| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,925 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ »

MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ MGForum Araştırma ekibimiz sizin için araştırıyor.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16.12.11, 16:26   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline

Standart Yüksek starteji ve Fıravun'a kurulan tuzak 2

Yüksek starteji ve Fıravun'a kurulan tuzak2

16 ARALIK 2011





Sarayda büyütülen düşman: Hz. Musa
"Musa olayında da düşündürücü ayetler vardır."
51 Zariyat 38

Stratejik akıl ve düşünme, tarihi tecrübeyi daima bir veri olarak göz önüne alır ve ondan yararlanır. Allah Kur'an'da geçmiş toplumlarla ilgili değişik kıssaları, haberleri vermesinin bir hikmeti de onların başına gelenlerden gerekli dersi almak ve bir tecrübe kazanmaktır(12 Yusuf 3). Kur'an'da Firavun'a karşı verilen mücadelenin stratejisi bizzat Allah tarafından çizilmiş, Yüksek bir strateji olup yaklaşık 30-40 yıllık bir hazırlık devresini(Hz. Musa'nın Peygamber oluşuna kadar ki bir devre) içermektedir. Allah Firavun gibi bir zalimin yıkılıp gitmesi, helak olması için çok özel bir strateji uygulayarak Rahmanın yolundan gidenlere Hz. Musa-Firavun mücadelesi üzerinden yol göstermektedir(28Kasas 3).
Burada, bu stratejinin Hz. Musa'nın Firavun'un sarayında büyütülmesine ilişkin kısmı ele alınacaktır.

İlahi Sünnet: Refahtan şımarıp azanların yıkılıp mustazafların iktidar olması

Allah her şeyi bir kanuniyete tabi tutmuş ve yaratmıştır. Sünnetullah ya da kader dediğimiz bu kanuniyet değişmezdir. Bir ülkede sınıfsal ayırım yapılıyor ve bir kesim lüks ve israf içerisinde yaşarken, diğer bir kesim fakru zaruret içinde yaşıyorsa; mustazaflar eziliyor, zulme uğruyor ve zulüm gittikçe katmerleşiyorsa o ülkenin ayakta durması ve yaşaması mümkün değildir. O ülkenin 'varlık ve güç sahibi önde gelenleri' fesadı yaygınlaştırarak kendi elleri ile kendi sonlarını hazırlarlar (17 İsra 16).
Firavun'un hakim olduğu Mısır'da bu kanuniyetin tecelli etmesi için bütün şartlar mevcuttu, yanı alt yapı hazırdı:
"Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı." ( 28 Kasas 4).
İlahi Sünnete göre böyle bir sistem yıkılıp mazlumlar iktidar olmalıdırlar. Nitekim Kur'an'da Hz. Musa'nın mücadelesi anlatan sûrenin başında bu amaç ve kanuniyete özel bir vurgu yapılmaktadır:
"Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (mukaddes topraklara) vâris kılmak istiyorduk."
"Ve o yerde onları hakim kılmak; Firavun ile Hâmân'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk)." (28 Kasas 5-6)
21. asrın zalimlerine karşı verilen ve de verilecek olan mücadelede bu iki ayet göz önüne alınmalı ve asla unutulmamalıdır.

Bir rüya ile başlayan tuzak

İsrail oğulları Firavunların yönetimindeki Mısır'da son derece kötü şartlarda köle olarak çalışmışlardır. Bu kölelik sürecinin 200-300 yıl civarında olduğu rivayet edilmektedir. Kahinin birisinin gördüğü bir rüya, hem İsrail oğullarının hem de Firavun'un yaşantısını bir kabusa dönüştürmüştür. Rüya'ya göre İsrail oğullarından doğacak bir erkek çocuğu, gelecekte Firavun'un devletini yıkacaktır (1). Bu rüyaya isnaden Firavun, İsrail oğullarından doğacak tüm erkek çocukların öldürülmesini emretmiştir. Tevrat'ın Çıkış bölümüne göre (çıkış 1/6-22, 2/1-10) İsrail oğullarındaki çok hızlı nüfus artışının neden olabileceği tehlikelerden dolayı Firavun, İsrail oğullarından doğacak olan her erkek çocuğun öldürülmesi emrini vermiştir. Hz. Musa böyle bir dönemde meydana gelmiştir. Bebek Musa'yı Firavun öldürmek, Allah ise yaşatmak istemektedir. Allah'ın isteği ile Firavun'un isteği taban tabana zıttır.

Bebek Musa için en güvenli yer: Düşmanının (Firavun'un) sarayı

Hz. Musa'nın Peygamber olarak görevlendirilmesine kadarki dönem, ilahi yüksek stratejinin en ilginç ve gizemli olan kısmıdır. İsrail oğullarında doğan her erkek çocuk aranıp bulunmakta ve de öldürülmektedir. Bebek Musa, nerede nasıl korunacak, güven altında büyütülecektir? İlahi senaryo neyi ön görmekteydi? İlahi karar neydi? İlahi karara göre bebek Musa Firavun'un sarayında büyütülecekti. Bebek Musa, saraya nasıl sokulacak ve bir erkek çocuğu olarak öldürülmekten nasıl kurtarılacaktı? Beşer penceresinden baktığımız zaman bu imkansız bir şeydi. İlahi irade açısından ise her şey çok kolaydı. Ama bir sorun vardı; o da, Allah'ın her şeyi bir kanuniyete göre halk etmesi, yaratmasıydı. Bebek Musa'yı ölümden kurtaracak olan bu kanuniyet, sır neydi? Bebek Musa'yı ölümden kurtaracak olan sır, insanların ona yönelmesi ve onu koruması için Allah'ın onun üzerine indirdiği çok özel olan bir sevgidir. Öyle bir sevgi ki onun ölümünü isteyenin bile kalbini yumuşatıp onun yaşamasına imkan verecektir:

"Hani, annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik:
"Onu tabuta koyup ırmağa bırak! Irmak onu sahile götürsün ki, benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin." ( 20 Taha 38-39 Bak:28 Kasas 7)
Bu sevgi sayesinde Firavun'un ailesi yıllar sonra başlarına gelecek olanlardan habersiz olarak nehirdeki bu sahipsiz çocuğu (!) alırlar ve sarayda büyütürler:
"Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak (nehirden) aldı. O, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı."
"Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına: Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlât ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı." (28 Kasas 8-9)
Bu ilahi senaryoda Bebek Musa'nın hayatı kurtarılmış, ama geride evladını kaybeden gözü yaşlı bir anne kalmıştı. Onun kaygılarının, endişelerinin giderilmesi, bağrındaki anne sevgi, şefkat ve merhamet duygularının tatmin edilmesi meselesi vardı. Aksi taktirde bir anne olarak, beşeri bir zaaf olarak, bu yükün altında daha fazla tahammül gösteremez ve bu büyük sırrı ifşa edebilirdi:
"Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, (vâdimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı." ( 28 Kasas 10, Bak 20 Taha 40)
Bir büyük stratejinin bir annenin çocuğuna olan doğal sevgiden dolayı bozulmasına mani olmak için Allah, çocuğunu kendisine geri vereceğine dair vaade bulunmuştur (28 Kasas 7). Bu vaadin yerine gelmesi için bir başka planın devreye sokulması, çocuğun başkalarının sütünü içmemesi, ret etmesi gerekiyordu. Bu duygu bizzat Allah tarafından bebek Musa'nın genetik yapısına konmuş ve bebek Musa annesinin dışında hiç kimsenin sütünü emmeyi kabul etmemiştir:
"Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) onun sütanalarını kabulüne (emmesine) müsaade etmedik. Bunun üzerine ablası: Size, onun bakımını namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi? dedi.
Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu bilsin diye geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler." (Kasas 11-13).
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta da Hz. Musa'nın ablasının İstihbaratçı olarak görev icra etmiş olmasıdır. Nil nehrine bırakılan Musa'yı izliyor, onu kimin aldığını ve nereye götürdüklerini takip ediyor. Hz. Musa için sütanne arandığını öğrenince onları Musa'nın ailesine yönlendiriyor. Böylece çember tamamlanıyor. Musa, bir taraftan can dostu annesinin kollarında; diğer taraftan can düşmanı Firavun'un sarayında büyütülüyor.
Hz. Musa'nın sarayda büyütülmesi 'yiğitlik çağına' kadar sürer. Bu yaşa ulaştığında kendine Allah tarafından ilim ve hikmet bağışlanır (28 Kasas 14). Fakat henüz peygamber değildir. Saray kültürünü almış olan Musa'nın sarayın dışında daha farklı, daha özgür bir havayı soluması, bir başka eğitimden geçmesi gerekmektedir. Saraydan çıkış zamanı gelmiştir. Hz. Musa şehirde dolaşırken bir kavgaya karışır, Firavun'un kavminden olan şahsı öldürür (28 Kasas 15-20). Öldürülme korkusu ile Mısır'ı terk eder. İlahi yüksek stratejinin Hz. Musa'nın hayatı ile ilgili birinci evresi böylece tamamlanmış olur.
İlahi planın bir parçası olarak Hz. Şuayb'e ulaşır, onun kızı ile evlenip on yıl kadar kalır (28 Kasas 22-28). Bu süre, İlahi yüksek stratejinin Hz. Musa'nın hayatı ile ilgili ikinci evresidir. Süreyi tamamladığında ailesi ile birlikte Mısıra doğru yola çıkar. Yolda peygamberlik gelir (28 Kasas 29-32). Bu andan itibaren Hz. Musa'nın hayatında İlahi yüksek stratejinin üçüncü evresi başlar. Bu evre, Hz. Musa'nın Firavuna doğrudan meydan okuması ile başlar İsrail oğullarını alıp Kızıldeniz'den geçirinceye kadar olan süreyi kapsar.

Sonuç: İman varsa imkan da/çare de vardır

Burada amacımız Hz. Musa'nın Firavun'a karşı verdiği mücadelenin bütün ayrıntılarını tartışmak değildir. Amacımız, Kur'an'ın bize kıssalar yoluyla vermek istediği mesajlara daha dikkatlice eğilmek, onlardan ders alarak tecrübe kazanmak ve hak yolda mücadeleye daha birikimli, daha şuurlu olarak devam etmektir.
Hz. Peygamber 'Harp Hiledir' derken vermek istediği mesajla; Hz. Musa'nın can düşmanı Firavun'un sarayında büyütülmesinde ki mesaj aynıdır ve iman edenlere dönüktür.
Her şeyi komplo, tuzak hile olarak görmemek ne kadar doğru ise değerler arası mücadelede komplo, tuzak hilenin her an olabileceğini göz önüne almak ta o kadar doğrudur. Bu iki farklı yaklaşım arasında ki denge iyi kurulmalıdır.
Hz. Musa'nın ya da Hz. Yusuf'un sarayda büyütülmesi olayından çıkarılacak birçok ders vardır. Her iki olay, bize çocukların yeteneklerini çok erken yaşlarda keşfederek ona göre yetiştirip istihdam etmek gerektiği mesajını vermektedir. Ayrıca daha da önemli olanı İstihbarat örgütlerinin çok erken evrelerde gençlere el atabileceği ve onlar üzerinden cemaatlere ve hareketlere sızabileceği tehlikesinin var olabileceğidir.
O nedenle İman edenler, Hz. Peygamber'in şu çağrısını hiçbir zaman akıllarından çıkarmamalıdırlar:
"Karanlık geceler gibi işler karıştığı zaman Kur'an-ı Kerim'e sarılınız
Çünkü o, şefaat eden ve şefaatı kabul edilendir.

Kendisine uymayanların yenilmeyen hasmıdır."(2).


Kaynaklar
1-Yazır E. H., Hak Dini Kur'an Dili, Kasas süresi tefsiri, Azim Dağıtım, İstanbul.
2- Kandehlevi, M.Y, age. c.1. s:1783 .


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Saadet Partisine Müthis Tuzak! Minhac MGFORUM GÜNDEMİ 0 25.05.11 22:59
Milli Görüş'e Tuzak Kuranların Düştüğü Tuzak! alisamli SERBEST KÜRSÜ 0 02.10.10 17:51
Şevki yılmaz:Refah-yol Erbakan'a kurulan bir tuzaktı... Peykan- ÜLKEMİZDEN HABERLER 19 23.04.10 17:56
DIKKAT MSN Messengerde yine bir tuzak igmg-frankfurt DUYURULAR 0 20.11.08 19:29

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:21 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.