürse, o ancak Cehennem ashabından olur.” (Müslim rivayet etmiştir.)

*Hadisde geçen ümmetten murad, ümmet-i da’vettir. Ümmet-i da’vet ise, Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) gelmesinden, ta kıyamete kadar zaman içindeki bütün insanlardır. (Tac 1/25)

Bu gibi naslar gösteriyor ki; Yahudi ve Hıristiyanlar kafirdirler ve cehennemde ebedi kalacaklardır. Bu nedenle Yahudi ve Hıristiyanları kafir saymayan bir kimse “kafirin küfrünü kabul etmeyen kafirdir.” Kaidesi gereği kafir olur.

Evet bu asrın muhakkìk âlimi olan Üstâd Bedîüzzaman dâhil olmak üzere, sahâbeden bugüne kadar geçmiş bütün ulemâ ve fukahâ-i İslâm’ın ittifâkıyla sâbittir ki,
a) Din-i İslâm’ın dışında başka bir dinin hakkàniyetine inanan kâfir olur.
b) İslâm’ın dışındaki din mensuplarının ehl-i necât ve ehl-i Cennet olduklarına i’tikàd eden kâfir olur.
c) İslâm’ın dışındaki dinlerin bâtıl olduğunda şüpheye düşen kâfir olur.
d) Yahudî ve Hıristiyanların kâfir olduğunda şüpheye düşen kâfir olur.


Demek bu mes’ele, şüpheyi bile kabûl etmeyecek derecede kat’idir. Zîrâ Yahudîlik ve Hıristiyanlık dinlerinin bâtıl olduğunu ve bu bâtıl dinlerin mensûblarının ehl-i necât ve ehl-i Cennet olmadıklarını belki ebedî Cehennemde kalacaklarını beyân eden yüzlerce âyet mevcûd iken, bu dinlerin hakkàniyetini kabûl etmek ve Yahudî ve Hıristiyanların ehl-i necât ve ehl-i Cennet olduklarını iddia etmek yüzlerce âyeti inkâr hükmündedir. Bu mezkûr mesâilin küfrü mûcib olduğu “Envâr” adlı fıkıh kitâbında şöyle beyân edilmektedir:
ولو لم يكفر من دان بغير الاسلام اوشك فى تكفيرهم او صحح مذهبم كفر


Bir kimse, İslâm’ın dışında bir dini kabûl edenin kâfir olduğuna hükmetmezse veyâ kâfir olup olmadığı husûsunda şüpheye düşerse veyâ Müslüman olmayanların yollarını doğru bulursa o kimse kâfir olur.”Envâr / 2 / 320
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz:
Adige Abzakh (02.12.10), Alemdâr-ı İslâm (16.12.09), mavi (18.12.09), Medine Sevdalisi (19.12.09), muallim (24.12.09), Nil Fırat (16.12.09), nuveyba (16.12.09), Ruh-efzâ (17.12.09), sina (03.02.10)
Alt 15.12.09, 21:22   #6
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Kafirlere Tazim,Hürmet Ve Onlarla Dostluk Edenler Hakkında

"Onların çoğunu görürsün ki kafirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allah'ın gazabına uğrayacaklardır ve azap içinde ebedi olarak kalacaklardır.” (Mâide 80)

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

Ey İman edenler! Kendinizden olanlardan başkasını sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten geri durmazlar. Sizin hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından belli olmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünüyorsanız, sizlere ayetlerimizi açıklamışızdır.” (Al-i İmran: 118)

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor:

“Sizden biri kiminle dostluk bağı kurduğuna dikkat etsin. Zira kişi dostunun dini üzerindedir.” (Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed)

İbn-i Mes’ud (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:

“Mü’minlerden başkasını dost edinme! Allah’tan korkanlardan başkasına da yemeğini yedirme.” (İbni Hibban, sahih senedle)

Bera b. Azib (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“İmanın kopmak bilmeyen düğümü Allah için sevmek Allah için buğzetmektir.” (Ahmed, sahih senedle)

“Yahudi ve hristiyanlara ilk olarak siz selam vermeyin. Şayet yolda onlarla karşılaşırsanız, onları yolun en dar kısmından gitmeleri için sıkıştırın.” (Müslim, Tirmizi)

Kafire, tazim ederek hürmet göstermek veya zımmiyi tazim ile selamlamak veyahut bir mecusiye tazim ile "ya Üstad" demek küfürdür.

Hristiyan, yahudiden daha hayırlıdır diyen kimse kafir olur.zira bu sözü ile, şer'an ve aklen çirkin olan bir şeyi hayır kelimesi ile vasfetmiş oluyor.Yahudilik Hristiyanlıktan şerlidir diyebilir.

(Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi, Ehl-i Sünnet İtikadı, Bedir Yayınevi, sh: 100)
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz:
Adige Abzakh (02.12.10), mavi (17.12.09), Medine Sevdalisi (19.12.09), Nil Fırat (16.12.09), nuveyba (16.12.09), Ruh-efzâ (17.12.09), sina (03.02.10)
Konu Kapatılmıştır

Etiket
açısından, diyalog, karşıtları, muhatapları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Korunmuşluk açısından sünnet el Büğdüzi Ebubekir Sifil 1 11.05.09 11:45

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:10 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.