|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,925 | Üyeler: 10,668 | Online: 224 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ MGForum Araştırma ekibimiz sizin için araştırıyor. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ (CERCLE d'ORIENT) 1882’de kurulan, iş adamı, siyasetçi ve sanatçıları bünyesinde barındıran Büyük Kulüp, genelkurmay başkanlarının üye olması ile de gündemden düşmüyor. Üç eski genelkurmay başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Yaşar Büyükanıt oradaydı. Emekli generallerden de Cumhur Asparuk, Necati Özgen, İlhan Kılıç, Necdet Timur göze çarpanlar arasındaydı. Emekli Orgeneral Çevik Bir ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Salim Dervişoğlu zaten rakip listelerden aday oldukları için yarış hâlindeydiler. Buna karşılık, iki sene öncesine kadar üyeliğinin devam ettiğini bildiğimiz, Türkiye’nin zor süreçlerinde görev yapmış eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök orada yoktu. Yine eski Genelkurmay Başkanı Mustafa Necdet Üruğ, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Vural Bayazıt, 12 Eylül’ün Millî Güvenlik Konseyi Üyesi Oramiral Nejat Tümer de ya üyelikleri düştüğü için ya da çeşitli sorunları sebebiyle katılmamışlardı, 14 Mart’taki Büyük Kulüp seçimlerine. Şimdiki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u ise oy kullanmak için görmek açıkçası sürpriz sayılabilirdi. Zira TSK İç Hizmet Kanunu’nun 43. maddesi, ‘Silahlı Kuvvetler mensuplarının derneklere girmeleri, bunların siyasi faaliyetleri ile münasebette bulunmaları, her türlü siyasi gösteri, toplantı işlerine karışmaları ve bu maksatla nutuk ve beyanat vermeleri ve yazı yazmaları yasaktır’ maddesi akıllara gelecekti. Ya da 1. Ordu Komutanlığı görevini tamamladıktan sonra 2006’daki Yüksek Şûra’da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na geldiği sıralarda, 9 Aralık 2006’da Büyük Kulüp’e üyeliği kabul edilen Başbuğ, üyeliğini, 43. madde gereği Millî Savunma Bakanlığı’na bildirmişti. Bilmiyoruz tabii. Askerler, kuruluş hikâyesi 1880’lere inen Büyük Kulüp’e her zaman ilgiliydi, ancak bu ilgi son zamanlarda ortaya çıkan fotoğraftan da anlaşılacağı üzere üst düzeye çıkmıştı. Kimi muvazzafken, kimi emekli olduktan sonra duhul etmişti kulübe. İşin ilginç tarafı, hepsi de genelkurmay başkanı olan İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hilmi Özkök, Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ paşaların Büyük Kulüp’e peşi sıra üye olmalarıydı. Büyük Kulüp’ün 1987’de yayımladığı üye listesine kabaca baktığımızda, Oramiral İrfan Tınaz, Orgeneral İrfan Tansel, General Kaya Yazgan, Orgeneral Kemal Atalay, Orgeneral Kemal Kayacan, Orgeneral Haydar Sükan, Kıdemli Albay Muzaffer Ataklı, Amiral Necdet Şenergun, Koramiral Nejat Serim, Millî Güvenlik Konseyi Üyesi Osman Sedat Celasun, Orgeneral Selahattin Demircioğlu, Korgeneral Selahattin Çetiner, Hava Korgeneral Süleyman Muammer İnal ve daha pek çok rütbeli ismin eski üyeler arasında olduğu gözlerden kaçmıyordu. Yeni süreçte de başka askerî üyeler vardı ancak Büyük Kulüp kapalı bir kutu olduğu için onları bilme imkânı yoktu. Değil rütbelilerin, iç hizmet kanununa göre er ve erbaşların askerlik vazifelerini yaptıkları süreçte dahi bütün sivil üyeliklerinin askıya alındığını beyan etmelerine rağmen muvazzaf askerlerin hangi rütbede olursa olsun bu tür kuruluşlara üye olması nasıl açıklanabilirdi? Ve Büyük Kulüp’te asker üye alma veya askerlerin üye olma sevdası nereden geliyordu? Işın sırrı muhtemelen şu noktadaydı. Büyük Kulüp tüzüğüne göre 1. Ordu Komutanı derneğin tabii üyesi oluyordu. Göreve başladıkları sırada Büyük Kulüp Yönetim Kurulu tarafından makamlarında ziyaret edilen komutana dernek üyeliği öneriliyor, ilgili komutan da olumlu cevap verirse şeklen bir inceleme sonrası üyeliği başlatılıyordu. Bu anlayış sadece askerlere yönelik değildi. Kulüp, zaten ülkemizdeki yabancılar tarafından kurulmuştu. 1930’ların sonuna doğru yabancı ağırlığı azalsa da onlara gösterilen kolaylıklar hep sürmüştü. 23 Nisan 1944’te, dışişleri bakanlarının kulübedoğal başkan seçildiği süreçte, Numan Menemencioğlu’nun başkanlığındaki toplantıda askerlerin üyeliği yazılı olmasa da kabul görmüştü. Başkan Duran Akbulut tarafından tarihçi-gazeteci Orhan Koloğlu’na hazırlatılan “Cercle d’Orient’dan Büyük Kulüp’e” kitabında bu husus gözler önüne seriliyordu: “Beşinci madde okundu. Bay Numan Menemencioğlu bu maddedeki başkonsoloslar kelimesinin kaldırılması ile İstanbul’da re’sen vazife gören muvazzaf konsoloslar tabirinin kullanılmasını teklif etti. Ve böylece düzeltildi. Lütfü Kırdar, bu maddedeki komutan, askerî komutanların da belirtilmesini istedi. Ali Haydar bunun düşünüldüğünü fakat belirtmenin lüzumu olmadığını beyan etti. Menemencioğlu ancak bir tek kumandanın yeterli olduğunu söyleyerek bunun en ileri gelen askerî komutan şeklinde düzeltilmesini istedi ve bu teklif kabul edildi.” Buna ek olarak, bugünkü tüzüğün 5. maddesindeki ‘devletin üst düzey görevlerinde bulunanlarla ülkemize ve derneğimize büyük hizmet ve yararları dokunan kişiler yönetim kurulu kararı ile onursal üye olabilirler’ şeklindeki kayıt da bu yolun nasıl işlediğine ışık tutuyordu. Büyük Kulüp Başkanı Duran Akbulut, henüz Kara Kuvvetleri Komutanı iken kulübe üye olan Orgeneral İlker Başbuğ’un eleştirilmesini eleştirmiş, 6 bine ulaşan üye sayısının 60’ını eski ve yeni genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları, korgeneral ve koramirallerin oluşturduğunu açıklamıştı. Akbulut ayrıca siyasetle ilgilerinin bulunmadığını, derneğe ait mekânlarda siyasi toplantılar düzenlenmeyeceğinin de tüzük hükmü olduğunu deklare etmişti. Acaba öyle miydi? Bunun için geçmişe bakmak gerekiyordu. Orhan Koloğlu’nun bizzat Büyük Kulüp arşivine dayandırarak yaptığı çalışma, geçmişten örnekler sergilemesi bakımından önemliydi. Ancak daha da önemlisi, Duran Akbulut’un, gazeteci Faruk Mercan’a “1950’li yıllardan bu tarafa burada hükûmetler yıkılmış, hükûmetler kurulmuş.” ifadesini kullanmış olmasıydı. Büyük Kulüp fikri, 1 Aralık 1881’de, “Avrupalıların Osmanlı topraklarında sadece kendilerinin egemen olduğu, hiçbir yerlinin -daha açıkçası Osmanlı yönetimini temsil eden bir kimsenin- etkili olmayacağı bir mekanizmanın kurulması tasarlanarak” oluşturulmuş ve Büyük Britanya Büyükelçisi Sir Alfred Sandison’un girişimleri ile harekete geçirilmişti. İlk etapta 90 kişilik bir üye aday listesi tespit edildi. Kuruluş işlemlerini Sandison, Graziani, Wrench, Th. Mavrogordato, Testa, Kont Collobiano, Vigoureux, Wallace, Bertrand’dan müteşekkil 9 kişilik hazırlık komitesi yürütecekti. 1882’deki genel kurul toplantısında oturum başkanlığına Alman Büyükelçisi Baron Hirschfeld seçildi. İlk tartışma kurucu üyeler listesi konusunda oldu. Sultan II. Abdülhamid’in yaveri İzzet Bey’in kurucu olarak kaydı yapılmamıştı. Orhan Koloğlu’na göre, Sultan Abdülhamid’in, Avrupalı elçilerin başrolü oynadığı, önemli ticaret ve maliye uzmanlarının ve bütün yabancı askerî ataşelerin yer aldığı böylesi bir kurumu göz ardı etmesi düşünülemezdi. Bunun üzerine istifalar oldu. Bir ara yol olarak da hazırlık komitesinin başkanlığına İran elçisi Muhsin Han’ın seçilmesi tercih edildi. 1882’de kurulan Cercl d’Orient’in kurucular listesindeki 78 kişiden 59’u, Osmanlı vatandaşı değildi. İçlerinde sadece İran elçisi Muhsin Han Müslümandı. Koloğlu’nun düştüğü kayda göre, Osmanlı tebaası kişiler içinde de sadece üç Türk vardı: Münir ve Refet beylerle Yaver Paşa. 1882-1907 yılları arasında kulübe 518 yabancıya karşılık 52 Osmanlı vatandaşı dâhil olmuştu. 1908-18 yılları arasında, -önde gelenleri dâhil- İttihatçı bir yığılma ile karşılaşmamıza rağmen durum 279 yabancı, 129 Osmanlı vatandaşı şeklinde idi. Cumhuriyet kurulduktan sonra 1923-36 yılları arasındaki oran 322 yabancı, 92 Türk üye olarak kayıtlara geçmişti. 1944’te Cercle d’Orient ismi Büyük Kulüp olarak değiştirildi. Kuruluşun ismi Serkldoryan olarak da okunuyor ve yazılıyordu. Kendisi de Büyük Kulüp üyesi olan Hüseyin Cahit Yalçın, kulübün nasıl Türkleştirildiğini anılarında şöyle anlatıyordu: “1914 tarihine gelinceye kadar Beyoğlu’ndaki Küçük Kulüp (İstanbul Kulübü, bu adla anılırdı) tamamen bir ecnebi yuvası sayılırdı. Beyoğlu’nda hüküm süren Levanten ruhu Türk’ün en büyük, en durup dinlenmek bilmez düşmanıydı. Aleyhimizde her türlü iftiralar ve fena sözler Beyoğlu’ndan çıkardı. Bu Türk aleyhtarlığı propagandasında Beyoğlu’nun mühim iki kulübünün büyük hissesi olabilirdi. İttihat ve Terakki bunun farkındaydı. Büyük Harbin çıkması Beyoğlu’nun kulüplerini Türkleştirmek için bir fırsat temin etmişti. Talat vesair ileri gelenler, Yüksek Türk memurlarının ve Türk gençlerinin Senkldoryan’a ve Küçük Kulüp’e girmelerini, oralarda bir Türk ekseriyeti vücuda getirmelerini, oralarda da etkili olmalarını istiyorlardı.” Kulüp tarihine baktığımız zaman sürekli bir gelir-gider dengesi gözetmekle meşgul olunduğu göze çarpıyordu. Dengenin sağlanması ve gelir elde etmek için de kulüp kapıları dışarıdan davet ve davetlilere açılıyor, kâğıt oyunları dâhil çeşitli salon oyunları da devreye sokuluyordu. Açık arttıkça bu oyunlara zam da yapılıyordu. Ülkenin içinden geçtiği savaş ve ekonomik sıkıntı yılları kulübe de yansımıştı, doğal olarak. Bu sıkıntılar neticesinde bazı dönemler üye sayısı çok geriliyordu. Bu da kulübün maddi kaybı demekti. Böyle dönemlerde, cazibe merkezi olmak için yerli-yabancı önde gelen isimlerin kulübe üye olması teşvik ediliyordu. Kulüp bazen restoran ve eğlence merkezi gibi de işletiliyordu, gelir elde etmek için. Kulübün cazibe merkezi olması için bir dönem dışişleri bakanları kulübün tabii başkanı sayıldı. Hükûmetlerle bırakın yakınlaşmayı, iç içe girildi böylece. Numan Menemencioğlu, Necmettin Sadak, sonrasında sabık da olsa Tevfik Rüştü Aras dahi başkanlık yaptı kulübe. Adnan Menderes döneminde de iktidarın ilgisini çekme çabaları sonucu Menderes’in bakanlarından Mükerrem Sarol başkanlığa getirildi. Menderes’in başbakanlık müsteşarı, mason Ahmet Salih Korur da bu yıllarda üye olmuştu Büyük Kulüp’e. Hükûmetlerle sıcak temas sonuç vermiş, Mason Üstadı Şükrü Kaya’nın önerisiyle masonların uykuya yattığı bir süreçte, 1936 ile 1954 yılları arasında Büyük Kulüp 350 yeni üye kabul etmişti. 27 Mayıs 1960’ın kaldırdığı toz duman içinde herkes bir köşeye çekilince kulüp yine maddi gelirden yoksun kalmıştı. Hem üye sayısını artırarak gelir elde etmek hem de darbecilerin cirit attığı ortamda onlarla yakın temasta olmak için 17 Mart 1962’de yeni bir karar alındı. “Kurucu Meclis üyeleri ile devletin birinci ve ikinci derecedeki yüksek kademelerinden ve muadili diğer devlet teşekküllerinden emekliye ayrılmış olanlardan kulübe girmek isteyenlerin müracaat tarihinde cari duhuliyenin yarısı” alınacaktı. Buna rağmen böyle bir dönemde bile kulüp, 15 Eylül 1960’ta, yani 27 Mayıs’tan 4-5 ay sonra Hazine’ye 30 bin lira bağış yapmıştı. Bunu nasıl izah etmek gerekirdi? 27 Mayıs’tan hemen sonra, 17 Temmuz’da eski millî savunma bakanlarından Hüsnü Çakır’ın başkanlığa getirilmesi Koloğlu’na göre ‘askerî iktidarla hoş geçinmenin yolu’ olarak değerlendirilmişti. Siyasetten uzak kalma çabaları ne derece geçerli idi dernek için? Yine Koloğlu’na kulak verirsek, kulüp, daha başlangıçta siyasetle meşgul olmama ilkesini kabul etmişti: “Bakkalına, hamalına kadar her köşesi ve kişisi siyasete bulaşmış olan Beyoğlu’nda bunun uygulanması kolay değildi. Özellikle de kulübün en koyu uluslararası siyasetçileri bir araya getirme amacı güttüğünün bilinmesi bunun zorluğunu daha da belirginleştirmişti.” Buna rağmen 1908’deki 2. Meşrutiyet’in ilanına kadar geçen dönemde, onca olaya rağmen kulüp zabıtlarında siyasete dair pek iz yoktu. Peki, nasıl oluyordu bu? “Kulübün içinde siyaset, dikkatlerden uzak baş başa yapılan görüşmeler ve okuma salonundaki yayınların izlenmesi ile yürütülüyordu.” Tabii o zamanki şartlarda. 9 Ağustos 1915’te sadrazam olduğu sırada, Alman elçisi Wangenheim’ın yerine Büyük Kulüp Başkanlığı’na seçilen Sait Halim Paşa, komite toplantılarına aralıksız başkanlık etmişti. Büyük Kulüp üyeleri Osmanlı’dan bu yana toplumun ve devletin ileri gelenleri arasında yer alıyordu. İbrahim Hakkı Paşa da Sultan Abdülhamid zamanında kulübe üye olmuş, 1911’de sadrazamlığa gelmiş üyelerden biriydi. Ve kulübe eskisi gibi devam ediyordu. Hatta “İtalya elçiliği müsteşarı Garbasso’nun, Libya için Osmanlı Devleti’ne savaş ilanı notasını 29 Eylül 1911 gecesi, Paşa kulüpte her zamanki gibi briç oynarken sunduğu” söyleniyordu. 1950’lerden sonra, Demokrat Partililerin de toplumun ileri gelenlerini oluşturmasıyla yerli üyeler arasında hariciyeciler, bürokrasi mensupları ile iş ve sanat dünyasından da katılımlar artmaya başlamıştı. 1944’te kadınlara da önce eş durumundan üyelik yolunun açılması ile kulüp üye sayısını artırmaya başlamıştı. Üye çocuklarının dörtte bir oranında aidatla kabul edilmesiyle, kulüp, 1987 albümüne göre 2660 kayıtlı üyeye ulaşmıştı. O albümde ilk göze çarpanlar arasında Aydın Doğan, Ayhan Şahenk, Vehbi Koç, Erol Sabancı, A. Cevher Özden, Ali Balkaner, Ulusoylar, Erdoğan Demirören, Güven Sazak, Fuad Bezmen, müteahhit notu düşülmüş Hüsamettin Özkan, Fethi Çelikbaş, Murat Vargı, İbrahim Polat, Kadir Hasoğlu (Has), M. Emin Cankurtaran, Eşref Cerrahoğlu, Metin Aşık, Mustafa Süzer, Saray Halı’nın sahibi Necati Kurmel, Nejat Basmacı, Osman Merzeci, Ömer Dinçkök, Raif Dinçkök, Semih Sohtorik, Şehmus Tatlıcı, Ünal Temelli, Vural Arıkan, Zeynep Ekren (Özal), Bülent Ulusu, bugün Ergenekon firarisi Bedrettin Dalan, Adnan Kahveci, baba Kaya Çilingiroğlu, Bülent Eczacıbaşı’nın kayınpederi Turhan Esener, Cevdet Akçal, -o zaman memur sıfatı ile- Mehmet Ağar, Erol Aksoy, Hüsnü Özyeğin, Faruk Süren, Sami Erdem, Yalım Erez, Melih Sipahioğlu, Reşid Şerif Egeli, Sadettin Bilgiç, Mesut Yılmaz ve kuzeni Erol Yılmaz Akçal, Emin Şirin, Safa Reisoğlu, Altemur Kılıç, M. Ömer Çavuşoğlu, Can Bartu, Ercan Arıklı, Rauf Tamer, Güngör Uras, Togay Bayatlı, Çetin Emeç, Erol Simavi, Malik Yolaç, Ertuğrul Soysal, Fahrettin Aslan, Ajda Pekkan, Celal Şengör’ün babası m. Cemalettin Şengör, Coşkun Kırca, Nevzat Ayaz, Nüzhet Kandemir, Ümit Pamir, MİT üst yöneticisi O. Nuri Gündeş, mason üstadı Enver Necdet Egeran bulunuyordu. Üyeler arasında gayrimüslim iş adamlarının sayısı da az değildi. Üye sayısı 6 bine ulaşan Büyük Kulüp, toplumun önde gelen vitrin isimlerine kapılarını açmıştı. Yurt dışında da Belçika, İspanya, İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya’da kardeş kuruluşları olan ve üyeleri buralardan karşılıklı avantajlı faydalanan Büyük Kulüp, askerlerin yanı sıra AK Parti’den ve akla gelen pek çok kesimden ismi bünyesinde barındırıyor artık. İbrahim Tatlıses, Hikmet Çetin, Köksal Toptan, Aykut Kocaman, Gül Sunal, Tekin Akmansoy, Ahmet Özal, Gürsel Tekin, Muharrem Eskiyapan, Abdülkadir Aksu, Dengir Mir Mehmet Fırat, Tufan Türenç, Tevfik Altınok, Doğan Cansızlar, Okan Oğuz, Yalçın Sabancı, A. İhsan Karacan. 1882’de Baron De Hirschfeld ile başlayan başkanlık yarışı, Raif Dinçkök’ün 1976’dan 94’e kadar uzun yıllar görev yapmasıyla devam etti. Dinçkök’ün vefatıyla boşalan başkanlığa eski başbakanlardan Bülent Ulusu geldi. O da bayrağı 1996’da Duran Akbulut’a bıraktı. Artık başkanlık seçimlerinin listeler savaşına döndüğü Büyük Kulüp’te, 2006’da Aytaç Yalman ile Necati Özgen ayrı listelerden yarışmıştı. 14 Mart 2010’daki seçimlerde ise 28 Şubat’ın önde gelen isimlerinden Çevik Bir, Duran Akbulut’un; Salim Dervişoğlu da Gündüz Kaptanoğlu’nun listesinde yer alıyordu. Mehmet Nuri Kuriş de yarışa katılmıştı. Sonuçta Duran Akbulut 1344 oyla, sadece 75 oy farkla Kaptanoğlu’nu geride bırakabildi. Kuriş, 395 oy aldı. Büyük Kulüp tarihi ile ilgili yazılmış fazla kitap yok. Şeffaflaşmadan bahsetmek söz konusu değil. Üyeler ve başkan da topluma açık durmuyor. Türkiye’nin en karmaşık dönemlerinde önde gelen insanları bünyesinde barındıran böylesine kuruluşların tarihe ışık tutacak bilgilere sahip olduğu muhakkak. Mali sıkıntılarını geride bırakan Büyük Kulüp, artık trilyonlara da hükmediyor. Kadıköy Çiftehavuzlar’da, üyelerine, eğlenceden sosyal aktiviteye çok zengin içerik sunan Kulüp’te masalarda neler konuşuluyor bilinmez ama bilinen son dönem genelkurmay başkanları ile Çevik Bir gibi, 28 Şubat sürecinde ‘çok çalışan’ subayların buraya sadece yorgunluk atmak için gelmediğidir, herhâlde. |
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Büyük Kulüp başkanları 19.03.1882 - Baron De Hirschfeld 15.03.1883 - Muhsin Han 14.12.1891 - S.E.M De Melidow 09.12.1899 - Prince Maurocordato 15.12.1902 - Baron De Calice 08.12.1906 - Comte De Dudzcele 13.12.1909 - Baron de Marschall 04.05.1912 - S.E. Mahmud Muhtar 06.12.1913 - Baron De Kangenheim 11.12.1915 - Said Halim Paşa 26.12.1919 - M. Reşit Paşa 09.12.1922 - G.O. Wallenberg 19.12.1935 - A. Hamid Tarhan 08.10.1936 - Cemil Topuzlu 02.05.1942 - Fethi Okyar 06.02.1944 - Numan Menemencioğlu 21.03.1946 - Necmeddin Sadak 28.02.1953 - Saffet Baştımar 14.03.1955 - Tevfik Rüştü Aras 04.03.1956 - Cavit Ekin 09.03.1958 - Mükerrem Sarol 17.07.1960 - Hüsnü Çakır 23.02.1964 - Hamdi Akça 07.03.1965 - Ali Esad Birol 11.02.1971 - Sahir Kurutluoğlu 25.02.1976 - Raif Dinçkök 1994 - Bülend Ulusu 1996 - Duran Akbulut |
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür edenler: | suvari4060 (12.01.12) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
|
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | ribat reisesi (11.01.12), suvari4060 (12.01.12) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
BÜYÜK KULÜP: VATAN HÂİNLERİNİN GİZLİ ÜSSÜ(!) 14 Haziran 2008 tarihli “VAKİT” gazetesinde acayip bir yazı çıktı, önce onu aktarayım… Midenizi bozmamak için Türkçe hatalarını tashih ettim. *** Gerçek Kurtlar Vadisi’inde Sabetaycılar’ın yönetici, mafya konumundaki alttakilerin günah keçisi, sıradan işçi olduğunu pek az insan fark edebiliyor. Soner Yalçın “Efendi” adlı kitabını boş yere yazmadı. Bu kitap çifte dinle ve kimlikle yaşadıkları için su yüzüne bugüne kadar çıkamayan, hâin, dönek damgası yemekten korkan ülkemizin gerçek yöneticileri Sabetaycılar’ın, Türkiye’nin AB’ne bağlanan umutlarıyla paralel su yüzüne çıkma girişimidir. Bu vitrini hazırlamak Yalçın’ın deyimiyle “dincilere” bırakılamazdı. Artık herkes onlardan saygı ve korku ile bahsetmeliydi; şapka çıkarmalıydı. Yalçın’ın gayretkeşliği bu yüzdendi. “20. yüzyılda Yahudiler iki devlet kurdu biri Türkiye, diğeri İsrail’dir” diyen Sabetaycılar’ın ülkemizde kurduğu gerçek Kurtlar Vadisi’ni okumaya hazır olun… Derin devlet konusunda “Millî Stratejik Konsept” adlı bir kitap yazan ve Çevik Bir tarafından mahkemeye verilip beraat eden eski MİTci akademisyen dostum Doç. Dr. Nurallah Aydın’ın anlattıkları aslında “off the record” idi. Artık yazmak zorundayım. 33. dereceden mason olan Süleyman Demirel’in en önemli özelliği MİT’de Aydın gibilerle sivil yapılanma kurabilmesiydi. Demirel’le birlikte Aydın da tasfiye edildi; zâten anlattıkları intikam içindi. Sabetaycılar’ın “bizdendi” diye sâhiplendiği Atatürk, mason localarını kapatmıştı ve komünist yapılanmalarına göz açtırmamıştı. Selânik’ten ülkemize getirdiği çoğunluğu yüksek eğitimli ve paralı Sabetaycılar’ın Türkiye cumhuriyeti ve inkılâplarının çekirdek kadrosu olduğu doğru bile olsa Atatürk’ün ucu dışarıda olan yapılanmalara soğuk yaklaştığı inkâr edilemez. Zâten Türkiye’nin gerçek Kurtlar Vadisi, Atatürk’ün ölümünden sonra TL’ye resmini bastıracak kadar hoyratlaşan İsmet İnönü’nün hediyesidir. Eşi Mevhibe Sabetaycı’dır aynen Bülent Ecevit’in eşi Rahşan gibi. Sabetaycı Yakup Kadri, Halide Edip, Fatih Rıfkı Atay, Ahmet Emin Yalman, Abdi İpekçi’lerden bugüne geldiğimizde bu entellektüel misyonu taşıyan Orhan Pamuk gibi kalemler, bizi hep bizden uzaklaştırdı. Bir yandan kültürel yozlaşma bir yandan asıl güçlerini barındıran iş dünyasıyla ortaklaşa ülkemizi sömürdüler. Siyaseti onlar belirledi ve ek olarak medya-mafya-asker-bürokrat bağlantılarını kullanarak demokrasimizin acı tarihine düşen dört askeri darbeyi onlar fişekledi. Nurallah Aydın’ın dilinden işte müthiş gerçekler: Derin devlete alnı secdeye değeni almazlar. Hiyerarşik bir yapılanmaya sâhip gizli örgütlenme 4000 kişiden oluşur. İş adamı, gazeteci, asker, akademisyen hepsi saygın güya lâik Kemalist büyük bir gizli örgüttür. Askerler sanıldığı gibi Konsey’de çoğu zaman başkan değildir, üyedir. Emekli olduktan sonra büyük holdinglerde danışman sıfatıyla yüksek maaşa bağlananları araştırırsanız kimler olduğunu bulursunuz (Korkmaz Yiğit’in danışmanı Güven Erkaya ve Cavit Çağlar, Hayyam Garipoğlu’nun danışmanı Teoman Koman, Fenerbahçe Cumhuriyeti’nden Atilla Kıyat gibi) 28 Şubat irticaya karşı mücadele değil, İstanbul dukalığına karşı ekonomik mücadele başlatan Anadolu kaplanlarını kafese sokma darbesidir. 5000 şirketin önü yeşil sermaye diye kesilmiştir. Bu grupların gazeteleri, derin devletin 28 Şubat operasyonunda provokasyonculuk yapmıştır. 28 Şubatla derin devlet, askerleri kullanarak Anadolu Kaplanı denilen ülkenin gerçek sâhibi dindar kesimleri sindirmiş, Sebataycı sermayeyi rahatlatmıştır. Derin devletin liberal gazeteleri Hürriyet, Milliyet, sol eli Cumhuriyet kirli tetikçi sol eli Aydınlık, kirli sağ eli ise kendileri bilmese de Akit-Vakit’tir. Derin devletin gazetecileri tetikçilik yapar, ancak Uğur Mumcu gibi ileri gittiği için kalemi kırılanlar da olur. Bir dönem Sebataycı Güneri Civaoğlu parlatılır, bir dönem Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan, Fatih Altaylı tetikçilik yapar. 28 Şubat’ta olduğu gibi bir dönem gelir Sebataycı Dinç Bilgin’in gazetesi Sabah’ın manşetlerini Sebataycı Çevik Bir sabah veya öğle toplantılarına katılarak atar. Hürriyet ve Akit’in bâzı manşetleri taraflarından hazırlanır; biri gerer, diğeri tetiği çeker. Ülkücüler’e 1980 sonrası mafya görevi verilir ve yurtdışında suikastlar, darbeler ihâle edilir. MİT’in derin adamları onları gizli operasyonlarda kullandığı için mutludur; ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayarak istihbarat yaparlar. Sebataycılar, hoşlanmadıkları Mehmet Eymür-Hiram Abbas ikilisinden Mehmet Ağar- Şengal Atasağun ikilisine bayrağı darbe ile devrederek yeni bir sayfa açarlar. Bu nedenle Susurluk’ta Abdullah Çatlı, daha sonra Yeşil tasfiye edilir; kullanılan eski tetikçiler Oral Çelik, Abdullah Argun artık yetim kalmıştır; vatanı için çalıştığını sanan aşırı heyecanlı sonuçta hep kullanılarak paçavra gibi bir kenara atılmışlardır. Oysa bir dönem kara ticaret onlarla yürütülürdü, ancak nedense cepleri hep boştur. Mehmet Ağar, geleceğin parlayan gülüdür. Ülkenin bankaları hortumlanırken gürültü çıkartırlar ve dikkatleri başka tarafa çekerler. Bankaları hortumlayanların çoğu Sebataycı’dır ve derin devletin bilgisi dâhilinde olmuştur. Eğer derin devletin mafya kasası, tefeci Yahudi Nesim Malki öldürüldüğünde İsrail’in 2 milyar Doları kaybolmamış olsaydı, Kurtlar Vadisi bu denli karışmayacaktı. Mossad seri suikastlarla tahsilâta başlamasa idi ne Türkbank skandalı ortaya çıkar, nede bankaların hortumlandığını kavrayabilirdik. Çakıcı- Yiğit- Mesut Yılmaz-Güneş Taner bağlantıları saçılırdı. Mossad, para derdine kendi ayağını vurmuştu. Bu ülkenin 50 milyar Doları’nı bankalarda batıranların arkasında gizli bir örgüt yapılanması aranmalıydı. Derin devletin haberi olmadan bu kadar soygun yapılamazdı. Bâzılarına göre bu gizli örgütün adı Ergenekon’dur. Diğer tanımıyla NATO üyesi ülkelerde CIA tarafından kurdurulmuş Gladio. Yalnız tek farkı Mossad’ın katkılarıyla örgütlenme Sebataycı eksenli masonik bir temelde gelişmişti. Çıkarları için sağ el veya sol el fark etmiyordu. Logosunun yanında 50 yıldır takiyye yaparak “Türkiye Türklerindir” diyen gazete medyadaki ana üsleriydi; dolayısıyla Koç Grubu’nun çıkarları Türkiye’nin çıkarlarından önce geliyor. Kemalizm ve lâiklik oyuncaklarıyla Sebataycı örgütlenmeye karşı çıkanlar yok ediliyor veya sindiriliyor. Bir ahtapot gibi kolları olan bu örgütün ülkemizdeki yasal adı “CIRCLE D’ORIENT” – “Büyük Kulüp”. İngilizce isminde geçen “Circle” aynı zamanda Tapınakçılar’ın yurtdışındaki yayın organının ismidir. Siyonizm, Sebataycılar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki gizli bağlantı Siyonist Tapınağı Tarikatı’na kadar uzanır. Üstad-ı Âzamlarının unvanı “Denizci’dir”. Güven Erkaya’nın bir dönem başkanlığını yürütmesi sâdece eski Deniz Kuvvetleri Komutanı olmasından kaynaklanmamaktaydı. Emekli deniz oramiralı ve 12 Eylül sonrası başbakanlık yapan Bülent Ulusu, uzun süre Büyük Kulüp’ün başkanlığını yürüttü, hâlen üyedir. Onun döneminde üye olan meşhurlar arasında babasından misyonu devralan Mehmet Ağar ve Beşiktaş’ın efsanevî başkanı Süleyman Seba sayılabilir. Hakkındaki onca delile rağmen beraat ettirilir. Çakıcı, bu ülkede devletin adamı olarak derin devlete çalışan en derin adamdır. Konuşursa âlem karışır. Bu nedenle devlet eliyle kaçırılır. Sinan Engin sâdece tâlimatı yerine getirmiştir. İngilizcesi’yle “MORAL REARMAMENT-MR”, Türkçesi’yle “MANEVÎ CİHAZLANMA TEŞKİLÂTI”nın kökleri dışarıdadır. Tapınakçılar’ın, zuhuruna vesile oldukları Protestan mezhebinin bağlısı (Lutheryan) Amerikan Pastor’u Frank Buchman tarafından, 1929’da “Oxford Group” olarak tesis edilir. Buchman daha sonra, İngiltere’de EVANJELİK olur; yani Bush oğlu Bush’un, “Yeni Dünya Düzencileri”nin mezhebine duhûl eder!.. Bu derneğin Türkiye şubesi Beyoğlu’ndadır. Hâttâ oranın bir sokağında, “Asmalı Mescid” vardır; aynı sokakta, “B’NAI B’RITH-AHDİN KARDEŞLERİ” teşkilâtı, “FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ” adı altında faâliyet göstermektedirler. İşte bu sokakta, “MANEVÎ CİHAZLANMA TEŞKİLÂTI” da faâliyete başlar. “Toplum faydasına dernekler” listesinde olup, vergiden muaf ve üste “bütçe”den para da alan bu -bu iki- derneğin kurucu başkanı, Prof. Dr. FAHRETTİN KERİM GÖKAY’dır… 33. dereceden mason olan bu adamın, Göztepe-İstasyon durağındaki köşkü teşkilâtın toplantı yeri idi; şimdi dikkat, bir başka toplantı yeri ise İSMAİL AĞAR’ın, Kadıköy’deki köşkü… Bu adam, 60 ihtilâlinde idam edilen F. R. Zorlu’nun da akrabası ve Ayasofya’nın Ortodoks ibâdetine açılmasını istiyor. Heybeliada’daki Ruhban okulunun açılmasıyla istekleri durulmayacak. Bu teşkilâtın bir diğer üyesi ise, HAZIM ATIF KUYUCAK; bu adam, “Supreme Konsul’de Türküye Masonlarını temsil eden iki kişiden biri; diğeri de “Ceza”cı meşhur dönme Sahir Erman…Celâl Bayar, Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, İ. Sabri Çağlayangil, bunun “altında” olan adamlar… Bu “Manevî Cihazlanma Teşkilâtı”nın bütün üyeleri aynı zamanda “Büyük Kulüp’ün” üyeleri… Bu BÜYÜK KULÜB’e kimler üye… Gündüz Kılıç, Bülent Ulusu, Cevher Özden (Banker Kastelli), Ali Rıza Çarmıklı, A. Emin Yalman (Tek Dünya Fikrini Yayma Cemiyeti’ni dahi kurmuştur.), Ömer Çavuşoğlu, -kardeşi- Nazlı Ilıcak ve kocası Kemal Ilıcak, Nejat Eczacıbaşı, Sabri Ruso, Duran Kalkan (99’a kadar 13 sene başkanlığını yapmış), Çetin Emeç, Ahmet Fevzi Ellialtıoğlu (devşirme, babalarından biri Yeniçeri Ocağının “56. Ortası”na mensub), Saadettin Bilgiç, Gazanfer İlge, Atalay Coşkunoğlu, Yuda Leon Cukran, Mehmet Emin Karamehmetler, Ümit Aslan Utku, Nejat Tümer (emekli Oramiral), Enver Necdet Egeran (Muhteşem Salomon’a “Mason değildir” belgesi veren TPAO’nun yıllarca başında oturmuş adam), Başaran Ulusoy, Selçuk Maruflu, (ANAP’lı, “Arı Grubu”, “Finans Klüp” ve “Mülkiyeliler Birliği” üyesi, DPT ve Eximbank’ta uzun süre çalıştı), Raif Dinçkök, Adem Ceylan (meşhur Ceylan Holding’in “para işlerine” bakan üyesi, bu âile eski İstanbul Emniyet Mdr. Hasan Özdemir ile eski Mly. Bkn. Masum Türker’i parmaklarında oynatırlar ve “iş” takibi yaptırırlardı) Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, Şerif Egeli vesaire… Hâfızanızı tazeleyeyim, Büyük Külüp’ün ismi, “Susurluk” mes’elesinde de geçmiş, hâttâ Başkanı Duran Kalkan gizlice giderek ifâde bile vermişti. Derin devletin iki Yalçın’ını (Küçük ve Soner’i) Sebataycılar’la ilgili yazdıkları kitaplarda “maksatlı” bulmamın sebebi, “Geyik” muhabbeti ile kulaklarına üflenen malûmatları “deve” yapmaları ve bu sâyede de Kemalist Oligarşi’nin hayatta kalması için “saf Müslüman avına” çıkmaları… Büyük Külüp’ün 2003 tarihli yönetim listesini isteyenlere gönderebilirim. Bunun temininde İstanbul Sevi’nin (Sandal’daki) katkısı mevcut, müteşekkirim. “BÜYÜK KÜLÜP” İDARE HEYET YÖNETİM KURULU: BAŞKAN: DURAN AKBULUT Sanayici, GÜNDÜZ KAPTANOĞLU Armatör, Türk Armatörler Birliği Koop. Bşk. ERCAN TARGAY Bankacı, TEVFİK ALTINOK Hazine ve Dış Ticaret Eski Müsteşarı, M. OKAN OGUZ Sanayici, İhracatçı (TİM Eski Başkanı), RIDVAN KARTAL Avukat, Ekonomist, Armatör YAĞIZ DAĞLI Hukukçu, Uluslararası Av. Birliği Yön. Kur. Üy., ERGUN EREZ İnş. Müteahhidi, FERİDUN PEHLİVAN 19. ve 20. dönem Bursa Milletvekili, MEHMET ÖZCAN Sanayici, NURİ BAYLAR İşadamı YEDEK UYELER: PERVİZ ZEKIOĞLU Sanayici, O. TAYLAN KENDİRLİ Ekonomist, ÇETİN YENTUR Bankacı, İNAN ŞEFKATLİOĞLU Sigortacı, HANDE YILMAZ İhracatçı, MURAT NUMAN ERDEM Ekonomist, NEVHAN GÜNDÜZ İşletmeci. BALOTAJ KURULU: ALİ RIZA ÖZKAN Sanayici, METİN SELÇUK Bankacı, Halkbank Eski Gn. Md. Yard., AHMET MALAZ Sanayici, MEHMET SEREN DİNÇLER Avukat, AHMET BEDRİ İNCE Armatör, KOPTAGEL İLGÜN Prof. Dr. Eski Başhekim, SELÇUK GÖKÇE İhracatçı, HASMET OLGAÇ Kimya Mühendisi, MELİH TAVUKCUOĞLU Müteahhit, RIZA DEDEHAYIR İşadamı, AHMET ÖZBİLGE Yönetici, ADEM CEYLAN Sanayici, MİŞEL GÜLÇİCEK Sanayici, BURHAN SARGIN İşadamı, UGURMAN YELKENCİOĞLU Yönetici, Tofaş Eski Gen. Md. *** ... |
|
|
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Büyük Kulüp’ün web mekânı olan http://www.buyukkulup.org.tr/ adresine girince şu ifâdeyi göreceksiniz: Tarih : 2008-06-17 17:55:33 DUYURU… BÜYÜK KULÜP (Cercle d’Orient) DERNEĞİ 1882 17.06.2008 Sayın Üyelerimiz; 14 Haziran 2008 tarihli “VAKİT” gazetesinin manşetinde yer alan “ Paşa’ya 3 soru “ yazısında BÜYÜK KULÜP DERNEĞİNİN tüzel kişiliğine, Dış Kökenli Dernek ve sair aşağılayıcı beyanlar yönlendirerek haksız isnatlarda bulunan ve ayrıca üyelerimizin kişilik haklarına tecavüz, hakaret teşkil eden yazı ve yorumlar sebebiyle, ayni gün tüm önde gelen Gazetelere, Web sayfamızda yer alan yazımız gönderilmiş ve ayrıca aynı yazı Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sn. İlker BAŞBUĞ’a da iletilmiştir. Yönetim Kurulumuz 17.06.2008 de yaptığı özel toplantıda; a-Büyük Kulüp Derneği Tüzel adına Vakit Gazetesi hakkında manevi tazminat davası açılmasına, b-Suç duyurusunda bulunulmasına, c-Üyelerin kişilik haklarına tecavüz sebebiyle açılacak davalarda ise dava açma hakkı kişilere bağlı olduğundan, Sayın üyelerimizden dava açmak isteyenlere tüm hukuki yardımlarda bulunulmasına, dava giderlerinin de Dernek tarafından karşılanmasına karar vermiştir. Vakit Gazetesinin; Atatürk ilke ve İnkılâplarına, Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetin İlkelerine açıkça tecavüz eden yazısı, Büyük Kulüp Derneğinin manevi ve tüzel kişiliğine karşı saldırısı karşısında dava açma yolu ile tepkisini dile getirmek isteyen üyelerimize vekaletname tanzimi, bilgi ve her türlü hukuki yardımda bulunmak üzere 0216 369 32 70 direkt ve 302 42 72/207 nolu telefonumuzdan Duygu KİPER’e ulaşmanızı rica ederim. Büyük Kulüp Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Duran AKBULUT BÜYÜK KULÜP (Cercle d’Orient) DERNEĞİ 1882 14.06.2008Vakit Gazetesi, Sahibi Nuri AYKON, Sorumlu yazı İşleri Müdürü Ahmet KARAHASANOĞLU, Yazar Fatih AKKAYA; 14 Haziran 2008 tarihli “VAKİT” gazetesinin manşetinde yer alan “ Paşa’ya 3 soru “ yazısında BÜYÜK KULÜP DERNEĞİNİN hükmi şahsiyetine ve üyelerine yönelik, kişilik haklarına tecavüz ve suç teşkil eden saldırı sebebiyle aşağıdaki hususların bilginize sunulması gerekmiştir. Kulübümüz 1882 yılında Yabancı Büyükelçiler tarafından İSTANBUL’DA kurulmuş olup, Cumhuriyetimiz ilanından sonra da Büyük Kulüp adını almıştır. Bu süreci takip eden zamanda, Medeni Kanun ve o tarihlerde yürürlükte olan Dernekler Kanunu hükümlerine göre yasal faaliyetlerini bugüne kadar sürdüren BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ 2006 yılında yürürlüğe giren yeni Dernekler Kanuna göre, halen de faaliyetlerini İSTANBUL ‘da devam ettirmekte olup, DIŞ KÖKENLİ değildir. Öncelikle Dernek Tüzüğümüzün 2. maddesinde yer alan Derneğin amacını tekrar etmekte yarar görmekteyiz. Derneğimizin amacı, LAİK, DEMOKRATİK, ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL DEĞERLERİNİ KORUMAK, ATATÜRK İLKE VE İDEALLERİNİN ÜLKEMİZDE SONSUZA DEK YAŞATILMASI İÇİN FİKİR VE HİZMET ÜRETMEK ve aynı maddede yer alan diğer amaçların doğrultusunda çalışmaktır. Derneğimizin bu amaç ve çalışmaları dışında her ne şekilde olursa olsun siyasetle uğraşamayacağı ve derneğe ait mekânlarda siyasi toplantılar düzenlenemeyeceği de Tüzük hükmüdür. Yandaşlığını yaptığı ilkelerle, Derneğimizin amaç ve ilkelerine tamamen yabancı olan, açıkça karşı çıktığı Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini koruma amacına ve daha önemlisi Atatürk İlkelerine aykırı yayın yapan Vakit Gazetesinin kimliği kamuoyu tarafından açıkça bilinmektedir. Bunun en yakın belirtisi ise; 14 Haziran 2008 tarihli gazetenin alt manşetinde yer alan “Önce İşkence, Şimdi Linç” başlıklı yazıda Humeyni hayranı, Atatürk karşıtı Nuray Bezirgân isimli kişinin haberini yandaş yorumlarıyla beraber vermesidir. Türk Ordusunun şerefli bir Orgeneraline açıkça saldıran gazetenin, aynı manşet altında Humeyni hayranı kişiyi övmesi, savunması gazetenin siyasi kimliğini açıklamakta olup, tarafsız yayın ilkeleriyle de bağdaşmaz niteliktedir. BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ sosyal bir kulüp olup, 6000 üyesi bulunmaktadır. 600’e yakın üyemiz Devlet’e hizmet etmiş, Müsteşar, Genel Müdür, Vali, Emniyet Müdürü, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Üyeleri, Hakim ve Savcılardan, 50 civarında üyemiz Eski Büyükelçiler, 60 civarında üyemiz Eski ve Yeni Genel Kurmay Başkanları, Kuvvet Komutanları ve Korgeneral ve Koramiraller, 400 civarında üyemiz Başbakanlık, Bakanlık, Milletvekilliği yapmış eski ve yeni Parlamenterler, 2500 civarında üyemiz Rektör, Dekan, Profesör gibi kamu görevlileri ve Avukat, Kimyager, Eczacı, Mimar, Mühendis ve emsali Serbest Meslek sahipleri, 650 üyemiz Sanayici ve İşadamı, 600 civarında bayan üyelerimizden, 1100 üyemiz 18–33 yaş arası üye çocukları sıfatıyla üye olan yüksek tahsilli, istikbal vadeden genç üyelerimizden müteşekkil olup, ayrıca Basın ailesinden de 18 üyemiz mevcut bulunmaktadır. Üyemiz olmalarından onur duyduğumuz mensuplarımız arasında Genel Kurmay Başkanlığı yapmış E.Org.Sn. Hüseyin KIVRIKOĞLU, E.Org.Sn. İsmail Hakkı KARADAYI, E.Org. Sn. Hilmi ÖZKÖK, Genel Kurmay Başkanı Org. Sn. Yaşar BÜYÜKANIT da halen üyemiz olup üyelikleri ile Büyük Kulübe onur vermektedirler.Derneğimiz Kadıköy’de faaliyette bulunup, 1. Ordu Komutanlığı görev bölgesi içindedir. Tüzüğümüze göre 1.Ordu Komutanı görevinde bulunan komutanlar Derneğimizin tabii üyeleri olup, göreve başladıklarında kendileri Yönetim Kurulumuzca makamlarında ziyaret edilerek Dernek üyelikleri önerilmektedir. Gerek Tüzüğümüz ve gerekse Dernekler Kanunu hükümlerine göre üyelik talepleri, Balotaj Kurulumuz tarafından şeklen incelenmekte, Dernekler yasasına göre derneğe verilmesi gerekli zorunlu belgeler (İkametgâh, Nüfus sureti, Adli sicil kaydı) doğrultusunda, Yönetim Kurulunca kabul edilmektedir. Bu prosedür tüm Derneklerde olduğu gibi Derneğimizde de aynıdır. Tüzüğümüz ve Dernekler Kanunu gereğince, üye adayları hakkında güvenlik soruşturması yapılması gibi bir görevimiz ve yetkimiz de mevcut değildir, yazı da bu dahi çarpıtılmaktadır. Vakit Gazetesinde yayınlanan BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ antetli yazı, üyeliğe her kabul edilen kişiye Dernek Tüzüğünün 10. maddesi gereğince gönderilen bir yazı olup, Sayın üyemiz Org. İlker BAŞBUĞ 22.11.2006 tarihli Balotaj Kurulu kararına istinaden Yönetim Kurulunun 09.12.2006 tarihli onay kararıyla o tarihte müracaat eden diğer üyelerle beraber üyeliğe kabul edilmiş olup, kabul yazısı da o tarihlerde görev yaptığı komutanlık adresine gönderilmiştir. Yazıda yer alan ve gazetenin Büyük Kulüp yetkililerinden bilgi aldığı yolundaki beyan da hakikate aykırı olup, adı geçen gazeteye kulüp kaynaklı hiçbir bilgi verilmemiştir. Sayın üyemiz Org. İlker BAŞBUĞ 1. Ordu Komutanı görevinde bulunmaktaydı ve Sn. Org İlker BAŞBUĞ’UN üyeliği Derneğimize diğer üyelerimizle beraber onur vermektedir. Bu arada Dış kökenli, masonik bir teşkilat suçlamasında bulunulan Vakit Gazetesi hür ve kabul edilmiş masonlar locası eski Başkanı Kaya PAŞAKAY ve şimdiki Başkanı Salih EVCİLER’İN üyemiz olduğu iddiasındadır. Adı geçenlerle Derneğimiz arasında asıl veya onursal üyelik bağlantısı da mevcut olmayıp, yayıncı kuruluş hakikate aykırı haber yazarak ve 160 mason üyesi bulunduğu iddiasında bulunmuştur. 6000 üyemiz arasında yer alan kişilerin sair bir dernek üyesi olup olmadığını bilmek veya araştırmak, Dernekler kanununa göre BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ’NİN görevi değildir. Kaldı ki; AKP MİLLETVEKİLİ SN. ŞABAN DİŞLİ , AKP E. MİLLETVEKİLİ VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI SN.CENGİZ KAPTANOĞLU, AKP E. MİLLETVEKİLİ SN. MUHARREM ESKİYAPAN, 22.DÖNEM AKP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SN.GÜLSEREN TOPUZ, 22. DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ VE İÇİŞLERİ BAKANI SN. ABDÜLKADİR AKSU VE HALEN AKPARTİ BAŞKAN VEKİLİ SN. MEHMET DENGİR MİR FIRAT DA ÜYELİĞİNDEN ONUR DUYDUĞUMUZ ÜYELERİMİZİN ARASINDADIRLAR. Yukarıda da arz ettiğimiz gibi Büyük Kulüp toplumun her kesiminin önde gelen şahsiyetlerini bünyesine almış bir büyük ailedir. Bu aile sadece Dernekler yasasına uygun, özündeki amaçlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunur ki, bunlardan bazılarını saymakta da fayda görmekteyiz. 1998 senesinde 8 yıllık eğitim seferberliğini başlatan ilk kulübüz. Üyelerimizden, 43 adet okul yaptırıldı, ayrıca o tarihteki bedelle 1 trilyon 100 milyar da toplayarak, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğüne teslim edildi. 43 okulu yapan üyelerimize şiltlerini vermek üzere 8. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman DEMİREL Başbakanımız Mesut Yılmaz, Milli Eğitim Bakanımız ve İstanbul Valimizi kulübümüze davet ederek onurlarına bir gece tertiplenmiştir.. Büyük Depremin ertesi günü Yönetim Kurulu’nu toplayarak İzmit Adapazarı depreminde İzmit Valiliğine verilmek üzere 35 milyarlık İlaç, malzeme ve iaşe ayrıca 40 milyar da nakdi yardım yolladık. Depremde evlerine giremeyen üyelerimizi ve üye olmayan komşularımızı, 700 civarında insanımızı 5 gün müddetle kulübümüzün bahçesinde ve tenis kortlarında misafir ettik. Her sene 300 üniversite öğrencisine burs veriyor, 500 kimsesiz ilkokul çocuğunu giydiriyoruz. Kadıköy Belediyesi’nin kimsesizler yurt binasına 50 bin dolar katkıda bulunduk. Kadıköy Emniyet Müdürlüğü binası için 20.000 YTL ve yine onların isteği doğrultusunda kapkaç, hırsızlık olaylarının takibi için 4 araba ve 6 adet motosiklet satın aldık. Her sene kulübümüzde Tenis Turnuvaları, Paneller, Konferanslar, Sosyal ve Kültürel Aktiviteler, Bilgisayar, Lisan ve Briç kursları, Klasik Türk Müziği konserleri düzenlemekteyiz. Bu bilgileri sunmaktaki amacımız VAKİT gazetesi tarafından yanlı olarak tanıtılmak istenilen Derneğimizin gerçek faaliyetlerini size ve kamuoyuna sunmaktır. 14 Haziran 2008 tarihli Hürriyet gazetesinin 27. sayfasında Sn. Ertuğrul ÖZKÖK’ÜN köşesindeki “ YER GÖZTEPE, ZARF BEYAZ” başlıklı yazıda gayesinin sadece karalama kampanyası olarak nitelendirdiği VAKİT Gazetesindeki Sn Org İlker BAŞBUĞ’UN fotoğraf ve onun hakkındaki yorumları hangi gaye ile yayınladığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Derneğimiz; içeriği basın ilkelerine aykırı, kişilik haklarına tecavüz eden yazı ve sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunacak ve ayrıca ait olduğu Hukuk Mahkemesinde de dava ikame edecektir. Atatürk ilke ve İnkılâplarına, Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetin İlkelerine açıkça tecavüz eden Vakit Gazetesindeki yazıyı ve içeriğini şiddetle kınarız. Büyük Kulüp Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Duran AKBULUT *** İmdi, niye bunları mekânıma koydum derseniz… Esas konu da, cevabı da yukarıda, zırvalıklar âşikâr. Bendeniz de uzun senelerdir Büyük Kulüp’e, Moda Deniz Kulübü’ne, (4.) Levent Tenis Kulübü’ne (burada sık sık Hülya ile karşılaşırız, tenis oynar gibi hareketler yapar) ve Fenerbahçe Spor Kulübü’ne âzâyım. Bütün buralarda gizli mahfiller vardır; yeraltından girilen özel localarda kedi kesip kanını içtikten sonra Sevi’nin ruhuna dua edip, Türkiye’yi nasıl batıracağımızı konuşuruz. Suratlarımızda hâince sırıtış ve riya dolu bakışlarımızla “daha çok nasıl ihanet edebiliriz” diye tefekkür eyleriz. Arada Sabetay gelir, ruhânî ve dâvudî bir sesle bize mesajlar verir. Bizler de “umbara abdala habda kim” diye döne döne hidayete ereriz (kusura bakmayın, kelimelerin anlamını söyleyemiyeceğim; zâten bu kadar ifşaatta bulunduğum için zâten akşama 50 cc kanımı emecekler 33 dereceli masonlar). Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var! Prof. Dr. Mehmet Kerem DOKSAT – İstinye – 20 Haziran 2008 Cuma MKD Güncelleme (09.07.2008 Çarşamba. 17:27): Biraz önce Büyük Kulüp’ten aradılar. Meğer bu yazıyı ciddiye alan bâzı üyeler olmuş. Doğrusu çok şaşırdım. Alenen atılan çamurla dalga geçen, “Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var!“ diye bitirdiğim ironiyi görememişler. Azıcık dikkatle tekrar kıraat edilirse, VAKİT denen zırvalık gazetesinin haberiyle ta baştan “dalga geçtiğimi”, Büyük Kulüp’ün cevaplarını koyduğumu, en sonunda da, üyesi olmaktan şeref duyduğum kulübe atılan çamurlarla istihza eyleyip, iddiaları aşağıladığımı eminim ki alınganlık gösteren üyeler de fark edecektirler. Artık mizah yapmak bile zorlaştı; neyse… Konu hadid tarafından (16.01.12 Saat 22:13 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| büyük, cercle, derneği, dorient, kulüp |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Büyük Kulüp'e söyleyin 40 çeşit rakı geldi memlekete! | Minhac | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 1 | 10.06.11 23:10 |
| Ölü Ozanlar Derneği-N.H. Kleinbaum | mavi | Edebiyat | 16 | 05.11.09 19:14 |
| Anadolu Gençlik Derneği | yemliha | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 31.12.08 10:57 |
| Gülbaba Derneği | el-Kevserî | TAVSİYE SİTELER | 2 | 19.10.08 19:29 |
| Şuurlu Öğretmenler Derneği | Alemdâr-ı İslâm | İSTİŞARE | 7 | 09.10.08 21:31 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|