| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,925 | Üyeler: 10,668 | Online: 224 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ »

MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ MGForum Araştırma ekibimiz sizin için araştırıyor.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08.01.12, 20:27   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline

Standart Mü'minler Arasında Sulh ve Savaş

Mü'minler Arasında Sulh ve Savaş

Prof. Dr. Hamdi Döndüren
1990 - Ekim

Sulh, sözlükte; bir anlaşmazlıktan sonra tarafların barış yapması demektir. Düşmanlığın zıddıdır. Bir İslam hukuku terimi olarak; davacı ile davalı arasındaki anlaşmazlık ve düşmanlığı, tarafların karşılıklı rızası ile sona erdiren bir akittir. Bu da diğer akitler gibi icap ve kabul ile meydana gelir.
Kur'an-ı Kerim ve hadîs-i şeriflerde, sulhun daima anlaşmazlık ve düşmanlıklardan daha üstün olduğu belirtilmiş, onun fazîletine dikkat çekilmiştir. Ayetlerde şöyle buyurulur: «Sulh daha hayırlıdır» (en-Nisa, 4/128), «İnsanların toplanıp gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak bir araya gelince; sadaka vermeyi, iyilik yapmayı veya insanlar arasında sulh yapılmasını emreden kimse müstesnadır. Kim, bu üç hayrı Allah rızasını dileyerek yaparsa, ileride biz ona büyük bir ecir vereceğiz" (en-Nisa, 4/114).


Ukbe kızı Ümmi Gülsüm (r. anha) dan, Nebî (s.a.s)'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "İnsanların arasını düzelten ve bunun için hayır amacıyla söz ulaştıran veya hayır kastıyla yalan söyleyen, yalancı değildir" (Buharî, Sulh, 2; Müslim, Birr, 101; Ahmed b. Hanbel, VI, 403, 404).


İki mü'min arasında çıkacak anlaşmazlık, kırgınlık ve dargınlıklarda, diğer mü'minlere arabuluculuk görevi verilmiştir. Allah'u Teala şöyle buyurur: «Mü'minler ancak kerdeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını bulup barıştırın. Allah'tan korkun ki, merhamet edilesiniz» (el-Hucurat, 49/10).
Rasûlullah sallallahü aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur: «Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu teslim de etmez» (Buharî, Mezalim, 3, İkrah, 7; Müslim, Birr, 58, 32; Ebu Davud, Eyman, 7).
«Müslümanın müslümana kanı, malı ve ırzı haramdır" (Müslim, Birr, 32; Ahmed b. Hanbel, III, 491). «Bir kimse, mü'min kardeşine yardım ettiği sürece, Allahü Teala da ona yardım eder" (Ahmed b. Hanbel, II, 274).
Bu konuda pek çok hadis nakledilmiştir.


İKİ MÜSLÜMAN GRUP ÇARPIŞIRSA


Eğer anlaşmazlık, iki müslüman grup, belde veya iki müslüman ülke arasında çıkmış ve silahlı çatışmaya dönüşmüşse, bunların dışında kalan diğer müslümanların ne yapması gerekir? Günümüzde Irak ve Kuveyt arasında vuku bulan ve bir tarafın işgal ve ilhakı ile sonuçlanan silahlı çatışmalar, yine diğer bazı İslam ülkeleri ile Irak arasındaki her an sıcak savaşa dönüşebilecek düşmanlıklar karşısında olayın dışında bulunan İslam belde ve ülkelerine düşen bir görev var mıdır? Kitap ve Sünnet bu gibi durumlarda izlenecek yolu belirlemiş midir?
Yüce Allah, Kur'an-ı Hakîm'inde şöyle buyurur: «Eğer mü'minlerden iki grup, birbirleriyle savaşırlarsa, aralarını bulup barıştırın. Eğer arabuluculuk teşebbüslerinden sonra onlardan biri, diğerine saldırmaya devam ederse, saldıran taraf Allah'ın hükmüne dönünceye kadar onlarla savaşın. Eğer Allah'ın hükmüne dönerse, aralarını adaletle bulup barıştırın. Her zaman adaletli hareket edin. Şüphesiz Allah'ü Teala adil olanları sever" (el-Hucurat, 49/9
Bu ayeti kerîme'de dikkati çeken hususları aşağıdaki noktalarda toplayabiliriz:
1. Yüce Allah, birbirine karşı silahlı saldırıya kalkışan iki müslüman topluluk arasında, arabuluculuk yapma görevini, bu çatışmanın dışında kalan diğer mü'minlere emretmektedir. Mü'minler bu görevi, tek tek yerine getirmeyecekleri için, bunu temsilcileri veya yöneticileri aracılığı ile ifa etmiş olurlar.
2. Ayet-i kerîme'de, birbirine karşı silahlı çatışmaya giren iki müslüman topluma, da «mü'minler}} adı verilmektedir. Buna göre, mü'min mü'mine karşı savaşmakla, başka bir ifade ile, büyük günah sebebiyle dinden çıkmaz. Ancak tarihte Haricîler ve onlara uyan mutezile fırkası aksi görüşü savunmuştur.
Hz. Peygamber bir gün, Hz.Ali'nin oğlu Hasan (r.a)'ın da bulunduğu sırada minbere çıktı. Hutbe irad ederken, bir Hasan'a, bir de orada hazır bulunanlara baktı ve şöyle buyurdu: «Bu efendi benim torunumdur. Umulur ki, Allah onunla, müslümanlardan iki topluluğun arasını bulur}} . Gerçekten, Cenab-ı Hak, uzun ve büyük savaşlardan sonra, Şam yönetimi ile Irak halkının arasını Hz. Hasan eliyle bulmuştur. (Buharî, Fiten, 20, Sulh, 9, Fadaîlü Ashabi'n-Nebî, 22, Menakıb, 25; Ebu Davud, Sünne, 12; Tirmizî-menakıb, 25; Nesaî, Cum'a, 27; Ahmed b. Hanbel, V. 38).
3. Sulh teşebbüsünden sonra, taraflardan birisi diğer müslüman topluluğuna silahlı saldırıya haksızlıkla devam ederse, diğer bütün müslüman belde ve ülkelerinin topluca haksız ve saldırgan olan ülkeye karşı, onlar Allah'ın emrine dönünceye, hakkı kabul edip, itaat edinceye kadar karşı durmaları istenmektedir. Enes (r.a.)'tan rivayete göre, Nebî (s.a.s) şöyle buyurmuştur: «Kardeşine zalim de yahut mazlum da olsa yardım et.» Dedim ki; Ey Allah'ın Rasülü! mazluma yardım edeyim, fakat zalime yardım nasıl olacak? Buyurdu ki; «Onu zulmünden men edersin, böylece ona yardım etmiş olursun» (Buharî, Mezalim, 4, İkrah, 7; Müslim, Birr, 62;Tirmizî, Feten, 68.)



ASR-1 SAADET'TEKİ UYGULAMA


Hz. Peygamber devrinde, müslümanlar arasında büyük çapta bir çatışma ve savaş vuku bulmadığı için, bu ayet-i kerîme daha küçük çapta bazı olaylara uygulanmıştır. Nebî (s.a.s). Medîne'ye hicret edince, şehir kenarında oturmakta olan Abdullah b. Übey'i İslam'a davet için gitmişti. Medîne'de Hazreclilerin reisi olma şansını kaybeden İbn Übey, ileri geri saygısızca konuşunca, onun adamları ile, Medine'den gelen Abdullah b. Revaha (r.a) ve arkadaşları arasında sopa, el ve pabuçlarıyla vuruşma başladı. İki mü'min grup arasındaki bu çatışma, yukarıdaki ayet-i kerîme ulaşınca kesilmiş oldu. Abdullah b. Ubey'in taraftarları içinde de mü'minler vardı (İbn Kesîr, Tefsîru'1-Kur'ani'l-Azîm, İstanbul 1985, VII, 354; ez-Zebîdî, Tecrîd-i Sarîh, Vlll, 113, 114; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 157,219)
Müslümanlara karşı yapılacak savaşta hangi kuralların uygulanacağı Hz. Peygamberin İbn Ömer (r.a)'dan nakledilen şu hadisinde ortaya konulmuştur:
«Onların yaralılarına dokunulmaz, esirleri öldürülmez, kaçanları takip edilmez, malları ganimet olarak paylaştırılmaz» (el-Cassas, Ahk-âmü'l-Kur'an, Süre 49/9 ayetin tefsiri).
Bu konuda ikinci delil Hz. Ali'nin sözleri ve uygulamasıdır. Hz. Ali Cemel Vak'asında zafer kazandıktan sonra askerlere şöyle emir vermiştir: «Kaçanları izlemeyin, yaralılara dokunmayın, esirleri öldürmeyin, silahları teslim edenlere eman verin, halkın evine girmeyin, sizlere sövseler bile kadınlara bir şey yapmayın.» Ancak bazı askerlerin, yenilen tarafın çocuk ve kadınlarının köle olarak paylaştırılması talebinde bulunmaları üzerine Hz. Ali öfke ile şöyle der: «İçinizden, ümmü'l Mü'minin Aişe r.anha'yı kendine kim alacak» (Mevdudî, Tefhîmu'l-Kur'an, Terc. Heyet, İstanbul 1987, V, 412.)
Hz. Ali'nin uygulamasında yenilen bagîlerin malları ile ilgili hükümler şunlardır: Onların orduya ait veya evlerinde bulunan yahut hayatta iken yahut da vefatlarından sonra her iki halde malları ganimet olarak paylaştırılmaz. Ancak savaş sırasında mallarının telef olması halinde tazminat da ödenmez.
Savaş sonunda malları kendilerine iade edilir. Ele geçen silah ve binekler savaş sırasında onlara karşı kullanılabilir, ama ganimet malı olarak taksim edilmez. Eğer yeniden saldırıya geçeceklerinden endişe duyulmuyorsa bu malların da iadesi daha uygundur. Ebu Yusuf'a göre ise, Devlet bu mallara ganimet olarak el koyabilir (bk. İbnü'l-Hümam, Fethu'l-Kadîr, Mısır 1389/1970, VI, 99 vd; İbn Abidîn, Red-dü'l-Muhtar, İstanbul 1984, IV, 260 vd.)
Sonuç olarak, birbiriyle savaş durumunda bulunan iki müslüman toplumun dışındaki tüm mü'minler, haksız ve saldırgan İslam ülkesi karşısında, birleşik bir İslam ülkeleri topluluğu oluşturmaktadır. Ayet-i kerîme'de işaret edilen metodun şuuruna varacak İslam ülkeleri, gayrimüslimlerden yardım istemeye muhtaç olmadan kendi problemlerini kendileri çözebilir, İslam yücedir, getirdiği prensip ve çözümler de yücedir.


Altınoluk Dergisi Arşiv
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
GOD LOVE (09.01.12)
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Korku ve ümit arasında Alemdâr-ı İslâm MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ 0 12.03.11 13:01
İki dünya arasında! Alemdâr-ı İslâm MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ 0 12.11.10 09:45
İşte gerçek mü'minler bunlardır. Medine Sevdalisi Tefsir 3 04.10.09 10:00
AKP ile SAADET arasında tartışılıyor.. Cihad Yıldızı MGFORUM ARŞİV 8 01.09.09 17:37
Söz İle Sükut Arasında Sükut-u Leyl GENEL EDEBİYAT 0 24.06.09 19:57

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:22 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.