|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,925 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ MGForum Araştırma ekibimiz sizin için araştırıyor. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
GEÇMİŞTE BİZ BATILI GÖZÜNDE NE İDİK Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik. Dürüsttük:: Bir zamanlar, Londra Ticaret Odasının en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: Türklerle alışveriş et, aldanmazsın. İtibarlıydık:k: Bir zamanlar, Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca, Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu. Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için, saçak altlarına kus sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez. Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700′lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: Türk dükkanlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkancılar, arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgahıma kadar gelmişlerdir. Medeni idik: İngiliz sefiri Sir James Porter ise, 1740ların Türkiye’si için şunları söylüyor: Gerek İstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkan bırakmayacak şekilde ispat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır. Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: Haksızlık, aşırı kâr koyma, tefecilik, tekelcilik ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür… Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan, çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır. Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830′larin İstanbul’unu getiriyor önümüze: Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkanların çoğunlukla umumi ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da, her sene azami beş-altı hırsızlık vakası görülür. Ubicini, Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor: Bu muazzam payitahtta dükkan sahipleri, namaz saatlerinde dükkanlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vakaları olmadan gün geçmez. Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880 lerin bizini anlatıyor bize: İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga nadirdir. Kahkaha sesi, nadirattan işitilir. Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnamesi’yle meşhur Du Loir’un 1650′lerdeki hükmü şöyle: Hiç şüphesiz ki, ahlak bakımından Türk siyasetiyle medeni hayati bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir. Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880′lerdeki halimizi anlatsın: Türklerdeki iyilik duygusu, hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır… Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise, bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir. Hayırseverdik: Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim: Yazın İstanbul’dan Sofya ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin, yolculara, bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum. Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: Fakat şunu da ifade etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hattâ bitkilere bile teşmil ederler. Türk düşmanı Avukat Guer Türk şefkati, hayvanlara bile şâmildir dedikten sonra şu örneği zikrediyor: Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar, sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar. Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür… Ne dersiniz? Galiba, geçmişimizden uzaklaşmak, bize çok pahalıya patladı. İşte sorulmaya değer ve cevaplanması elzem olan soru: Bizde o zaman var olup da bugün olmayan nedir? Nasıl kaybettik? Şimdi nasıl buluruz? [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | Minhac (07.09.11) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 8821
Üyelik tarihi : 18-12-2010
Mesleği : Emir kulu...
Nereden : O'ndan... yine O'na...
Konuları : 73
Mesajlar : 2,206
Teşekkürleri: 4,501
1,806 mesajına 4,733 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 10.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Almanya Cumhurbaskani Wulff'un "islam dini Almanya'nn bir parcasidir" sözünden bu yana muhtelif tartismalardan birtanesini gecen televizyonda izledim. Program akisinda bir de sokakta insanlarla söylesi yapilmisti. Sokaktan gecen halka " islam ve müslüman denince sizde cagrisim yapan 3 sey söylermisiniz?" sorusu üzerine verilen cevaplardan bir kaci: - basörtüsü -baski ve siddet - paralel toplum - terör - alt kültür (subkultur) - onlar tarafindan sinsice infiltre olma - korku - kabullenmedigim farklilik - tabiki 9/11 cagrisimlar üc asagi bes yukari yukardaki yazdiklarimla hemen hemen ayniydi. Ama sunu da belirteyim, programin geneli objektif bakis acisindan cok cok uzak bir programdi... Dolayisiyla almanlarin geneli ayni fikirde diye bir sonuc cikarmak yanlis olur. Ancak yukardaki eklemis oldugun yaziyi okuyunca aradaki müthis farki görmemek mümkün degil.... Hocam, yazinin altindaki sorularin cevabi bilinen cevaplar aslinda.... Bizde o zaman var olup da bugün olmayan nedir? itikadimizdaki homojenlik Nasıl kaybettik? Müsvedde olmakla Şimdi nasıl buluruz? Aslimiza rucu ile... |
|
|
| Bu mesaj için Minhac kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (07.09.11) |
![]() |
| Etiket |
| batılı, biz, geçmişte, gözünde, idik |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Batılı Olarak Utanç Duyuyorum | Alemdâr-ı İslâm | MGFORUM SANAL TAKİP | 1 | 12.11.09 09:05 |
| Hidayeti (Hak ile Batılı) Gizlemekte olanlara! | milliçözümcü | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 26.07.09 14:14 |
| Bizler böyle idik... | AeX | TARİH | 1 | 20.03.09 20:01 |
| Gürüz: Geçmişte Az Bile Yaptım | KARAMURAT | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 0 | 21.01.09 13:40 |
| Biz çok Mazlum ve Perişan idik | Muhammed | SERBEST KÜRSÜ | 2 | 21.12.08 12:02 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|