|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,925 | Üyeler: 10,668 | Online: 224 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ MGForum Araştırma ekibimiz sizin için araştırıyor. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
![]() Peygamber'in Uygulamasında Davet ve Tebliğ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Peygamber Efendimiz'in evi Ebu Lehep ile bir başka İslam düşmanı olan Ukbe b. Ebi Muayt'ın evinin arasındaydı. Allah Resûlü ’nün hayatı, iman, cihad ve tebliğ faaliyeti üzere geçmiştir.O; bütün insanların hidayetini ister, bunun için çırpınırdı. Bu konudaki aşırı hassasiyetinden dolayı Yüce Rabbimiz kendisini uyarmıştır. Efendimiz’in hadislerine baktığımız zaman, tebliğ ve davetle ilgili şu ilkeleri görüyoruz. Allah Resûlü , insanların dine girmesi, İslam’ı seçmesi için baskı ve zorlama yoluna girmezdi. Tabi böyle yapması, kalben iman eden müminlerin ortaya çıkmasını sağlıyordu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesei)Allah Resulü insanları İslam’a davet ederken tedricilik metodunu uygulardı. Yani aşama aşama insanları vahiyle muhatap kılardı. Muaz b. Cebel (ra)’i Yemen’e gönderirken, ehl-i kitab’a sırasıyla şu aşamaları izlemesini söyledi: -Önce Allah’a imana ve ibadete davet et. -Sonra beş vakit namazı emret. -Bunu kabul edip uygulayınca zekatı iste. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mâce) Yine Resûlullah İslam’a davete önce yakınlarından, akrabalarından başlamıştır. (Buhari, Müslim, Tirmizi)Tebliğde bulunmadan önce muhatabını, bazı sorularla ve ifadelerle hazırlardı. (Buhari, Müslim, Ebu Davud) Onların vereceği cevapları hesaba katarak açıklamalarda bulunur, dine davet ederdi. Adiyy b. Hâtim kendisine geldiğinde, elinden tutmuş, evine götürmüş, karşısına oturtmuş ve Allah inancını ortaya çıkaran, tevhidin doğruluğunu ikrar edecek sorular sormuş ve istediği cevabı almıştı. Bu görüşmenin sonun da Adiyy hemen Müslüman olmuştur. (Tirmizi) Henüz yeni Müslüman olanlara, İslam’ın bazı emirlerini ilk etapta uygulamamalarına izin verirdi. Sakif kabilesine, kalplerindeki iman kökleşinceye kadar namazı emretmiş, zekât ve cihaddan geçici olarak muaf tutmuştur. (Ebu Davud) "Onlar (gerçek manada Müslüman olunca, kendiliklerinden) zekat da verecekler, cihada da katılacaklardır." (Ebu Davud) Resulullah , müşriklerin Müslüman olmasına çok sevinir ve bu sevincini gösterirdi. Ebu Cehil’in oğlu İkrime (ra) Müslüman olunca sevincinden ona sarılmıştır. (Muvatta)Yeni Müslüman olanlara özel ilgi gösterir, bazı jestler yapardı. Ebu Süfyan Müslüman olunca, onun ayrıcalıklı olmayı sevdiği söylenince, şehre girerken halka şu duyurunun yapılmasını istemiştir: "Kim Ebu Süfyan’ın evine de girerse güvendedir." (Ebu Davud) Resûlullah , İslam’a davet ettiği şahıslara İslam hakkında bilgi verdikten sonra, karşısındakinin sorularını cevaplar, varsa söyleyeceği bir şeyi sonuna kadar dinlerdi. (Ebu Y’ala)Davet ve tebliğinde sabır sahibiydi. Peygamber Efendimiz’in evi Ebu Lehep ile bir başka İslam düşmanı olan Ukbe b. Ebi Muayt’ın evinin arasındaydı. Onlar her zaman, peygamberimizin evinin önüne işkembe, necaset, kan atarlar, ama O, her seferinde sadece şunu derdi: "Ey Kureyş topluluğu! Ne kötü komşular bunlar!" (Taberânî) … İnsanların bulunduğu tüm mekânlara uğrar, Allah’ın dinini anlatır, onları tevhide davet ederdi. Hac ve panayır zamanlarında çevre kabilelerden gelenlere İslam’ı anlatmak için çok ciddi çabalar içinde olurdu. Hatta onlara, kabilelerine beraber giderek dini anlatmayı da teklif ederdi ama buna yanaşan olmazdı. (Ebu Davud, Tirmizi) Panayırları gezerken, Ebu Cehil ve benzeri müşriklerin ardı sıra gezerek aleyhte konuşmalarına rağmen O, davetine devam ederdi. (Müsned) Müşriklerin ve diğer kâfirlerin kendisini reddetmeleri karşısında hep sabır gösterir, onlara beddua değil dua ederdi. Taif’de taşlanıp şehirden kovulunca, "İstersen bu dağları onların başına çevireyim" diyen meleğe; "Allah’tan, ben bunların soylarından, yalnız O’na ibadet edecek ve Allah’a ortak koşmayacak bir nesli çıkarmanı umarım!" demişti. (Buhari, Müslim) Resûlullah , henüz Müslüman olmasa da amcası Abbas ve diğer bazı müşriklerden yardım alıyor, himayelerine giriyordu. (Müsned)Muhataplarıyla görüşmeden önce kendi konumunu netleştirmeyi, güvenilirliğini onlara ikrar ettirirdi. Safa tepesinde halka İslam’ı anlatmadan önce, halkın bakışını kendilerine ikrar ettirmiştir. "Ben size şu dağın arkasında düşman, size saldıracak, dersem bana inanır mısınız?" "Evet, sana inanırız. Bugüne kadar senin yalan söylediğini duymadık." (Buhari) Davet ve tebliğ aşamalarında, muhataplarından asla bir dünyalık talep etmemiş, almamıştır. (Müsned) Resûlullah , İslam’ı yaşama ve yayma yolunda kâfirlere gerektiğinde sert çıkışlar da yapardı. Kendisinin Kâbe’de namaz kıldığını gören Ebu Cehil’in gelerek şiddetle kızması, bağırması ve ailesinin kalabalıklığını hatırlatarak tehdit etmesi üzerine, gelen ayet (Alak /17-18) doğrultusunda şöyle meydan okumuştu: "Haydi sen çağır meclisini, adamlarını. Ben de zebanileri çağırayım!..." (Müslim, Tirmizi)Resûlullah , İslam’ı kabul eden fakir kimselere, yardımda bulunmaları için bir iki kişiyi onlara görevlendirirdi. Bu yardım hem maddi konularda hem de din eğitimi konusunda olurdu.İnsanları İslam davasına kazandırmak için, kötü insanlara bile güzel muamele eder, önem verir, hürmet ederdi. Bir insanın daveti sonucu Müslüman olan veya güzel amellerde bulunan kişinin yaptığı tüm hayırlardan, ona vesile olanın da ecir alacağını müjdelerdi. Kötülüğe vesile olanın da günah alacağını hatırlatırdı. (Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Muvatta) "Eddâllu ‘alal hayri kefâilühü: Hayra delâlet eden onu yapan kişi gibidir." (Tirmizi) Yeryüzünde işlenen her cinayetten, Habil’i öldüren Kabil’in de bir pay aldığını haber verirdi. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei) Çok şerli, kötü de olsa, insanları İslam’a kazandırmak için çok güzel muamele ederdi. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Muvatta) … Allah Resûlü kendilerinden gelen istek üzere, kadınlara vaaz ve sohbet vermek için özel bir gün ayırmıştı. (Buhari, Müslim)Çevre kabilelerin eğitim, öğretim ve irşadı için muallimler gönderirdi. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei) Bir topluluktan Müslüman olanlara, gidip kavmini İslam’a davet etmesini, hemen çatışmaya girmemesini emrederdi. (Ebu Davud, Tirmizi) Ashabından birini herhangi bir iş için görevlendirdiği, bir yere gönderdiği zaman şu kesin talimatı verirdi: "Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Kolaylaştırın zorlaştırmayın." (Müslim) Davetçinin en temel bir özelliğidir bu. Resulullah , dini bir meseleyi duyanların duymayanlara, bilenlerin bilmeyenlere aktarmasını isterdi. Belki dinleyen kişi o ibadeti daha güzel yapabilir. (Buhari, Müslim, Ebu Davud)Davet ve tebliğimiz Hak üzere ve Hakk yolunda olsun. Efendimiz den…Allah Resûlü , Yemen’e gönderdiği Muaz (ra)’a şunları söyledi:"İnsanları İslam’a davet edin. Müjdeleyin, ürkütmeyin, kolaylaştırın, güçleştirmeyin. İyi geçinin ve ihtilafa düşmeyin." (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesei) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Ashabından birini herhangi bir iş için görevlendirdiği, bir yere gönderdiği zaman şu kesin talimatı verirdi: "Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Kolaylaştırın zorlaştırmayın." (Müslim) Davetçinin en temel bir özelliğidir bu. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| davet, peygamberin, tebliğ, uygulamasında |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Davet öncüsünden davet örnekleri… | Alemdâr-ı İslâm | SİYER-İ NEBİ | 0 | 21.09.10 09:29 |
| Tebliğ ve Davet | el-Kevserî | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 0 | 10.08.10 15:41 |
| İslamda Davet ve Tebliğ / Abdülkerim Zeydan | hadid | Din | 1 | 19.12.09 01:22 |
| Hz. Peygamber’in tebliğ metodu | Alemdâr-ı İslâm | AKADEMİ GRUBU | 5 | 20.11.09 07:46 |
| Mgf ve Tebliğ | Esedullah | SERBEST KÜRSÜ | 3 | 22.12.08 13:48 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|